Dinç, Fasih

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Dinç, Fasih
Job Title
Doç. Dr.
Email Address
Main Affiliation
Department of History / Tarih Bölümü
Status
Current Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

NO POVERTY1
NO POVERTY
0
Research Products
ZERO HUNGER2
ZERO HUNGER
0
Research Products
GOOD HEALTH AND WELL-BEING3
GOOD HEALTH AND WELL-BEING
0
Research Products
QUALITY EDUCATION4
QUALITY EDUCATION
0
Research Products
GENDER EQUALITY5
GENDER EQUALITY
0
Research Products
CLEAN WATER AND SANITATION6
CLEAN WATER AND SANITATION
0
Research Products
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY7
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
0
Research Products
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH8
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
0
Research Products
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE9
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
0
Research Products
REDUCED INEQUALITIES10
REDUCED INEQUALITIES
1
Research Products
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES11
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
2
Research Products
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION12
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
0
Research Products
CLIMATE ACTION13
CLIMATE ACTION
0
Research Products
LIFE BELOW WATER14
LIFE BELOW WATER
0
Research Products
LIFE ON LAND15
LIFE ON LAND
0
Research Products
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS16
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
0
Research Products
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS17
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
2
Research Products
This researcher does not have a Scopus ID.
This researcher does not have a WoS ID.
Scholarly Output

15

Articles

5

Views / Downloads

246/219

Supervised MSc Theses

9

Supervised PhD Theses

1

WoS Citation Count

0

Scopus Citation Count

1

Patents

0

Projects

2

WoS Citations per Publication

0.00

Scopus Citations per Publication

0.07

Open Access Source

12

Supervised Theses

10

JournalCount
BELLETEN1
Dicle Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi1
Genel Türk Tarihi Araştırmaları Dergisi1
Mukaddime1
Türkiyat Mecmuası1
Current Page: 1 / 1

