Baran, Leyla
Loading...
Profile URL
Name Variants
Job Title
Doktor Öğretim Üyesi
Email Address
leylabaran@artuklu.edu.tr
Main Affiliation
Department of Social Services/ Sosyal Hizmet Bölümü
Status
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Sustainable Development Goals
3
GOOD HEALTH AND WELL-BEING

5
Research Products
4
QUALITY EDUCATION

4
Research Products
5
GENDER EQUALITY

1
Research Products
11
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES

1
Research Products

Documents
8
Citations
26
h-index
3

Documents
8
Citations
23

Scholarly Output
26
Articles
17
Views / Downloads
229/2748
Supervised MSc Theses
2
Supervised PhD Theses
1
WoS Citation Count
38
Scopus Citation Count
42
WoS h-index
3
Scopus h-index
3
Patents
0
Projects
1
WoS Citations per Publication
1.46
Scopus Citations per Publication
1.62
Open Access Source
17
Supervised Theses
3
Google Analytics Visitor Traffic
| Journal | Count |
|---|---|
| INTERNATIONAL IZMIR CONGRESS ON HEALTH AND SPORTS SCIENCES | 3 |
| Clinical Nursing Research | 2 |
| American Journal of Critical Care | 2 |
| Celal Bayar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Dergisi | 1 |
| Ebelik Esasları Klinik Uygulamaları Rehberi | 1 |
Current Page: 1 / 4
Scopus Quartile Distribution
Competency Cloud

Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 26
Book Part Enteral Beslenme Uygulamaları(Akademisyen Kitabevi, 2021) Baran, LeylaAMAÇ: Nazogastrik tüp uygulamasında aşağıdaki amaçlar yer almaktadır: Mideye doğrudan bazı maddeler vermek; • Besin alımında sorun olan, ancak sindirim ve emilim bozukluğu olmayan bireyleri tüp aracılığıyla beslemek (gavaj), • Mide kanamasını durdurmak için buzlu su vermek, • Zehirli maddeleri nötralize etmek için ilaç ya da su vermek, • Kontrast madde vermek, Mide içeriğini boşaltmak; • Kaza ya da kasıtlı olarak alınan zehirli maddeleri veya aşırı dozda alınan ilacı dışarı çıkarmak, mideyi yıkamak (lavaj), • Majör travma ya da cerrahi sonrası aspirasyonu önlemek için mide içeriğini dışarı almak, • Kardiyopulmoner resusitasyon sırasında midede biriken havayı çıkarmak, • Bulantı ve kusmanın önlenmesi için mide içeriğini boşaltmak, • Midedeki sıvı ve gazları boşaltarak mide basıncını azaltmak (dekompresyon), • Mide kanamasında mide içeriğini boşaltmak, • Bağırsak tıkanıklığında ve diğer gastrointestinal hastalıklarda gerginliği azaltmak, Mide işlevini ya da içeriğini test etmek; • Laboratuvar incelemesi için mide içeriğinden numune almak (gastrik analiz/ mide tubajı), • Mide basıncını veya motor sistemin etkinliğini test etmek.Article Vardiyalar Arasında Hemşirelerin Hasta Teslimlerinin İncelenmesi: Bir Durum Analizi(2024) Baran, Leyla; Özdemir, HandanAmaç: Bu çalışmanın amacı hemşirelerin vardiyalar arası hasta teslimi ile ilgili uygulamalarının ve düşüncelerinin belirlenmesidir. Materyal ve Metot: Tanımlayıcı tipte ve kesitsel olarak uygulanan çalışmanın evrenini 15 Şubat– 15 Haziran 2023 tarihleri Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde bulunan bir ile bağlı devlet hastanesinin yataklı servislerinde çalışan 123 hemşire oluşturmuştur. Örnekleme, çalışmanın içleme kriterlerine uyan ve çalışmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 105 hemşire dahil edilmiştir. Veriler, literatür doğrultusunda hazırlanan \"Birey Tanıtıcı Bilgi Formu\" ve \"Hasta Teslimine Yönelik Soru Formu\" ile toplanmıştır. Bulgular: Çalışmaya katılan hemşirelerin yaş ortalamaları 29,67±5,35 (min–maks=22–51) olup %80’inin kadın, %88,6’sının lisans mezunu olduğu belirlenmiştir. Haftalık çalışma saati ortalama 48,69±10,05 (40–72) olan hemşirelerin çalışma şekli %41 oranında vardiya şeklindedir. Hasta tesliminin en fazla oranda “Yatak başında – Sözlü” (%39,1) olarak yapıldığı, %41,9 oranında 21–25 dakika sürdüğü, %84,8 oranında kayıt edildiği, %78,1 oranında kayıt için hemşire gözlem formunun kullanıldığı bildirilmiştir. Hemşirelerin %98,1’i hasta tesliminin önemli olduğunu, %36,1’i hasta tesliminin “Yatak başında – Sözlü ve Hasta odası dışında – Yazılı” olarak yapılması gerektiğini, %72,4’ü teslimde standart form kullanılması gerektiğini bildirmiştir. Teslim sırasında teslimi engelleyen durumlar için hemşireler %92,3 oranında en fazla iletişim problemlerini bildirmişlerdir. Sonuç: Hemşirelerin neredeyse tamamının hasta tesliminin önemli olduğunu düşündüğü ve pozitif hasta güvenliği kültürüne sahip oldukları söylenebilir. Bunun yanında teslim için standart bir form kullanılması gerekliliği nedeniyle çalışılan birime has özellikleri yansıtan yapılandırılmış formların hazırlanması, kullanılması ve kullanımı için gerekli eğitimlerin sağlanması önemlidir.Article Citation - WoS: 3Citation - Scopus: 3Frequency of clinical alarms in intensive care units and nurses’ sensitivity to them: An observational study(American Journal of Critical Care, 2021) Baran, Leyla; Ceylan, Burcu; Güneş, Ülkü YapucuBackground All clinical alarms require nurses to respond even if an intervention is not needed. Nurses are expected to respond appropriately to each alarm and establish priorities among their care practices accordingly. This study was conducted to examine the number and types of clinical device alarms used in intensive care units, the duration of their activation, and nurses’ degree of sensitivity to them. Methods This observational study was conducted in 4 intensive care units in a university hospital in Turkey. A total of 20 nurses (5 from each unit) were observed for a total of 80 hours. The alarms were categorized as valid, false, or technical. Results During the study observation period, the mean number of alarms sounding per hour per bed was 1.8. A total of 144 alarms were recorded, of which 70.8% were valid, 15.3% were false, and 13.9% were technical. The mean duration of alarm activation was 8 minutes for valid alarms, 14 minutes for false alarms, and 53 minutes for technical alarms. Conclusions Nurses’ responses to alarms differ depend-ing on alarm type; for alarms that do not require an emergency intervention, nurses tend to respond late or not at all. (American Journal of Critical Care. 2021;30:186-192).Article Investigation of the Necessity of Aspiration During the Intramuscular Injection Administered in the Ventrogluteal Site and Its Effect on Pain: A Randomized Controlled Trial(2023) Baran, Leyla; Güneş, Ülkü; Dönmez, HilalAbstract This experimental study, which was conducted to examine the necessity of aspiration procedure and its effect on pain in intramuscular (IM) injections made into the ventrogluteal site (VGS), is randomized controlled and double-blind. The patients in the study group (n = 834) were assigned to the IM group with the aspiration period of 5 to 10 seconds (Implementation Group A-IGA), the aspiration period of 1 to 2 seconds (Control Group-CG), and no aspiration (Implementation Group B-IGB) according to stratified block randomization