Profile URL: https://hdl.handle.net/20.500.12514/7797
Job Title:Dr. Öğr. Gör.
Email Address:mihayelakyuz@artuklu.edu.tr
Main Affiliation:Syriac Language and Culture Programme / Süryani Dili ve Kültürü Programı
Status: Current Staff
ORCID:
0000-0001-8216-0101
0000-0001-8216-0101YÖK Akademik: 79918D781EA61DD2
Google Scholar:
h9E_EUgAAAAJ
h9E_EUgAAAAJWeb of Science ID:
JTS-6899-2023
JTS-6899-20238 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 8 of 8
Article Bar ʿEbroyo’nun Nomocanon’unda Süryani Aile Hukuku: Nişan ve Evlilik(2026) Akyüz, MihayelBu makale, 13. yüzyıl Süryani Ortodoks düşünce geleneğinin önde gelen temsilcilerinden biri olan Mafriyan Bar ʿEbroyo’nun (Bar Hebraeus, ö. 1286), özgün adı Kṯobo d-Hudoye (“Yönergeler Kitabı”) olan Nomocanon adlı hukuk derlemesindeki nişan ve evlilik hükümlerini incelemektedir. Çalışma, eserin “Nişan ve Evlilik” başlıklı bölümüne odaklanmaktadır. Bu bölüm, aile hukukunun kilise kanonlarıyla, Geç Antik Çağ Roma hukuku mirasıyla, Yahudi hukuk geleneğiyle ve Orta Çağ İslam dünyasının sosyo-hukuki uygulamalarıyla ilişkisini ele almaktadır. Türkiye’de Bar ʿEbroyo üzerine yapılan çalışmalar büyük ölçüde teolojik, felsefi veya tarihsel boyutlarla sınırlı kalmış, onun aile hukuku hükümleri henüz sistematik biçimde incelenmemiştir; bu makale söz konusu boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır.Çalışma, Roma hukukunun klasik metinlerini, Mişna ve Maimonides’in Mişne Tora’sı gibi Yahudi hukuk kaynaklarını ve İslam hukukunun temel kaynaklarını karşılaştırmalı bir çerçevede kullanmaktadır. Görünürdeki benzerlikler doğrudan bir iktibasın kanıtı olarak ele alınmamakta; özellikle İslam hukukuyla yapılan karşılaştırma, 13. yüzyılda dolaşımda olan ortak normatif kavramlara dayandırılmakta ve nişan, mehir, velayet, nafaka gibi belirli hukuki kategorilerdeki yapısal yakınlıklar üzerinden somutlaştırılmaktadır. Makale, Nomocanon’u salt bir kilise hukuku derlemesi olarak değil, İslam idaresi altındaki Süryani Hıristiyan toplulukların kendi normlarını çevre hukuk gelenekleriyle etkileşim içinde yeniden düzenlediği çoğul bir hukuk metni olarak ele almaktadır. Bu çerçevede çalışma, evlilik sözleşmesinin hukuki ve toplumsal işlevlerini, duroa ve pernṯo kavramlarını, nişan ve evlilik süreçlerini, ayrıca evlenme engelleri, boşanma, velayet, nafaka, kölelik ve kadının hukuki statüsüne ilişkin düzenlemeleri sistematik biçimde incelemektedir. Bar ʿEbroyo’nun hükümleri Roma, Yahudi ve İslam aile hukuku gelenekleriyle karşılaştırıldığında, bu düzenlemelerin ne bütünüyle kapalı bir Süryani kanonik sistemin ürünü ne de çevre hukuk geleneklerinden basit bir aktarım olduğu görülmektedir; Nomocanon, bunun yerine Süryani kanonik mirasının Orta Çağ dünyasının hukuk ekolojisi içinde seçici, bilinçli ve iç tutarlılığa sahip biçimde yeniden inşa edildiği bir metin olarak okunmalıdır.Bu okuma, hukuki kavram ve kurumların farklı dinî gelenekler arasında nasıl dolaştığını ve yerel bağlamlarda nasıl yeniden yorumlandığını göstermektedir. Bulgular, Bar ʿEbroyo’nun evliliği hem Süryani Kilisesi’nin kutsal sırlarından biri hem de mülkiyet, soy, toplumsal statü, cinsiyet rolleri, hane düzeni ve cemaat disipliniyle yakından bağlantılı hukuki bir kurum olarak kavramsallaştırdığını ortaya koymaktadır. Dolayısıyla Nomocanon’daki nişan ve evlilik