Çekiç, Ayşe

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Çekiç, A.
Cekic, Ayse
Çekiç, Ayşe
Job Title
Doktor Öğretim Üyesi
Email Address
aysecekic@artuklu.edu.tr
Main Affiliation
Department of Islamic History and Arts / İslam Tarihi ve Sanatları Bölümü
Status
Website
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

NO POVERTY1
NO POVERTY
0
Research Products
ZERO HUNGER2
ZERO HUNGER
0
Research Products
GOOD HEALTH AND WELL-BEING3
GOOD HEALTH AND WELL-BEING
0
Research Products
QUALITY EDUCATION4
QUALITY EDUCATION
0
Research Products
GENDER EQUALITY5
GENDER EQUALITY
0
Research Products
CLEAN WATER AND SANITATION6
CLEAN WATER AND SANITATION
0
Research Products
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY7
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
0
Research Products
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH8
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
0
Research Products
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE9
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
0
Research Products
REDUCED INEQUALITIES10
REDUCED INEQUALITIES
0
Research Products
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES11
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
1
Research Products
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION12
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
1
Research Products
CLIMATE ACTION13
CLIMATE ACTION
0
Research Products
LIFE BELOW WATER14
LIFE BELOW WATER
0
Research Products
LIFE ON LAND15
LIFE ON LAND
0
Research Products
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS16
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
0
Research Products
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS17
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
1
Research Products
Documents

2

Citations

3

h-index

1

Documents

3

Citations

3

Scholarly Output

17

Articles

11

Views / Downloads

58/36

Supervised MSc Theses

4

Supervised PhD Theses

0

WoS Citation Count

1

Scopus Citation Count

3

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

0.06

Scopus Citations per Publication

0.18

Open Access Source

14

Supervised Theses

4

JournalCount
Şarkiyat Mecmuası3
Şırnak Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi2
Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi1
Gazi Türkiyat1
History Studies1
Current Page: 1 / 2

