Bozkurt, Abdülbaki
Loading...
Profile URL
Name Variants
Abdülbaki BOZKURT
Job Title
Dr. Öğr. Üyesi
Email Address
Main Affiliation
Department of History / Tarih Bölümü
Status
Current Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Sustainable Development Goals
11
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES

1
Research Products

This researcher does not have a Scopus ID.

This researcher does not have a WoS ID.

Scholarly Output
6
Articles
4
Views / Downloads
40/290
Supervised MSc Theses
1
Supervised PhD Theses
1
WoS Citation Count
0
Scopus Citation Count
0
WoS h-index
0
Scopus h-index
0
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
0.00
Scopus Citations per Publication
0.00
Open Access Source
4
Supervised Theses
2
Google Analytics Visitor Traffic
| Journal | Count |
|---|---|
| Mukaddime | 1 |
| ŞIRNAK ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ | 1 |
| Tarih Okulu Dergisi | 1 |
| Vakanüvis Uluslararası Tarih Araştırmaları Dergisi (Online) | 1 |
Current Page: 1 / 1
Scopus Quartile Distribution
Quartile distribution chart data is not available
Competency Cloud

6 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 6 of 6
Article Klasik Dönem Arap Kaynaklarında Nuh Tufanı’nın Ra’sü’l-Ayn’de Gerçekleştiğine Dair Rivayetlerin Değerlendirilmesi(ŞIRNAK ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ, 2018) Bozkurt, AbdülbakiTufan hadisesi, en eski çağlardan beri sözlü olarak aktarılmış, yazılmış ve bu şekilde günümüze kadar ulaşmış olan bir olaydır. Bu hadisenin gerçekliğine dair bilimsel ve dini veriler mevcuttur. Bu verilere göre tufanın m.ö. III. binde yaşanmış olduğu tahmin edilmektedir. Hadisenin meydana geldiği yer ile ilgili elde kesin veriler bulunmamakla birlikte bu konuda dazı tahminler öne çıkmaktadır. Bu tahminlerden bir tanesi el-Cezire bölgesinde yer alan Ra’sü’l-Ayn şehridir. Bazı ortaçağ Arap yazarlarına göre Hz. Nuh, Ra’sü’l-Aynlıdır. Bu kanaate sahip olan yazarlar, Tufan hadisesinin de orada gerçekleşmiş olduğunu belirtmişlerdir. Bahse konu yazarların dile getirdikleri iddiaların değerlendirilmesi ve bunların nereden kaynaklanmış olabileceğinin araştırılması, makalenin özünü teşkil etmektedir. Araştırmada iki farklı kaynak türü kullanılmıştır. Bunlar, Nuh Tufanı’nın Ra’sü’l-Ayn’de gerçekleştiğine dair rivayetlerin nakledildiği birinci elden kaynaklar ile bu rivayetleri destekleyen veya nakzeden bilimsel araştırma/ incelemelerden oluşmuştur. Ayrıca semavî dinlerin kutsal kitaplarından zaman zaman alıntılar yapılmıştır. Tarih biliminin araştırma metotları çerçevesinde konu incelenmiş, problemin çözümüne yönelik tahlil ve değerlendirmelerde bulunulmuştur.Doctoral Thesis İmparator Traıanus'un Euphrates (Fırat) Ötesindeki Doğu Politikası(2025) Erdem, Burak; Bozkurt, AbdülbakiBu tezde Roma İmparatorluğu'nu doğuda en geniş sınırlara ulaştırarak Roma'ya 'Altın Çağ'ını yaşatan, en iyi beş imparatordan biri olarak kabul edilen Optimus ve Parthicus ünvanlarına sahip Marcus Ulpius Traianus'un, Euphrates (Fırat) Nehri'nin ötesindeki politikaları incelenmektedir. Traianus'un doğu politikalarını