Scopus Quartile Distribution

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 10 of 15
  • Master Thesis
    2794-2795 NUMARALI GEVAŞ-VASTAN-KARÇIKAN-HAVASOR NAHİYELERİNİN MÜSLİM-GAYRİMÜSLİM NÜFUS DEFTERLERİ’NİN TRANSKRİPSİYON VE DEĞERLENDİRİLMESİ
    (2018) Kural, Nurten; Dinç, Fasih
    Nüfus sayımları, toplumların demografik, sosyolojik, ekonomik ve tarihi durumlarını ortaya koymakta, fertlerin yaş, cinsiyet, meslek, göç, dil, din ve fiziksel özellikleri hakkında oldukça önemli bilgiler içermektedir. Bu özelliklerinden dolayı araştırmacıların dikkatini celp etmiş ve nüfus defterleri hakkında pek çok çalışmalar yapılmış ve yeni yöntemler geliştirilmiştir. Dünyanın en iyi kayıt sistemine sahip ülkelerinden bir olan Osmanlı İmparatorluğu nüfus kayıtları konusunda da oldukça zengin bir arşiv malzemesi bırakmıştır. 19. Yüzyıldan önce tahrir şeklinde tutulan kayıtlar bu yüzyıldan sonra sadece nüfus sayımı amacıyla yapılmaya başlanmıştır. Osmanlı İmparatorluğunda 1831 yılında ilk nüfus sayımları yapılmaya başlanmış, çalışmamıza konu olan Van’da ise ilk nüfus sayımı 1836 yılında yapılabilmiştir. 2794-2795 Numaralı ve NFS. d. koduyla kayıtlı Van Eyaletine bağlı Gevaş, Karçıkan, Vastan ve Havasor nahiyelerinin Müslim ve Gayrimüslim nüfus defterleri transkribe edilerek, değerlendirmeleri yapılmıştır. Amacımız yaklaşık olarak iki asır önce Van yöresinde yaşayan ahalinin etnik, sosyolojik ve ekonomik durumlarına ışık tutarak, bölgede yaşayan insanların kendi geçmişleri ve ataları hakkında bilgi sahibi olmalarını sağlamaktır.
  • Article
    Kaht u Galâda Kaht-ı Rical: Merkezî Yönetim ve Musul Vilayet İdaresinin 1879-1880 Kıtlığıyla İmtihanı
    (Türkiyat Mecmuası, 2020) Dinç, Fasih
    Kıtlık; kuraklık ve dengesiz yağışların toplumun üretim olanaklarını ortadan kaldırmasıyla ortaya çıkan doğal bir afettir. Bu afet, her ne kadar coğrafi koşulların bir neticesi olsa da afetin giderilmesi, devlet mekanizmasının sağlıklı işleyişiyle yakından ilişkilidir. Bu mekanizmanın en önemli ayağını başarılı ve deneyimli yöneticiler oluşturmaktadır. Tespit ettiğimiz kadarıyla kıtlıkların baş gösterdiği merkezden uzak yerlerde yeterli deneyime sahip yöneticiler, memuriyet görevlerine herhangi bir leke gelmemesi için idarî sorumluluk almaktan kaçınmışlardır. Bu sebeple söz konusu yerler, daha alt düzeydeki deneyimsiz memurlar tarafından idare edilmiştir. Bu memurların afetlerden kaynaklı olağanüstü koşulların hüküm sürdüğü idarî birimlerde varlık gösterebilmeleri, sahip oldukları yetenek ile merkezî devletin yardım kapasitesiyle doğrudan ilişkilidir. Ne yazık ki olağanüstü koşullarda krizi koordine edebilme kabiliyetinden yoksun yöneticilerin merkezî hükümetten gerekli desteği de alamaması durumunda söz konusu idarî birimlerde yaşayan halk, bir trajediyle karşı karşıya kalır. Bu çalışmada; 1879-1880 zaman aralığında şiddetli açlığın meydana geldiği Musul vilayet alanında Osmanlı merkez bürokrasinin yönetici atama yaklaşımları ile atanan yöneticilerin kıtlıkla nasıl mücadele ettikleri hususu ele alınmıştır.
  • Master Thesis
    İbnü'n-nefis'in Risâlet'ül-a'za' İsimli Eserinin Çeviri ve İncelemesi
    (2024) Güneş, Sümeyye; Dinç, Fasih