Scopus Quartile Distribution

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 10 of 17
  • Article
    Haçlı Kaynaklarında Türk Algısı
    (2024) Çekiç, Ayşe
    Haçlı seferleri tarihsel bağlamda Avrupa’nın Doğu İslam dünyasına düzenlediği ön kolanyal bir girişim olmanın yanında; bu girişimin fikri dayanak noktalarını da inşa eden bir süreçtir. Haçlı kaynak literatürünün oluşumunun temel amacı Haçlı seferlerinin sebep, süreç ve sonuçlarını Haçlı bakış açısıyla ele almaktır. Mevcut bakış açısıyla kaleme alınan ve çoğunluğu din adamlarının zihin dünyasından çıkmış Haçlı kronikleri dönemin Haçlılarını resmederken; Haçlıların düşmanlarını da aynı kararlılıkla resmetmiştir. Bu durum Haçlı kaynaklarında, ontolojik olarak var olma dürtüsüyle yapılmış ve epistemolojik bağlamda Haçlı külliyatına düşmanın kim olduğu düşüncesini yerleştirmiştir. Bu makalede Haçlı kaynaklarında Türklerin nasıl ve ne şekilde ele alındığı konusu incelenmiştir. Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşmasının uzun vadeli bir çıktısı olan Haçlı seferlerinin kaynak külliyatındaki Türk algısının korku üzerinden işlenip, akabinde tekfir ve İslam karşıtlığıyla derinleştirilmesi, Haçlı kimliğini ötekini resmetmesi üzerinden koyulaştırmıştır. Bu bakış açısı Avrupa literatüründe Türklerin algılanışı meselesine Türk düşmanlığı bağlamında da bir paradigma sunmuştur. Makalede kavram analizi yöntemi kullanılmış ve bu minvalde Türkleri tanımlayan kavramların Haçlı/Batılı aklındaki çerçevesi çizilmeye çalışılmıştır.
  • Article
    William of Tyr’ın Gözünden İslam ve Müslümanlar
    (2024) Çekiç, Ayşe
    Ortaçağ, Batı dünyasının İslam ve Müslümanlar hakkında geniş kapsamlı veri ürettiği bir zaman dilimidir. Haçlı Seferleri tarihi ele alındığında belki de sürecin en mütekâmil kalem ehli sayılabilecek kişisi William of Tyr’dır. Historia Rerum in Partibus Transmarinis Gestarum adını verdiği 23 bölümden müteşekkil Haçlı Seferleri anlatısında yazar, İslam ve Müslümanlar hakkında kapsayıcı bilgiler aktarmaktadır. Haçlı tarih yazımının genel seyrinde İslam’a ve Müslümanlara karşı olumsuz bakış açısının zirve noktası sayılabilecek William’a göre İslam dini ve Müslümanlar uydurulmuş bir inanç sisteminin ürünüdür. Haçlı seferleri tarihinde İslam ve Müslümanları bu bakış açısıyla sistematik olarak tasnifleyen ve düşman olarak telakki eden yazarın anlatıları gerçekle örtüşmemektedir. Bu makale William’ın gözünden İslam ve Müslümanların konumunu ve hangi gerekçeyle ele alındığı kaygısını incelemektedir. Kaynak analizi yöntemiyle İslam ve Müslümanları tasvir eden anlatıların tasnifiyle yazarın zihnindeki profil anlamlandırılmaya çalışılmıştır. Sonuç itibariyle William’ın gözünden İslamiyet ve Müslümanların varlığının Haçlı seferlerini tetikleyen bir sürece tekabül etttiği sürecine ulaşılmıştır.
  • Article
    T He Prophet Called Out of Need: the Vision of Jesus in the Crusader Imagination
    (Sirnak Univ, 2024) Cekic, Ayse
    This study focuses on the perceptual changes in the Western world during the Crusades regarding the position of Jesus Christ in the campaigns. The process of Jesus involvement in the crusades to mobilise the Crusaders is a factuality that should be evaluated in the axis of the history of the prophets as the calling of a prophet to history. The anachronistic situation of Jesus did not cause any negativity in the functioning of the expeditions, and this conception developed through Jesus also has a nature that reveals the Christian ummah's view of its prophet. One of the most complex processes of medieval history is the Crusades and their importance on the East -West axis. The unifying aspect of Christianity, which served as a glue to unite continental Europe, laid the intellectual foundations of the Crusades. The Crusades, which took place intermittently between 1096 and 1291, took their basic dynamic from religious motivation, but also included an idea that desired worldly benefits and the riches of the East. The transformation of Western Europe after the fall of Rome and the destruction left by feudalism initiated a process of increasing the power of the church. In this process, Western