Doru, Ömer

Job Title:Dr. Öğr. Üyesi
Main Affiliation:Department of Economics / İktisat Bölümü
Status: Current Staff
Name Variants:
Doru, Omer

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 10 of 33
  • Article
    TÜRKİYE’DE TİCARİ DIŞA AÇIKLIK VE ENFLASYON İLİŞKİSİ: ARDL SINIR TESTİ VE NEDENSELLİK ANALİZİ
    (KAFKAS ÜNİVERSİTESİ İKTİSADİ ve İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ DERGİSİ, 2021-06-28) Doru, Ömer; Düşünceli, Faruk
    1990’lı yıllarda artan küreselleşme eğilimleri ile beraber gelişmekte olan ülkeler yüksek enflasyon oranları ile karşılaşmaya başlamışlardır. Bu dönemde başlamak üzere, dışa açıklık ve enflasyon ilişkisi ekonomi literatüründe önemli yer edinmeye başlamıştır. Tartışmalar, gelişmekte olan ülkelerde ticari dışa açıklığın enflasyon üzerindeki negatif etkisini savunan Romer hipotezi ekseninde oluşmuştur. Bu çalışmanın amacı 2002 yılından sonra yüksek enflasyon olgusundan kurtulan Türkiye ekonomisinde Romer hipotezini ekonometrik yöntemlerle test etmektir. 2003Q1-2020Q3 dönemi çeyreklik verilerin kullanıldığı çalışmada, ARDL sınır testi yaklaşımı ve Toda Yamamoto nedensellik testleri uygulanmıştır. Çalışma sonucunda, eş-bütünleşme ilişkisi ile beraber ticari dışa açıklıktan enflasyona doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir.
  • Book Part
    TÜRKİYE’DE CARİ İŞLEMLER AÇIĞININ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ
    (2023) Doru, Ömer
    Bu çalışmanın amacı Türkiye’nin 2008 küresel finans krizi sonrası dönemi için cari işlemler açığının sürdürülebilirliğini incelemektir.
  • Article
    MERKEZİ VE DOĞU AVRUPA GEÇİŞ EKONOMİLERİ İÇİN AB EKONOMİLERİYLE GELİR YAKINSAMASI ANALİZİ
    (2023) Doru, Ömer
    ülkelerin refah seviyesine ulaşmak gelmektedir. Temeli Solow büyüme modeline dayanan yakınsama hipotezi, düşük gelirli ülkelerin yüksek gelirli ülkelere göre daha hızlı ekonomik büyüme performansı gerçekleştireceğini varsaymaktadır. Bu çalışmanın amacı Merkezi ve Doğu Avrupa geçiş ekonomilerinin Avrupa Birliği (AB) ortalamasına yakınsamasını analiz etmektir. Bu amaçla 1995-2021 dönemi için kişi başına düşen GSYH verisi kullanılarak panel CADF birim kök testi ile Lee ve Strazicicih (2003; 2004) yapısal kırılmalı birim kök testleri uygulanmıştır. CADF birim kök testi bulguları panel geneli için serinin durağan olduğunu dolayısıyla yakınsama hipotezinin geçerli olduğunu göstermektedir. Ülke bazındaki sonuçlarına göre ise; Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Letonya, Litvanya, Makedonya, Polonya, Sırbistan ve Slovenya serilerinin seviye düzeyinde durağan olduğunu dolayısıyla yakınsama hipotezin geçerli olduğu diğer ülkeler için ise geçerli olmadığı görülmektedir. Ülke bazında hipotezin geçerliliği yapısal kırılmaya izin veren Lee ve Strazicicih (2003; 2004) birim kök testi ile test edilmiştir. Test bulguları Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Hırvatistan, Estonya, Macaristan, Letonya, Polonya, Romanya, Sırbistan ve Slovenya verileri için hipotezin geçerli olduğunu göstermektedir
  • Master Thesis
    Küresel Değer Zincirleri ve Jeopolitik Risklerin İhracat Performansına Etkisi: Türkiye Üzerine Bir İnceleme
    (2025) Uygur, İskender; Doru, Ömer
    Küresel ekonomideki yapısal dönüşümler, üretim ve ticaret süreçlerini daha karmaşık ve coğrafi olarak dağınık hale getirerek Küresel Değer Zincirleri 'nin (KDZ) önemini artırmıştır. Üretim artık tek bir ülke sınırında değil, birçok ülkenin katkısıyla gerçekleşmekte; bu durum ara mal ticaretini ve ihracat amaçlı ithal girdi kullanımını yaygınlaştırmaktadır. KDZ'ler, ülkelerin farklı üretim aşamalarında uzmanlaşarak katma değer yaratmasını sağladığından, özellikle gelişmekte olan ülkeler için ihracat kapasitesi ve teknolojik yetkinlik açısından kritik bir rol oynamaktadır. Ancak, son yıllarda artan jeopolitik riskler, uluslararası ticaret ve makroekonomik göstergeler üzerinde baskı oluşturarak ticaret hacmini daraltmakta ve yatırım kararlarını olumsuz etkilemektedir. Türkiye gibi jeopolitik açıdan hassas konumdaki ülkelerde bu risklerin ihracat performansı üzerindeki etkileri daha belirgin hale gelmektedir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'nin KDZ'ler ve jeopolitik risklerin ihracat performansı üzerindeki etkilerini 1990-2018 dönemine ait yıllık veriler kullanılarak ARDL modeli ile analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda değişkenler arasında eşbütünleşme ilişkisi bulunmuştur. Uzun dönem katsayı tahminini tespit etmek amacıyla FMOLS, DOLS ve CCR yöntemleri kullanılmış ve değişkenler arasında pozitif ilişki belirlenmiştir Anahtar Kelimeler: Küresel Değer Zincirleri, Jeopolitik Risk, İhracat, ARDL