oluşturan temel unsur, Parthlarla yapmış olduğu mücadelelerdir. İmparatorluğun Parth Krallığı'na karşı yürüttüğü seferler arasında belki de en büyük, en başarılı ve en kötü kaydedilmiş olanı Traianus'un seferleri olduğu söylenebilir. İmparator Traianus'un bu seferleri, hangi amaçla ve ne şekilde gerçekleştirdiği belirsizliğini korumaktadır. Bu çalışmayla, söz konusu belirsizliklerin ortadan kaldırılması amaçlanmaktadır. Çalışmanın kapsamı, Traianus'un 113-117 yılları arasında gerçekleştirdiği büyük doğu seferleriyle ilgili olsa da araştırma dört yıl ile sınırlandırılmamaktadır. Çalışmada Traianus Dönemi'nin iyi anlaşılabilmesini sağlamak amacıyla imparatorluğun Augustus ile başlayan emperyal stratejisi, Traianus'tan önceki Romalı yöneticilerin doğudaki savaşları ile Nebati Krallığı'nın 106 yılındaki ilhakına da yer verilmektedir. Yine bu kapsamda, Traianus'un Yahudilere ve Hristiyanlara karşı tutumu da incelenmeye çalışılmaktadır. Tezde, birincil kaynaklar olarak Antik Çağ yazarlarının aktardıklarıyla birlikte modern tarihçilerin çalışmaları sentezlenerek epigrafik, arkeolojik ve nümizmatik kanıtlardan yararlanılmaktadır. Son yıllarda Türkçe olarak Roma İmparatorluğu üzerine çok sayıda kitap ve makale yayınlansa da doğrudan Traianus'un yaşam öyküsü ve Euphrates Nehri ötesindeki faaliyetleri kapsamlı bir çalışmada ele alınmamaktadır. Bu bağlamda doktora tezi, yapılan ilk özgün çalışma olma özelliğine sahiptir. Italia dışında doğan ilk imparator olan Traianus, Mezopotamya'yı boyunduruk altına alan ve Roma'nın doğudaki en güçlü rakibi konumundaki Parth Krallığı'nın kışlık başkenti Ctesiphon'u ele geçiren ilk Romalı olmuştu. Nihayetinde Büyük İskender'den bu yana doğuda böylesine büyük fetihleri gerçekleştirme başarısı gösteren ilk imparator olan Traianus, seleflerinin kurduğu hayali gerçeğe dönüştürmüştü. Bununla birlikte çalışma, imparatorun Yahudilere karşı Roma'nın emperyal uygulamalarını sürdürdüğünü ve farkında olmadan Hristiyanlığa büyüme özgürlüğü verdiğini de ortaya koymaktadır. Yaklaşık dört yıl süren doğu seferlerinde yalnızca Hatra kuşatmasında başarısız olan Traianus, askeri kayıplarının artıp hastalığının da ilerlemesi nedeniyle 117'de Antiochia'ya geri çekilmek zorunda kalmış ve Roma'ya dönüş yolunda hayatını kaybederek Italia dışında ölen ilk imparator olarak da tarihe geçecektir.Article Moğolların Güneybatı Asya’yı İşgaliyle Anadolu ve Bilâdüşşam’da Yaşanan Kıtlıklar(2025) Bozkurt, AbdülbakiYaygın ve sürekli açlığa mahkûm eden, etkilediği insanları zayıflatıp güçten düşüren, ölüm oranında önemli bir artışa yol açan ve uzun süreli gıda darlığı yaşatan kıtlık, insanları her daim tehdit eden felaketlerden biri olmuştur. Bu çalışmada 1230-1335 yılları arasında Moğol istilasına uğrayan Anadolu ve Bilâdüşşam’da meydana gelen kıtlıkların sebepleri ve bölge halkları üzerinde yaptığı olumsuz etkileri incelenecektir. Makale, önemini, anılan dönemin büyük sorunlarından ve aynı zamanda yaşananların sosyal bir boyutu olduğu halde fazla ilgi görememiş kıtlıkları incelemiş olmasından almaktadır. Araştırmada dönemin çağdaşı olan tarihçilerin