Sanat Tarihi Bölümü Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/75

Browse

Recent Submissions

Now showing 1 - 20 of 101
  • Book Part
    Diyarbakır El Sanatlarından Palan ve Şapka Yapımı
    (2012) Yeşilbaş, Evindar
    Diyarbakır Geleneksel El Sanatları
  • Article
    Ortaçağ İslam Mimarisi Süsleme Programında Kakma Tekniği: Mardin Örneği
    (Artuklu Akademi, 2020) Yeşilbaş, Evindar
    Mimari süsleme, kullanılan malzemenin yüzeyine uygulanan müdahaleye bağlı olarak farklı tekniklerle karşımıza çıkmaktadır. Mimari yapılarda ana malzeme olarak yüzyıllardır en çok kullanılan taş, coğrafi etkenlerin ve dayanıklılığın yanında kişisel beğeni sonucunda da tercih edilmiştir. Mimaride taşa uygulanan süslemelerde oyma, kafes oyma, kakma, kazıma, boyama teknikleri ile renkli taş kullanımından söz edilebilir. Çalışmamıza konu olan kakma tekniği, ana inşa malzemesi üzerine farklı renkteki malzemenin kakılması ile oluşturulan bir tekniktir. Bu çalışmada, Mardin’in İslamî dönem dinî yapılarından kakma tekniği süslemeye sahip Latifiye Camii, Hamza-i Kebir Camii, Zinciriye Medresesi ve Kasımiye Medresesi incelenmektedir. Bu çalışmadaki amacımız, kakma tekniği konusunda alana katkı sağlamakla birlikte Mardin’deki ortaçağ İslamî dönem dinî yapılarında görülen kakma teknikli süslemeleri detaylarıyla literatüre kazandırmaktır. Anadolu’da aynı dönem içerisinde karşılaştığımız örneklere nazaran, Mardin’de daha yoğun kullanılan bu teknik, motif ve kompozisyonlarda Selçuklu süsleme üslubunun izlerini taşımaktadır.
  • Article
    MARDİN MÜZESİ'NDE BULUNAN 17.-19. YÜZYIL GÜMÜŞ BİLEZİK ÖRNEKLERİ.
    (2018) Yeşilbaş, Evindar; Yeşilbaş, Evindar
    Anadolu coğrafyasında tarih öncesi çağlardan günümüze kadar maden işlemeciliği ve takı sanatı alanında önemli el sanatlarının üretildiği bilinen bir gerçektir. Çeşitli malzemelerden üretilen el sanatları arasında gümüş madeni içerisinde takı, sikke, gündelik eşya, savaş aletleri üretiminde kullanılan değerli bir maden olmuştur. Takı yapımı el sanatları içinde büyük bir hassasiyetle çalışılan, sembolik anlamlar taşıyan, nazara karşı koruma sağladığı düşünülen ürünlerdir. Gümüş işlemeciliği alanında merkez konumundaki Mardin, hem Artuklu, hem de Osmanlı Döneminde bu özelliğini devam ettirmiş ve bu kentte her dönemde önemli eserler üretilmiştir. Çalışmamızda da, Mardin Müzesine satın alma yoluyla gelmiş 17.-19. yüzyıllara ait gümüş bileziklerden yedi tanesinin kataloğu oluşturulmuştur. İncelediğimiz örneklerden bazıları müzede bulunan teşhir salonlarının yetersizliği sebebiyle depolarda muhafaza edilmektedir. Örneklerin, malzeme ve teknik, ölçü, müzeye geliş yolu ile ilgili bilgiler verildikten sonra ayrıntılı tanımları yapılmıştır. İncelenen örnekler üzerinden Mardin’de 17.-19. yüzyıl gümüş bilezik üretimine, form ve biçim ile süsleme özelliklerine yönelik değerlendirmeler ortaya konulmuştur. Yaptığımız incelemeler sonucunda 17.-19. yüzyılda bilezik modasında süslemelerde ajur tekniği, kabartma, kakma, kazıma, savatlama teknikleri tek tek kullanılmakla birlikte birden fazla tekniğin beraber de kullanıldığı görülmüştür. Bu konunun seçilmesinin sebebi Mardin Müzesinde sergilenen takıların katalog çalışmasının daha önce gerçekleştirilmemiş olmasıdır. Bu çalışma ile Mardin Müzesinde bulunan diğer el sanatlarına literatür ve bilimsel çalışmalar açısından örneklik teşkil edeceği düşünülmektedir.
