Uyanık, Necip

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Uyanık, Necip
uyanık, necip
Job Title
Dr. Öğr. Üyesi
Email Address
uyaniknecip@artuklu.edu.tr
Main Affiliation
Department of Philosophy / Felsefe Bölümü
Status
Current Staff
Website
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

3

GOOD HEALTH AND WELL-BEING
GOOD HEALTH AND WELL-BEING Logo

1

Research Products

6

CLEAN WATER AND SANITATION
CLEAN WATER AND SANITATION Logo

0

Research Products

9

INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE Logo

0

Research Products

16

PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS Logo

1

Research Products

1

NO POVERTY
NO POVERTY Logo

0

Research Products

5

GENDER EQUALITY
GENDER EQUALITY Logo

0

Research Products

10

REDUCED INEQUALITIES
REDUCED INEQUALITIES Logo

0

Research Products

15

LIFE ON LAND
LIFE ON LAND Logo

0

Research Products

7

AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY Logo

0

Research Products

12

RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION Logo

0

Research Products

8

DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH Logo

0

Research Products

14

LIFE BELOW WATER
LIFE BELOW WATER Logo

0

Research Products

17

PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS Logo

0

Research Products

11

SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES Logo

0

Research Products

4

QUALITY EDUCATION
QUALITY EDUCATION Logo

0

Research Products

2

ZERO HUNGER
ZERO HUNGER Logo

0

Research Products

13

CLIMATE ACTION
CLIMATE ACTION Logo

0

Research Products
This researcher does not have a Scopus ID.
Documents

0

Citations

0

Scholarly Output

24

Articles

12

Views / Downloads

28/12

Supervised MSc Theses

5

Supervised PhD Theses

0

WoS Citation Count

0

Scopus Citation Count

0

WoS h-index

0

Scopus h-index

0

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

0.00

Scopus Citations per Publication

0.00

Open Access Source

22

Supervised Theses

5

JournalCount
ARTS: Artuklu sanat ve beşeri bilimler dergisi (Online)1
Current Perspectives in Social Sciences (Online)1
EKOLLER VE KURUMLAR-DÜŞÜNCE BİLİMLERİ1
Erzurum Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi1
Felsefe Arkivi1
Current Page: 1 / 3

