Yakut, Emrullah
Loading...

Profile URL
Name Variants
Yakut, Ü. Emrullah
Emrullah, Yakut
Emrullah, Yakut
Job Title
Doç. Dr.
Email Address
Main Affiliation
Department of Turkish language and Literature / Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü
Status
Current Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Sustainable Development Goals
SDG data is not available

This researcher does not have a Scopus ID.

This researcher does not have a WoS ID.

Scholarly Output
36
Articles
20
Views / Downloads
258/1120
Supervised MSc Theses
7
Supervised PhD Theses
0
WoS Citation Count
2
Scopus Citation Count
0
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
0.06
Scopus Citations per Publication
0.00
Open Access Source
34
Supervised Theses
7
| Journal | Count |
|---|---|
| Divan Edebiyatı Araştırmaları Dergisi | 3 |
| Pamukkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi | 2 |
| Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi | 2 |
| RumeliDE Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi | 2 |
| Eski Türk Edebiyatı Araştırmaları Dergisi | 1 |
Current Page: 1 / 4
Scopus Quartile Distribution
Quartile distribution chart data is not available
Competency Cloud

36 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 36
Article Klasik Şiirde “Ahvel”(Şaşı) Metaforu: Düalizmin Reddi(Istanbul Univ, 2022) Yakut, EmrullahTasavvuf düşüncesi klasik şiirin anlam dünyasının ve estetik anlayışının şekillenmesinde belirleyici bir etki göstermiştir. Tasavvuf geleneğinde, “Allah’tan başka mevcut yoktur” düsturuyla dile getirilen tevhit yorumunun klasik şiire de büyük ölçüde yansıdığını söylemek mümkündür. Bu tevhit anlayışının şiirdeki tezahürü daha ziyade çeşitli istiareler ve remizler vasıtasıyla olmuştur. Bilhassa teşbih ve istiarenin kullanılması tasavvufun girift ve soyut meselelerine daha sade ve somut bir form kazandırılmıştır. Bu temayülde, söz konusu mevzuların daha anlaşılır kılınması arzusunun rol oynadığı düşünülebilir. Klasik şiirde karşılaşılan ahvel (şaşı) istiaresinin de, ikiciliğin (dualism) reddi ve birliğin ispatı için kullanılan bir unsur olduğu görülmektedir. Ferîdüddin Attâr ve Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî “çift gören şaşı (ahvel) bir çırak” figürü üzerin ikici (düalist) anlayışın, içinde bulunduğu yanılgıyı bir hikâyede temsil yoluyla sergilemişlerdir. Söz konusu iki hikâyede geçen ahvel kavramı, daha sonra gelen şairlerin kullanımıyla bir istiareye dönüşmüştür. Bu çalışmada, ahvel kavramının tasavvuf geleneği içinde tuttuğu yer, istiareye dönüşüm süreci, hangi bağlamlarda kullanıldığı, hangi kavramlarla ilişkilendirildiği tespit ve tahlil edilmektedir. Bu kavramının şiir içinde kat ettiği yol ve gelişim sürecinin izlenmesi, şiir dilinin oluşum ve gelişim seyri hakkında da bir fikir verebileceği düşünülmektedir.Book Part Eski Türk Edebiyatı Ders Kitabı(Mardin Artuklu Üniversitesi Yayınları, 2017) Emrullah, Yakut; Adnan, Oktay; Esma, ŞahinBu kitap Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı tarafından desteklenen “Artuklu’dan Irak’a Ortak Kültürün İzinde” projesi dâhilinde Irak’taki Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerinin Eski Türk Edebiyatı derslerinde kullanılmak üzere bir “müfredat kitabı” olarak hazırlanmıştır. Ancak hazırlanan bu eser, gelmiş olduğu nokta itibariyle sadece Irak’ta değil tüm yurtdışındaki üniversitelerde ders kitabı olarak okutulabilecek mahiyettedir. Bu çalışma bir “Eski Türk Edebiyatı Tarihi” olmayı hedeflemekten ziyade öğrencilerin derslerdeki ihtiyacını bir ölçüde karşılama ve edebiyat tarihimizin seyri ve ana hatları hususunda onları kısaca bilgilendirme amacı taşımaktadır.Master Thesis Zâhid B. Muhammed'in Kitâb-ı Şem'î ve Sürûrî 'alâ Dîvân-ı Hâfız Adlı Eseri: İnceleme-Metin (104a-149b Vr.)