Baran, Leyla

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Job Title
Doktor Öğretim Üyesi
Email Address
leylabaran@artuklu.edu.tr
Main Affiliation
Department of Social Services/ Sosyal Hizmet Bölümü
Status
Website
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

1

NO POVERTY
NO POVERTY Logo

0

Research Products

8

DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH Logo

0

Research Products

7

AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY Logo

0

Research Products

17

PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS Logo

0

Research Products

13

CLIMATE ACTION
CLIMATE ACTION Logo

0

Research Products

2

ZERO HUNGER
ZERO HUNGER Logo

0

Research Products

4

QUALITY EDUCATION
QUALITY EDUCATION Logo

4

Research Products

3

GOOD HEALTH AND WELL-BEING
GOOD HEALTH AND WELL-BEING Logo

5

Research Products

9

INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE Logo

0

Research Products

16

PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS Logo

0

Research Products

5

GENDER EQUALITY
GENDER EQUALITY Logo

1

Research Products

12

RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION Logo

0

Research Products

10

REDUCED INEQUALITIES
REDUCED INEQUALITIES Logo

0

Research Products

14

LIFE BELOW WATER
LIFE BELOW WATER Logo

0

Research Products

11

SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES Logo

1

Research Products

15

LIFE ON LAND
LIFE ON LAND Logo

0

Research Products

6

CLEAN WATER AND SANITATION
CLEAN WATER AND SANITATION Logo

0

Research Products
Documents

8

Citations

26

h-index

3

Documents

8

Citations

23

Scholarly Output

26

Articles

17

Views / Downloads

6/2

Supervised MSc Theses

2

Supervised PhD Theses

1

WoS Citation Count

38

Scopus Citation Count

42

WoS h-index

3

Scopus h-index

3

Patents

0

Projects

1

WoS Citations per Publication

1.46

Scopus Citations per Publication

1.62

Open Access Source

17

Supervised Theses

3

JournalCount
INTERNATIONAL IZMIR CONGRESS ON HEALTH AND SPORTS SCIENCES3
Clinical Nursing Research2
American Journal of Critical Care2
Celal Bayar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Dergisi1
Ebelik Esasları Klinik Uygulamaları Rehberi1
Current Page: 1 / 4

Scopus Quartile Distribution

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 10 of 26
  • Master Thesis
    Difficulties Experienced by Patient Relatives Caring for Community Mental Health Center Patients and Mental Health Literacy Levels
    (2025) Kılıç, Fatma Hükümdar; Baran, Leyla
    Amaç: Bu araştırmada, toplum ruh sağlığı merkezinden hizmet alan bireylere bakım veren hasta yakınlarının yaşadığı zorlukların ve ruh sağlığı okuryazarlık (RSOY) düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Materyal ve Method: Kesitsel nitelikte planlanan bu çalışmanın evreni, Mardin Toplum Ruh Sağlığı Merkezi'nden hizmet alan bireylerin bakımını sağlayan 330 bakım verenden oluşmuştur. Araştırmanın örneklemini ise çalışmanın dahil olma kriterlerini sağlayan ve çalışmaya katılmayı kabul eden 184 bakım veren oluşturmuştur. Veriler 01.05.2024 – 01.09.2024 tarihleri arasında yüz yüze anket yöntemiyle araştırmacı tarafından toplanmıştır. Araştırma verilerinin istatistiksel değerlendirilmesinde Statistical Package of Social Science 26.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırmaya dahil edilen hastaların ve bakım verenlerin tanıtıcı bilgilerine ilişkin verileri için; sayı, yüzde dağılımlar, ortalama, standart sapma, minimum ve maksimum değerler verilmiştir. Yapılan normallik testleri sonucunda uygun t testleri uygulanmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Bulgular: Çalışmamızda bakım verenler tarafından bakımı sağlanan hastaların yaş ortalaması 37.89±14.17 (19–94) ve tanı yılı ortalaması 11.17±8.20 (1–40) olduğu, %52.2'sinin kadın, %59.8'inin tanısının şizofreni, %59.8'inin bekar olduğu, %35.9'unun okuma yazma bilmediği, %55.4'ünün şehir merkezinde yaşadığı, %77.2'sinin çalışmadığı, %81.5'inin gelirinin giderden az olduğu ve %61.9'unun gelir kaynağının engelli / bakıcı maaşı olduğu saptanmıştır. Çalışmamızda bakım verenlerin yaş ortalaması 45.42±11.49 (24–73) ve hastaya bakım süresinin ortalama 12.28±9.13 (1–35) yıl olduğu, %50'sinin kadın, %80.4'ünün evli, %28.2'sinin okur yazar olduğu, %60.9'unun şehir merkezinde yaşadığı, %84.8'inin çalışmadığı, %76.1'inin gelirinin giderden az olduğu, %89.1'inin hastayla aynı evde yaşadığı, %85.9'unun daha önce bakım deneyiminin olmadığı, %29.3'ünün bakım verdiği hastanın eşi olduğu, %30.4'ünün bakımda yardım almadığı ve %50'sinin gelir kaynağının engelli / bakıcı maaşı olduğu saptanmıştır. Bakım verenlerin %87.5'inin duygusal, 83.2'sinin fiziksel, 81.5'inin pratik, 76.6'sının sosyal ve 67.9'unun finansal zorluk yaşadığı saptanmıştır. Bakım verenlerin RSOY ölçeğinden aldıkları puan ortalamaları 12.36±3.42 (3-22) olup; cinsiyet, medeni durum, çalışma durumu, eğitim durumu, hasta dışında baktığı kişilerin olması ve hastaya bakım verme nedenine göre ölçek puanı farklılıklar göstermiştir. Ayrıca RSOY ölçeğinden alınan puan ortalamaları bakım verenlerin fiziksel ve sosyal zorlukları yaşama durumlarına göre farklılıklar göstermiştir. Sonuç: Çalışmamızın sonuçları incelendiğinde, ruhsal sorunları olan bireylere bakım verenlerin çeşitli alanlarda önemli zorluklarla karşılaştığı ve RSOY düzeylerinin orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. Bu alanda yapılacak gelecekteki çalışmalarda, bakım verenlerin karşılaştığı zorlukların aşılmasına yardımcı olabilecek ve onlara zorluklarla etkili baş etme mekanizmaları geliştirmelerine olanak tanıyacak yaklaşımların ele alınması önerilmektedir.
  • Article
    Citation - WoS: 15
    Citation - Scopus: 16
    Examining the hand hygiene beliefs and practices of nursing students and the effectiveness of their handwashing behaviour
    (Wiley Online Library, 2020) Ceylan, Burcu; Güneş, Ülkü; Baran, Leyla; Ozturk, Huri; Sahbudak, Gul
    Aims and objectives: To examine the hand hygiene beliefs and practices of Turkish nursing students and the effectiveness of their handwashing. Background: Handwashing is the most important part of preventing cross-infection, but there is a considerable amount of evidence that shows that the handwashing technique of nurses and nursing students is not always very effective. Design/methods: This research was carried out in two stages and is type of descriptive, analytical and observational. The study comprised 563 students from a Faculty of Nursing. Besides evaluating the nursing students' sociodemographic data, we assessed their beliefs and hand hygiene practices using a Hand Hygiene Beliefs Scale (HHBS) and Hand Hygiene Practices Inventory (HHPI) and also used with "Derma LiteCheck" device to assess how effectively they washed their hands. The STROBE checklist was used. Results: The handwashing frequency of the female students was significantly higher. The scores on both the HHBS and the HHPI were significantly higher among the female students compared to the males. The dirtiest areas of the hand were determined as nails (nail beds, beneath the nails), skin between the fingers and fingertips. Conclusions: The results of our study indicate that although student nurses have positive perceptions about hand hygiene and appear to have developed good habits, the effectiveness of their handwashing is poor. Relevance to clinical practice: It is of great importance that UV light and florescent gel are made readily available both at nursing schools and in hospitals and other health institutions since these elements are useful in providing immediate visual feedback for a full assessment of handwashing behaviour.
  • Other
    THE DETERMINATION OF NURSING DIAGNOSIS AND PROCESSKNOWLEDGE OF NURSING SENIOR STUDENTS
    (2023) Özdemir, Handan; Baran, Leyla
    ABSTRACT The study was conducted to eliminate the use of nursing diagnosis and process knowledge by senior nursing students. The research was carried out on 71 senior nursing students who had practice experience in different clinics before. The data were gathered by using the “Individual identification form” and “Nursing diagnosis and process knowledge Form”. It was found that the mean age of the students was 22.61±1.35, 53.5% were female, 32.4% preferred the nursing profession. While 94.4% of the students reported that a nursing diagnosis was necessary, 33.8% of them stated that they found themselves at a sufficient level in determining a nursing diagnosis. Although approximately half of the students knew the types of nursing diagnosis, only 2.8% of them knew the collobrative diagnosis. While 59.2% of the students were able to list all the stages of the nursing process, it was determined that 47.9% of them found themselves partially sufficient in the practice of the nursing process. Most of the students stated that they had the most difficulties in the assessment phase of the nursing process and that they applied the most comfortable evaluation phase.
  • Article
    Medication administration error reporting rate and perceived barriers among nurses in Turkey
    (2020) Güneş, Ülkü; Baran, Leyla; Ceylan, Burcu
    This study was planned to determine the barriers perceived by nurses in medication administration error (MAE) reporting. The data of this descriptive and crosssectional study were collected between January and April 2017. The universe of the study consisted of nurses working in two hospitals in Turkey (N=547). The sample of the study consisted of nurses who met the inclusion criteria of the study and agreed to participate in the study (n=253). The overall response rate is 64%. 90.5% of nurses are women. The mean age of the nurses was 33.5 years. Their mean nursing experience was 10.4 years (SD 8.43 years). Of the study population, only 32% experienced a medication administration error during their working lives and who had a medication error experience, 23.5% reported their error. The most common perceived barriers among nurses are “heavy workload” (81.4%), “fear of being accused by supervisor” (80.6%) and “management believes that medication administration error is caused by individual factors rather than system factors” (80.2%). It was observed that the nurses made a medication administration error, but the majority were not reported.