  • Thesis
    Aksaray'da Türk Devri Mimarisi
    (2014) Erdal, Zekai
    Aksaray were located in the center of Anatolia hand gained a new identity containing Turkish-Islamic cultur and art influence after it was invaded by Anatolian Seljukides in XIIth century. In this study a brief summary of Aksaray was given to indicate the importance of city concerning political and cultural events of the period. Afterwards, architectural activities in centrium of Aksaray and its villages between XIIth-XXth century is defined and research was held concerning the mosques, minarets, madrasah, zawiyahs, tombs, caravanserais, hospitals, turkish baths, bridges, fountains, laundries, aqueaducts, kiosks, bakehouses, schools, libraries, publşc buildings, bazaars survived until today in terms of building techniques and architectural specifications. The searched monuments in our extent of thesis were builded within a long time period which had began from XIIth. Century to first half of XXth century. In this study, plans, facade and material characteristics of the architectural monuments in Aksaray provience were documented through monumental surveys, and their presesnt conditions were recorded by taking their photos.
  • Article
    Mardin Müzesi'ndeki Nureddin Zengi Sikkeleri
    (Journal of Islamicjerusalem Studies, 2018) Erdal, Zekai
    The Zengid dynasty is one of the prominent Turkish states that ruled Iraq, Syria and eastern and south-eastern Anatolia regions (today within contemporary Turkey) with Aleppo and Mosul as their centre between 1127 and 1233. Apart from Mosul and Aleppo, it had three more principalities centred in Cizre, Sinjar and Shahrizor. The state founded in 1127 when Imad al-Din Zengi was appointed to govern Mosul dominated a vast area, and then, they saw the Crusaders as their primary enemy and laid the foundations until the conquest of Jerusalem by Salah al-Din al-Ayoubi. One of the greatest sultans of the Zengids was Nur al-Din Zengi (1118-1174) who came to Aleppo and ascended the throne upon the death of Imad al-Din Zengi at Qal ‘
  • Article
    Akkoyunlu Dönemi Resimli Şehnameleri: İkonografik Bir Değerlendirme
    (Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, 2023) Aydın Derya
    Akkoyunlular (1340-1514) tarih sahnesine bir beylik olarak çıkmışlar ve daha sonra devlet olma yolunda ilerlemişlerdir. Zaman içerisinde kazandıkları güç sanat üretimini etkilemiş ve üretim Şiraz’da yoğunlaşmıştır. Özellikle Akkoyunların bölgeye hakimiyetlerinden sonra Şiraz’daki yoğun üretim bu dönemde resimli el yazma sayısındaki artışla kendini göstermiştir. Resimli el yazması üretiminde Ebül Kasım Firdevsi (ö. 411 H./1020 M.) tarafından 11. yüzyılın başlarında tamamlanan Şehnamelerin ayrı bir yeri olmuştur. Şiraz’da özellikle üzerinde durulan dönemdeki resimli Şehname üretimindeki artış dikkat çekici bir hal almış ve yakın tarihlerde hazırlanmış pek çok nüsha günümüze ulaşmıştır. Akkoyunlu dönemindeki Şehnamelerin ikonografik özellikleri, bu döneme ait özgün örneklerin ve resimlerinin incelenmesi ile belirlenebilmektedir. Resim-metin ilişkisinde kuvvetli bağ Şehname ikonografisinin belirlenmesin sağlamaktadır. Diğer taraftan nakkaşın yorumu sahnenin şekillenmesini büyük oranda etkilemektedir. Mevcut olan resim üslubunun katkısı da resmin hazırlanması sırasında yerini almaktadır. Bu bağlamda ikonografideki farklılıklar aynı sahnenin farklı nüshalardaki incelenmesi ile ön plana çıkmaktadır.