(2024) Uzunkaya, Hatice; Mungan, Şeyhmus; Aslan, İmam Bakır; Akgündüz, Cansu; Oktay, Adnan; Yakut, Ü. Emrullah; Yakut, EmrullahFars edebiyatının XIV. yüzyıl şairlerinden Hâfız-ı Şîrâzî'nin ünlü eseri olan Hâfız Dîvânı'na Sürûrî, Şem'î, Sûdî ve Konevî tarafından şerhler yazılmıştır. Bu çalışma Hâfız Dîvânı'na yapılan ve ilk şerh olarak kabul edilen Sürûrî'nin Şerh-i Dîvân-ı Hâfız ve ikinci şerh olarak da kabul edilen Şem'î'nin aynı adlı eseri hakkındadır. Tezde Zâhid b. Muhammed tarafından Sürûrî ve Şem'î şerhlerinin bir araya getirilmesiyle oluşturulan Kitâb-ı Şem'î ve Sürûrî ʿalâ Dîvân-ı Hâfız adlı eser incelenmiştir. Süleymaniye Kütüphanesi Nuruosmaniye Koleksiyonu 03962 numarada kayıtlı olan eserin tek bir nüshasına ulaşılmıştır. Bu nüshanın 104a-149b varak aralıkları transkribe edilmiş, buna göre Hâfız Dîvânı'ndan 74 gazelin beyit ve şerhine yer verilmiştir. Bu çalışma; giriş, üç bölüm ve sonuç kısımlarından oluşmaktadır. Girişte şerh kavramı ile ilgili bilgilere yer verilmiştir. Birinci bölümde Hâfız-ı Şîrâzî'nin hayatı, Dîvânı ve yapılan şerhler hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde Zâhid b. Muhammed ve eseri hakkında bilgi verilmiş ve eser çeşitli yönlerden tanıtılmıştır. Üçüncü bölümde ise eserin transkripsiyonlu (çeviri yazı) metni verilmiş, böylece eser günümüz okuyucusu için anlaşılır hale getirilmiştir.Article Âşık-Maşuk-Rakîb Bağlamında İsmet Özel Şiirinde Aşk(İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü, 2023) Yakut, EmrullahNefis, akıl ve aşk itici güçleri arasında şekillenen insanın varoluş macerası, yine insanın dilsel dışavurum ürünleri olan edebî metinlere ve özellikle şiire büyük ölçüde yansımıştır. Bu dışavurum, farklı edebî geleneklerde yüzeysel farklılıklara sahip olmakla birlikte ortak bazı yönleri de ihtiva etmektedir. Klasik şiirde âşık-mâşuk-rakîb üçlüsü arasında cereyan eden aşk temasının İsmet Özel şiirinde de benzer biçimlerde tezahür ettiği söylenebilir. Klasik şiirde mecâzî ve hakîkî aşk arasında çoğu zaman sınırları belirsizleştiren, ayrımları anlamsızlaştıran bir geçişkenlik vardır. Özel’in şiirinde ise ideolojik hedeflerle tensel arzuların iç içe geçtiği, bunlar arasında keskin geçişlerin yaşandığı bir aşk söz konusudur. Klasik şiirde aşk, insanın tekâmül sürecinin önemli bir vasıtasıdır. Benzer şekilde İsmet Özel için de aşk, insanı varoluş atılımına sürükleyen bir harekettir. Diğer yandan klasik şiirde âşık kendi benliğini adeta yok ederek (fenâ) maşuğa kavuşurken İsmet Özel’in şiirinde güçlü bir “Ben” vurgusu dikkat çekmektedir. Ancak bu Ben’in aynı zamanda bir maşuk olarak anlaşılmasına fırsat veren ipuçları, klasik şiirde ve tasavvuf düşüncesinde bilinen âşık-maşuk bütünlüğü çerçevesinde meseleyi daha ilginç bir boyuta taşımaktadır. Bu makale, klasik şiir ile İsmet Özel şiirindeki aşk anlayışını ve âşık, mâşuk, rakîb tezahürlerini mukayeseli bir şekilde ele almayı, benzerlikleri ve farklılıkları tespit ve tahlil etmeyi amaçlamaktadır.Book Part Tarihe Şiirle Bakmak: Prut Savaşı(Berikan Yayınevi, 2019) Emrullah, YakutII. Viyana Kuşatması’ndan sonra Osmanlı İmparatorluğu mağlup olmuş ve imzalanan Karlofça Antlaşması’yla büyük toprak kayıplarına razı ol-mak zorunda kalmıştır. Bu mağlubiyet ve kayıplar sonrasında devletin dış po-litikada önceliği kaybedilen toprakların geri alınması olmuştur. 