hükümleri, Süryani aile yapısının dönüşümünü, İslam dünyasında yaşayan Hıristiyan toplulukların hukuki uyum stratejilerini ve Orta Çağ’da dinler arası hukuki kavram dolaşımını anlamak bakımından temel bir kaynak niteliği taşımaktadır. Bu yönüyle çalışma, Orta Çağ’da çoğul hukuk düzenlerinin etkileşimine dair daha geniş bir tartışmaya katkı sunmakta, aynı zamanda Bar ʿEbroyo’nun hukuk düşüncesine ilişkin ulusal literatürdeki bir boşluğu doldurmaktadır.Other Zafer DUYGU, İsa, Pavlus, İnciller: Hristiyanlık Neden ve Nasıl Ortaya Çıktı?, İstanbul: Düşün Yayıncılık, 2018 (735 sayfa).(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2018) Akyüz, MihayelYazar, bu kitap çalışmasında, tarih boyunca en çok tartışılan konulardan birisi olan İsa meselesini, ihtisas alanı olan erken dönem Hristiyanlık tarihi çerçevesinde analiz etmektedir. Bu bağlamda iki temel hususu ele almakta, tarihsel İsa hakkında ne bildiğimiz ve niçin çok az şey bildiğimiz sorularını tartışmaktadırBook Part 1936 Beyannamesi Sürecinde Mardin Süryani Kadim Vakfı Başkanı Hanna Dolabani(Mardin Artuklu Üniversitesi Yayınları, 2020) Akyüz, MihayelSüryani Kadim Kilisesi’nin saygın metropolitlerinden biri olan Hanna Dolabani (1885-1969), hem entelektüel birikimiyle hem de yaşadığı dönem itibariyle Mardin’in ve Süryani toplumunun üretken değerlerinden biri olmuştur. O, Osmanlı İmparatorluğunun yıkılış ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş evrelerini yaşamış, aynı zamanda Birinci ve İkinci Dünya Savaşları dönemlerine de tanıklık etmiştir. Bu bağlamda Dolabani, 84 yıllık ömrünü ifa ettiği coğrafyada vuku bulan seküler hadiseler çerçevesinde üstlendiği dinî ve ilmî misyonla, özellikle mensubu olduğu toplum nezdinde son derece önemli faaliyetlere imza atıp, ardında kayda değer eserler bırakmıştır. Hanna Dolabani, dinî vecibeleri ve araştırmacı yazar kimliğinin yanı sıra, Mardin’deki Süryani cemaatinin vakıf işleriyle de ilgilenmekteydi. Daha ziyade öteki vasıflarıyla ön plana çıkan Dolabani’nin vakıf başkanlığı ve vakıf hizmetleri günümüze kadar ya ihmâl edilmiş veya göz ardı edilmiştir. Zira o, 1936 yılından 1965 yılına kadar kâh vakıf başkanı olarak kâh vakıf mütevelli heyetinde bulunarak Mardin Süryani Kadim cemaatinin vakfına son derece mühim hizmetlerde bulunmuştur. Bu bağlamda, bu çalışmada, önce Dolabani’nin mensubu olduğu Süryani cemaatine yapmış olduğu vakıf başkanlığı ile Cumhuriyet döneminin en önemli belgelerinden biri olan 1936 Beyannamesi’ndeki ve sonrasındaki rolü ele alınacaktır. Ardından, 2008’de yürürlüğe giren “5737 Sayılı Yeni Vakıflar Kanunu” kapsamında, Mardin Süryani Kadim Vakfı’nın, Dolabani ve heyetinin hizmetlerinden ne şekilde istifade ettikleri üzerinde durulacaktır.Editorial Hizmetin İzinde Bir Ömür: Metropolit Hanna Dolabani(Mardin Artuklu Üniversitesi Yayınları, 2020) Akyüz, MihayelBir şahsiyeti ele almak göründüğü kadar kolay bir iş değildir. Bu şahsiyet zor zamanlarda zor ve büyük işler yapan Hanna Dolabanî gibi biri olduğunda zorluk düzeyi bir kat daha artar. Elinizdeki çalışmada hem Osmanlı hem de Cumhuriyet tecrübesini yaşamış kadim kentimizin bu güzide metropoliti üzerinden bu topraklarda yaşanan idari dönüşümleri, modernleşme ve yenileşme çabalarını, tanzimatı, ıslahatı, I. ve II. Meşrutiyeti, cihan savaşlarını, edebiyattan felsefeye, din