Bütün, Ahmet
Loading...
Profile URL
Name Variants
Butun, Ahmet
Butun, A.
Butun, A.
Job Title
Doktor Öğretim Üyesi
Email Address
ahmetbutun@artuklu.edu.tr
Main Affiliation
Department of Nursing / Hemşirelik Bölümü
Status
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Sustainable Development Goals
1NO POVERTY
0
Research Products
2ZERO HUNGER
0
Research Products
3GOOD HEALTH AND WELL-BEING
6
Research Products
4QUALITY EDUCATION
1
Research Products
5GENDER EQUALITY
0
Research Products
6CLEAN WATER AND SANITATION
0
Research Products
7AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
0
Research Products
8DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
1
Research Products
9INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
0
Research Products
10REDUCED INEQUALITIES
1
Research Products
11SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
0
Research Products
12RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
0
Research Products
13CLIMATE ACTION
0
Research Products
14LIFE BELOW WATER
0
Research Products
15LIFE ON LAND
0
Research Products
16PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
1
Research Products
17PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
0
Research Products

Documents
15
Citations
129
h-index
4

Documents
17
Citations
127

Scholarly Output
40
Articles
26
Views / Downloads
172/311
Supervised MSc Theses
4
Supervised PhD Theses
0
WoS Citation Count
38
Scopus Citation Count
32
Patents
0
Projects
2
WoS Citations per Publication
0.95
Scopus Citations per Publication
0.80
Open Access Source
31
Supervised Theses
4
| Journal | Count |
|---|---|
| Emergency and Critical Care Medicine | 3 |
| BMC Public Health | 3 |
| Anatolian Journal of Emergency Medicine | 2 |
| Türkiye’de Acil Sağlık Hizmetleri | 2 |
| BMC Health Services Research | 2 |
Current Page: 1 / 6
Scopus Quartile Distribution
Competency Cloud

40 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 40
Master Thesis The Effect of Emergency Department Overcrowding on Safety Attitudes of Healthcare Staff(2025) Biçen, Hasan; Bütün, AhmetAcil servisler, sağlık sisteminin kritik birimlerinden biridir. Acil servislerdeki hasta yoğunluğunun birçok olumsuz etkisi vardır. Acil servislerdeki yoğunluk hastalar, sağlık personelleri ve sağlık sistemi üzerinde ciddi olumsuz etkileri vardır. Bu çalışmanın amacı, acil servislerdeki hasta yoğunluğunun sağlık çalışanlarının güvenlik tutumları üzerine etkisini tespit etmektir. Kesitsel tanımlayıcı desende planlanan bu çalışma, Mardin ilindeki dört hastanenin acil servislerinde görev yapan 336 sağlık çalışanı (266 hemşire, 70 doktor) ile yürütülmüştür. Bu çalışmanın verileri 16/02/2024-30/03/2024 tarihleri arasında toplanmıştır. Veriler, 'Demografik Özellikler Formu', 'Güvenlik Tutumları Anketi' ve 'NEDOCS Formu' kullanılarak toplanmıştır. NEDOCS skoru ile Güvenlik Tutumları alt boyutları (takım çalışması iklimi, güvenlik iklimi, iş doyumu, stresin kabulü, yönetime ilişkin algılar, çalışma koşulları) arasındaki ilişki Pearson korelasyon analizi ve çoklu regresyon ile değerlendirilmiştir. İstatistiksel analizlerde SPSS 26 programı kullanılmış ve anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlenmiştir. Katılımcıların %55,1'i erkekti. NEDOCS skoru 43 günlük veri toplama sonucunda, farklı günlerde yapılan hesaplamalarda, 21 gün 'yoğun ama kalabalık değil', 17 gün 'kalabalık', 5 gün 'ciddi şekilde kalabalık' olarak tespit edilmiştir. NEDOCS skoru arttıkça Güvenlik Tutumları Anketi alt boyutlarından ekip çalışması iklimi (r: -0,236), güvenlik iklimi (r: -0,248), iş doyumu (r: -0,254), yönetime ilişkin algılar (r: -0,302) ve çalışma koşulları (r: -0,348) puanlarının anlamlı düzeyde düştüğü tespit edildi (p<0,001). Stresin kabulü boyutunda ise anlamlı bir ilişki bulunamadı (p>0,05). Doktorların ve deneyimli çalışanların güvenlik tutum puanları daha yüksekti. Yoğunluğun arttığı günlerde tüm alt boyut