1711 yılında Osmanlı-Rus savaşı böyle bir vasatta meydana gelmiş ve kazanılan zafer toplumda sevinçle karşılanmıştır. Şairler de bu zafere kayıtsız kalmamış ve birçok şair mezkûr zaferle ilgili tarih düşürmüşler, gerek dönemin padişahı III. Ahmed’e ve gerekse ordunun kumandanı Veziriazam Baltacı Mehmed Paşa’ya kasideler ithaf etmişlerdir. Çalışmamızda Prut Savaşı’nın ve kazanılan zaferin dönemin şairleri için ifade ettiği anlam ve algılanış şekli tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda tarihçiler ile şairlerin özellikle Baltacı Mehmed Paşa’ya bakışlarındaki farklılık ortaya konulmuştur.Article Klasik Türk ve Fars Şiirinde “Gerdiş-i Çeşm”(2019) Yakut, EmrullahKlasik Türk şiiri kendine mahsus bir estetikanlayışı olan ve bu anlayışa büyük ölçüde bağlıkalmış bir şiir geleneğidir. Bu gelenekte klasikşiir okurunun aşina olduğu ortak istiareler,teşbihler, mazmunlar dünyası önemli rolesahiptir.Klasik şair, çoğunlukla hazır unsurlardanoluşan elindeki bu yapı malzemesiyle orijinalürünler ortaya koymak gibi zor bir göreviüstlenir. Ancak bu güçlü gelenek içinde dezaman zaman yenilik arayışları ve denemeleriolmuştur. Hint üslubu şairlerinde bu arayışma’nâ-yı bîgâne, ma’nâ-yı pîçîde gibi terimlerlekavramsallaştırılmıştır.Bu çalışmada XVII. yüzyıla kadar klasikşiirde pek nadir örneği bulunan “gerdiş-i çeşm”ve “gerdiş-i çeşm-i gazâl” terkiplerinin klasikTürk ve Fars şiirindeki tezahürleri tespit edilmiş,bu terkip etrafında oluşan hayal örgüsü veilişkili unsurlar irdelenmiştir. Ayrıca söz konusukavramların nev-heves şairler tarafındanhaddinden fazla kullanıldığı iddiasıyla şiiringeyik destanına döndüğü yönünde XVII.yüzyılın önde gelen şairlerinden Nâbî tarafındangetirilen eleştiri sayısal verilerle tahlil edilmiştir.Presentation Klasik Türk ve Fars Edebiyatlarında Çocuğun Eğitilebilirliği ve Gülistan Örneği(II. Uluslararası Sosyal B ilimler Sempozyumu 18-19- 20Mayıs 2017, 2017) Emrullah, YakutBu çalışmada kendisi de aynı zamanda bir eğitimci olan Sâdî-i Şîrâzî’nin Gülistan adlı eserindeki bir hikâyede ortaya konulan eğitime dair iki farklı anlayıştan yola çıkılarak klasik Türk ve Fars edebiyatında bu meselenin tezahürleri ele alınmaktadır. Bildirinin amacı eğitimle ilgili her hangi bir yaklaşımın doğruluğunu ya da yanlışlığını savunmak veya ispatlamak değil, konunun klasik edebiyattaki bazı yansımalarının tespit edilmesidir. Bu çerçevede Klasik Fars ve Türk edebiyatlarından örneklere yer verilerek Gülistan’daki yaklaşımla meselenin mukayeseli bir okuması ortaya konulmaktadır.Article Tâcîzâde Cafer Çelebi Ve Ahmed Paşa’nın Mısralarından Hareketle Divan Şiirinde Ma‘nâ-yı Hâs Ve Rengîn Elfâza Dair(Hacettepe University, 2025) Oğuz, Fatma Sabiha KUTLAR; Yakut, EmrullahMaster Thesis Nev'îzâde Atâyî Dîvânı'nda sosyal unsurlar(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Kassap, Fahrettin; Yakut, EmrullahNev'îzâde Atâyî'nin eserleri üzerine bu zamana kadar birçok ilmî çalışma yapılmış olmasına rağmen divanında yer alan sosyal hayat unsurları hakkında müstakil bir çalışma yapılmamıştır. Bu eksiklikten yola çıkılarak Nev'îzâde Atâyî Dîvânı'nda yer alan şiirlerde sosyal hayat unsurları tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu çalışmada kapsam itibariyle Nev'îzâde Atâyî Dîvânı'nda yer alan tüm şiirleri kapsamaktadır. Çalışmamızda, Saadet Karaköse'nin hazırlamış olduğu "Nev'îzâde Atâyî Dîvânı" neşri esas alınmış, divanda yer alan şiirler ışığında dönemin sosyal hayatına dair önemli izler ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Çalışmamız sosyal hayatı yansıtan kavramların açıklaması ve bu kavramların geçtiği beyitlerin