  • Specialist Thesis
    SÜLEYMANĠYE KÜTÜPHANESĠ HAMĠDĠYE 980 NUMARALI KISAS-I ENBİYÂ NÜSHASI VE TASVĠRLERĠ
    (PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ, 2013) NECLA KAPLAN
    Bu tezin konusu, “Süleymaniye Kütüphanesi Hamidiye 980 Numarada Kayıtlı Kısas-ı Enbiyâ Nüshası ve Tasvirleri”dir. Bu el yazmasının seçilmesindeki baĢlıca neden, bu nüshanın Ģimdiye kadar monografik bir çalıĢmaya konu olmamasıdır. Tezde, söz konusu eserin metninin okunarak tasvirlerinin ikonografisinin çözümlenmesi, üslûp ve ikonografik açıdan dönemin genel beğenileri içinde değerlendirilmesi amaçlanmıĢtır. 16. yüzyılda istinsah edilmiĢ pek çok resimli Kısas-ı Enbiyâ nüshası günümüze kadar gelebilmiĢtir. Bu nüshalardan bir tanesi olan SK Hamidiye 980 nüshası, benzer özellikteki TSMK H. 1227’de kayıtlı Kısas-ı Enbiyâ, TSMK E.H. 1430’da kayıtlı Kısas-ı Enbiyâ ve SK Halet Efendi 377’de kayıtlı Emir Hüsrev Dihlevi’nin Hamse’sinin nüshası ile karĢılaĢtırılmıĢ, benzer özellikler sergiledikleri saptanmıĢtır. Bu nüshalarda yer alan resimlerin hemen hemen birçoğunda aynı konular iĢlenmiĢ ve bunlar birbirine yakın üslûpta resmedilmiĢtir. Ġncelenen eserde 27 tasvir/resim bulunmaktadır. Bu resimler, kompozisyon, figürler ve kıyafet özellikleri, doğa kurgusu, mimari ve üslûp benzerliği bakımından Safevi hâkimiyetindeki Ġran topraklarında, Horasan- Ġsfahan- Tebriz- Bağdat arasında dolaĢan gezgin sanatçı olarak adlandırılan bazı sanatçılar tarafından, 1560–1580 yılları arasında üretildiği düĢünülen el yazma eserlerin resim özelliklerini taĢımaktadır. Orijinal olan SK Hamidiye 980 numaralı Kısas-ı Enbiyâ nüshası, söz konusu döneme ait resimli yazmalardan biri olarak önem taĢımaktadır.
  • Article
    Risk Altındaki Tarihi Bir Bina İçin Uyarlanabilir Yeniden Kullanım Önerisi: Ambar Köyü Kilisesi Örneği
    (Mimarlık ve Yaşam Dergisi, 2021) Kaplan, Necla
    Bir kentin imajı olan tarihi yapılar, korunabildiği oranda geçmişi geleceğe taşıyabilen değerli kültür varlıklarıdır. Maalesef, günümüzde plansız yeni yerleşmeler ve hızlı yapılaşmalar toplumun tarihi mimari yapılarının tahrip olmasına ve hatta yok olmasına sebep olmaktadır. Böylesi risk altında görülen yapılar; restore edilerek, sürekli bakım yapılarak ve hatta yeniden işlevlendirilerek daha uzun süre yaşatılabilmektedir. Mardin İl’inde de yok olma riski altında bulunan pek çok yapı mevcuttur. Bu yapılardan bir tanesi de Ambar Köyü Kilisesidir. 6. yüzyıldan kalma kilise, sahip olduğu tarihi değere yakışmayan harabe bir haldedir. Kilise, içinde bulunduğu kötü koşullardan kurtarılması gereken tarihi mimari kültür mirasıdır. Bu bakış açısıyla değerlendirilen yapının korunması ve yeniden işlevlendirilerek kültürel kimliğini sürdürebilmesi sağlanmalıdır. Çalışmada kiliseyi, tarihi ve mimari özellikleriyle tanıtmak, içinde bulunduğu risk unsurlarına değinmek, bunların giderilmesi ve yeniden işlevlendirmesine yönelik öneriler sunmak hedeflenmektedir. Ayrıca yapının mekânsal performansının yöre sakinlerine katkısının, çevre ve kullanıcılar arasındaki tarihi, sosyal, kültürel ve ekonomik getirilerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu amaçla yapı yerinde incelenmiş, plan ve fotoğraflarla değerlendirilmiştir.
