Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/91

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 31
  • Article
    “Lale Film Stüdyolarında Seslendirilmiştir”: Necip Sarıcı ile Türk Sinemasında Seslendirme Üzerine Bir Görüşme
    (ARTS: Artuklu sanat ve beşeri bilimler dergisi (Online), 2022) Işık, Mehmet; Aşılıoğlu, Emre
    Necip Sarıcı, Türk Sinemasının en önemli isimlerinden biridir. 1949 yılında, henüz on beş yaşındayken, makinist çırağı olarak girdiği sinemaya yetmiş yılı aşkın süredir hizmet etmeye devam etmektedir. Üç yüz elliden fazla filmi seslendirmiş, bu filmlerin seslerini kaydetmiş ya da ses mühendisi olarak altyapısını düzenlemiştir. Bunun yanı sıra yapımcılık ve yönetmenlik koltuklarına da oturmuştur. 1979 yılında Lale Film’i satın alarak değerli arşivinin korunmasını sağlamıştır. Bu görüşme hem Sarıcı’nın zengin geçmişine hem de onun anlatımıyla Türk Sinemasında seslendirmenin yolculuğuna odaklanmaktadır.
  • Conference Object
    ''Öteki”yle Alışıldık Deneyim: Mardin Yerel Basınında Sığınmacıların Temsili
    (T.C. Cumhurbaşkanlığı ve Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü, 2021) Kına, Sezer Ahmet
    2011 yılında Suriye’de iç savaşın patlak vermesiyle büyük bir göç dalgası ve sığınmacı mobilizasyonu ortaya çıkmıştır. Türkiye söz konusu mobilizasyondan önemli derecede etkilenen ve etkilenmeye devam eden ülkeler arasında önemli bir yer tutmaktadır. Hukukî statüleri ve sığınma biçimleri fark etmeksizin bu mobilizasyona dahil olup on yıla yakın bir süredir ülkelerinden farklı bir yerde yaşamlarını idame ettiren ve/veya ettirmeye çalışan insanların, söz konusu bu “yeni yaşam”larında şüphesiz karşılaştıkları yeni sosyal karşılaşmalar, girdikleri yeni kültürel ilişkiler, deneyimledikleri yeni politik tutumlar ve değerlendirildikleri yeni ideolojik çerçevelemeler bulunmaktadır. Bu noktada izleyicilerinin politikadan ekonomiye, ideolojiden gündelik yaşama, kültürden tarihe pek çok bağlamda gerçekleşen olaylar ve olgular hakkında bilgi sahibi olması amacıyla faaliyet gösteren bir toplumsal kurum olarak medyanın hem bahsi geçen “yeni yaşam”lara hem de sığınmacılara dair önemli bir misyonunun bulunduğu sabittir. Buna göre medya metinleri bir taraftan zenofobi gibi toplumsal bir anomaliyi besleyecek türden bir ideoloji üretebileceği gibi, bir arada yaşamanın ve dayanışmanın öneminin altının çizildiği ve bunun toplumsal anlamda yaygın ölçekte kabul görmesini de sağlayabilir birer araç olabilmektedir. Dolayısıyla medya metinlerinin, sığınma‐ cıların sığınma deneyimlerine ilişkin bulguların izinin sürülebileceği bir nitelik taşıdığı açıktır. Bu çalışmada medya metinlerinin söz konusu niteliğinden hareketle, sığınmacılara ilişkin ürettiği temsillerin ortaya konulması amaçlanmaktadır. Bu bağlamda tarihsel süreç içerisinde pek çok dine, dile ve millete ev sahipliği yapan ve günümüzde de yapmaya devam eden, dolayısıyla “öteki”yle yaşama pratiğine sahip olan Mardin’in önemli bir saha olduğu ön kabulünden hareketle Mardin yerel basını araştırma evreni olarak belirlenmiştir. Mardin’in Suriye’yle sınır komşusu olması ve 2011 sonrası sığınmacıların çoğunluğunun olduğu gibi Arap nüfusun yoğunluk gösterdiği bir kent olması, yerel medyada sığınmacıların temsil edilme biçimlerinin seril‐ menmesini önemli kılmaktadır. Buradan hareketle Mardin’de basılı bir gazete olmadığından, internet haberciliği yapan dokuz haber sitesinin en çok ziyaretçi trafiğine sahip olan üçü üzerinden belirlenecek peri‐ yodik aralıklarda üretilen içerik, tematik çözümlemeye tâbi tutula‐ caktır. Bulgulardan hareketle medyanın sığınmacılara ilişkin nasıl bir temsil ve çerçeveleme pratiği içerisinde olduğu tartışılacaktır.