  • Article
    The Role of Economic Complexity in Reducing the Impact of the Resource Curse: An Analysis of Resource Rents, Investments, and Corruption in BRICS-T Countries
    (2026) Doru, Ömer
    The purpose of this study is to examine the effects of natural resource rents (NRT) on economic growth in the BRICS countries and Türkiye sample during the period 1995–2021 and to examine the role of economic complexity (ECI) in this relationship. Empirical analysis consists of two complementary models has established using the panel quantile regression method. In Model I, economic growth is explained by the variables of natural resource rents, economic complexity, foreign direct investment, fixed capital investment, and corruption, while in Model II, the ECI x NRT interaction term is added to assess the effect of diversity in the production structure on resource dependence. The findings show that natural resource rents have a continuous and statistically significant negative effect on growth across all quantiles, supporting the resource curse hypothesis. The findings show that natural resource rents have a continuous and statistically significant negative effect on growth across all quantiles, supporting the resource curse hypothesis. In contrast, economic complexity, foreign direct investment, and fixed capital investment have positive effects, while corruption has negative effects. Model II results have shown that economic complexity does not reverse the negative impact of natural resource rents on growth, but it does mitigate this effect. The Kónya (2006) panel causality test has shown that there is a unidirectional causal relationship from natural resource rents to growth, while there is a predominantly bidirectional causal relationship between economic complexity and growth. Overall, the study shows that increasing economic complexity and strengthening institutional structures play a critical role in reducing the negative effects of resource dependency on growth and establishing a more sustainable growth path.
  • Master Thesis
    Uluslararası hizmet ticareti ve ekonomik büyüme ilişkisi: Türkiye üzerine bir uygulama
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2023) Kartal, Nigerhan; Doru, Ömer
    Küreselleşme süreci ile birlikte dış ticaretin önündeki engellerin giderek azalması ve ülkelerin uluslararası ticari ilişkilerinin artış göstermesi, sektörlerin dış ticarette aktif bir rol kazanmasına neden olmaktadır. Mal ticareti açısından, tarım ve sanayi sektörü tarihsel olarak dünyanın önde gelen sektörleri olmuştur. Hizmet sektörü ise özellikle bilgi ve iletişim teknolojisinin gelişmesi, yaşam standartlarının artması, insanların tercih ve alışkanlıklarının değişmesi ile birlikte dış ticarette önemli bir sektör haline gelmiştir. Hizmet sektörü dış ticarete katkısının yanı sıra GSMH'ye ve istihdama olan katkısı bakımından da önemli bir sektördür. Tüm bunlarla beraber, diğer sektörlere belirli alanlarda alt yapı hizmeti sunması da hizmet sektörünün önemini ortaya koymaktadır. Birçok ülkenin ekonomisine katkısı itibariyle gelir kaynağı haline gelen hizmet sektörü, Türkiye ekonomisi üzerinde de pozitif bir etkiye sahip olmaktadır. Nitekim özellikle cari açıkların giderilmesinde hizmet sektöründen sağlanan gelir ekonomide önemli bir yer tutmaktadır. Bu nedenle Türkiye, uluslararası alanda yüksek potansiyele sahip hizmet sektörlerine yönelik teşvik politikaları uygulamalı ve hizmet ticaretini artırmaya yönelik çalışmaları hızlandırmalıdır. Yapılan çalışmada Türkiye'de hizmet sektörünün ekonomik büyümeye olan katkısı incelemiştir. Bu bağlamda, 1990-2021 yılları arasındaki veriler kullanılarak zaman serisi analizi yapılmıştır. Seriler eş bütünleşme ve nedensellik analizleri ile test edilmiş olup, hizmet dış ticaretinin hem GSMH'ye hem de istihdama katkıda bulunduğu sonucuna varılmıştır.
