Gümüş, Ercan

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Ercan, Gümüş
Gümüş-Ercan
GÜMÜŞ, Ercan
Gumus, Ercan
Açar-Gümüş, Cafer-Ercan
Job Title
Doç. Dr.
Email Address
Main Affiliation
Department of History / Tarih Bölümü
Status
Current Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

10

REDUCED INEQUALITIES
REDUCED INEQUALITIES Logo

0

Research Products

16

PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS Logo

1

Research Products

3

GOOD HEALTH AND WELL-BEING
GOOD HEALTH AND WELL-BEING Logo

0

Research Products

17

PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS Logo

1

Research Products

1

NO POVERTY
NO POVERTY Logo

0

Research Products

8

DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH Logo

0

Research Products

4

QUALITY EDUCATION
QUALITY EDUCATION Logo

0

Research Products

9

INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE Logo

0

Research Products

14

LIFE BELOW WATER
LIFE BELOW WATER Logo

0

Research Products

6

CLEAN WATER AND SANITATION
CLEAN WATER AND SANITATION Logo

0

Research Products

13

CLIMATE ACTION
CLIMATE ACTION Logo

0

Research Products

11

SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES Logo

1

Research Products

12

RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION Logo

0

Research Products

7

AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY Logo

0

Research Products

15

LIFE ON LAND
LIFE ON LAND Logo

0

Research Products

5

GENDER EQUALITY
GENDER EQUALITY Logo

0

Research Products

2

ZERO HUNGER
ZERO HUNGER Logo

0

Research Products
This researcher does not have a Scopus ID.
This researcher does not have a WoS ID.
Scholarly Output

29

Articles

17

Views / Downloads

379/7115

Supervised MSc Theses

6

Supervised PhD Theses

0

WoS Citation Count

0

Scopus Citation Count

0

WoS h-index

0

Scopus h-index

0

Patents

0

Projects

2

WoS Citations per Publication

0.00

Scopus Citations per Publication

0.00

Open Access Source

29

Supervised Theses

6

JournalCount
Tarih Okulu Dergisi2
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi1
e-Şarkıyat İlmi Araştırmalar Dergisi1
Bingöl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi1
Turkish Studies (Elektronik)1
Current Page: 1 / 2