ilimlerinden modern bilimlere kadar entelektüel sahada yaşanan farklı tecrübeler de ele alınıyor ve bunların izi sürülüyor. Merkezden maada bir taşra kentinde yaşanan entelektüel hayatın satır araları da buna dahildir.Article 1177 Tarihli Süryanice “Harklean” Dörtlü İncil El Yazması(TOKAT GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ YAYINLARI, 2021-12-26) Kaplan, Necla; Akyüz, MihayelDublin Chester Beatty Kütüphanesi’nde Süryani koleksiyonunda Syc 703 numarada kayıtlı bulunan Harklean Dörtlü İncil el yazması makalenin konusunu oluşturmaktadır. El yazmasının şimdiye kadar detaylı monografik bir çalışmada incelenmediği ve yeteri kadar bilinmediği görülmüştür. Bu nedenle eser kodikolojik, paleografik ve sanat-tarihsel yönden incelenmiş, sahip olduğu özellikleri tanıtılmaya çalışılmıştır. Chester Beatty Kütüphanesi’nin dijital erişime sunmasıyla ulaşılan eser; Eusebios mektubu, 8 kanonun 17 adet tablosu, dekoratif haç motifi, 11 adet litürjik kodeks tabloları, Dörtlü İncil, her dört İncil’in (Matta, Markos, Luka ve Yuhanna) bapları hakkında bilgi sunan “İçindekiler (Qephelaon) bölümü”, Harkelli Toma’nın kendi çalışması hakkında bilgi vermek için yazdığı sonsöz metninin kopyası, kolofon ve sonradan ilave edilmiş bazı bilgi notlarını içermektedir. Eserin Kolofonu ve bilgi notları okunmuş böylece detaylı bilgilere ulaşılmıştır. Görsellerle donatılmış kanon tablolu ve Harklean versiyonu olan bu Dörtlü İncil el yazması; Isho’bar Romanos ve aile bireyleri tarafından Tell Arsanius bölgesindeki Meryem Ana Kilisesi’nde 1177 yılında yazılmış ve banisi Rahip Ahrun tarafından 1180 yılında Madik Manastırı’ndaki Kırk Şehit Kilisesi’ne vakfedilmiştirArticle Mikhael Rabo Kroniği’nin 1598 Tarihli Süryanice Nüshası: Kodikolojik ve Tarihsel Bir Değerlendirme(2025-06-26) Akyüz, MihayelBu makale, 12. yüzyıl Süryani Ortodoks Patriği ve tarihçisi Mikhael Rabo’nun kaleme aldığı Kronik adlı eserin 1598 tarihli Süryanice elyazmasını kodikolojik ve tarihsel açıdan değerlendirmektedir. Üç sütunlu bir düzenle yapılandırılmış olan Kronik, kilise tarihi, siyasi gelişmeler ve doğa olaylarını bir arada ele alan nadir Süryani kaynaklarından biridir. Yaratılıştan 12. yüzyıl sonlarına kadar uzanan bu kapsamlı anlatı, Mikhael Rabo’nun entelektüel otoritesini ve Süryani tarihçiliği üzerindeki etkisini yansıtmaktadır. Kronik, aynı zamanda dönemin siyasal, mezhepsel ve teolojik çatışmalarına da dolaylı biçimde ışık tutar. Kroniğin günümüze ulaşan en eski Süryanice nüshası olan 1598 tarihli bu elyazması (Urfa-Halep Süryanice Kodeksi), Mikhael bar Barsavmo adlı bir rahip tarafından istinsah edilmiştir. Bar Barsavmo’nun kullandığı ana kaynak, bizzat müellifin metnine dayandığı bildirilen Muşe Savroyo nüshasıdır. Elyazması, yalnızca metni korumakla kalmaz, aynı zamanda geç dönem Süryani istinsah geleneklerine dair önemli bilgiler sunar. Fiziksel özellikleri, yazım tarzı ve kenar notlarına ilişkin kodikolojik gözlemler, metnin üretim ve kullanım bağlamını aydınlatmaktadır. Eserin Ermenice ve Arapça-Garşuni versiyonları ile Fransızca, Arapça ve İngilizce modern çevirileri, Kronik’in geniş bir entelektüel çevrede karşılık bulduğunu göstermektedir. Çalışma, elyazmasının yapısal özellikleri ve tarih yazımı yöntemine odaklanmakta; ayrıca 19. yüzyıl sonlarında nüshanın keşfi ve Süryani Katolik episkoposu