  • Artistic Work
    3. Uluslararası Jürili Milli Kültür Karma Sanat Segisi
    (2018) Aşılıoğlu, Emre
    …
  • Book Part
    Bellek, Yas ve Yeni Medya: Be Right Back
    (Nika Yayınevi, 2021) Kına, Sezer Ahmet
    Bellek, Yas ve Yeni Medya: Be Right Back
  • Book
    Black Mirror: Aynadan Yansıyanlar
    (Nika Yayınevi, 2021) Kına, Sezer Ahmet
    Black Mirror: Aynadan Yansıyanlar
  • Artistic Work
    Buradan Nereye? Zaman Dışı Dokumlar
    (İstanbul Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Sanat ve Kültür Yönetimi Programı, 2016) Aşılıoğlu, Emre
    …
  • Article
    Comparison of Ottoman and British War Magazines in the Context of Propaganda in the First World War Period: The Case of "The War Illustrated" and "Harp Mecmuasi"
    (Marmara Univ, FAC Communication, 2022-06-30) Eşitti, Şakir; Işık, Mehmet
    İlk kitlesel savaş olan I. Dünya Savaşı’nda, kitle iletişim araçlarının propaganda amacıyla yoğun şekilde kullanıldığı görülmektedir. Savaş yılları boyunca basın sıkı bir denetim altında tutulmuş, bizzat devlet eliyle çıkarılan gazete ve dergilerle halka ve askerlere verilmek istenilen mesajlar doğrudan iletilmiştir. Bu dönemde çıkarılan “savaş dergileri” (war magazine) ya da “askeri dergiler” (military magazine), mesajların doğrudan hedef kitleye iletilmesi açısından önemli bir yere sahiptir. Mevcut literatürde Osmanlı Devleti’nin I. Dünya Savaşı yıllarında yaptığı propaganda faaliyetleriyle savaştığı ülkelerdeki propaganda faaliyetlerini karşılaştırarak inceleyen çalışmaların sayısının oldukça yetersiz olduğu gözlenmektedir. Bu çalışmanın temel amacı I. Dünya Savaşı yıllarında, dönemin süper gücü konumundaki Büyük Britanya’nın ve Osmanlı Devleti’nin askeri dergilerdeki propaganda faaliyetlerini propaganda teknikleri açısından karşılaştırmalı olarak incelemek, bu yolla dönemin iki karşıt devletinin propagandalarındaki benzerlik ve farklılıkları ortaya koymaktır. Bu doğrultuda çalışmada, I. Dünya Savaşı yılarında Büyük Britanya’da yayınlanan The War Illustrated dergisi ile Osmanlı Devleti’nde çıkarılan Harp Mecmuası dergisinin içerik ve söylemleri propaganda teknikleri açısından karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda The War Illustrated dergisinde Domenach’ın güçlü propagandanın beş temel kuralına uygun bir propaganda kampanyası yürütüldüğü Harp Mecmuası’nda ise bu kurallara yeterince uyulmadığı sonuçlarına ulaşılmıştır.
  • Article
    Extreme Nationalist Discourse In The Early Period Of The Turkish Republic And Its Reflection To The Turkish Media: The Case Of Gök-Börü Journal
    (Siyasal: Journal of Political Sciences, 2018) Işık, Mehmet; Esitti, Sakir
    Since its emergence, nationalism has been maintaining its influence on societies and media has enabled the re-production of nationalist ideologies, rituals, symbols, myths and discourses. Nationalism has changed and transformed both over time and among different political regimes and societies. Therefore, in order to fully understand the current state of nationalist ideologies, it is important to examine the historical development of nationalism and its reflections in media. This article examines the emergence and early period of Turkish nationalism and its reflections in the Turkish media. After the establishment of the Turkish Republic, particularly during the period between 1923 and 1950, new notions and institutions settled into the society. One of the most important notions during that time was nationalism given that the new Turkish Republic was established as a nation state. Turkish nationalism is mostly affected by political and social changes of the external world. Between the two world wars, extreme nationalist ideologies were popular all around the globe. This atmosphere of the external world also affected Turkish nationalist discourse and its reflections in the media. “Gök-börü” Journal is an important example of extreme Turkish nationalist discourse. The Journal was published in the Autumn of 1942 when Germany was pushing through Russia. This period was also a time when extreme nationalism and racism was occurring in the world and in Turkey, both were popular concepts. The journal can be differentiated from the other Turkic magazines published during the same period by its harsh rhetoric and ideas about blood nationalism.
  • Article
    Citation - WoS: 1
    Citation - Scopus: 1
    From sacrificing sister to star sister: the history of queer celebrity in Turkey
    (Taylor & Francis Online, 2022-11-03) Duyan, Yektanurşin
    This article investigates the relationship between celebrity and queerness in Turkey by examining the social media celebrities Kerimcan Durmaz, Selin Ciğerci, and Murat Övüç. Although they resemble lesbian, gay, bisexual, and transgender (LGBT) celebrities from earlier periods, queer Turkish celebrities on digital platforms like Instagram can enrich our understanding of general changes to queer celebrity in modern Turkey. While the secular nature of the Turkish Republic is revered by many, Islam is often regarded as the essence of Turkish culture. In this context, queerness is stringently repressed by religiously informed national norms, with the stage representing the sole avenue for tacitly accepted queer expression.1 For this reason, most queer artists make use of Islamic discourse. For example, they emphasise their Muslim identity and make frequent references to Allah in conversations, interviews, performances, and songs. In essence, they emphasise that they are Muslims in all circumstances and under all conditions. Any attempt to analyse and understand queer celebrity and conservative discourse in Turkey calls for a reflection on Islam and secularism. Examining these connections will be the task of this study
  • Artistic Work
    GözArdı (Karma Segi)
    (2018) Aşılıoğlu, Emre
    …