Scopus Quartile Distribution

Quartile distribution chart data is not available

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 10 of 29
  • Article
    Şeyh Mâni El-müntefikî İsyanı ve Bu İsyana Karşı Alınan Tedbirler
    (2025) Gumus, Ercan; Dağaşan, Derya
    Basra Ayaklanması olarak da kaynaklara yansıyan Şeyh Mâni İsyanı 1692-1701 yılları arasındaki birtakım askeri hazırlıklar neticesinde bastırılabilmişti. Şeyh Mâni’yi bölgede aktör kılan ise Müntefik Urbanı’nın lideri olmasıydı. Müntefik Aşireti Şiî inanca tâbi iken Mâni’nin de mensubu olduğu yönetici konumundaki Sa’dûn Hanedanı ise Sünni idi. Bu mezhep farklılığı Osmanlı Devleti ile kurulan ilişkide kolaylaştırıcı bir rol oynamıştı. Anılan yıllardaki isyan, ödenmesi gereken vergilerin tahsil edilememesinden kaynaklanmıştı. Bu yıllarda Basra’yı besleyen suların rejimi bozulmuş, hidrolik düzenin bozulması tarımsal düzeni vurmuş, nihayetinde uzunca yıllar sürecek bir kıtlık baş göstermişti. Kıtlık ise salgın hastalıklarla birleşince bölgenin idari düzeni yerle yeksan olmuştu. Kıtlık ve salgın hastalık sadece Basra’yı değil Bağdat’ı da vurmuştu. Şeyh Mâni’nin asi olarak ilan edildiği sırada neredeyse bir yıldan fazla bir süredir Basra valisi olduğu anlaşılmaktadır. Osmanlı merkez yönetimi ilki 1696 yılında olmak üzere 1698 ile 1699-1701 yıllarında üç defa sefer hazırlıklarına başlanmasını emretmişti. Ancak üçüncü hazırlık bir sefere dönüşmüştü. Şeyh Mâni’yi Basra’dan çıkarmak üzere Osmanlı Devleti ve Safevi Devleti iş birliğine girmişti. Öte yandan bu askeri seferler için sürekli serdar değişikliğine gidilmişti. Son sefer sonucunda isyan halindeki Urban aşiretleri düzene sokulmuştu. Şeyh Mâni uzlaşma yoluyla isyandan dönmüştü ve seferden kısa bir süre sonra doğal nedenlerle hayatını kaybetmişti.
  • Book Part
    Osmanlı Daire-yi Adliyesi ve Bu Siyaset Tarzının Taşra Düzenine Yansımalarına Dair Bazı Değerlendirmeler
    (Mardin Artuklu Üniversitesi Yayınları, 2018) Gümüş, Ercan
  • Article
    İBNÜ’L-EZRAK VE ESERİ “MEYYÂFÂRİKÎN VE ÂMÎD TARİHİ” ÜZERİNE TÜRKİYE’DE YAPILAN ÇALIŞMALAR IŞIĞINDA BİR DEĞERLENDİRME
    (e-Şarkiyat İlmi Araştırmalar Dergisi, 2012) Ercan, Gümüş
    Özet: Hicri 510-577/ Miladi 1117-1181 yılları arasında yaşamış ve tam adı “Ahmed b. Yusuf b. Ali b. Ezrak” olan İbnü’l-Ezrak, bugünkü Diyarbakır ilinin Silvan ilçesinde yaşamıştır. Memleketini ve tarih ilmini çok sevdiğini eserinden öğrendiğimiz İbnü'l- Ezrak, bu motivasyon ile “Tarihü’l Meyyafarikîn ve Âmid”i kaleme almıştır. Eser XII. yüzyıla kadar olan bölge tarihi için eşsiz bir kaynaktır. Bizzat gözlemlerine ve kendinden önce eser veren İslam tarihçileri ve coğrafyacılarına dayanan İbnü’l-Ezrak, eserini kimseye sunma gayreti içinde olmamıştır. Bu özellik esere ayrıca kıymet katmaktadır. Eserin “Mervaniler” ve “Artuklular” bölümü Türkçe’ye çevrilmiş olup diğer bölümleri çevrilmeyi beklemektedir. Anahtar Kelimeler: İbnü’l-Ezrak, Meyyafârikîn, Amid, Mervaniler, Artuklular. Abstract: Ibnu’l-Ezrak whose full name was Ahmed bin Yusuf bin Ali bin Ezrak lived in Silvan the town of Diyarbakır between 1117-1181 acording to the Gregoarian Calendar and between 510-577 in Muslim Calendar. Ibnu’l-Ezrak from whose work we conclude from that he loved history and his country wrote Tarih’ul Meyyafarikîn ve Amid. The work had been an unequalled resource for the history of the region until the 12th century. He based his work on observation and the previous İslam historians and geographers but he didn’t intend to present his work to anybody, which makes the work more valuable. The parts of Mervani and Artuklu of the work has been translated into Turkish but the work has not been translated into Turkish as a whole. The translation of the (work) has been ignored. Key Words: Ibnu’l-Ezrak, Mayyafarkin, Amid, Marvanids, Artuqids.
  • Master Thesis
    14-17. yüzyıllarda Osmanlı Devlet Yönetimi'ni etkilemiş bazı saray kadınları
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Sever, Sinan; Gümüş, Ercan