  • Article
    İHRACAT, ENERJİ VE EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİ: GELİŞMİŞ VE GELİŞMEKTE OLAN DÜZEY 2 BÖLGELERİ İÇİN NEDENSELLİK ANALİZİ
    (2022-03-30) Doru, Ömer; Atay Polat, Melike; Polat, Melıke Atay
    Bu çalışmanın amacı, Düzey 2 bölgelerinde ekonomik büyüme, ihracat ve enerji arasındaki nedensellik ilişkilerini tespit etmektir. 26 alt bölgenin farklı gelişme düzeyine sahip olmalarından dolayı analizler gelişmiş ve gelişmekte olan bölgeler olarak ikiye ayrılarak yapılmıştır. Gelişmiş Düzey 2 bölgelerinde ekonomik büyümeden ihracata ve ekonomik büyümeden elektrik tüketimine doğru tek yönlü ve ihracat ile elektrik tüketimi arasında ise çift yönlü nedensellik ilişkisine rastlanmıştır. Böylece, gelişmiş bölgelerde koruma hipotezi desteklenmiştir. Gelişmekte olan Düzey 2 bölgelerinde ise ihracattan ekonomik büyümeye doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi bulunmuş ve ihracata dayalı büyüme hipotezinin geçerliliği ispatlanmıştır.
  • Article
    GEÇİŞ EKONOMİLERİNDE EKONOMİK KARMAŞIKLIK VE EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİ: ÇEK CUMHURİYETİ ÖRNEĞİ
    (2022) Doru, Ömer; Düşünceli, Faruk
    Bir ülkenin üretim yapısında var olan üretken bilgi/beceriyi açıklamak üzere Hidalgo ve Hausmann (2009) tarafından “Ekonomik Karmaşıklık İndeksi (ECI)” geliştirilmiştir. Günümüz ekonomileri arasındaki gelir farklılıklarını açıklamada önemli bir yaklaşım olarak ön plana çıkmıştır. Bu çalışmada, Orta ve Doğu Avrupa geçiş ekonomilerinde en yüksek ekonomik karmaşıklık (EC) düzeyine sahip Çek Cumhuriyeti’nin ekonomik büyüme performansında ekonomik karmaşıklığın etkisinin ekonometrik yöntemlerle analizi amaçlanmıştır. Yapılan literatür taramasında Çek Cumhuriyeti özelinde yapılan bir çalışmaya rastlanılamamıştır. Çalışmada sabit sermaye yatırımı ve dış ticareti temsilen kontrol değişkenleri kullanılmıştır. Yapılan ARDL (Gecikmesi Dağıtılmış Otoregresif Model) Sınır Testi yaklaşımı sonuçlarına göre; kişi başına düşen gelir değişkeni ile ECI değişkeni ve kontrol değişkenleri olarak kullanılan sabit sermaye yatırımı ve dış ticaret değişkeni arasında eş-bütünleşme ilişkisi olduğu tespit edilmiştir. Yapılan diagnostik test sonuçları modelin istatistiki olarak doğru kurulduğunu göstermektedir. Elde edilen uzun dönem katsayılarına göre ise her üç bağımsız değişkenin kişi başına düşen GSYH değişkenini pozitif etkilediği ve istatistiki olarak anlamlı olduğuna dair bulgulara ulaşılmıştır.
  • Article
    The Relationship between Economic Complexity and Economic Growth in Transitional Economies: The Case of the Czech Republic
    (2022) Doru, Ömer; Düşünceli, Faruk
    Bu Çalışmada, Merkezi ve Doğu Avrupa geçiş ekonomilerinde en yüksek ekonomik karmaşıklık (EC) düzeyine sahip Çek Cumhuriyeti’nin, ekonomik büyüme performansında ekonomik karmaşıklık indeksi (ECI) etkisinin ekonometrik yöntemlerle analizi amaçlanmıştır. Bu amaçla zaman serisine dayalı ARDL Sınır Testi yaklaşımı ile analizler yapılmıştır. Analizler sonuçlarına göre, ECI değişkeni ve kontrol değişkenleri olarak kullanılan sabit sermaye yatırımı ve dış ticaret değişkenleri ile kişi başına düşen gelir değişkeni arasında eş-bütünleşme ilişkisi olduğu tespit edilmiştir. Yapılan diagnostik test sonuçları modelin istatistiki olarak doğru kurulduğunu göstermektedir. Uzun dönem katsayılarına bakıldığında ise her üç bağımsız değişkenin kişi başına düşen GSYH değişkeni üzerinde beklenen şekilde pozitif ve istatistiki olarak anlamlı etkisi olduğuna dair bulgulara ulaşılmıştır.
  • Article
    Export Diversification, Economic Globalization, and Capital Formation as Drivers of Real Income: Evidence from BEM Countries
    (2026) Doru, Ömer
    The main purpose of this study is to investigate the effect of export diversification (ED) on economic growth (EG) in ten Big Emerging Markets (BEMs) by employing new-generation econometric approaches. The present study makes an important and original contribution to the extant literature by examining the relationship between export diversification and economic growth across different quantiles of the growth distribution using next-generation panel data methods. The effect of independent variables on economic growth was investigated using Panel Quantile Regression and Common Correlated Error (CCE) estimators. To capture country-specific dynamics, the Konya (2006) test which is SUR-based panel causality test an approach is implemented. Evidence from the panel quantile regression indicates that export diversification, fixed capital formation, and economic globalization exert positive effects on economic growth across quantiles. Additionally, the Konya SUR-based causality results show that the direction of causality between export diversification and growth varies across countries, with both unidirectional and bidirectional causal linkages identified. Overall, the findings underscore the critical role of export diversification policies in promoting sustainable economic growth in emerging market economies.

Sustainable Development Goals