yazdıklarına odaklanılmıştır. Bunun yanı sıra tetkik eserlerden de faydalanma yoluna gidilmiştir. Çalışmada tarih biliminin kullandığı çözümleme, karşılaştırma ve değerlendirme tekniklerinden yararlanılmıştır. Çalışmanın neticesinde, Moğol istilasına uğrayan Anadolu ve Bilâdüşşam’da meydana gelen kıtlıkların bir kısmının doğal diğer bir kısmının ise beşeri sebeplerden kaynaklandığı sonucuna ulaşılmıştır. Doğal kaynaklı olanlara müdahale çok zor olsa da etkisi uzun süreli olmamıştır. Beşeri olan kıtlıklarda ise müdahale olanağı daha mümkün olduğu halde yıkıcılığı ve süresi daha uzun olmuştur. Bu açıdan araştırmada, her ne kadar doğal sebeplerden kaynaklanan kıtlıklarda kuraklık ve çekirge istilalarının etkisinin büyük olduğu görülse de Moğolların bölgeyi istila etmesinin de kıtlığın artmasında önemli bir faktör olduğu tespit edilmiştir.Master Thesis Amid'te Bir Türkmen Beyliği Yinaloğulları(2024) İldeniz, Mehmet Nuri; Bozkurt, Abdülbaki'Amid'te Bir Türkmen Beyliği Yinaloğulları (1098-1183)' adlı bu çalışmada, ilk olarak Yinaloğulları Beyliği'nin hâkimiyet sahasına karşılık gelen Amid, Eğil ve Yemame Kalesi'nin tarihî coğrafyası ele alınmıştır. Ardından Yinaolğulları öncesi Amid ve yakın çevresinin geçirdiği siyasi aşamalara kısaca temas edildikten sonra, asıl konumuz olan Yinaloğulları Beyliği'ne geçilmiştir. İlk olarak Yinal ismi üzerinde durulmuş, ayrıca kaynaklarda beyliğin kurucuları ve ilk beyleri olarak geçen Sadr ve Yinal el-Türkmanî'nin tarih sahnesinde belirmeleri, özellikle Suriye Selçukluları içerisideki iktidar mücadelesiyle Amid şehrini ele geçirmeleri anlatılmıştır. Daha sonra beyliğin bölgede yükselişi, Vezir Nisan adında bir şahsın elinde çöküşü ve nihayetinde Eyyûbîler hükümdarı Selahaddin Eyyûbî tarafından Amid'in zaptı ile beyliğin yıkılışı gibi devrin siyasi hadiseleri işlenmiştir. Bununla birlikte bölgenin iktisadî yükselişinin Amid ve çevresine müspet neticeleri olmasından dolayı bu dönemde Yinaloğullarını merkeze alarak bölgedeki sosyal ve iktisadî faaliyetlere ayrı bir bölüm açılmıştır. Her ne kadar bu beylikten günümüze çok az maddi kalıntı intikal etmişse de bu dönemde kapsamlı bir şekilde onarımdan geçen Amid Ulu Camii, Kale Camii ile Hz. Ömer Camii gibi mimarî eserler, Yinaloğulları devrinin güzel hatıraları olarak bugün ayakta durmaktadır. Çalışmada da sözü edilen bu eserlerin yapısal ve mimari özelliklerine değinilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ortaçağ, Selçuklular, Yinaloğulları, el-Cezire, AmidArticle Timur’un Mardin Seferleri ve Artuklularla Kurduğu Siyasi İlişkiler(2025) Bozkurt, AbdülbakiTürk tarihinde derin izler bırakmış hükümdarlardan biri olan Timur, girdiği bütün savaşları kazanarak Türkistan’dan Avrupa’ya kadar olan coğrafyada hükmünü kabul ettirmiştir. Timur, batıya doğru yaptığı “beş yıllık” ve “yedi yıllık” seferler kapsamında Mardin’i kuşatmıştır. Cihangirlik iddiasıyla ortaya çıkan Timur, üzerine sefer düzenlediği bütün toprakların Cengiz Han ve soyuna ait olduğunu, kendisinin de bu toprakların doğal varisi olduğunu ileri sürmüştür. Bu çalışma, varisi olduğunu iddia