  • Article
    Yoğun Bakım Ünitelerinde Çalışan Hemşirelerin Konfor Düzeyleri ile İş Yaşamı Kalitesi Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
    (2024) Baran, Leyla; Demir, Derya
    Giriş ve Amaç: Bu araştırmanın amacı yoğun bakım ünitelerinde çalışan hemşirelerin konfor düzeyleri ile iş yaşamı kalitesi (İYK) düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Gereç ve Yöntemler: Tanımlayıcı ve kesitsel nitelikte planlanan bu çalışmanın evrenini bir ilin Eğitim ve Araştırma Hastanesi yoğun bakım ünitelerinde çalışan 118 hemşire, örneklemi ise, araştırmanın içleme kriterlerine uyan ve çalışmaya katılmayı kabul eden 109 hemşire oluşturmuştur. Araştırmada veri toplamak için; Birey Tanıtıcı Bilgi Formu, Hemşirelerde Konfor Ölçeği (HKÖ) ve Hemşirelik İş Yaşamı Kalitesi Ölçeği (HİYKÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerden yararlanılmış olup parametrik olmayan veriler için Mann-Whitney U testi ve Kruskal-Wallis testi kullanılmıştır. Ölçek puanlarının birbirleriyle ilişkilerine Spearman Korelasyon analizi ile bakılmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan hemşirelerin yaş ortalamaları 27.55±4.26 (min-maks=20-48) olup; %83.5’i 30 yaş ve altında, %59.6’sı kadın, %72.5’i bekar, %89’u lisans ve üzeri mezunudur. Hemşirelerin; konfor düzeylerinin 97.83±13.21 (min-maks=64-132) olup orta düzeyde olduğu ve cinsiyet, çalışılan birimden ve çalışma şeklinden memnuniyet durumu, aynı birimde çalışma isteği ve işten ayrılma düşüncesine göre farklılık gösterdiği (p<0.05); hemşirelerin İYK düzeylerinin 95.56±23.28 (Min-Maks=35-165) olup orta düzeyde olduğu ve herhangi bir sağlık sorununun varlığı durumuna göre farklılık gösterdiği (p<0.05) saptanmıştır. Hemşirelerde konfor düzeyi ile İYK düzeyi arasında pozitif yönde orta düzeyde bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Çalışmamızda hemşirelerde hem konfor hem de İYK düzeyi orta düzeyde bulunmuştur. Hemşireler bakımın merkezinde yer aldıkları için kendilerinin konfor ve İYK düzeyi, bakımı da doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle hemşirelerin konfor ve İYK’lerini artırmak için mümkünse iş yüklerinin azaltılması, çalışan sayısının artırılması, çalışma saatlerinin ayarlanması, memnun olacakları birimlerde çalıştırılması gibi yaklaşımlar sağlanabilir.
  • Book Part
    Enteral Beslenme Uygulamaları
    (Akademisyen Kitabevi, 2021) Baran, Leyla
    AMAÇ: Nazogastrik tüp uygulamasında aşağıdaki amaçlar yer almaktadır: Mideye doğrudan bazı maddeler vermek; • Besin alımında sorun olan, ancak sindirim ve emilim bozukluğu olmayan bireyleri tüp aracılığıyla beslemek (gavaj), • Mide kanamasını durdurmak için buzlu su vermek, • Zehirli maddeleri nötralize etmek için ilaç ya da su vermek, • Kontrast madde vermek, Mide içeriğini boşaltmak; • Kaza ya da kasıtlı olarak alınan zehirli maddeleri veya aşırı dozda alınan ilacı dışarı çıkarmak, mideyi yıkamak (lavaj), • Majör travma ya da cerrahi sonrası aspirasyonu önlemek için mide içeriğini dışarı almak, • Kardiyopulmoner resusitasyon sırasında midede biriken havayı çıkarmak, • Bulantı ve kusmanın önlenmesi için mide içeriğini boşaltmak, • Midedeki sıvı ve gazları boşaltarak mide basıncını azaltmak (dekompresyon), • Mide kanamasında mide içeriğini boşaltmak, • Bağırsak tıkanıklığında ve diğer gastrointestinal hastalıklarda gerginliği azaltmak, Mide işlevini ya da içeriğini test etmek; • Laboratuvar incelemesi için mide içeriğinden numune almak (gastrik analiz/ mide tubajı), • Mide basıncını veya motor sistemin etkinliğini test etmek.
  • Other
    Hemşirelerin Deprem Kaygısının Stres Düzeyine Etkisinin İncelenmesi
    (2023) Baran, Leyla; Işık, Zozan
    Bu araştırmanın amacı hemşirelerde deprem sonrası oluşan travmanın stres düzeyine etkisinin incelenmesidir. Araştırmanın evrenini Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çalışan 430 hemşire oluşturmaktadır. Örneklemi ise, araştırmanın içleme kriterlerine uyan ve çalışmaya katılmayı kabul eden 248 hemşire oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplamak için; Birey Tanıtıcı Bilgi Formu, Deprem Sonrası Travma Düzeyini Belirleme Ölçeği (DSTDBÖ) ve Hemşire Stres Ölçeği (HSÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerden ve parametrik olan ve parametrik olmayan verilerde kullanıma uygun korelasyon tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırmaya katılan hemşirelerin yaş ortalaması 29.93±6.36 (Min-Max=21-60) olup, %62.5’i kadındır. Hemşirelerin %59.3’ü depreme mesai saatinde denk gelmiş olup %71.8’i deprem anında ne yapılması gerektiğini bildiğini belirtmiştir fakat sadece %10.1’i deprem anında ne yapması gerektiğini açıkça ifade etmiştir. HSÖ’den alınan toplam puan ortalaması= 83.84±18.50’dir (Min-Max=38-136) ve DSTDBÖ’dan alınan toplam puan ortalaması= 59.14±13.80 (Min-Max=26-92) olarak hesaplanmıştır. Hemşirelerde deprem kaygısı ile stres düzeyi arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu belirlenmiştir (r=0.319). Ayrıca hemşirelerin %63.3’ü en az bir depremzedeye bakım verdiğini belirtip, %62.1’i hastanın depremzede olmasından kaynaklı bakımlarının etkilendiğini belirtmiştir. Hemşirelerin %36.7’si depremde en az bir kayıp yaşadığını, 60.1’’i korku nedeniyle deprem bölgesinde çalışmak istemediğini belirtmiştir. Öte yandan hemşirelerin %61.7’si eğitim hayatında, %43.1’i meslek hayatında doğal afetlerle ilgili eğitim aldığını belirtmiş olup, sadece %0.8’i deprem anında soğuk kanlılığını koruyabildiğini bildirmiştir. Hemşirelerin %96’sında mevcut durumda doğal afetlerle ilgili eğitim almak isteği saptanmıştır. Normal şartlarda mesleğini sürdürürken birçok stres faktörüyle mücadele eden hemşireler deprem sonrasında; depremzede oldukları halde insani ve mesleki değerler doğrultusunda diğer depremzedelere bakım vermiş ve yakınlarını kaybetme sonrası yas süreçlerini ertelemişlerdir. Bu durum sonucunda, hemşirelerin fiziksel ve ruhsal travma düzeylerindeki artışın stres düzeylerini etkilemesi kaçınılmaz bir sonuçtur.
  • Article
    Citation - WoS: 2
    Citation - Scopus: 4
    Investigation of the Necessity of Aspiration During the Intramuscular Injection Administered in the Ventrogluteal Site and Its Effect on Pain: A Randomized Controlled Trial
    (Sage Journals, 2022) Baran, Leyla; Güneş, Ülkü; Dönmez, Hilal
    This experimental study, which was conducted to examine the necessity of aspiration procedure and its effect on pain in intramuscular (IM) injections made into the ventrogluteal site (VGS), is randomized controlled and double-blind. The patients in the study group (n = 834) were assigned to the IM group with the aspiration period of 5 to 10 seconds (Implementation Group A-IGA), the aspiration period of 1 to 2 seconds (Control Group-CG), and no aspiration (Implementation Group B-IGB) according to stratified block randomization list. Patients’ pain levels were evaluated with the Visual Analog Scale (VAS). No bleeding was observed when aspiration periods of 1 to 2 and 5 to 10 seconds were followed during the injections administered to the VGS. The difference between the pain medians of patients in IGB and the CG were not significant (p =.521). It can be said that there is no need to apply aspiration in IM applied into the VGS if the correct site is determined
  • Article
    Citation - WoS: 2
    Citation - Scopus: 2
    A retrospective descriptive study of NANDA-I nursing diagnoses used by midwives working in obstetrics and gynecologic service: An example from south-eastern Turkey
    (Wiley Online Library, 2023) Yeşil, Yeşim; Baran, Leyla