Efrem Rahmani ile Fransız oryantalist Jean-Baptiste Chabot’nun katkılarıyla bilim dünyasına kazandırılma sürecini de ele almaktadır.Master Thesis Muşe Bar Kifo ve " İrade , özgürlük ve doğal afetler " adlı eseri (edisyon kritik - çeviri)(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2017) Akyüz, Mihayel; Toprak, Mehmet SaitBu tez çalışması; Süryani kaynaklarında da yer edinen ve derin kapsamlı bir konu olan insan ahlakı felsefesi üzerine, Muşe Bar Kifo'nun yorumuyla açıklık getirmektedir. Yazarımız, irade, özgürlük, baht/kader, iyilik, kötülük, doğal afetler, ecel ve ölüm gibi konuları mensubu olduğu inanç gereği Eski Ahit'ten ve Yeni Ahit'ten de örnekler vererek dile getirip savunmakla beraber; bu konuları farklı bir bakış açısıyla yorumlayan kadim paganlara, Süryani Kilisesi tarafından heretik ilan edilen Maniciler ve Mar?iyonculara ve de İslam Kelamcılarına karşı açıklamalarda bulunarak, bir takım eleştiri ve tenkitlerde bulunmaktadır. Muşe Bar Kifo'nun; "İrade, özgürlük ve Doğal Afetler" adlı eseri üzerine yaptığımız tez çalışması giriş, üç bölüm, sonuç ve değerlendirme kısımlarından oluşmaktadır. Tezimizin giriş kısmında; genel anlamda eserin içeriğinden bahsedilmiştir. Birinci Bölümde; Muşe Bar Kifo'nun hayatı ve eserleri kaleme alınmıştır. Devamında üzerinde çalıştığımız yazmanın içeriğinden bahsedilmiştir. İkinci Bölümde; sırasıyla eserin Türkçe Tercümesi, eserin bilgisayar ortamına yeniden aktarımı ve eserin kopyası sayfa numaralarına göre arka arkaya yer verilmiştir. Üçüncü Bölümde; eserin ahlak felsefesi açısından değeri ele alınmıştır. Ardından eserde geçen kavramların Türkçe karşılıklarını veren bir kavramlar sözlüğüne ve bu kavramların metin içerisinde geçen yerlerini gösteren bir indekse yer verilmiştir. Sonuç ve değerlendirme kısmında ise; Türkçeye kazandırılan bu eserin, Süryanice dili açısından yaşanan zorluklarını, metin içeriği itibariyle de felsefi açıdan değeri yorumlanmıştır.Article Süryanî Metropoliti Dionysios Bar Ṣalibi’nin “Reddiye Kitabı” (Kṯobo d’Oruʿuṯo) Adlı Eseri ve Müslümanlara Dair Görüşleri(2026) Akyüz, MihayelKṯobo d’Oruʿuṯo adlı eser, 12. yüzyıl Süryanî entelektüellerinden Dionysios bar Ṣalibi (ö. 566/1171) tarafından kaleme alınmış bir reddiye külliyatıdır. Apolojik nitelikteki bu Süryanîce eser, Müslümanlara, Yahudilere ve çeşitli Hıristiyan gruplara yönelik polemikler içermektedir; bu çalışma ise eserin yalnızca Müslümanlara dair bölümünü incelemektedir. Söz konusu bölüm, Emevîler Dönemine (40-132/661-750) tarihlendirilen Süryanîce bir Kur’ân tercümesinden pasajlar içermesi bakımından dikkat çekmektedir. Bu çalışma, Bar Ṣalibi’nin İslâm, Hz. Muhammed ve Kur’ân tasvirlerinin büyük ölçüde Süryanî polemik geleneğinde şekillenmiş teolojik ön kabuller üzerine kurulduğunu göstermektedir. Müellifin erken dönem İslâm tarihine ilişkin aktarımlarının dolaylı rivayetlere dayandığı; buna karşılık kendi döneminde gözlemlediği Müslüman inanç ve pratiklerine dair tasvirlerinin görece daha somut nitelik taşıdığı tespit edilmiştir. Ayrıca Kur’ân ayetlerini Hıristiyan teolojisi doğrultusunda yeniden yorumladığı ve eleştirisini karşılaştırmalı fakat asimetrik bir okuma üzerine inşa ettiği ortaya konulmuştur. Çalışmada, eserin 907/1502 yılında Aziz bar Ṣaliba tarafından istinsah edilmiş Süryanîce nüshası esas alınmıştır.