ettiği yerlere sahip olmak isteyen Timur’un Suriye, Mısır ve Anadolu toprakları üzerindeki emelini gerçekleştirebilmek amacıyla anahtar bir konumda gördüğü Mardin Artuklularını hedef alan seferleri ve bunların neticesinde ikili arasında gelişen siyasi ilişkilerini incelemektedir. Makale önemini, konu ile ilgili ilk araştırma makalelerinden biri olma özelliğinden almaktadır. Araştırmada, olaylara şahitlik eden Timur taraftarı yazarlarının yanı sıra çağdaşı olan karşıtlarından da yararlanılmıştır. Her iki tarafın görüşleri karşılaştırılarak ve gerektiğinde günümüz tarihçilerinin yorumlarıyla birlikte kişisel değerlendirmeler de katılarak verilmiştir. Çalışmada, çözümleme, karşılaştırma ve yorumlama metotlarından yararlanılmıştır. Çalışmanın neticesinde cihangirlik iddiası olan Timur’un bu hedefine ulaşabilmesi için stratejik bir konuma sahip Mardin’i ele geçirerek Memlüklerin kuzey sınırında bir gedik açma niyetinin olduğu anlaşılmıştır. Bunu gerçekleştirdiği takdirde Mısır ve Suriye’yi çok daha kolay elde edebilecek ve Anadolu’da olup bitenlerden de erken haberdar olabilecekti.Article Büyük Selçukluların Son Dönemlerinde Halife-Sultan Çekişmesinin Haçlılarla Yapılan Mücadeleye Etkisi: Melik Mahmud Devri ve Sonrası(2024) Bozkurt, AbdülbakiBu çalışma, Büyük Selçuklu Devleti’nin son dönemlerinde, sultanlar ile Abbâsî halifeleri arasında yaşanan siyasi çekişmelerin, aynı döneme tekabül eden Haçlı işgallerine karşı Müslümanların verdiği mücadeleye etkisini ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır. Çalışmanın girişinde Büyük Selçuklu Devleti ile Abbâsî halifeleri arasında ilk siyasi münasebetlerin kurulması, gelişimi ve nihayet çalışmaya konu olan Sultan Sencer’in saltanat dönemine kadar olan gelişmeler özetlenmiştir. Yapılan özetlemenin ardından uygun başlıklarla önce halife-sultan çekişmesinin dini-siyasi dayanaklarına değinilmiş daha sonra da çalışma konusuyla ilgili detaylı bilgilere geçilmiştir. Çalışma, Sultan Sencer’in saltanat yılı olan 1118’den başlayıp aynı sultanın Oğuzların eline esir düştüğü 1153 tarihine kadar olan bazı olayları kapsamaktadır. Abbâsî halifelerinin “dünyevî iktidarlarını” yeniden kazanmanın gayreti içinde oldukları bu süreçte özellikle Irak Selçuklu hükümdarlarından Melik Mahmud ve Melik Mesud öne çıkan sultanlar olmuştur. Gerek Sultan Sencer’in gerek anılan diğer sultanların Abbâsî halifeleri ile olan inişli-çıkışlı ilişkilerinin Haçlılarla yapılması gereken mücadeleyi olumsuz etkilediği açıkça görülmüştür. Çalışmada ana kaynaklarla birlikte tetkik eserlere de başvurulmuştur. Halife-sultan çatışmalarının yaşandığı sırada özellikle ana kaynaklarda çoğu zaman rastlanmayan Haçlılarla yapılan mücadeleye etki bağlantısı, tetkik eserlerlerden yararlanılmak suretiyle kurulmaya çalışılmıştır. Belirlenen süreçte daha çok bütün İslam dünyasının büyük çoğunluğunu etkileyebilecek düzeyde olaylara odaklanılmıştır. Metin içerisinde kronolojik sıralamaya uygun bir şekilde önce halife-sultan arasındaki çekişmelere kısaca değinilmiş, ardından bu çekişmenin Haçlılarla yapılan mücadeleye etkisinden söz edilmiştir.