  • Article
    Geç Antik Çağ Kanon Tablosu Süryani Resimli El Yazmalarında Teolojik Arka Plan
    (Kadim Akademi Derneği, 2021) Kaplan, Necla
    Makalenin konusu, Rabbula, Syr.33 ve Diyr.339 olarak bilinen Süryanice yazılmış kanon tablolu ve resimli 6. yüzyıl tarihli el yazmalarıdır. Bu üç nüsha, günümüze gelen en erken tarihli kanon tablolu resimli İncil el yazmalarıdır. İlki 4. yüzyılda, Kaeisareialı Eusebios (MS 260-339) tarafından Yunanca tasarlanmış kanon tabloları düzeni, daha sonra çeşitli dillere tercüme edilmiştir. Söz konusu el yazma türünden, günümüze gelebilen en erken tarihli resimli nüshalar Süryanicedir. Bir tür oldukları görülen bu el yazmaları Erken Dönem Hıristiyanlığının önemli kültür mirasıdır. Ayrıca ele alınan Kanonik İnciller, Süryani Kilisesi'nin sanatsal hünerini temsil etmesi ve resme yaklaşımını göstermesi bakımından incelenmeye değerdir. Çalışmada, öncelikle Geç Antik Çağ’da Süryani Hıristiyan cemaatinin merkezi Roma Kilisesi’nden ayrılmasına ve Doğu ile Batı Süryani Kilisesi olarak bölünmesine sebep olan teolojik tartışmalara değinilecektir. Bu bağlamda Süryani Kilisesi’nin yaklaşımı ve söz konusu üç el yazmasının üretiminde hâkim olan teolojik anlayışın saptanması amaçlanmaktadır.
  • Article
    Diyarbakır Karacadağ Kilimlerinin Desen ve Motif Özellikleri
    (Arış Dergisi, 2011) Yeşilbaş, Evindar
    El sanatlarının folklorik açıdan incelenmesi sonucunda halkların ve kültürlerin, geleneksel süslenme biçimi öğrenilmekte, insanların bedenini ve çevresini güzelleştirme arzusu ile ekonomik kazanç sağlama düşüncesinin varlığı kavranmaktadır. El sanatı ürünlerinden dokumacılıkta farklı kültürlerle beslenen ve gelişen Anadolu’da kendine özgü özellikler taşıyan çeşitli merkezler mevcuttur. Bilindiği gibi Türk kilimleri hammaddesinden renklerine, içerdiği motiflerden işçiliğine kadar sanat değeri taşıyan örneklere sahiptir. Bu değerli örneklerin üretildiği eski bölgelerden biri de Karacadağ’dır. Bu çalışmada Diyarbakır Karacadağ kilimlerinin tanıtılması, bugünkü koşullarda yapılan üretimin saptanması yer almaktadır. Bildirideki amaç bu kilimlerin desen ve motif özelliklerinin analiz edilmesinden ziyade geleneksel türk sanatlarımızın icra edildiği kilim dokuma merkezlerinden biri olan Karacadağ’ın varlığını ortaya koymak ve yeniden canlandırılması için tartışma ortamı yaratmaktır. Bu bağlamda çalışmada Karacadağ kilimlerinin desen ve motifleri sanat tarihçisi gözüyle incelenmiş, fotoğraflanıp yorumlanmıştır. Ayrıca Karacadağ kilim dokumacılığının devamının sağlanması için gerekli öneriler sunulmuştur.