    Kuruluş Dönemi'nde sultanlar, kadınları devlet yönetiminden uzak tutmaya çalışmışlardır. Bu dönemde sultanlar genellikle siyasi evlilikler yapmışlardır. Güçlü kadınların varlığı devlet yönetimine zarar verememiştir. Tabi böyle bir girişimin olmadığı anlamına gelmemektedir. Kuruluş Dönemi'nde güçlü padişahların başa geçmesi kadının yönetime olan etkisini de azalmıştır. Saray kadınlarının yönetime dâhil olmaması hak ettikleri payın fazlasına sahip olmalarına sebep olmuştur. Bundan dolayı bu dönemlerde kadınlar saltanatından söz etmek mümkün değildir. Ama bu durum hanedan arasında bir iş birliğinin olmadığı manasına da gelmemektedir. Bu dönemlerde saray kadınlarının geri plana atılmaları ve kaderci tavır takınmaları eleştirilmiştir. Fatih Sultan Mehmed Han Dönemi'ne kadar siyasi evlikler devam etmiştir. Daha sonraki dönemlerde siyasi evliklere son verilmiş ve saray içinde cariyelerle ilişkilerin başlandığı görülmüştür. Bu evliliklerde kadınlar devşirilmiş, 17. yüzyıla gelindiğinde ise valide sultanlar Osmanlı sarayında ve devlet yönetiminde oldukça söz sahibi olmuşlardır. Daha sonraki dönemlerde padişahların küçük yaşta olmaları ve aklıselim olmamalarından dolayı valide sultanlar yönetimin tek sahibi olmuşlardır. Osmanlı sarayında padişah ve ailesinin bulunduğu haremde bazı dönemlerde sayıları yüzleri aşan kadınların bulunması giderlerin zamanla artmasına ve Osmanlı ekonomisinin olumsuz etkilenmesine sebep olmuştur. Haremde valide sultanların ve haseki sultanların birbirleriyle mücadele etmeleri Osmanlı Devleti'nin tarihini olumsuz yönde etkilemiştir. Şehzadelerin sancağa çıkmaması ve saray içi eğitime tabii tutulması (Kafes Sitemi) onların devlet yönetiminden bihaber olmalarına ve tecrübesiz kalmalarına sebep olmuştur. Hürrem Sultan'dan itibaren kadınlar saltanatı artış göstermiş olup bu durum Turhan Sultan döneminde son bulmuştur.
  • Article
    Siirt ve Çevresinde Aşiretler
    (Birleşik Matbaa, 2007) Ercan, Gümüş
  • Article
    18. YÜZYILIN İKİNCİ YARISINA AİT (M. 1787-1789) 3757 NUMARALI TEREKE DEFTERİNİN AMİD’DEKİ SOSYAL VE EKONOMİK HAYATA DAİR DÜŞÜNDÜRDÜĞÜ BAZI HUSUSLAR
    (e -Şarkiyat İlmi Araştırmalar Dergisi, 2016) Gümüş, Ercan; Gürhan, Veysel
    Bu çalışmada 1787-1789 yıllarında Diyarbekir/Amid mahkemesine ait ölüm kayıtlarının tutulduğu 3757 numaralı tereke defterinin verileri esas alınmıştır. Burada kayıtlı 175 tutanakta ölen kişilerin sahip olduğu servet, cinsiyet, din, meslek ve unvan gibi hususlar üzerinden bazı değerlendirmeler tablolara dökülmek suretiyle ele alınmıştır. Ayrıca, Amid’de yerleşik olan ve dışarıda ölenlerle buraya dışarıdan gelen ve kırsal yerleşim alanından gelenlerin profilleri üzerinde durulmaya çalışılmıştır. Anlatılan hususlardan hareketle bu yıllarda şehirdeki sosyo-ekonomik tablonun resmedilmesi amaçlanmıştır.
  • Article
    XVII. YÜZYIL BAŞLARINDA SAFEVİ-BRADOSTİ İLİŞKİLERİ VE DIMDIM KALESİ KUŞATMASI
    (Tarih Okulu Dergisi, 2018) AÇAR, Cafer; GÜMÜŞ, Ercan
    İran'ın kuzeybatı sınırında yerleşik olan Bradost aşireti bazen Osmanlılar'la ve bazen de Safeviler'le kurduğu pragmatik ilişkileriyle adından söz ettirmiştir. Özellikle "Altın Elli Han" olarak tarihe geçmiş olan Emir Han Bradost döneminde güçlenen Bradostiler, Emir Han'ın Dımdım Kalesi'ni tamir edip yerleşmesinden sonra, düşmanları tarafından İran merkezindeki kimi kışkırtmaların da tesiriyle, dönemin Safevi Şahı Şah Abbas'ın gazabına uğramış, uzun süren bir kuşatmadan sonra Dımdım Kalesi, Safeviler tarafından ele geçirilmiş ve Bradostiler güçlerini büyük ölçüde kaybetmişlerdir. Dımdım Kalesi Safeviler tarafından ele geçirildikten sonra Bradostiler'den bazıları Horasan'a sürülmüş ve kaleleri Türkmen-Kızılbaş emirlere verilmiştir. Hicri 1018/1019 yılında cereyan eden hadiseden yaklaşık altı yıl sonra Bradostiler, Dımdım Kalesi'ni geri almışlarsa da Safeviler tekrar saldırıp kaleyi ele geçirmişlerdir. Bu makalenin amacı, Osmanlı kaynaklarına yansımayan fakat özellikle dönemin Safevi kaynaklarında ayrıntılarıyla ele alınmış olan hadiseyi tartışmaktır.
  • Master Thesis
    Osmanlı tarih yazımı'nda ilk dönem fetihleri ve gayrimüslimlerle ilişkiler (1299-1481)
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Sever, Halime; Gümüş, Ercan
    Osmanlı Devleti'ndeki gayrimüslimlerin durum ve konumunu ele alan bu çalışmada ağırlıkla onların hem sosyal hem de askeri alandaki görünümlerine yer verilmiştir. Çalışmada asıl çerçeve ana kaynaklar ışığında çizilmiştir. Kronikler ya da vakayinameler gibi ana kaynakların yanı sıra, araştırma ve inceleme eserlerden de yararlanılmıştır. Çalışmada dönem müelliflerinin yaşantılarına, eğitim durumlarına ve yönetim ile yakınlıklarına da değinilmiştir. Bu incelemeden yola çıkılarak Osmanlı Devleti'nin önceden bu bölgede yaşayan gayrimüslim halkla münasebette bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Osmanlı Devleti özellikle Kuruluş Dönemi'nde batıya doğru (Bizans) ilerleme politikasını benimsemiştir. Bu politika Osmanlı idaresine daha çok gayrimüslim halkın da dâhil olması manasına gelmekteydi. Bu durum Osmanlı'da Müslim ve gayrimüslim halkın ayrışmasından çok kaynaşması anlamına gelmekteydi. Çünkü Osmanlı Devleti'nde Müslüman halk ve sultanlar kuruluştan dağılma dönemine kadar gayrimüslim tebaayla iç içe yaşamışlardır. Hatta bazı sultanlar gayrimüslimlerin devletin çeşitli kademelerinde göreve getirilmesini teşvik etmiştir.