Scopus Quartile Distribution

Quartile distribution chart data is not available

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 10 of 23
  • Master Thesis
    Kierkegaard'da insanın varoluşu bağlamında umutsuzluk problemi
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Benek, Ezgi; Uyanık, Necip
    Bu çalışmanın amacı, Søren Kierkegaard'da insanın varoluşu bağlamında umutsuzluk problemini ele almaktır. İnsanın karşı karşıya kaldığı en önemli ve sarsıcı hakikatlerin başında umutsuzluk gelmektedir. Umutsuzluk insanın kaçmaya çalıştığı ama yakalanmamasının mümkün olmadığı sancılı bir sürece karşılık gelir. Bu sürecin nasıl bir şey olduğunu ifade etmek o kadar kolay değildir. Ancak Kierkegaard umutsuzluğun insan üzerindeki etkisini derinlemesine incelemiş ve bu konuda ufuk açıcı felsefi-psikolojik betimlemeler ve analizler yapmıştır. Kierkegaard için umutsuzluk her ne kadar olumsuz bir hakikat olsa da sırf umudu ortaya çıkardığından avantaja dönüşebilir. Bu nedenle birey için umutsuzluk durumu hem bir avantaj hem de bir dezavantajdır. Bireyin bunu avantaja çevirebilmesi ancak Tanrı'ya sığınarak başarabileceği bir durumdur. Kierkegaard tüm bu süreci örneklerle açıklamaya çalışmış ve bunun için de tarihten, mitolojiden, kutsal metinlerden ve gündelik yaşamdaki deneyimlerinden hareket etmiştir. Dolayısıyla Kierkegaard kişiler, tanıklar ve kahramanlarla varoluşta umutsuzluğun nasıl gerçekleştiğini ortaya koyar.
  • Book Part
    Yaşam ve Ölümün Varoluşsal Sınırında Kierkegaard’da Ölüm Kavramı
    (2020) UYANIK, NECİP
    Ölüm her bir insanın sadece bir kez karşılaşacağı tekil bir varoluşa karşılık gelen ve tüm insanları eşitleyen bir gerçekliktir. Bu bağlamda ölüm düşüncede var olan kavramsal bir gerçekliği aşan bir hakikat olarak doğrudan yaşamdan çıkandır. Yaşam ve ölüm, bu bağlamda, iç içe olan ve aralarında keskin bir sınırın olmadığı bir paradoksu ifade eder. Bu paradoks aşılmak için değil yaşanmak için vardır ve insan bunu yaşayarak gerçek anlamda tekil bir birey olduğunu kavrar. Bu doğrultuda varoluşçu felsefenin bu konuya en çok yaklaşan ve bu konuyu derinlemesine anlamaya çalışan bir bakış açısına sahip olduğunu belirtmek gerekir. Bu bakış açısının oluşmasına öncülük eden ise Kierkegaard olmuştur. Onun felsefesinde ‘seçme’ bir hakikat olarak insanın gerçek varoluşunu ortaya koymasına rağmen ölümün seçilmemesi gerektiği iddiası çarpıcıdır. Çünkü insan ölümü seçerek, aslında, gelecekteki tüm olasılıkları ortadan kaldıran bir günaha bulaşmış olur. Öyleyse yaşamın kendisini ortadan kaldıran intihar aslında ölümü de aşan varoluşsal bir kriz olarak karşımıza çıkmaktadır
  • Article
    Göçmen Sineması ve Varoluşçuluk: Üç Film Üzerinden Varoluşsal Bir Değerlendirme
    (2023) Uyanık, Necip
    Bu çalışmada farklı coğrafyalardan Avrupa’ya geçmeye çalışan bireylerin Avrupalı bireylerle birlikte yaşadığı varoluşsal sorunlar konu edilmiştir. Bu nedenle çalışma sadece göç sorununu ele alan bir amaca sahip değildir. Bu amaç doğrultusunda sinemanın gücünü ve büyüleyici dünyasını referans alınarak göç konusu varoluşçu felsefe bağlamında incelenmeye çaba gösterildi. Bunu gerçekleştirmek için göçmen sinemasının üç filmi örneklem olarak seçildi. Bu çerçevede Reise der Hoffnung (Umuda Yolculuk, Xavier Koller, 1990), Welcome (Hoşgeldiniz, Philippe Lioret, 2009), Terraferma (Memleket, Emanuele Crialese, 2011) filmlerindeki umut/umutsuzluk, yalnızlık, dışlanmışlık, uzaklaşma, yabancılaşma gibi varoluşsal sorunlar analiz edildi. Buna göre söz konusu filmlerdeki varoluşsal diyaloglar tespit edilmeye çalışılmış ve seçilen filmler merkeze alınarak göç süresince yaşanılan somut gerçeklikler varoluşsal bir bakış açısıyla tartışılmıştır.