  • Article
    Mardin’deki 13.-15. Yüzyıl Cami ve Medreselerinde Taç Kapı Tasarımı ve Bezemesi
    (MARDİN ARTUKLU ÜNİVERSİTESİ, 2020) Yeşilbaş, Evindar
    Süsleme, yapıları izleyenler üzerinde beğeniye yönelik bir etki oluşturmasını sağlayan yapının tamamlayıcı bir bileşenidir. Her dönemde kendi içinde mimari yapıların süsleme repertuvarında bir modanın yansıması şeklinde benzer uygulamalarla karşılaşmak mümkündür. Mardin’de de farklı dönemlerde hakimiyet kuran devletlerin günümüze ulaşan mimari eserlerine baktığımızda stil birlikteliğinin varlığı çok net bir biçimde anlaşılmaktadır. Taç kapı, yapıların süsleme programlarında taş işçiliğinin en iyi şekilde sergilendiği, yapılara anıtsallık katan en önemli unsurdur. Taş ustasının sanatını en iyi yansıttığı alan olan bu mimari elemanlar, devrin sanat üslubunun da belirlenmesinde en dikkat çekici öğelerdir. Çalışmamızda Mardin merkezde yer alan 13.-15. yüzyıla ait cami ve medrese taç kapı örneklerimizi; Latifiye Camii, Melik Mahmut Camii, Şehidiye Camii, Hamza-i Kebir Camii, Zinciriye Medresesi, Kasımiye Medresesi oluşturmaktadır. Çalışmada yapıların genel tanımları mimari ve plan özellikleri kısaca verildikten sonra, taç kapı tasarımları aynı başlık altında detaylı bir şekilde açıklanmaktadır. Değerlendirme ve tartışma bölümünde ise cami ve medreselerin taç kapı süsleme programlarında karşımıza çıkan malzeme, teknik, süslemede görülen desen ve motiflerin özellikleri ortaya konulmaktadır. Taş işçiliğine sahip bu yapıların süslemelerinde motif ve kompozisyon ortaklığı ile bütüncül bir yaklaşım sergiledikleri görülmektedir. Anıtsal ölçüde inşa edilen taç kapıların, Selçuklu taç kapı geleneğini ve Suriye taş işçiliği bezemesinin birleştirilerek ortaya konulduğunu söylemek mümkündür.
  • Article
    Şeddadilerden Bahseden Kitabeler
    (2019) Erdal, Zekai
    950 yılında Dvin merkezli olarak kurulan sonrasında, Gence’yi başkent yapan Şeddadiler, Sultan Alparslan’ın bölgeye gelmesiyle birlikte Ani’yi de içine alacak şekilde üç kol halinde varlıklarını sürdürdüler. 1088 yılında Gence Şeddadileri’nin yıkılmasına karşın 1200 yılına kadar Ani’deki şube yaşamaya devam etti. Kafkasların büyük bir bölümünü kontrol altına alan Şeddadiler, kuzeydeki Hıristiyan Gürcüler ile Ermenilerin güneye; özellikle de Anadolu’nun doğusuna inmelerine engel olmuşlardır. Yöredeki politikaları nedeniyle Bizans ordusu tarafından başkent Gence dahi kuşatılmıştır. Günümüzde Türkiye’nin kuzeydoğusu, Gürcistan’ın güneyi, Ermenistan ile Nahçıvan’ın tamamı ve Azerbaycan’ın büyük bir kısmı Şeddadi hâkimiyetindeydi. Hâkim oldukları topraklarda imar faaliyetlerinde bulunan Şeddadi emirleri cami, mescid, köprü, hamam, kale, sur, burç, saray, gibi önemli binalar inşa ettirmiş olmalarına rağmen çok az eser günümüze kadar gelebilmiştir. Bu eserlerdeki kitabelerin çoğunluğu Arapça ile yazılmış olmakla birlikte Farsça ve Ermenice yazılanları da vardır. Bu çalışmada ise Nahçıvan’da anlatılan Deştadem Kale kitabesi ile Ani’deki ferman haricindeki diğer kitabeler ele alınmıştır. Çoğunluğu Ani’de olmak üzere dini ve askeri mimaride yer alan İslami ve gayr-i İslami kitabeler ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır.