    İnsanlık tarihi ile birlikte ortaya çıktığına inanılan bazı tedavi yöntemlerinin olduğu düşünülmektedir. Dönemden döneme ve bölgeden bölgeye nasıl ki toplumların çeşitli özellikleri değişebilmekte ise insanların tedavide kullandığı birçok uygulamada da farklılıklar görülmesi olağan bir durum olarak karşılanmaktadır. Bu araştırmamızda Müslüman bir hekim olan İbnü'n-Nefis'in örnekliği üzerinden Orta Çağ'da, İslam dünyasında kullanılan tedavi yöntemlerinin, tıbbi gelişmelerin tarihi seyri incelenmeye çalışılacaktır. Tezimiz İbnü'n-Nefis'in hayatının, hocalarının, öğrencilerinin, eserlerinin ve yaşadığı toplumun sosyo kültürel, ekonomik ve siyasi yönlerinin alındığı bölüm ile başlamaktadır. Müellifimizin konuyla ilgili kaleme aldığı 'Risâlet'ül-A'za'' eserinin Arapça'dan Türkçeye ilk kez tercümesini gerçekleştirdiğimiz çeviri metni ve eserdeki bilgilerin günümüz yaklaşımları ile yer yer karşılaştırma yapmaya çalıştığımız kısım ise tezimizin ikinci bölümünü oluşturmaktadır. Son bölüm olarakda eserin anlaşılabilirliğini arttırmak adına İbnü'n-Nefis'in eserde başvurduğu kavramları açıklamak üzere kaleme aldığımız kısımdan müteşekkildir. Anahtar Kelimeler: Risâlet'ül-A'za', İbnü'n-Nefis, Memlükler, Tıp, Bilim, Orta Çağ.
  • Master Thesis
    214 Numaralı Mardin Şer'iyye Sicili'nin Transkripsiyon ve Değerlendirmesi
    (2025) Birkan, Eyyup; Dilmen, Mehmet; Atayoğlu, Şemsettin; Akman, Ekrem; Dinç, Fasih
    Bu çalışmanın konusu 214 numaralı Mardin Şer'iyye Sicil Defteri'nin transkripsiyon ve değerlendirilmesidir. Çalışma 214 numaralı Mardin Şer'iyye Sicil Defteri'nde 27 Zilhicce 1308/3 Ağustos 1891 ile 13 Cemaziyelevvel 1309/15 Aralık 1891 tarihleri arasında şer'iyye mahkemesine gelen daha çok aile, miras, vesayet, vekâlet, alım-satım ve tarla davalarını kapsamaktadır. Sicil defterinde Mardin'in mahalleleri, çarşıları, önemli vakıf yapıları, köyleri, nahiyeleri ve çevredeki yer adları hakkında önemli bilgiler bulunmaktadır. Transkripsiyonu yapılan defterde ayrıca ailevi problemler ve satış davalarına konu olmuş şehirde yaşayan aileler, evlerde kullanılan eşyalar ve kadınların mal varlıkları yer almaktadır. Bu çalışmanın amacı şehir tarihine önemli katkılar sağlayan mahkeme kayıtlarının transkripsiyonunun yapılarak araştırmacıların hizmetine sunulmasıdır. Böylece şehrin sosyal ve ekonomik yapısı, demografisi ve mekân gelişimi hakkında birincil kaynak olarak önemli bir katkı sunulmuş olacaktır.
  • Master Thesis
    Savur'da sosyal ve ekonomik hayat (233 Numaralı Şer'iyye Siciline göre)
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2020) Özkan, Edip; Dinç, Fasih
    Osmanlı Devletinin sosyal ve ekonomik tarihinin önemli kaynaklarından biri, şer'iyye sicilleri ve genellikle bu sicillerin içerisinde kayıtlı olan terekelerdir. Şer'iyye sicilleri aynı zamanda ait oldukları yerleşim yeri için de önemli bir şehir tarihi kaynağıdır. Siciller, ilgili kişilerin kasabası, köyü veya mezrasının idari açıdan nereye bağlı olduğunu, eski yer ve bölge isimlerini, ailelerin kullandıkları eşyaları, giyim kuşamları, evlerinin yapısını, kişi sayılarını, isimlerini, unvanlarını, mensubiyetlerini, uğraş alanlarını, ürettikleri ve tükettiklerini, yapılan ticareti ve ekonomik durumlarını barındırması açısından yerleşim yeri ile ilgili genel bilgilere ulaşmayı sağlayacak temek kaynaklardır. Bu bağlamda Savur Kazasının sosyal ve ekonomik hayatını ortaya koymak için 5 Mayıs 1900 ile 18 Mart 1907 tarihlerini kapsayan 233 numaralı Savur şer'iyye sicili, çalışmanın ana kaynağını oluşturmuştur. Bu çalışma giriş üç bölüm ve sonuç kısımlarından meydana gelmiştir. Giriş kısmında konumuza kaynaklık eden Savur şer'iyye sicili şekil ve içerik yönünden tanıtılmıştır. Bölgenin demografik yapısını, idari yapısını ve tarihsel süreç içerisindeki rolünü anlamak için kısa tarihçe verilmiştir. Ayrıca Savur'un bölgedeki stratejik konumu, ticaret yolları ve yürütülen tarım faaliyetleri açısından tarihi coğrafya açıklanmıştır. Birinci bölümde gündelik hayat içerisinde toplumun en küçük birimi olan aile ele alınarak aile yaşantısı, aile bireyleri arasındaki ilişkiler ve anlaşmazlıklar üzerinden toplumsal yapı çözülmeye çalışılmıştır. İkinci bölümde Savur halkının yaşam alanları, yaşadıkları evlerin özellikleri, evlerde kullanılan eşyalar, süs ve giyim eşyaları ele alınmıştır. Üçüncü bölümde Savur'da ekonomik faaliyetler içerisinde yetiştirilen ve ticareti yapılan tarım ürünleri, üretimde kullanılan tarım aletleri, üretimde hayvan varlığı ve tüketilen gıdalar ele alınmıştır.
  • Article
    19. Yüzyıl Osmanlı Merkezileşmesinin Serbest Ticaret Faaliyetleriyle İlişkisi: Osmanlı Irak’ı Örneği
    (2022) Dinç, Fasih
    19. yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı Devleti ile İngiltere arasındaki ilişkiler, eşit düzeyde olmasa bile, karşılıklı bir ihtiyaca dönüşmüştür. Osmanlı Devleti’nin, başta Rusya olmak üzere, Avrupa devletlerinin emperyalist saldırıları karşısında yıkılma tehlikesiyle karşılaşması İngiltere’nin Doğu Akdeniz, Mısır, Hindistan ve Uzakdoğu pazarında manevra kabiliyetini sınırlandıracak güçlü bir rakip ile karşı karşıya bırakma riski doğurmuştu. Bu durum Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğünü koruma ve politik otoritesini yeniden kurma çabaları ile İngiltere’nin söz konusu pazarlarda serbest ticarete dayalı ekonomi modelini uygulamasına elverişli imkânlar sunuyordu. Her iki devletin amaçlarının paradoksal bir şekilde örtüşmesi, bu konudaki mevcut literatürün çok fazla dikkate aldığı bir durum değildir. Bu bağlamda çalışmada, 19. yüzyılda hız kazanan Osmanlı merkezileşmesi ile İngiltere’nin iktisadi yayılımının dayandığı serbest ticaret faaliyetleri arasındaki ilişki, Osmanlı Irak’ı özelinde karşılıklı yararlılığa dayalı olarak hem konu hakkındaki literatüre hem de Osmanlı arşiv belgelerine başvurularak analiz edilmektedir.
  • Master Thesis
    Safevi- Kürt ilişkileri
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2019) Sünğür, Servet; Dinç, Fasih
    Safevi-Kürt ilişkileri 1501 tarihinde Safevi Devleti'nin kuruluşuyla başlayıp 1736 tarihinde yine Safevi Devletinin yıkılışıyla son bulmuştur. Bu ilişkiler her dönemde farklı olsa da iki buçuk asra yakın bir süreyi kapsamakta olup gerek Safeviler gerekse de Osmanlı devleti için önemli sonuçlar meydana getirmiştir. Safevi-Kürt ilişkileri'nin 1501-1576 yıllarını kapsayan bu çalışmada giriş kısmını takiben üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde "Safevi-Kürt İlişkilerinin Tarihi Arka Planı" adlı bölüm ile her biri hakkındaki bilgileri açıklamaktadır. İkinci kısım Şah İsmail'in başka bir ifadeyle Safevilerin Kürtlerle ilk ilişkilerine dair meselelere ve Çaldıran savaşı sonrası değişen koşullara açıklık getirilmiştir. Onu müteakip Şah Tahmasb dönemi değişen koşullar ve bu koşullara bağlı değişen Safevi siyasetine ilişkin bölüm ile son bulmaktadır.
  • Master Thesis
    Çok partili döneme geçişin yerel basına etkisi: 1950-60 Demokrat Parti Dönemi Mardin basını
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2019) Çobanoğlu, Faraç; Dinç, Fasih
    Osmanlı Devleti"nde yerel basının oluştuğu dönemde bir taşra kenti olan Mardin"de Süryani topluluğunun şirişimleri dışında yerel basının şeliştiği söylenemez. II. Meşrutiyet döneminde yaşanan çoğulcu basın Mardin"i pek etkilememiştir. Diyarbakır vilayetine bağlı Mardin kasabasında basın alşısı buradaki şelişmelerin etkisiyle oluşmaya başlamıştır. Çok partili hayata şeçişin başladığı Demokrat Parti döneminde, Mardin"de yerel basın, Türkiye"de olduğu şibi belli değişim ve dönüşümler şeçirmiştir. Araştırmada, anılan dönemde Mardin yerel basını incelenmiştir. 1946 yılında Demokrat Parti"nin kurulması ve ardından seçimlere şirerek iktidar olması, Türkiye"de demokrasiye şeçişi kolaylaştırmıştır. DP iktidarı döneminde, ulusal ve yerel basın alanında bir canlanma yaşanmıştır. Ulusal basında yaşanan çoğulculuk, yerel basını da etkilemiştir. Türkiye"de demokrasinin (1950-60) kök saldığı dönemde diğer şehirlerde olduğu şibi Mardin"de de yerel basın konusunda bir hareketlilik yaşanmış, ardı ardına pek çok şazete yayın hayatına şirmiştir. Mardin basını da diğer illerdeki basın orşanlarının yaşadığı ekonomik ve teknik, personel sıkıntıları başta olmak üzere bir dizi sorunla başa çıkmaya çalışmıştır. Ama buna rağmen çoğulculuğun yerleşmesinin sağladığı için yerelde demokrasinin şelişmesinde basın oldukça etkili olmuştur. Son yıllarda, yerel basın üzerine yapılan çalışmalarda bir artış olsa da konu ile ilşili çalışmalar henüz yeterli düzeyde değildir. Bu çalışmada, Demokrat Parti döneminde (1950-1960), Mardin yerel basınındaki çoğulculuğun ve bunun şehrin siyasal, sosyal ve kültürel yapısında sağladığı değişimin ifade ettiği değer araştırılmaya şayret edilecektir.
  • Article
    1879-1880 MUSUL VİLAYETİ KITLIĞININ EKOLOJİK, İDARİ VE EKONOMİK BAĞLAMI
    (Genel Türk Tarihi Araştırmaları Dergisi, 2022) Dinç, Fasih
    Osmanlı belgelerinde kaht u gala olarak geçen kıtlık, yerel düzeyde ekseriyetle yetersiz ve dengesiz yağışlar sebebiyle toplumun temel besin kaynaklarından olan tahılda meydana gelen azlık ile buna bağlı olarak oluşan pahalılık olarak kendini gösterir. Kuraklığa bağlı olarak ortaya çıkan kıtlık, belli bir döneme mahsus değildir. İklim ve hava durumu koşullarından kaynaklı belli aralıklarla kendi kendini yeniden üretme özelliğine sahiptir. Kıtlığın kuraklığa bağlı olarak ortaya çıkan yapısı, beraberinde etkili ve sistemli bir iktidarın varlığını da gerekli kılar. Zira kıtlığın kendini tekrar eden yapısıyla ilişkili oluşan tahribatın kapasitesi iktidarın konumlanma düzeyiyle ters orantılıdır. Özellikle devlet iktidar alt yapısının zayıf olduğu bölgelerde kuraklığa bağlı olarak ortaya çıkan kıtlıkların olumsuz etkileri daha uzun bir zamana yayıldığı gibi yıkıcı olma kapasitesini de artırır. Bu nedenle kıtlık, doğal bir afet olmanın ötesinde devlet mekanizmasının yetersizlikleriyle de ilişkilidir. 1879 yılında yapılan idari bir düzenleme ile Irak’ın kuzey bölgelerini ihtiva eden Musul, Şehrizor (Kerkük) ve Süleymaniye sancaklarından oluşan Musul vilayeti, karasal iklim kuşağında bulunması nedeniyle belli aralıklarla kıtlıkların görüldüğü bölgelerden biri olmuştur. Ancak kendini yineleyen bu kıtlık hâli, nadiren kitlesel ölümlere yol açan şiddetli açlığa dönüşmüştür. Çünkü 18. yüzyılın ortalarından 19. yüzyılın ikinci yarısına uzanan süreçte Irak’ta etkin bir yönetim sergileyen yerel hanedan idareleri döneminde oluşan kuraklıkların neden olduğu darlıkların, kıtlığa dönüşmesine meydan verilmemiştir. Başka bir ifadeyle bu dönem itibariyle toplumsal hafızada iz bırakan kıtlık anlatılarıyla karşılaşılmamıştır. Doğal afetlerin yıkıcı etkisine ilişkin anlatıların, hanedan idarelerinin ilgası ve sonrasına yani