  • Master Thesis
    Kierkegaard ile Beauvoir'nın Kadın Konusu Üzerine Görüşlerinin Karşılaştırılması
    (2024) Akdeniz, Derya; Uyanık, Necip
    Bu çalışmada varoluşçu felsefenin önemli temsilcilerinden Søren Kierkegaard ile Simone de Beauvoir'nın fikirleri ışığında kadın konusu ele alınıp incelenmeye çalışılmıştır. Tezimiz, her iki filozofun kadının varoluşsal bir zeminde kendini var edebilmesi ile ilgili düşünce, inanç ve değer yargılarını değerlendirebilmeyi amaçlamaktadır. Bu doğrultuda kadın konusu üzerine hem teorik bir yaklaşım sergilemek hem de bu konunun felsefe tarihindeki yerinin ne olduğunu irdeleyerek tartışmak, temel amaçlarımız arasındadır. Buna göre kadının varoluşsal değerini yaşamsal bir özne bağlamında ele almak gerekmektedir. Kadın sosyal, siyasal, ekonomik, tarihsel ve psikolojik birçok unsurun, dışsal belirlenimlerin tahakkümü altında mıdır? Söz konusu tahakküm bağlamında kadının varoluş sürecindeki avantajları ve dezavantajlarının değerlendirilip sorunu varoluşsal bir perspektifle analiz edebilmek önem arz etmektedir. Bu yönüyle Kierkegaard ve Beauvoir'nın kadın üzerine düşüncelerini karşılaştırmak suretiyle kadının varoluşsal konumunu tartışarak literatüre bir katkı sağlamak temel amaç olacaktır.
  • Master Thesis
    Søren Kierkegaard felsefesinde dîni varoluşun farkı bağlamında tanrı-birey sorunu
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2023) Yalap, Şehriban; Uyanık, Necip
    Bu çalışmamızın amacı Søren Kierkegaard felsefesinde dinî varoluşun farkı bağlamında tanrı-birey sorununu açıklamaktır. Dinî varoluşu etkileyen en büyük etmen içinde bulunulan dinî inançtır. Kierkegaard, dinî varoluşun önündeki engelleri kaldırmak için mensup olduğu Hıristiyanlık dininde öznelliğin yitirilmesine karşı çıkar. Bu bağlamda Tanrı sorunu ve günah sorununun açıklanması varoluş süreci açısından önem taşır. Varoluş tek bir temele dayanarak gerçekleşen bir süreç değil, bireyin benliğinde yaşadığı krizler doğrultusunda ilerleyen bir süreçtir. Bu sebeple Kierkegaard felsefesinde, dinî varoluştan önce bireyin benliğinde tecrübe ettiği estetik varoluş ve etik varoluş aşamalarının açıklanması gerekir. Kierkegaard felsefesinde dinî varoluşa erişmek bir sürecin sonucudur. Bu sürecin ilerleyişi bireyin yaşadığı varoluş bunalımları ve benlik algısına göre gelişir. Benlik tanımına ulaşmak için birey, yaşadığı bunalımları çözümleyip rasyonaliteyi de bir köşeye bırakarak dinî varoluş aşamasına iman sıçramasıyla geçebilir. İman sıçramasını gerçekleştiren birey, iman ve umut kavramını da kapsayan sevgi yoluyla Tanrı'yı anlar ve bu sayede dinî varoluşa erişir. Böylece Kierkegaard, bireyin varoluşunu tamamlayabilmesi, yaradılışına uygun bir hayat sürebilmesi için tüm yolların dinî varoluşa çıktığını ortaya koymaya çalışır.
  • Article
    Kierkegaard'ın Baştan Çıkarıcının Günlüğü'nde Tensel Aşkın Analizi
    (2023) Uyanık, Necip