Christianity's conception of history moved towards a certain end and concentrated on the idea that the power of God would be established on earth. This idea made the church the historical motor force and positioned Western Christians in a position of service to the state of God. Behind this idea, the desire to reach the riches of the East and the instinct to create material resources that continental Europe lacked prepared the ground for the realisation of the Crusades. The aim of the crusades launched by the papacy with the general Crusader sermon given at the Clermont council in 1095 was to take back Jerusalem from the Muslims, who were considered heathen, and to follow the way of Jesus Christ. The fact that Jerusalem was very important for Jesus Christ and the identification of Christian holy places with Jerusalem occupied a very important place in the liberation of Jerusalem. In particular, the emphasis on Jesus during the expeditions appointed a prophet to guide the Christian ummah during the expeditions. In this respect, Jesus Christ was called back into history to meet the needs of Western Christians. In the Crusader imagination, Jesus Christ's guiding, encouraging and, when necessary, rebuking aspect from the beginning of the campaigns turned into a positive contribution to the course of the campaigns. Here, the aspect of Jesus Christ that dynamised the expeditions is the fact that he guided the Crusaders on their way to the East. Jesus Christ, who held a very important place in the success of the Crusades and in the centring of religious motivation, claimed in the Crusades the ideas that he did not claim in his own age. This article analyses the place of Jesus in the Crusader imagination and the changes and transformations it underwent during the campaigns. The fact that Jesus, who was summoned in response to the needs of Western Europe, was able to dynamise the crusades and declare that the crusades were based on God, was also a source of legitimacy for the Crusaders. In the article, the source analysis and comparison method were used in coordination. In this way, the comparison of Crusader sources was made in a more reliable way. As a result, it was concluded that according to the Crusader imagination, Jesus Christ (the called Jesus) mobilised the Crusaders to save Christianity and its holy ones from the Muslim domination and attack in the East. Here, the fact that Jesus Christ was the guiding centre of power makes it obvious that the Crusaders indexed their legitimacy to God through Jesus and to Jerusalem as a settlement. From this point of view, it may be said that the Crusaders achieved a significant success in the Crusades with the fiction they developed through Jesus Christ.
  • Master Thesis
    Otrar Olayı Bağlamında Harezmşahların Yıkılış Süreci
    (2025) Dur, Suphiye; Çekiç, Ayşe
    Türkistan bölgesinde kurulan Harezmşahlar Devleti önceleri Büyük Selçuklu Devleti'ne bağlı iken Harezmşah Atsız ile başlayan bağımsızlık hareketi sonucunda Büyük Selçuklu Devleti'nden ayrılarak bağımsız bir devlet kimliğini kazanmıştır. Muhammed Tekiş dönemine kadar ülke sınırları genişlemiş Alâeddin Muhammed dönemi ile en geniş sınırlara ulaşılmıştır. Bu sırada doğu tarafında ortaya çıkan Moğol Devleti hızla büyümüş ve büyük bir imparatorluk olma yolunda ilerlemiştir. Alâeddin Muhammed döneminde ise Harezmşahlar ulaştığı sınırlar nedeniyle Moğollara komşu olmuş ve Moğol Devleti ile ticaretin gelişmesi amacıyla anlaşma yapılmıştır. Bu anlaşmanın devamını sağlamak amacıyla sürekli irtibat halinde olan iki devlet Otrar'da gerçekleşen bir olay nedeniyle karşı karşıya gelmiştir. Her iki devletin savaş stratejileri birbirinden oldukça farklı olmakla birlikte; her iki tarafın da karşı tarafı yıldırma amaçlı stratejiler geliştirdiği görülmektedir. Otrar'da gerçekleşen bir kervan yağması üzerinden gelişen olay Harzemşahların yıkılış sürecini başlatmış ve Cengiz Han önderliğinde Moğol istilası başlamıştır. Bu tezde devletlerarası bir krize sebep olan Otrar olayının Harzemşahların çözülüş ve yıkılış sürecine tesiri ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Alâeddin Muhammed, Cengiz Han, Harezmşahlar, Moğollar, Otrar Olayı.