merkezileşeme dönemine tekabül ettiği görülür. Bu anlamda çalışmada bir taraftan 18. yüzyılın ortalarından merkezileşme politikalarının uygulanmaya başladığı 1831 yılına kadar Irak bölgesi idaresini uhdelerinde bulunduran yerel hanedan idarelerinin kuraklık ve savaş gibi nedenlerle baş gösteren kıtlıkları önleme veya olumsuz etkilerini sınırlandırma imkân ve kapasiteleri üzerinde durulmuştur. Öte taraftan da merkezî idarenin tesisiyle birlikte Irak’ta meydana gelen kıtlıkların yol açtığı olumsuzluklarla mücadele imkân ve kapasitesi 1879-1880 Musul vilayet kıtlığından hareketle açıklanarak her iki dönem karşılaştırılmıştır. Merkezileşme politikalarının uygulanması sürecinde Musul vilayet alanının da dâhil olduğu tüm Irak bölgesinde güçlü bir idari sistemin tesis edilememesi baş gösteren kuraklıkların kıtlığa dönüşmesine zemin oluşturmuştur. Makalede 1875 yılında Musul vilayet alanında ortaya çıkan kuraklığın devlet mekanizmasının zayıf iktidar alt yapısı nedeniyle 1879 Aralığından 1880 Mayısına kadar şiddetli bir açlığa dönüştüğü tezi savunulmuştur. Bu çerçevede Musul vilayetinde kıtlığın yıkıcı etkilerini derinleştiren ve bir afete dönüşmesine yol açan iç ve dış nedenler üzerinde durulmuştur. Söz konusu nedenler Musul vilayetinin kendi iç dinamikleri ile birlikte imparatorluğun içinde bulunduğu koşullar ve özellikle İngiltere olmak üzere Avrupa merkezli uluslararası ticaretin Irak’ta etkisini artırmasıyla değişen ihracat ve ithalat yapısı bağlamında izah edilmiştir. Makalede 1879-1880 Musul vilayet kıtlığının yol açtığı olumsuzluklardan en fazla etkilenen ve büyük bedeller ödeyen toplumsal kesimin köylü çiftçiler olduğu sonucuna varılmıştır.
  • Article
    Citation - Scopus: 1
    Osmanlı Diyarbakır’ında Kelekçilerin Örgütlenme Yapısı ve İlişki Ağları
    (Türk Tarih Kurumu, 2021) Dinç, Fasih
    Keçi veya koyun tulumlarının şişirilmesi ve üzerlerine keresteden platformların eklenmesiyle yapılan kelek, Osmanlı dönemi boyunca Dicle Nehri’nin DiyarbakırMusul arası kısmında hem nakliyat hem de ulaşımda kullanılan yegâne vasıta olmuştur. Diyarbakır ve çevresinde üretilen mal ve eşya, kelek vasıtasıyla Irak pazarlarına, oradan da uluslararası pazarlara taşınmıştır. Şehir ticareti ve ulaşımındaki etkin rolüne dayalı olarak, kelek imâl eden ve onu nehir yolunda kullanan kelekçiler, şehrin iktisadi örgütlenmesinin önemli bileşenlerinden biri hâline gelmiştir. Dicle’nin Musul’a kadar olan kısmının topoğrafyası ve sığ debisinin kelek dışında başka bir vasıtaya imkân tanımaması kelekçiliği, bu bölgeyle sınırlı bir mesleğe dönüştürmüştür. Böylece kelekçilik, Osmanlı Devleti’nin esnaf birliklerinin belli ilkelere bağlı olarak işleyen yapısına Diyarbakır bölgesine münhasır bir meslek olarak dâhil olmuştur. Mesleki anlamda kelekçiliğin örgütsel yapısı ve bu yapıdan kaynaklı ilişkiler ağına dâir çalışma eksikliği, bu konuya yönelmemizi sağlamıştır. Söz konusu eksikliği gidermek amacıyla hazırladığımız bu çalışmada, kelekçilik mesleğine ve loncasına yönelik detaylı bilgiler sunulmaktadır. Çalışmada, Osmanlı Arşivi ve Diyarbakır Şer’iye Sicillerinin 18. yüzyıl ile 19. yüzyılın ilk yarısına ait verilerinden hareketle, Osmanlı Dönemi’nde Diyarbakır ekonomisinin önemli bir iş kolu olan kelekçiliğin örgütlenme biçimi ve işleyiş düzeni incelenmiştir. Bu çerçevede mesleki örgütlenmenin işleyişinde kelekçilerin devlet ve esnaf örgütleriyle kurduğu ilişki ağları tespit edilerek söz konusu ilişkinin yapısı çözümlenmeye çalışılmıştır.