verilmesinden oluşmaktadır. Giriş bölümünde şerh, tahlil ve sosyal hayat unsurlarıyla ilgili çalışmalara kısa bir bakış yer alırken, birinci bölümde Nev'îzâde Atâyî'nın hayatı ve eserleri hakkında bilgiler verilmiş, ikinci bölümde ise sosyal hayatın safhalarını oluşturan alt bölümler yer almıştır. Sonuç kısmında ise divan incelemesi ışığında genel bir değerlendirme yapılmıştır.Article Farsça metinlerde çeviri yazı problemleri ve Hammer tercümesinde Türk telaffuzunun izleri(RumeliDE Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi, 2020) Yakut, EmrullahGünümüzde Farsçadan yapılan çeviri yazılarda bir tutarlılık olmadığı söylenebilir. İlk bakışta bunun başlıca sebebi Farsça ile Türkçe arasında müşterek olan bazı kelimelerin bu iki dilde farklı okunuşu gibi görünmektedir. Hatta bu bakımdan bazı çeviri yazılar Türkçe telaffuzun bütün Farsçaya teşmil edildiği izlenimi verebilir. Ortaya çıkan çeviri yazı uygulamalarında bazen Fars bazen Türk telaffuzunun öne çıktığı görülmekte, kimi zaman da her ikisinin tutarsız bir karışımıyla karşılaşılmaktadır. Bu karışıklığı ortadan kaldırmak için Farsçanın, Fars telaffuzuna uygun okunması / transkribe edilmesi gerektiği gibi kolay bir çözüm akla gelebilir. Bu çalışma ise Farsçanın Türklere mahsus bir telaffuzunun olabileceği iddiasındadır. Nitekim Sûdî Bosnevî, Hâfız şerhinde Rûmî (Türk) ve Acem (İranlı) okuyuşlarından bahsetmektedir. Osmanlı Devleti’nin son döneminde yetişip Cumhuriyet döneminde bir Mesnevî şerhi kaleme alan Tâhirü’l-Mevlevî’nin çeviri yazısının bu Türk telaffuzunu yansıttığı düşüncesinden hareket edilmekte, keza Hammer’in Hâfız Dîvânı tercümesinde kullandığı çeviri yazının da Türk telaffuzundan izler taşıdığı ve dolayısıyla bu telaffuza tarihî bir dayanak teşkil edebileceği örneklerle sunulmaktadır. Elde edilen bulgular ışığında Farsçanın Türklere mahsus telaffuzunun belirgin ve ayırt edici özellikleri tespit edilmeye çalışılmış, Farsça ibare veya metinlerin çeviri yazıya aktarımı hususunda teklifler sunulmuştur. Abstract: It can be said that there is no consistency in the transcriptions made from Persian today. At first glance, the main reason for this seems to be that some words common between Persian and Turkish are read differently in these two languages. In this regard, some transcriptions may give the impression that Turkish pronunciation is extended to all Persian. In the emerging transcription practices, sometimes Persian, sometimes Turkish pronunciation is prominent, and sometimes an inconsistent mixture of both is encountered. To eliminate this confusion, an easy solution may come to mind; as Persian should be read / transcribed in accordance with Persian pronunciation. This study, on the other hand, claims that Persian may have a Turkish pronunciation. As a matter of fact, Sudî Bosnevi talks about the Rumi (Turkish) and Acem (Iranian) readings in his translation of Hafez. It is based on the thought that the transcription of Tâhirü'l-Mevlevî, who grew up in the last period of the Ottoman Empire and wrote a Mesnevi interpretation in the Republican period, reflects this Turkish pronunciation, as well as the transcription that Hammer used in the translation of the Divan of Hafez has traces of Turkish pronunciation and in this regard it is presented with examples that it can serve as a historical basis for this pronunciation. In the light of the obtained findings, it was tried to determine the evident and distinctive features of Turkish pronunciation of Persian, and proposals were made for translating Persian phrases or texts into translation.