puanları düşüş gösterdi. Acil servis yoğunluğu, sağlık çalışanlarının güvenlik tutumlarını olumsuz etkilemektedir. Özellikle ekip çalışması, güvenlik algısı ve iş doyumu gibi kritik boyutlar, yoğunluk arttıkça zayıflamaktadır. Bu çalışma, acil servis yoğunluğunun sağlık çalışanlarının güvenlik tutumları üzerinde önemli bir etkisi olduğunu ortaya koymuş ve sağlık sistemlerinin bu soruna multidisipliner çözümler üretmesi gerektiğini vurgulamıştır. Acil servislerdeki hasta yoğunluğu sorununun ele alınması, sağlık hizmeti sunumunu iyileştirmek ve acil servislerdeki sağlık personelinin ve hasta refahının sağlanması için çok önemlidirBook Part Acil Servis Kalabalıklığı ve Yönetimi(Nobel Akademik Yayıncılık, 2023) Bütün, AhmetAcil servislere başvuru sayısı gün geçtikçe artmakta ve acil sevişlerde hasta yoğunluğuna sebep olmaktadır. Acil servis kalabalıklığı hem ülkemizde hem de dünyada kronik bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Acil servis kalabalıklığı, acil servislerin işleyişini ciddi bir şekilde etkileyen ve hâlâ çözülmemiş bir problemdir. Acil servis ziyaret sayısı giderek arttığı için bu sorun hem Türkiye’de hem de dünyada önemli bir halk sorunu hâline gelmiştir. Acil servislerin aşırı yoğunluğu, acil servis personelinin yaşadığı en büyük ve en önemli sorunlardan biridir. Acil servisler üzerindeki baskı, acil servis personeli, acil servis yöneticileri ve politika yapıcılar için dünya çapında önemli bir sorun olarak durmaktadır. Acil servislere yapılan ziyaretlerin önemli bir kısmını durumu acil olmayan hastalar oluşturmaktadır. Bu hastaların acil servislere başvuruları acil servislerde aşırı hasta yoğunluğuna yol açmaktadır. Böylece acil servislerde bekleme süreleri uzayabilmekte, ciddi hastalığı olan hastaların tedavileri gecikmekte, hasta memnuniyetsizliği artmakta, acil serviste genel bir karmaşa ve yetersizlik durumu ortaya çıkmaktadır. Acil servislerin aşırı yoğun olması, acil bakıma en çok ihtiyaç duyan hastaların tedavilerinde gecikmelere neden olmakta, verilen sağlık hizmetlerinin kalitesini düşürmekte ve sağlık hizmeti maliyetini artırmaktadır. Bu kitap bölümünün amacı acil servis kalabalıklığının sebeplerini tespit etmek ve bu kalabalıklığı azaltmaya yönelik çeşitli çözüm önerileri sunmaktır.Conference Object Çocuklarda Burun Kanaması Prevalansı, İlişkili Faktörler, Sebepler ve Tedavi Yaklaşımları: Mardin İli Örneği(15. Uluslararası Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Kongresi, 2023) Sarı, Neslihan; Yeşil, Yeşim; Mungan, Feride; Bütün, AhmetGiriş: Burun kanaması çocukluk çağında sık karşılaşılan bir tablodur. Çoğunluğu hafif seyirli olmakla birlikte acil servise ciddi kanamalarla başvuracak geniş spektrumda klinik seyir gösterdiği izlenmektedir. Bu çalışmanın amacı ilkokul çağındaki çocuklarda burun kanaması yaygınlığını belirlemek ve burun kanaması ile aile ve çevresel faktörler arasındaki ilişkiyi değerlendirmek, sebep ve tedavi yaklaşımlarını gözden geçirmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Mardin il merkezindeki üç ilköğretim okulunda 7-11 yaş arası 817 öğrenci alınmıştır. Burun kanaması prevalansı, demografik faktörler, kanama nedenleri ve tedavi yaklaşımları hakkında bilgiler içeren anket yoluyla veriler yüz-yüze görüşme tekniği kullanılarak toplanmıştır. Araştırma verileri SPSS 25 programı ile değerlendirilmiş olup tanımlayıcı istatistikler ve ki-kare analizi kullanılmış, p<0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir Bulgular: Mardin il merkezinde 7-11 yaş arası çocukların burun kanaması prevalansı 283 hasta (%34,6) olarak saptanmıştır. Burun kanamasının %5,7’sinde 2 yaş altında başladığı, %64,3’ünde yılda 5-14 kez kanadığı, ailedede burun kanaması varlığı %28,5 ve en çok %85,3’ünde yaz aylarında kanama izlendiği belirlenmiştir. Burun kanaması ile ailede sigara içilmesi arasında anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür (p<0.05). Ailede