    Aşk konusunun farklı bağlamlar içinde değerlendirildiği bir gerçektir. Bu gerçekliğin bir yönü de dünyevi aşk olarak tabir edilebilecek tensel aşktır. Kimi zaman bir aşk olarak değerlendirilmeyen tensel aşkın insanın kaçmasının mümkün olmadığı bir gerçeklik olduğunu ifade etmemiz gerekir. Bu bağlamda çalışmamızda tensel aşkın betimlemesini ve analizini Søren Kierkegaard’ın Baştan Çıkarıcının Günlüğü metnini inceleyerek analiz etmeye çalıştık. Amacımız tensel aşkın kaynağı, yaygın etkisi, çıkmazları ve sonuçları üzerine bir değerlendirme yapabilmektir. Bu doğrultuda Kierkegaard’ın estetik varoluş evresinde sıklıkla ele aldığı tenselliğin ne anlam ifade ettiğini irdelemek ve bunun nasıl mümkün olduğunu tartışmak söz konusudur.
  • Article
    Platon’un Çocuk ve Çocuk Eğitimi Üzerindeki Görüşlerinin P4C Açısından Değerlendirilmesi
    (Kaygı Dergisi, 2023) UYANIK, NECİP
    Platon’un başta Devlet eserinde çocuk ve çocuk eğitimi üzerine ayrıntılı bir tartışma ve analiz yapılmıştır. Buradaki temel amaç devlet için sıkı tedbirleri hayata geçirmek ve sonraki süreci bu doğrultuda sürdürebilmektir. Bundan ötürü Devlet’teki çocuk eğitimi çoğu zaman katı kurallarla donatılmış ideal bir düzeni arkasına almakla birlikte gerçekte pratik bir amaç peşindedir. Nitekim burada son derece zorlu bir çocuk eğitimi söz konusudur. Platon çocuk yaşta temel eğitimin bir parçası olarak devlet veya devlet yönetimiyle ilişkili eğitimin verilmesi gerektiğini öne çıkarmıştır. Dolayısıyla sadece bu işi yapacak çocukların eğitiminden söz edilmiş ve bu süreç aşama aşama ortaya konulmuştur. Platon’un çocuk üzerindeki görüşlerinde, zaman içinde, bazı değişimler söz konusu olmuştur. Nitekim Yasalar’daki çocuk eğitiminin daha esnek tutulduğu söylense de bu durumun gerçeği yansıtmadığını ifade etmek gerekir. Görülebileceği gibi çocuk ve çocuk eğitimi üzerine yapılan tartışmalar felsefede önem görmüştür ve bu durum Platon’dan beri devam eden bir konudur. Günümüzde ise Çocuklarla Felsefe veya Çocuklar için Felsefe (P4C) etkinliğinde çocuk için öngörülen eğitim ve nihayetinde çocuğun kendini ifade etmesine olanak sağlayan imkânlar artarak etkisini göstermektedir. P4C yöntemi ile birlikte çocuğun yeteneklerini açığa çıkarması hedeflenmektedir. Bu sayede çocuğun yaşama ve topluma yaklaşımında da değişimler yaşanması beklenmektedir. Bu çalışmanın amacı Platon’un Devlet ve Yasalar eserlerinde tartıştığı çocuk ve çocuk eğitiminin P4C açısından incelenmesi ve değerlendirilmesidir. Platon’un çocuk konusundaki görüşlerinin ve çocuk eğitiminde belirlediği ve uyguladığı ilkelerin P4C etkinliğiyle olan benzerliğinin veya karşıt olabilecek yönlerinin olup olmadığını tartışmak konumuz açısından önem arz etmektedir
  • Master Thesis
    Kierkegaard ile Beauvoir'nın Kadın Konusu Üzerine Görüşlerinin Karşılaştırılması
    (2024) Akdeniz, Derya; Uyanık, Necip
    Bu çalışmada varoluşçu felsefenin önemli temsilcilerinden Søren Kierkegaard ile Simone de Beauvoir'nın fikirleri ışığında kadın konusu ele alınıp incelenmeye çalışılmıştır. Tezimiz, her iki filozofun kadının varoluşsal bir zeminde kendini var edebilmesi ile ilgili düşünce, inanç ve değer yargılarını değerlendirebilmeyi amaçlamaktadır. Bu doğrultuda kadın konusu üzerine hem teorik bir yaklaşım sergilemek hem de bu konunun felsefe tarihindeki yerinin ne olduğunu irdeleyerek tartışmak, temel amaçlarımız arasındadır. Buna göre kadının varoluşsal değerini yaşamsal bir özne bağlamında ele almak gerekmektedir. Kadın sosyal, siyasal, ekonomik, tarihsel ve psikolojik birçok unsurun, dışsal belirlenimlerin tahakkümü altında mıdır? Söz konusu tahakküm bağlamında kadının varoluş sürecindeki avantajları ve dezavantajlarının değerlendirilip sorunu varoluşsal bir perspektifle analiz edebilmek önem arz etmektedir. Bu yönüyle Kierkegaard ve Beauvoir'nın kadın üzerine düşüncelerini karşılaştırmak suretiyle kadının varoluşsal konumunu tartışarak literatüre bir katkı sağlamak temel amaç olacaktır.