  • Master Thesis
    Osmanlıdan günümüze Diyarbakırlı kadın şahsiyetler
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Dalkılıç, Songül; Çekiç, Ayşe
    Toplum hayatında kadının konumu yaşanan her değişim ve dönüşümü de bünyesinde barındırarak daima konuşulan bir mesele olmuştur. Aynı coğrafyada olsa dahi gelenek, görenek, din, dil ve kültür gibi unsurları farklı olan toplumlar, kadının statüsünü şekillendirmekte geleneksel bir etkiye sahip olmuşlardır. Söz konusu bu etkinin tesiriyle de kadın bulunduğu sosyal katmanlarda çeşitli roller üstlenmiştir. Hiç şüphesiz ki Osmanlı döneminde de kadın, toplum içerisinde sosyal, kültürel, siyasal ve dinsel faktörlerin etkisiyle yüzyıllar boyunca farklı statülere sahip olmuş ve kadının bu statükosu değişen her koşulda kadının konumu hakkında fikirlerin beyan edilmesine ivme kazandırmıştır. Batılılaşma hareketi ile her alanda yaşanan farklılaşma ve bunun neticesinde dönüşüm yaşayan kadın, sosyo-kültürel hayatta daha aktif rol almaya başlamıştır. Gerek Osmanlı dönemi gerekse günümüzde kadının toplumsal yaşamında meydana gelen değişimi ile kültürel ve sanatsal anlamda ortaya koyduğu değerleri doğru orantılı bir gerçektir. Kadınların kültür-sanat ve eğitim hayatında etkin olmalarında şehirlerinde rolü büyüktür. Osmanlı modernleşmesinin şehirle ilintili olarak kadının sosyal hayattaki konumunu Diyarbakır özelinde incelediğimiz tezin birinci bölümünde, Osmanlı'dan günümüze eğitim başta olmak üzere sosyal, iktisadi, siyasi ve hukuki alanlarda kadının tarihsel seyri incelenerek, kadın meselesine genel hatlarıyla değinilmiştir. Tezin ikinci ve üçüncü bölümlerinde ise Osmanlı coğrafyasının sayılı merkezleri arasına girmeyi başarmış ilim ve irfan şehri Diyarbakır'ın, Osmanlı'dan bugüne değin, kültürel ve sanatsal hayata katkıda bulunmuş aydın ve entelektüel kadınları incelenmiştir. Çalışmanın neticesinde, Osmanlı döneminde kadının sınırlı çerçevede de olsa ekonomik, sosyal, kültürel, siyasi ve hukuki alanda var olduğu görülmüş fakat kadın hayatı araştırmaları erkeklerde olduğu kadar önemsenmeyip ihmal edilmiştir. Osmanlı'nın batılılaşması ile beraber kadın kimliğinin yeniden tanımlanmasının, modernleşme sürecinin bir parçası olduğu sonucuna ulaşılmış ve bu yeni süreçte kadının konumu yeniden şekillenerek bulunduğu alanlar genişlemiştir.
  • Article
    Citation - Scopus: 2
    The Envision of God in the Crusader Idea and Its Effect on the Crusades
    (Osman Kose, 2024) Cekic, Ayse
    The historiography of the Crusades is an extension of Western Europe's desire to reach its own ideal history. The vacuum of authority following the fall of Rome led the Catholic world to create a new world order for itself. With its religiously referenced starting point, the Crusades offer God's promise of salvation and victory to the Crusaders. According to the Crusader idea, the hand of God will ascend to the earth through the Crusaders and the state of God will be established in Jerusalem through the Crusades. With this idea, the Crusader idea constructed a new world order for itself and placed God at the top of this order. The aim of this article is to analyse how and in what way the envision of God was dealt with in Crusader thought. The lack of such a study based on Crusader sources in the literature reveals the importance of this article. Through the methodological analysis of Crusader sources, the conception of God in Crusader thought and its reflections have been tried to be understood. As a result, the Crusaders's positioning of God in a mobilising position helped the Crusaders to invent their autonomous God and establish the God State; it also formed the basis for the transformation of the Crusaders into a nation chosen and God.
  • Book Review
    Dante ve Orta Çağ’da Dinî Sembolizm
    (2022) Çekiç, Ayşe
    -
  • Article
    Haçlıların Kudüs’ü Zapt Etme Düşüncesinde Dinî Referansların Motivasyon Bağlamında Tesiri: I. Haçlı Seferi Örneği
    (2024) Çekiç, Ayşe