burun kanama varlığı, allerji, sinüzit, burun tıkanıklığı, burunda kabuklanma ve burun içinde yara olması burun kanaması ile ilişkilendirilmiştir (p<0.05). Burun kanaması olanların %80,2’sinin kendiliğinden iyileştiği, %26,1’inin tedavi aldığı ve bu tedavilerin sırasıyla %39,9’una burun kanaması ile ilgili bir müdahale yapıldığı, %16,3’ünün acil servise başvurduğu, %32,2’nin Kulak Burun Boğaz polikliniğine başvurduğu, %3,2’sinin burun kanaması nedeni ile hastanede yattığı, %4,2’sine burun kanaması nedeni ile kan verildiği saptanmıştır. Burun kanaması vakaları ebeveynlerin %55,1’inde korku yarattığı belirlenmiştir. Sonuç: Burun kanaması çocukluk çağında sık görülmekte olup, çoğunluğu kendiliğinden iyileşmektedir. Mardin il merkezinde burun kanamasının çocuklarda daha çok yaz aylarında izlendiği görülmüştür. Burun kanaması ailede sigara içilmesi ile ilişkili bulunmuş olup, ailede burun kanama varlığı, sinüzit, allerji, burun tıkanıklığı, burunda kabuklanma ve burunda yara olması ile ilişkili bulunmuştur.Conference Object Evaluation of Emergency Care Services During COVID-19 Pandemic: Healthcare Staff Perspectives(3rd International Artemis Congress on Health and Sports Sciences, 2023) Bütün, Ahmet; Yeşil, YeşimBackground: Emergency Departments (EDs) are critical and vital in the healthcare system. The main aim of EDs is to provide healthcare in the shortest time, fast and with high quality. Therefore, the services provided in the EDs should be well organized, carried out carefully and provided in good conditions. However, in the current situation, EDs are in a difficult situation both in Turkey and in the world because of COVID-19 pandemic which had significant negative effects on the EDs. ED healthcare staff are facing an enormous mental burden as well as physical exertion when caring for patients potentially infected with COVID-19. There is limited literature regarding the psychological effects of this type of disease outbreak on healthcare staff. Aim: This study aimed to investigate the experiences of ED healthcare staff regarding the emergency care services during the COVID-19 pandemic. Methods: This study utilised cross-sectional design. The data were collected from the 256 ED healthcare staff working in nine different hospitals located in Mardin, Turkey between 15/05/2021 and 15/08/2021. The data were analysed using descriptive statistics by using SPSS. Results: 256 participants were included in the study. 58.6% of participants were nurses, 19.5% of them were general practitioners and 21.9% of them were emergency medical technicians. 67.2% of participants infected with COVID-19 and almost all of them (94.1%) have been psychologically affected by the pandemic process. It was determined that nurses were separated from their families at the highest rate (78%) during this period. Conclusion: More than half of the ED healthcare staff have had problems accessing protective equipment, and have been separated from their families during the pandemic due to the risk of COVID-19 transmission. Although the number of ED visits decreased due to restrictions at the beginning of the pandemic, ED visits increased again with the abolition of restrictions.Article Anxiety Level of Parents of Children Admitted to the Paediatric Intensive Care Unit(2025) Bütün, Ahmet; Akıncı, NurkanThe aim of this study was to identify the anxiety level of parents of children admitted to the paediatric intensive care unit (PICU) and to identify related factors that contribute to increased parental anxiety. This study is a descriptive cross-sectional study. The population of the study consisted of parents of children aged 1-18 years who were hospitalized in the PICU. A total of 256 parents participated in the study. Data were collected between 6 May 2024 and 10 June 2024. Of the parents, 75.80% (n=194) were female, 41.40% (n=106) were between the ages of 26-35, and 82% (n=210) were married. Additionally, 56.2% (n=144) of the parents found the appearance of the intensive care unit frightening. 