list. Patients’ pain levels were evaluated with the Visual Analog Scale (VAS). No bleeding was observed when aspiration periods of 1 to 2 and 5 to 10 seconds were followed during the injections administered to the VGS. The difference between the pain medians of patients in IGB and the CG were not significant (p = .521). It can be said that there is no need to apply aspiration in IM applied into the VGS if the correct site is determined.Master Thesis Yaşlılarda Sık Kullanılan Düşme Riski Ölçeklerinin duyarlılıklarının İncelenmesi(2015) Baran, Leyla; Güneş, ÜlküBu araştırma huzurevinde kalan yaşlılarda Morse, Hendrich II ve DENN düşme riski ölçeklerinin risk belirlemede ne kadar özgül ve duyarlı olduğunu saptamak amacıyla planlanmıştır. Çalışma 15 şubat- 15 Haziran 2014 tarihleri arasında Türkiye‟de bir Huzurevi‟nde kalan, 65 yaş ve üzerinde olan, yatağa bağımlı olmayan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 159 yaşlı birey ile yürütüldü. Araştırma verilerinin toplanmasında Tanıtıcı Özellikler Formu, Morse, Hendrich II ve DENN düşme riski ölçekleri kullanıldı. Veriler, araştırmacı tarafından yaşlı bireyler ile görüşülerek ve hemşire kayıt formlarından elde edildi. Araştırma kapsamına alınan bireylere ilk gün Tanıtıcı Özellikler Formu, Morse, Hendrich II ve DENN düşme riski ölçekleri uygulandı ve 60 gün boyunca bireylerin her gün düşme riski ölçeklerinden aldıkları puanlar kaydedildi. Aynı zamanda bu süre içinde bireylerin düşme durumları değerlendirilip gözlem formuna kaydedildi. Araştırmadan elde edilen verilerin değerlendirilmesi bilgisayar ortamında SPSS (Statistical Package for Social Sciences / 18.0 for Windows) programı kullanılarak yapıldı. Verilerin değerlendirilmesinde yüzdelik ve ROC (Receiver Operating Characteristic) analizi kullanıldı. Araştırmaya katılan bireylerin % 59.7‟si bayan olup yaş ortalaması 76.38 ± 7.97‟dir. Gözlemlenen 159 bireyin 59‟unda düşme gözlenmiştir. Bireylerin %82.4‟ünün herhangi bir görme problemi olduğu, %46.5‟inin herhangi bir işitme problemi olduğu ve %47.8‟inin yürümek için yardımcı bir araç kullandığı saptanmıştır. Bireylerin %94.3‟ünün kronik hastalıklardan en az birine sahip olduğu görülmektedir. Bireylerin “DENN Düşme Riski Değerlendirme Skalası” toplam puan ortalaması 13.58 ± 7.71 (Min-Max; 0-31) ve duyarlılık ve özgüllüğün aynı anda yüksek olduğu kesme noktası 14 olarak bulunmuştur. “Morse Düşme Ölçeği” toplam puan ortalaması 44.23 ± 26.86 (Min-Max; 0-105) ve duyarlılık ve özgüllüğün aynı anda yüksek olduğu kesme noktası 45 olarak bulunmuştur. “Hendrich II Düşme Riski 45 Ölçeği” toplam puan ortalaması ise 6.43 ± 3.63 (Min-Max; 0-14) ve duyarlılık ve özgüllüğün aynı anda yüksek olduğu kesme noktası 5 olarak bulunmuştur. Duyarlılık, Özgüllük, Pozitif ve Negatif yordama değerleri DENN Düşme Riski Değerlendirme Skalası için sırasıyla %84.31, %71.30, %58.11 ve %90.59; Morse Düşme Ölçeği için sırasıyla %74.51, %70.30, %55.07 ve %825.56; Hendrich II Düşme Riski Ölçeği için sırasıyla %80.39, %43.52, %40.20 ve %82.46‟dır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre ölçek sahiplerinin önerdikleri kesim noktalarına göre hem duyarlılığı hem de özgüllüğü yüksek olan ölçek DENN Düşme Riski Değerlendirme Skalasıdır. Buna göre özellikle yaşlı bakım evlerinde kalan bireylerin düşme riskinin tanılanmasında DENN risk değerlendirme ölçeğinin daha doğru sonuçlar verebileceği görülmekte ve huzurevlerinde öncelikli olarak bu ölçeğin