    1095-1291 yılları arasında gerçekleşen Haçlı Seferleri siyasi, sosyal ve ekonomik sebeplerinin yanında; dinî gerekçelere bağlı motivasyonu da oldukça yüksek bir organizasyondur. Seferlerle birlikte Kudüs’ün, Haçlılar tarafından ele geçirilmesi zaruri bir şehir olarak görülüp, Tanrı devletinin Kudüs’te temayüz edeceği düşüncesi Haçlıları Tanrı’nın ordusu olarak harekete geçirmeyi başarmıştır. Semavî dinler açısından Hıristiyanlığın dinî-ideolojik bir bakış açısıyla Kudüs’ü kollektif bir bilinçle zapt etme düşüncesinin yöntem ve sürecindeki işleyişi görmek Haçlıların inanmışlık derecesini ortaya çıkarmaya matuf bir sürecin analizini yapmayı sağlayacaktır. Bu minvalde makale, I. Haçlı seferi sınırları içerisinde Kudüs’ün zaptı düşüncesinde dini referansların Haçlılar tarafından nasıl algılandığı sorusuna odaklanmıştır. Haçlı ordularını Kudüs’e sevk eden dinî dayanak noktalarının Haçlı motivasyonuna sunduğu katkı ve Haçlıları harekete geçirici yönü anlaşılmaya çalışılmıştır. Çalışmada kaynak ve söylem analizi yöntemleri Haçlı kaynaklarına uygulanarak Haçlı aklının dinsel argümanları ve bunun Haçlı motivasyonuna sunduğu katkı değerlendirmeye tabi tutulmuştur.
  • Article
    Citation - WoS: 1
    Citation - Scopus: 1
    Manifesting the Crusaders' Instinct for Violence in the Context of the Capture of Antioch
    (Univ Malaya, Acad Islamic Studies, 2024) Cekic, Ayse
    This paper scrutinises the ideological foundations and violent practices of the Crusaders during the First Crusade, focusing specifically on the massacre at Antioch in 1098. It posits that the Crusaders' notion of divine salvation was inherently linked to the brutalisation of non-Christian populations, particularly Muslims, whom they perceived as adversaries to Christian faith and sovereignty. By conducting a comparative analysis of Crusader and Muslim sources, this study investigates the development of a Crusader ethos that legitimised mass slaughter as a divinely sanctioned act. Antioch, a strategic waypoint en route to Jerusalem, held significant religious importance for Christians, thereby intensifying Crusader aggression. This massacre, driven by religious zeal and demographic ambitions, precipitated a transformative shift in the city's populace and symbolised the Crusaders' determination to re-establish Christianity in the East. Chronicles from the period, including those by Raymond d'Aguilers and Peter Tudebode, vividly describe the slaughter, often depicting it as fulfilling God's will. The paper underscores how Crusader narratives celebrated this violence as divine retribution, setting a precedent for subsequent massacres in Maara and Bayt al-Maqdis. Ultimately, this study enhances our understanding of the Crusader mindset, particularly how it rationalised extreme violence against perceived 'infidels' as essential to fulfilling a holy mandate. The findings highlight the complexities of Crusader ideology, shaped by theological, cultural, and geopolitical factors, which influenced European perspectives on the Eastern world for centuries to come.
  • Article
    Söylem Analizi Bağlamında Papa II. Urbanus ve Haçlı Seferi Çağrısı
    (2024) Çekiç, Ayşe
    Haçlı Seferleri 1096-1291 yılları arasında Batı Avrupa’nın yayılmacı içgüdüyle Doğu İslam dünyasına düzenlediği seferler bütünüdür. Papa II. Urbanus’un Clermont Konsilinde verdiği genel Haçlı vaazı seferlerin yapılma gerekçesini açıklar mahiyettedir. Tanrı meşruiyetiyle kilisenin sözcüsü olarak seferleri başlatan Urbanus, Clermont vaazında Haçlıların neden Kudüs hac yolculuğuna çıkmaları gerektiği konusunu detaylıca ele almıştır. Bunu yaparken kitlesel bir hareketin fitilini ateşleyen Urbanus’un sözleri o günün şartlarında Batı Avrupa’nın gerek dini gerekse dünyevi ihtiyaçlarını karşılar bir durum arz etmektedir. Urbanus’un Haçlı olacaklara Tanrı desteğini vaat etmesi ve sefere çıkmaktan kaçınanları da İsa Mesih üzerinden korkutması iyi bir motivasyon olarak Haçlı kimliğini sağlamlaştırmıştır. Çalışmada söylem analizi yöntemi kullanılmış ve Haçlı kaynaklarının Urbanus’un vaazıyla ilintili kısımları bütüncül bir şekilde incelenmiştir. Bu sayede Urbanus’un ağzından konuşan kilise ve Avrupa siyasasının ne demek istediği daha anlaşılır bir mahiyet kazanmıştır.