  • Presentation
    Ulusal Bakış Açısı: Ankara Resim ve Heykel Müzesi
    (2019) Batuhan, Tuğba
    Türkiye yirminci yüzyılda siyasi ve sosyal değişimlerle kendi tarihini revize etti, en önemli örnek 1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulması oldu. Mustafa Kemal Atatürk (1881-1938) modern bir Türk kimliğini oluşturmak amacıyla 1923 tarihinde girişimlerine başladı. Sanat, modernleşme ve batılılaşma politikaları yoluyla ülkenin uluslararası statüsünü sık sık yansıtmak için tutarlı bir ulus anlatısı oluşturmak için Türkiye’nin siyasi gündemine girdi. Türkiye'de milliyetçiliğin en önemli örneklerinden biri Ankara Resim ve Heykel Müzesidir. Müze içinde Türk sanatçılar ve onların yarattığı Batılılaşmış tarzda eserleri sergileniyor. Bu makalede, Türkiye'de 20.yüzyıl boyunca modern ulusal kimliğin temsili ve inşasında Ankara Resim ve Heykel Müzesi'nin rolünü tartışıyorum. Diğer bir yandan, ülke kendine özgü ve tarihsel şartlara bağlı sorunlarla karşı karşıya kaldı. Bu çalışma içerisinde tüm bu konuların cevaplarını Ankara Resim ve Heykel Müzesi özelinde ele alıyorum. Aynı zamanda, milliyetçi bakış açısı içinde müzenin kuruluşu, müze koleksiyonunun içeriği, müzenin bulunduğu kentteki yerleşim konumu ve milliyetçi bakış açısındaki liderliğini tartışıyorum. Ayrıca bu çalışma, yirminci yüzyılda sanat ve sanat kurumlarının gelişmekte olan ülkelerde nasıl kullanıldığına dair daha geniş kalıpları belirliyor.
  • Article
    Mardin de Hamza i Kebir Türbesi Üzerine Yeni Değerlendirmeler
    (Milel ve Nihal inanç, kültür ve mitoloji araştırmaları dergisi, 2014) Yeşilbaş, Evindar
    Anadolu’da 14. yüzyıl sonu ile 15. yüzyıl arası maddi kültür bağlamında birçok eser bırakan Akkoyunlular, coğrafik olarak Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde hâkimiyet kurmuş bir devlettir. Mardin’de Akkoyunlu hükümdarlarının çok sayıda eser inşa ettirdikleri bilinenmektedir. Çalışmamıza konu olan türbenin, banisi Sultan Hamza’nın ölümünden önce, kendisi tarafından Mardin Valisi olarak görev aldığı 1432-1435 yıllarından sonra, Akkoyunlu Beyliği’nin idaresini ele geçirdiği dönemde (1438-1444) inşa ettirdiği anlaşılmaktadır. Bu çalışmada, Hamza-i Kebir Türbesi’nin detaylı mimari analizi yapılarak türbenin Akkoyunlu mimarisi ve Anadolu Türbe Mimarisi içindeki önemi vurgulanacaktır.