kullanılması önerilmektedir.Doctoral Thesis Ventrogluteal Bölgeden Uygulanan İntramüsküler Enjeksiyonda Aspirasyon İşleminin Gerekliliğinin ve Ağrı Üzerine Etkisinin İncelenmesi(2020) Baran, Leyla; Güneş, ÜlküBu araştırma, ventrogluteal (VG) bölgeden uygulanan intramüsküler (İM) enjeksiyonda aspirasyon uygulamasının gerekliliğini ve ağrı üzerindeki etkisini incelemek amacıyla planlanan, randomize kontrollü deneysel ve çift kör bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini 14 Ocak 2019 – 20 Mayıs 2019 tarihleri arasında, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Acil Servisi Hızlı Bakı Birimi’ne intramüsküler enjeksiyon yaptırmak için başvuran 2430 hasta, örneklemi ise araştırmanın içleme kriterlerine uyan ve çalışmaya katılmayı kabul eden 834 hasta oluşturmuştur. Veriler araştırmacı ve bir hemşire tarafından toplanmıştır. Verilerin toplanmasında ―Bilgilendirilmiş Gönüllü Olur Formu‖, ―Birey Tanıtıcı Bilgi Formu‖ ve ―Görsel Kıyaslama Ölçeği (GKÖ)‖ kullanılmıştır. Çalışmada araştırmanın içleme kriterlerine uyan ve araştırmaya katılmayı kabul eden hastalar, cinsiyete göre tabakalandırılmış blok randomizasyon listesine göre; aspirasyon süresinin 5-10 saniye olduğu İM enjeksiyon grubuna (Uygulama Grubu A), aspirasyon süresinin 1-2 saniye olduğu İM enjeksiyon grubuna (Kontrol Grubu) ve aspirasyon işleminin uygulanmadığı İM enjeksiyon grubuna (Uygulama Grubu B) atanmışlardır. Tüm enjeksiyon uygulamalarında aynı ―İntramüsküler Enjeksiyon Uygulama Protokolü‖ uygulanmıştır. Araştırma amacına uygun olarak toplanan verilerin istatistiksel değerlendirilmesinde, SPSS 22.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırmaya dahil edilen hastaların tanıtıcı bilgilerine ilişkin verileri için; sayı, yüzde dağılımları, ortalama, standart sapma, ortanca, minimum ve maksimum değerler verilmiştir. Ayrıca ANOVA, Kruskal Wallis Testi ve Mann-Whitney U Testi kullanılarak, istatistiksel anlamlılık düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Araştırmanın yapılabilmesi için Ege Üniversitesi Rektörlüğü Tıp Fakültesi Dekanlığı Tıbbi Araştırmalar Etik Kurulu’ndan, Ege Üniversitesi Tıp IV Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı‖ndan ve araştırmaya katılan hastalardan yazılı izin alınmıştır. Araştırma sonucunda, araştırma kapsamına alınan hastaların yaş ortalamasının 34.48±12.49 (18-65) olduğu, her üç araştırma grubunda da yaş dağılımının homojen olduğu, hastaların %33.2’sinin üst solunum yolu enfeksiyonu nedeniyle diklofenak sodyum enjeksiyonu endikasyonu olduğu saptanmıştır. Ventrogluteal bölgeye uygulanan enjeksiyonlarda aspirasyon süresinin 1-2 saniye ve 5-10 saniye sürdüğü enjeksiyonların hiçbirinde aspirasyon esnasında kan gelmediği saptanmıştır. Araştırma gruplarının GKÖ ağrı puan ortalamaları kıyaslandığında; aspirasyon işleminin uygulanmadığı Uygulama Grubu B ile aspirasyon süresinin 1-2 saniye sürdüğü Kontrol Grubu’ndaki hastaların ağrı puan ortalamaları arasındaki farkın anlamlı olmadığı (p=0.521); ancak aspirasyon süresinin 5-10 saniye sürdüğü Uygulama Grubu A ile Kontrol Grubu (p<0.001) ve Uygulama Grubu A ile Uygulama Grubu B’deki hastaların (p<0.001) GKÖ puan ortancaları arasındaki farkın anlamlı olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda; aspirasyon süresinin ağrı üzerinde etkili olduğu ve doğru bir bölge tespiti ile VG bölgeden yapılan İM enjeksiyonlarda aspirasyon uygulamasının yapılmasına gerek olmadığı söylenebilir.Book