    Purpose: This study aims to identify NANDA-I nursing diagnoses that midwives working in obstetrics and gynecologic service use while managing the electronic nursing care process. Methods: This retrospective study was conducted in a descriptive way to evaluate electronic care plan records of 3025 patients staying in obstetrics and gynecologic service between April 1, 2020. and April 1, 2021. Diagnoses in the records of the electronic care process were digitalized by two faculty members. Then, NANDA-I nursing diagnoses used by midwives were identified. NANDA-I nursing diagnoses used by midwives were identified. Findings: It was determined that diagnoses in care plans documented from the system within the 1-year period fell into eight domains and 10 classes, and 5819 diagnoses were given in total. The most frequent diagnoses given in obstetrics and gynecologic service were "acute pain" and "risk for bleeding." Conclusion: Findings of this study revealed that nursing care records in obstetrics and gynecologic service did not have a large number of diagnoses and interventions. Implications for nursing practice: Care plans directly reflect the contribution of the care to the patient. Consequently, midwives being aware of and recording nursing diagnoses while giving care will ensure a standardized language and visibility in care. More coverage of midwifery-related diagnoses in the midwifery curriculum will make NANDA-I nursing diagnoses more visible in midwifery as well.
  • Master Thesis
    Yaşlılarda Sık Kullanılan Düşme Riski Ölçeklerinin duyarlılıklarının İncelenmesi
    (2015) Baran, Leyla; Güneş, Ülkü
    Bu araştırma huzurevinde kalan yaşlılarda Morse, Hendrich II ve DENN düşme riski ölçeklerinin risk belirlemede ne kadar özgül ve duyarlı olduğunu saptamak amacıyla planlanmıştır. Çalışma 15 şubat- 15 Haziran 2014 tarihleri arasında Türkiye‟de bir Huzurevi‟nde kalan, 65 yaş ve üzerinde olan, yatağa bağımlı olmayan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 159 yaşlı birey ile yürütüldü. Araştırma verilerinin toplanmasında Tanıtıcı Özellikler Formu, Morse, Hendrich II ve DENN düşme riski ölçekleri kullanıldı. Veriler, araştırmacı tarafından yaşlı bireyler ile görüşülerek ve hemşire kayıt formlarından elde edildi. Araştırma kapsamına alınan bireylere ilk gün Tanıtıcı Özellikler Formu, Morse, Hendrich II ve DENN düşme riski ölçekleri uygulandı ve 60 gün boyunca bireylerin her gün düşme riski ölçeklerinden aldıkları puanlar kaydedildi. Aynı zamanda bu süre içinde bireylerin düşme durumları değerlendirilip gözlem formuna kaydedildi. Araştırmadan elde edilen verilerin değerlendirilmesi bilgisayar ortamında SPSS (Statistical Package for Social Sciences / 18.0 for Windows) programı kullanılarak yapıldı. Verilerin değerlendirilmesinde yüzdelik ve ROC (Receiver Operating Characteristic) analizi kullanıldı. Araştırmaya katılan bireylerin % 59.7‟si bayan olup yaş ortalaması 76.38 ± 7.97‟dir. Gözlemlenen 159 bireyin 59‟unda düşme gözlenmiştir. Bireylerin %82.4‟ünün herhangi bir görme problemi olduğu, %46.5‟inin herhangi bir işitme problemi olduğu ve %47.8‟inin yürümek için yardımcı bir araç kullandığı saptanmıştır. Bireylerin %94.3‟ünün kronik hastalıklardan en az birine sahip olduğu görülmektedir. Bireylerin “DENN Düşme Riski Değerlendirme Skalası” toplam puan ortalaması 13.58 ± 7.71 (Min-Max; 0-31) ve duyarlılık ve özgüllüğün aynı anda yüksek olduğu kesme noktası 14 olarak bulunmuştur. “Morse Düşme Ölçeği” toplam puan ortalaması 44.23 ± 26.86 (Min-Max; 0-105) ve duyarlılık ve özgüllüğün aynı anda yüksek olduğu kesme noktası 45 olarak bulunmuştur. “Hendrich II Düşme Riski 45 Ölçeği” toplam puan ortalaması ise 6.43 ± 3.63 (Min-Max; 0-14) ve duyarlılık ve özgüllüğün aynı anda yüksek olduğu kesme noktası 5 olarak bulunmuştur. Duyarlılık, Özgüllük, Pozitif ve Negatif yordama değerleri DENN Düşme Riski Değerlendirme Skalası için sırasıyla %84.31, %71.30, %58.11 ve %90.59; Morse Düşme Ölçeği için sırasıyla %74.51, %70.30, %55.07 ve %825.56; Hendrich II Düşme Riski Ölçeği için sırasıyla %80.39, %43.52, %40.20 ve %82.46‟dır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre ölçek sahiplerinin önerdikleri kesim noktalarına göre hem duyarlılığı hem de özgüllüğü yüksek olan ölçek DENN Düşme Riski Değerlendirme Skalasıdır. Buna göre özellikle yaşlı bakım evlerinde kalan bireylerin düşme riskinin tanılanmasında DENN risk değerlendirme ölçeğinin daha doğru sonuçlar verebileceği görülmekte ve huzurevlerinde öncelikli olarak bu ölçeğin kullanılması önerilmektedir.