  • Article
    Şeddadilerden Bahseden Kitabeler
    (2019) Erdal, Zekai
    950 yılında Dvin merkezli olarak kurulan sonrasında, Gence’yi başkent yapan Şeddadiler, Sultan Alparslan’ın bölgeye gelmesiyle birlikte Ani’yi de içine alacak şekilde üç kol halinde varlıklarını sürdürdüler. 1088 yılında Gence Şeddadileri’nin yıkılmasına karşın 1200 yılına kadar Ani’deki şube yaşamaya devam etti. Kafkasların büyük bir bölümünü kontrol altına alan Şeddadiler, kuzeydeki Hıristiyan Gürcüler ile Ermenilerin güneye; özellikle de Anadolu’nun doğusuna inmelerine engel olmuşlardır. Yöredeki politikaları nedeniyle Bizans ordusu tarafından başkent Gence dahi kuşatılmıştır. Günümüzde Türkiye’nin kuzeydoğusu, Gürcistan’ın güneyi, Ermenistan ile Nahçıvan’ın tamamı ve Azerbaycan’ın büyük bir kısmı Şeddadi hâkimiyetindeydi. Hâkim oldukları topraklarda imar faaliyetlerinde bulunan Şeddadi emirleri cami, mescid, köprü, hamam, kale, sur, burç, saray, gibi önemli binalar inşa ettirmiş olmalarına rağmen çok az eser günümüze kadar gelebilmiştir. Bu eserlerdeki kitabelerin çoğunluğu Arapça ile yazılmış olmakla birlikte Farsça ve Ermenice yazılanları da vardır. Bu çalışmada ise Nahçıvan’da anlatılan Deştadem Kale kitabesi ile Ani’deki ferman haricindeki diğer kitabeler ele alınmıştır. Çoğunluğu Ani’de olmak üzere dini ve askeri mimaride yer alan İslami ve gayr-i İslami kitabeler ayrıntılı bir şekilde açıklanmıştır.
  • Master Thesis
    Anlam Gelişimi Açısından Çağdaş Sanatta Kare Formu
    (İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2015) Şahin, Okan
    Bu çalışma, 20.yy’ın başında Modernizm’in iki önemli ressamı Kazimir Maleviç ve Piet Mondrian’ın kare ve ızgara uygulamalarının, Postmodernizm ve sonrasında Çağdaş Sanat içindeki örneklerle karşılaştırmalı olarak ele alınmasına odaklanarak; bu süreçte Modernizm sonrasında kare formu özelinde yaşanan anlamsal dönüşümü ortaya koyma önerisi sunar. Modernizm’in başında Süprematizm ve Yeni-Plastisizm akımları dahilinde bu akımların ana unsuru olan kare ve ızgara formu uygulamaların, yüzyılın ikinci yarısından itibaren biçimsel ve anlamsal noktada uğradığı bozumun çeşitli örneklerle aktarılması ve Postmodernizm sürecinde yeni fikir ve bağlamlarla birlikte yüzyıl başında Süprematizm ve Yeni-Plastisizm’in ele aldığı bağlamlardan uzaklaşması anlatılmaktadır. Kare formu dahilinde bu dönüşüm süreci plastik sanatlarda yaşandığı gibi aynı zamanda mimari ve şehir planlamacılığı noktasında da kendini gösterir. Böylece bu çalışma, plastik sanatlarda kare formunun geçirdiği evreleri inceleyerek, 20.yy’ın sonuna kadar yaşanan bu dönüşümü sunmayı amaçlar. Bu tez, bahsedilen tarihsel sürekliliği inceleyerek, Modernizm sürecinde Maleviç özelinde işlenen kare formunun ‘önce’si ve ‘sonra’sını aktarmayı amaçlayarak, hem bu tarihsel sürekliliği kare formu aracılığıyla göstermeyi; hem de Postmodernizm süreciyle birlikte tarihsel sürekliliğin kendisinin sorgulanışını ve bunun sonucunda yeni bir anlam önerisinin varlığını ortaya koymayı amaçlar.
  • Book Part
    Mardin Kalesi 2020 Yılı Arkeolojik Kazı Çalışmaları
    (Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Yayını, 2022) Yeşilbaş, Evindar; Acat Akgül, Fehime
    "Mardin Kalesi 2021 Yılı Arkeolojik Kazı Çalışmaları"26. Orta Çağ ve Türk Dönemi Kazıları ve Sanat Tarihi Araştırmaları Kitabı
  • Presentation
    Mardin Mor Eliyo El Hay Kilisesi
    (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, 2018) Kaplan, Necla
    Mardin Merkez’de bulunan Süryani Ortodoks kiliselerden olan Mor Eliyo El Hay Kilisesi, bu çalışmanın konusu olarak seçilmiştir. Kilise; yeni tescillenmiş olup daha önce herhangi bir araştırmaya konu olmamıştır. Süryani Kadim Deyrulzafaran Manastırı ve Kiliseleri vakfına ait yapının, 6. yüzyıl tarihli olduğu düşünülmektedir. Çeşitli dönemlerde geçirdiği onarımlarla sağlam kalarak günümüze gelebilmiş yapı, Mardin Merkeze bağlı çiftlik köyü sınırları içinde yer almaktadır. Kilise hâlâ ziyaret edilmekte ve belli zamanlarda ibadete açık bir mekân olarak kullanılmaktadır. Üç nefli bazilikal planlı kilise, Mardin’e özgü sarı kireç taş malzeme kullanılarak, kesme ve moloztaş taş duvar tekniği ile inşa edilmiştir. Çalışmada ele alınan kilisenin taşıdığı yerel özelliklerin saptanması, Hıristiyan dini mimarisindeki bir örnek olarak tanıtılarak literatüre kazandırılması amaçlanmıştır.
  • Book Part
    Kültürel Mirasa Erişim ve Kültürel İlk Yardım: Türkiye'de Sanal Müzeler
    (Eğitim Yayınevi, 2021) Batuhan, Tuğba
    İnsanlığın kültürel mirası doğal afetlerden olabileceği gibi kimi durumda insan eliyle gerçekleşen zararlara maruz bırakılmaktadır.Gelişen dünya ile beraber kültürel miras ile ilgili farkındalık ve koruma ihtiyacı artarken, kültürel acil durumlar biraz daha geri planda kalarak belki de görmezden gelinmektedir. Bu çalışma, kültürel erişim ve yardımın boyutlarını, Türkiye’deki sanal müzelerin 2020-2021 yılları e-ziyaretçi verileri doğrultusunda tartışmaktadır. Sanal müzelerin açılması ile kültürel erişime olan talebi göstermektedir. Kültürel mirasın korunmasında sanal müzelerin rolünün görülmesine ve kültürel erişim hakkına yönelik yaklaşımları aktarmaktadır.
  • Article
    MARDİN ŞAHTANA KONAĞI VE RESTORASYONUNA DAİR GÖZLEMLER
    (KADİM AKADEMİ DERNEĞİ, 2019) Yeşilbaş, Evindar
    Anadolu’nun tarihi kentlerinde özgünlüğünü koruyan sivil mimari örnekleri, restorasyonları tamamlanarak yeni işlevlerle kullanıma sunulmaktadır. Tarihi eserleri bakımsızlıktan kurtaran ve içinde yaşamın sürdüğü birer cazibe noktası haline gelmesine imkan sağlayan bu tutum, eserlerin ayakta kalması bakımından önemli bir uygulamadır. Bu bağlamda, Mardin Kentsel Sit alanı içerisinde kalan bir çok konak ve tarihi eserin de restorasyon çalışmalarının yapıldığı dikkati çekmektedir. Yeni fonksiyonlarla halkın kullanıma sunulan tarihi eserlerin büyük çoğunluğu otel işlevi ile hizmet vermektedir. Yapıların tarihi taş dokusu, büyükleri, ergonomik özellikleri ve kolay ulaşılabilir olmaları vs. özeliklerinden dolayı yerel yöneticilerin ve esnafın, tarihi alandaki otel ihtiyacını yeni yapı üretmeye gerek kalmadan bu şekilde çözdükleri görülmektedir. Restorasyon çalışması tamamlanmış Şahtana Konağı da bu kapsamda değerlendirilerek yeni bir işlevle hizmete sunulmuştur. Bu çalışmada, Osmanlı geç dönem mimarisinin kendine özgü nitelikleri taşıyan ve Mardin yerel mimarisini işaret eden Şahtana Konağı’nın mimari özellikleri kısaca verilip restorasyon projesi kapsamında geçirdiği evreler ile gerçekleştirilen onarımlar hakkında detaylı bilgilerin verilmesi amaçlanmaktadır.