Part Acil Serviste Hasta Güvenliği(Nobel Akademik Yayıncılık, 2023) Baran, LeylaÖzet Acil servis; acil sağlık hizmeti ihtiyacı olan hastalara sağlık hizmeti sunulan poliklinik ve yataklı servis işlevi görebilen sağlık tesisi bölümüdür. Tüm gün kesintisiz olarak acil sağlık hizmeti veren acil servisler doğal olarak hastane içinde en fazla karmaşanın olduğu yerlerdir. Acil servisler hasta güvenliği açısından oldukça riskli servislerdir. Tıbbi hata, hastaya sunulan sağlık hizmetleri sırasında ortaya çıkan herhangi bir olumsuzluğun nedeni olup sağlık kurumlarının ve çalışanlarının yetersiz bilgisi, beceri eksikliği, deneyimsizliği veya ilgisizliği sonucunda gerçekleştirdikleri, kabul gören uygulama standartlarının altında kalan tedavi ve işlemler sonucunda, hastanın zarar görmesine, yaralanmasına veya ölümüne neden olan, çoğunlukla mesleki ihmalle ortaya çıkmış zararlardır. Kontrol edilemeyen iş yükü, öngörülemeyen çok sayıda hasta, tedavi ve bakıma farklı disiplinlerden çok sayıda sağlık profesyonellerinin katılımı acil servislerde hata için risk faktörüdür. Hasta güvenliğinde temel hedef; sağlık hizmetleri sunumu sırasında tıbbi hataları engelleyerek hatalar nedeniyle hastayı olası zararlardan koruyacak ve hata olasılığını ortadan kaldıracak bir sistemin kurulmasıdır. Hasta güvenliğindeki ortak eksiklikler; yetersiz iletişim, liderlik, ekip çalışması ve güvenlik süreçleri konusunda yetersiz bilgilendirmeler, advers olayların analizlerindeki ve raporlamadaki eksiklikleri içerir. Tıbbi hataların önlenmesinde hasta güvenliği kültürünün geliştirilmesi önemli faktörlerin başındadır. Sağlık kurumlarında güvenlik kültürü; bireysel ve ekip olarak sağlık profesyonellerinin hasta güvenliği konusunda bilinçlenmelerini ve hastaların zarar görmelerini önlemeyi/zarar veren durumların oluşmamasını hedeflemektedir. Sağlık hizmetlerinde meydana gelen hataların tanımlanmasını ve bu hatalardan dolayı hastaların zarar görmesinin engellenmesini sağlayan en önemli yöntem, tıbbi hataların raporlanması ve analizidir. Hasta güvenliği kültürünün oluşturulması ve yaygınlaştırılması, sağlık kurumlarında tıbbi hataları azaltacak organizasyonların oluşmasını sağlayacak ve bu şekilde hem sağlık çalışanları hem de hastaların zarar görmesi engellenmiş olacaktır.Article Citation - WoS: 15Citation - Scopus: 16Examining the hand hygiene beliefs and practices of nursing students and the effectiveness of their handwashing behaviour(Wiley Online Library, 2020) Ceylan, Burcu; Güneş, Ülkü; Baran, Leyla; Ozturk, Huri; Sahbudak, GulAims and objectives: To examine the hand hygiene beliefs and practices of Turkish nursing students and the effectiveness of their handwashing. Background: Handwashing is the most important part of preventing cross-infection, but there is a considerable amount of evidence that shows that the handwashing technique of nurses and nursing students is not always very effective. Design/methods: This research was carried out in two stages and is type of descriptive, analytical and observational. The study comprised 563 students from a Faculty of Nursing. Besides evaluating the nursing students' sociodemographic data, we assessed their beliefs and hand hygiene practices using a Hand Hygiene Beliefs Scale (HHBS) and Hand Hygiene Practices Inventory (HHPI) and also used with "Derma LiteCheck" device to assess how effectively they washed their hands. The STROBE checklist was used. Results: The