59% (n=151) of parents reported being affected by the procedures and devices applied to the child. The question regarding the ability of parents to accompany their children was answered “yes” by 48.80% (n=125), by 8.60% (n=22) “no”, and by 42.60% (n=109) as “partially”. According to Beck's anxiety scores, 33.40% (n=87) of the parents had minimal anxiety, 27.30% (n=71) had severe anxiety, 24.90% (n=65) had moderate anxiety, and 14.40% (n=37) had mild anxiety symptoms. Parents should be supported during their hospital stay, provide information regarding what happening in the PICU, helping to manage their stress, and offering services to manage parents' fears and concerns. Paediatric nurses have a major role in the development of coping behaviours of parents of hospitalized children.Article Citation - WoS: 3Citation - Scopus: 3The Role of Family Health Centres in Preventing Paediatric Emergency Department Usage of Parents of Children With Non-Urgent Conditions(Bmc, 2024) Butun, AhmetBackgroundOvercrowding in paediatric emergency departments (PEDs) has become a global public health issue, reducing healthcare quality, increasing dissatisfaction, and driving up costs. Overcrowding in PEDs not only affects patient satisfaction and healthcare costs but also can lead to burnout among healthcare professionals. This burnout could potentially result in suboptimal care for truly severe cases, ultimately increasing morbidity and mortality rates among patients requiring urgent attention. This study aims to determine how family health centres can reduce paediatric visits to PEDs and provide recommendations for alleviating overcrowding.MethodsThis study is a descriptive cross-sectional study. Participants were parents whose children were admitted to the PED at a tertiary hospital located in southeast Turkey. The data were collected between 15/05/2024-26/08/2024. This study was completed with 657 parents. A convenience sampling method was used to recruit participants. SPSS 11.5 software was used for data analysis.ResultsThe mean age of the parents and children brought to the PED was 31.99 +/- 8.51 years and 4.20 +/- 4.08 years, respectively. Of the children, 32.1% were admitted to the PED due to fever. Majority of parents (65%) visited the PED outside working hours. 8.8% of parents considered their child's health condition as "very urgent", 54.5% of them considered it as "urgent". The majority of parents thought that the PEDs were overcrowded (82.2%). 50.4% of the parents stated that they trusted the PED, and 52.7% stated that they were satisfied with the PED. More than half of the parents (61.8%) stated that they did not visit their family health centre before visiting the PED. 10.8% of parents reported that they had never visited a family health centre in the last year. Majority of parents (62.7%) stated that they will visit the PED again if their children have the same health problems in the future.ConclusionImproving the use of family health centres, introducing out-of-hours services, and enhancing parents' health literacy could shift non-urgent visits from PEDs to primary care settings. In addition, making parents more aware of services provided in family health centres could affect parents' health-seeking behaviours and choose to use their GP rather than PED for their children with non-urgent conditions.Article Hemşirelik Lisans Öğrencileri İçin Fiziksel Muayenede Algılanan Öz Yeterlik Ölçeği’nin Türkçe Geçerlik ve Güvenirliği(İzmir Katip Çelebi University Faculty of Health Science Journal, 2023) Utli, Hediye; Dinç, Mahmut; Bütün, AhmetAmaç: Araştırmada, Hemşirelik Lisans Öğrencileri için Fiziksel Muayenede Algılanan Öz Yeterlik Ölçeği’nin Türkçe geçerlik ve güvenirliğinin yapılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, Mart-Eylül 2022 tarihleri arasında, 265 hemşirelik öğrencisi ile metodolojik bir araştırma olarak yürütüldü. Verilerin toplanmasında “Öğrenci Tanıtım Formu” ve “Hemşirelik Lisans Öğrencileri için Fiziksel Muayenede Algılanan Öz Yeterlik Ölçeği” kullanıldı. Verilerin değerlendirilmesinde sayı, yüzde, ortalama, standart sapma, minimum, maksimum, Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı, faktör analizi yöntemleri ve korelasyon analizi kullanıldı. Bulgular: Katılımcı öğrencilerin yaş ortalaması 22,21±2,42 yıldır. Ölçeğin kapsam geçerlik indeksinin 0,87-1,00 aralığında olduğu saptandı. Ölçeğin, doğrulayıcı faktör analizinde uyum indekslerinin kabul edilebilir uyuma sahip olduğu belirlendi. Ölçeğin orijinal çalışmasında bildirilen altı faktör (yüz ve boyun, göz, kardiyovasküler, kulak, burun ve boğaz, göğüs ve diğer beceriler), Türkçe versiyonunda da doğrulandı. Ölçeğin güvenirliği için Cronbach Alpha değerinin 0,986 olduğu saptandı. Ölçeğin test-tekrar test arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar, orta güçte ve pozitif korelasyon olduğu bulundu (r= 0,514; p=0,000). Sonuç: Kırk sekiz maddelik ve altı alt boyuttan oluşan “Hemşirelik Lisans Öğrencileri için Fiziksel Muayenede Algılanan Öz Yeterlik Ölçeği” Türk toplumu için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracıdır.Article Parents' State and Trait Anxiety Levels During Bloodletting Attempts in the Pediatric Emergency Department(Galenos Publ House, 2025) Butun, Ahmet; Bayraktar, Sema; Çatalbaş, MeltemGiriş: Çocuk acil serviste (ÇAS) çocukların kan alma işlemleri sırasında ebeveynlerin yaşadığı stres ve kaygı, çocuğun tıbbi durumu, prosedürlere aşina olmama, sağlık çalışanlarıyla etkileşimler ve ebeveynlerin bilgi eksiklikleri gibi bir dizi faktörün karmaşık etkileşimiyle şekillenir. Bu çalışma, ÇAS’te çocuklarına kan alma işlemi yapılan ebeveynlerin durumluk ve sürekli kaygı düzeylerini belirlemeyi ve bu kaygı düzeylerini etkileyen faktörleri incelemeyi amaçlamaktadır. Yöntemler: Tanımlayıcı kesitsel tipteki bu çalışma, Türkiye’nin güneydoğusunda bulunan üçüncü basamak bir hastanenin ÇAS’te gerçekleştirilmiştir. Veriler, sosyo-demografik bilgiler formu ve durumluk-sürekli kaygı envanterini içeren bir anket kullanılarak 180 ebeveynden toplanmıştır. Veriler 6 Ocak 2025 ile 20 Şubat 2025 tarihleri arasında toplanmıştır. Veriler, Windows için IBM SPSS istatistik, sürüm 22.0 kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular: Ebeveynler orta düzeyde kaygı yaşamış olup, durumluk kaygı puanları ortalama 41,494±10,322 ve sürekli kaygı puanları ortalama 39,189±9,370 olarak bulunmuştur. Anneler, babalara kıyasla anlamlı derecede daha yüksek sürekli kaygı düzeyleri bildirmiştir (41,944±9,012’ye karşı 35,056±8,371, p<0,001). Daha düşük anne eğitim düzeyi, çalışmama durumu ve daha düşük gelir, daha yüksek sürekli kaygı ile ilişkilendirilmiştir. Çocuğunun hastalığı hakkında eğitim alan ebeveynlerin kaygı düzeyleri anlamlı derecede daha düşük bulunmuştur (p<0,05). Sağlık çalışanlarıyla iletişim ve bilgi sağlama konusundaki memnuniyet de azalmış kaygı ile ilişkilendirilmiştir. Sonuç: Bu çalışma, özellikle anneler ve düşük sosyo-ekonomik statüye sahip olanlar arasında, pediatrik kan alma işlemleri sırasında ebeveynlerin yaşadığı önemli kaygıyı ortaya koymaktadır. Eğitim desteği sağlamak ve sağlık çalışanları ile ebeveynler arasındaki iletişimi iyileştirmek, ebeveynlerin kaygısını hafifletmeye yardımcı olabilir. Bu bulgular, ÇAS ortamlarında ebeveynleri desteklemek için gerekli müdahalelere duyulan ihtiyacı vurgulamaktadır.Article Comparison of Breastfeeding Behaviors of Mothers Toward Infants by Ethnic Groups: an Example of a Multicultural City(Mary Ann Liebert, inc, 2025) Butun, Ahmet; Deger, Vasfiye BayramIntroduction: Breastfeeding practices vary widely among different ethnic groups and are influenced by cultural, social, economic, and educational factors. The aim of this study was to compare the breastfeeding behaviors of mothers toward infants in different ethnic groups.Methods: This descriptive cross-sectional study included women of four ethnic groups (Assyrian, Turkish, Arab, and Kurdish) living in Mardin, Turkey. The study was completed with 180 Assyrian, 184 Turkish, 175 Arab, and 169 Kurdish women. In total, 708 women participated in this study. Data were collected between August 12, 2024, and September 22, 2024.Results: The highest rate of traditional breastfeeding practices was seen in Kurdish (99.4%), whereas this rate was 97.3% in Turkish, 96% in Arab, and 84.4% in Assyrian. The highest rate of giving breast milk immediately after birth was in Assyrian (71.7%), while this rate was 69.3% in Turkish, 61.9% in Kurdish, and 47% in Arab (p = 0.000). The rate of those who waited for three calls to prayer to feed the baby was 13.1% in Kurdish, 11.3% in Arab, 9.5% in Turkish, and 7.9% in Assyrian. The rate of those who did not give the first milk (colostrum) to the baby was 15.8% in Assyrian, 11.7% in Turkish, 6.5% in Kurdish, and 6% in Arab. The rate of those who give sugared water as the baby's first nutrient was 37.5% in Arab, 20.8% in Kurdish, 11.7% in Turkish, and 9.2% in Assyrian. Increased education levels were associated with decreased rates of the presence of traditional practices.Conclusion: This study provides novel results regarding the comparison of breastfeeding behaviors among ethnic groups living in the same city. Comparing breastfeeding practices across the four ethnic groups allowed us to better understand different breastfeeding practices, which could lead to the development of culturally sensitive interventions to improve the health of children and mothers. Educating the community about the benefits of breastfeeding and the risks associated with some traditional practices could contribute to public health.Article Citation - WoS: 10Citation - Scopus: 8Exploring Attendance at Emergency Departments for Children With Non-Urgent Conditions in Turkey: a Qualitative Study of Parents and Healthcare Staff Perspectives(Lippincott Williams & Wilkins, 2022) Butun, Ahmet; Lynn, Fiona; McGaughey, Jennifer; McLaughlin, Katrina; Linden, MarkBackground:Overcrowding in Emergency Departments (EDs) is a significant global concern with negative consequences for patients, healthcare staff, and healthcare systems. The use of EDs by parents of children with non-urgent conditions is associated with overcrowding, higher healthcare costs, lower quality of care, and longer waiting times. Research in this area has largely been conducted in high-income countries, with a dearth of work originating in middle and low-income regions. The aim of this study was to explore the reasons for parents attending EDs with their child for non-urgent conditions in Turkey.Method:Semi-structured interviews were conducted with 13 parents, 15 ED staff, and 10 General Practitioners (GPs) in 2 regions of Turkey between March and May 2017. Data were analyzed using the principles of grounded theory.Results:The findings were classified into 5 core categories: (1) parents' feelings, knowledge, and perceived inability to provide self-care; (2) perceived limitations of healthcare services, system, and staff; (3) parents' preferences for hospital and ED services; (4) adverse impact on ED services; and (5) perceived needs for care.Conclusion:This is the first study conducted in a middle-income country regarding parental reasons for using the ED for nonurgent conditions. Greater efforts must be made to reduce unnecessary visits to the ED to better meet service user needs and to increase the satisfaction of both parents and healthcare staff. The findings of this study may inform healthcare providers, policymakers, healthcare staff, and researchers to design interventions in order to mitigate overcrowding in the ED.