  • Article
    Platon’un Devlet Eserinde Siyasal Teorinin Aracı Olarak Hayvan Metaforları
    (2024) Uyanık, Necip
    İnsan ve hayvan arasındaki ilişki tarihin her döneminde ele alınan önemli bir sorundur. Bununla birlikte hayvanın kendi varlığının ne anlam ifade ettiği de ontolojik ve epistemolojik bağlamda irdelenmiştir. Bunun yanında etik ve siyaset bağlamında da bu sorunun önem arz ettiğini belirtmek gerekir. Dolayısıyla siyaset felsefesinde birey, toplum, devlet ilişkisini açık ve anlaşılır kılabilmek için çoğu kez hayvan metaforlarına veya doğrudan hayvandaki egemenliğin insana ve devlete nasıl geçtiğine odaklanılmıştır. Ancak metaforların tam olarak karşılığını bulabilmesi için etkili bir teori ve anlatıma ihtiyaç duyulmaktadır. Söz konusu mahareti gösteren Platon, siyaset, devlet ve toplum üzerine derin analizler yaparken çoğu zaman metaforlara başvurmuş ve bu doğrultuda ilgi çekici örnekler ortaya koymuştur. Platon, bu yönüyle, çağını aşan bir perspektife sahip büyük bir teorisyen olarak görülebilir. Onun yapmış olduğu benzetmeler ilgi çekici olduğu kadar aynı zamanda da kışkırtıcıdır. Bu çalışmada siyaset felsefesinde önemli rol oynamış Platon’un siyasal bir unsurun aracı olarak hayvan metaforları onun Devlet eseri üzerinden değerlendirilmeye çalışıldı. Böylelikle Platon’un Devlet’te insan, etik ve siyaset teorisi üzerine yaptığı tartışmalarda başvurduğu hayvan metaforları incelendi. Amacımız Platon’un siyaset anlayışını, benzetmeler veya karşılaştırmalar yoluyla nasıl sistematize ettiğini incelemek ve buna dikkat çekebilmektir.Öncesinde ise hayvan-insan karşılaştırmasının felsefi açıdan nasıl ele alındığını araştırmak için felsefe tarihinden bazı düşünürlerin görüşlerine başvurulmuştur. Sonuç bölümünde felsefe tarihinde insan ve hayvan arasındaki kimi benzerliklerin veya farklılıkların teori geliştirme bağlamında ilham kaynağı olduğu gösterilmeye çalışılmıştır.
  • Article
    Kierkegaard’ın Varoluşçuluğu Bağlamında Pink Floyd’un Şarkı Sözlerinin Analizi
    (2025) Uyanık, Necip
    Pink Floyd, bir müzik grubu olarak kendine özgü bir üslup ve bakış açısına sahiptir. Şarkı sözlerinde 20. Yüzyılın insani krizlerini ele alarak savaş, ekonomi, eğitim, aile, siyaset gibi farklı sorunları gündemlerine almışlardır. Ancak şarkı sözlerinin bireysel varoluşun sancılarına odaklandığını söylemek de mümkündür. Bunu örnek şarkı sözleri üzerinden incelediğimizde varoluşsal ilişkilerin nasıl ortaya çıktığını görebiliriz. Varoluşçu felsefenin şüphesiz temel sorunu, insanların birey olarak görülmesi gerektiğini ve bunun felsefe için önemli olması gerektiğini güçlü bir şekilde öne sürmektir. Bu iddiayı ilk ortaya atanlardan biri de Danimarkalı filozof Søren Kierkegaard’dır ve onun 19. Yüzyılın insan sorununu da bu bağlamda değerlendirdiğini söylemek mümkündür. Bu çalışmada Pink Floyd’un şarkı sözlerindeki (Hey You, Time, Echoes, Us and Them) varoluşsal temalar Kierkegaard’ın varoluşçuluğu bağlamında incelenmiştir. Bu nedenle bu çalışma, 20. Yüzyılın etkili müzik grubu Pink Floyd’u, 19. Yüzyılda yaşamış ve çağına tanıklık etmiş Kierkegaard’ın varoluşçu felsefesi bağlamında birlikte düşünmeyi ve tartışmayı amaçlamaktadır.