handwashing frequency of the female students was significantly higher. The scores on both the HHBS and the HHPI were significantly higher among the female students compared to the males. The dirtiest areas of the hand were determined as nails (nail beds, beneath the nails), skin between the fingers and fingertips. Conclusions: The results of our study indicate that although student nurses have positive perceptions about hand hygiene and appear to have developed good habits, the effectiveness of their handwashing is poor. Relevance to clinical practice: It is of great importance that UV light and florescent gel are made readily available both at nursing schools and in hospitals and other health institutions since these elements are useful in providing immediate visual feedback for a full assessment of handwashing behaviour.Article Citation - WoS: 2Citation - Scopus: 4Investigation of the Necessity of Aspiration During the Intramuscular Injection Administered in the Ventrogluteal Site and Its Effect on Pain: A Randomized Controlled Trial(Sage Journals, 2022) Baran, Leyla; Güneş, Ülkü; Dönmez, HilalThis experimental study, which was conducted to examine the necessity of aspiration procedure and its effect on pain in intramuscular (IM) injections made into the ventrogluteal site (VGS), is randomized controlled and double-blind. The patients in the study group (n = 834) were assigned to the IM group with the aspiration period of 5 to 10 seconds (Implementation Group A-IGA), the aspiration period of 1 to 2 seconds (Control Group-CG), and no aspiration (Implementation Group B-IGB) according to stratified block randomization list. Patients’ pain levels were evaluated with the Visual Analog Scale (VAS). No bleeding was observed when aspiration periods of 1 to 2 and 5 to 10 seconds were followed during the injections administered to the VGS. The difference between the pain medians of patients in IGB and the CG were not significant (p =.521). It can be said that there is no need to apply aspiration in IM applied into the VGS if the correct site is determinedArticle Medication administration error reporting rate and perceived barriers among nurses in Turkey(2020) Güneş, Ülkü; Baran, Leyla; Ceylan, BurcuThis study was planned to determine the barriers perceived by nurses in medication administration error (MAE) reporting. The data of this descriptive and crosssectional study were collected between January and April 2017. The universe of the study consisted of nurses working in two hospitals in Turkey (N=547). The sample of the study consisted of nurses who met the inclusion criteria of the study and agreed to participate in the study (n=253). The overall response rate is 64%. 90.5% of nurses are women. The mean age of the nurses was 33.5 years. Their mean nursing experience was 10.4 years (SD 8.43 years). Of the study population, only 32% experienced a medication administration error during their working lives and who had a medication error experience, 23.5% reported their error. The most common perceived barriers among nurses are “heavy workload” (81.4%), “fear of being accused by supervisor” (80.6%) and “management believes that medication administration error is caused by individual factors rather than system factors” (80.2%). It was observed that the nurses made a medication administration error, but the majority were not reported.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »

