Polat, Ziya
Loading...

Profile URL
Name Variants
Job Title
Prof. Dr.
Email Address
ziyapolat@artuklu.edu.tr
Main Affiliation
Department of History / Tarih Bölümü
Status
Current Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Sustainable Development Goals
17
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS

0
Research Products
2
ZERO HUNGER

0
Research Products
5
GENDER EQUALITY

0
Research Products
6
CLEAN WATER AND SANITATION

0
Research Products
13
CLIMATE ACTION

0
Research Products
10
REDUCED INEQUALITIES

0
Research Products
16
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS

0
Research Products
8
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH

0
Research Products
15
LIFE ON LAND

0
Research Products
3
GOOD HEALTH AND WELL-BEING

1
Research Products
9
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE

0
Research Products
14
LIFE BELOW WATER

0
Research Products
4
QUALITY EDUCATION

0
Research Products
1
NO POVERTY

0
Research Products
7
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY

0
Research Products
11
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES

0
Research Products
12
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION

0
Research Products

This researcher does not have a Scopus ID.

This researcher does not have a WoS ID.

Scholarly Output
19
Articles
7
Views / Downloads
210/4118
Supervised MSc Theses
11
Supervised PhD Theses
0
WoS Citation Count
3
Scopus Citation Count
0
WoS h-index
1
Scopus h-index
0
Patents
0
Projects
1
WoS Citations per Publication
0.16
Scopus Citations per Publication
0.00
Open Access Source
14
Supervised Theses
11
Google Analytics Visitor Traffic
| Journal | Count |
|---|---|
| Journal of Al-Tamaddun | 1 |
| JOURNAL OF AL-TAMADDUN | 1 |
| Milel ve Nihal İnanç, Kültür ve Mitoloji Araştırmaları Dergisi | 1 |
| Mukaddime | 1 |
| Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi SBE Dergisi | 1 |
Current Page: 1 / 2
Scopus Quartile Distribution
Competency Cloud

19 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 19
Book Part Article Batı'daki İslam ve Müslüman Algısının Birinci Haçlı Seferi'nde Katliamlar Üzerinden Uygulamaya Konması(2024) Polat, ZiyaOrta Çağlar’daki Hristiyan Katolik Dünya’nın İslam ve Müslümanları algılama biçimi, Haçlı Seferleri üzerinden doğurduğu sonuçlar itibariyle, dünya tarihini etkileyen önemli unsurlar arasında yer almıştır. Makale, Haçlı Seferleriyle birlikte Batı’da oluşan İslam ve Müslüman algısının teorik çerçevesinin nasıl olduğunu ve bunun Birinci Haçlı Seferi’nde pratize edilme biçimi üzerinde yoğunlaşmıştır. Bu anlamda önce algının haçlı kroniklerinde teorik düzeyde var olduğu iddia edilen kavramsal çerçevesi çizilmiş, ardından onların anlatıları üzerinden uygulamanın nasıl gerçekleştiği; Antakya, Maarratünnu’man ve Kudüs katliamları örnek verilerek uygulamaya konma biçimleri tasvir edilmiştir. Makalenin ham maddesini genel itibariyle Birinci Haçlı Seferi kronikleri oluşturmuştur. Çalışmanın temel sorunsalı söylemin teorik düzeyini oluşturan ana etmenlerin neler olduğu, bunun algıyı nasıl şekillendirdiği, algının pratize edilme biçimlerinin hangi sonuçlara yol açtığı gibi sorular etrafında şekillenmiştir. Makale konuyla ilgili problematik düzeyde söz konusu ettiği soruları tarihsel analiz yöntemiyle tartışmış ve açıklamıştır. Tartışma, Cluny reform düşüncesi çerçevesinde, Katolisizm’deki reformasyon sürecinde Kutsal topraklar ideali üzerinden oluşturulan İslam ve Müslüman algısının, Papa II. Urbanus’un söylemleri doğrultusunda Haçlı Seferi’ne dönüşmesi ve bunun tarihte eşine az rastlanan bir katliam oluşturduğu sonucuna varmıştır. Böylece Katolik Hristiyanların, İslam ve Müslüman algısının, kendi dünya görüşlerinden ve medeniyet tasavvurlarından bağımsız ele alınamayacağı çıkarımında bulunulmuştur.Master Thesis Antik yazarların eserleri çerçevesinde Anadolu şehirleri(Homeros, Herodotos, Ksenophon, Strabon)(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2019) Baran, Merve; Polat, ZiyaTarihin en eski yerleşim yerleri ile medeniyetlerini bünyesinde barındırmış olan Anadolu coğrafyası oldukça önem arz etmektedir. Stratejik konumunun yanı sıra yaşanabilir iklimi ve verimli arazileri bölgenin yerleşmeye elverişli olduğunu göstermektedir. Bu nedenlerden ötürü tarih boyunca göç dalgalarına ve beraberinde yeni oluşumlara ev sahipliği yapmıştır. Tarihçilerin Ege göçleri olarak adlandırdığı ve Anadolu'da Hititler'in yıkılışına sebep olan bu süreç ile birliktebölgenin tarihi ve demografik yapısı oldukça değişmiştir. Bu değişimin nedeni göçmen halkların yerleştikleri yerlerde yerli halkı ya göçe zorlaması ya da kaynaşıp melez bir toplum oluşturmasıydı. Yeni yapılanma sonucunda Anadolu'da koloniler veya krallıklar kurulmuştur. Daha sonraki dönemlerde Persler güçlenerek Anadolu'yu hakimiyeti altına almıştır.Tüm bu önemli olaylar yaşanırken Anadolu'nun antik şehirlerinin tarihi merak konusu olmuştur.Bu çalışmada Ege Göçlerinden Pers hakimiyetinin sonuna dek, Antik yazarların Anadolu coğrafyası ve şehirleri ile ilgili aktarımları ele alınacaktır.Article CİZRELİ BİR ALİM: İBNÜ’L ESÎR(Tarih Okulu Dergisi, 2018) Polat, ZiyaTürkiye’nin sınırları içerisinde yer alan Cizre, hem bulunduğu konum ve coğrafi özellikleri hem de ilmi ve kültürel açıdan İslam medeniyetinin önemli şehirlerinden biridir. Cezire bölgesi Müslümanlar tarafından fethedildikten sonra, şimdiki yerinde kurulan şehir, kısa sürede büyük bir gelişme göstererek siyasi, ticari, ilmi ve kültürel açıdan önemli bir merkez haline geldi. Halkın katkıları ve yöneticilerin destekleriyle şehirde büyük alimlerin yetiştiği medreseler kuruldu. Bu alimlerden bazılarının etkileri bugün dahi devam etmesi şehrin İslam tarih ve medeniyetindeki önemini göstermektedir. Bu makalede Cizre’de yetişmiş ortaçağ İslam dünyasının en büyük tarihçilerinden biri olan İzzeddin İbnü’l-Esîr el-Cezeri’nin hayatı ve eserleri, bölge ve İslam medeniyetine katkıları bağlamında ele alınacaktır. Bu çerçevede önce Cizre’nin İslam medeniyeti açısından önemi üzerinde durulacak, daha sonra buradaki medreselerde yetişmiş İbnü’l-Esîr’in hayatı siyasi süreç göz önünde bulundurularak incelenecek, en sonda da müellifin eserleri üzerinden İslam Medeniyetine yaptıkları katkılar tasvir edilecektir.Master Thesis Müslüman-Haçlı denkleminde bir düzen arayışı: Belek B. Behram (1094-1124)(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Kılıç, İshak; Polat, ZiyaSelçukluların kuruluşundan beri Artuklular dedeleri Eksük'ten itibaren devlet nezdinde çeşitli faaliyetlerde bulunmuştur. Selçuklu coğrafyasında iktidar mücadeleleri ve yönetimin değişim yaşadığı bir dönemde Artuklu ailesi tekrar ön plana çıkmıştır. Ayrıca Haçlıların bölgeye gelerek Kudüs başta olmak üzere Urfa ve Antakya'da idareler kurması yeni mücadelelerin yaşanmasına yol açmıştır. Artuklu üyeleri Haçlılara karşı katıldıkları bu mücadelelerde çok önemli başarılar elde etmiştir. Artuklular Haçlılara karşı Sökmen'le Harran'da elde ettiği başarılar İlgazi, Kanlı Meydan savaşıyla devam ettirmiştir. İşte bu çetin dönemde Artuk Bey'in iki oğlu Sökmen ve İlgazi ile beraber torunu Belek b. Behram da ön plana çıkmıştır. Amcalarından sancağı devralan Belek'in Kudüs Haçlı Kralı ve Urfa Kontu'nu esir alması Müslümanlar ve Haçlılar arasındaki mücadelenin bundan sonraki süreçte gidişatını belirlemiştir. Artukluların Haçlılara karşı elde ettiği başarıları onları İslâm dünyasında zirveye taşımıştır. Ayrıca bu başarıları oldukça etkili bir algı oluşturmakla beraber bazı müelliflerin Belek'i benzetmelerle tasvir etmesine yol açmıştır. Fulcherius'un Ejderha'ya, Urfalı Mateos'un Kartal'a ve Anonim Süryani'nin ise bir Kurt'a benzettikleri Belek; İslâm dünyasında dinin övüncü, emirlerin güneşi, mücahidlerin kılıcı ve meliklerin oku gibi unvanlarla anılmıştır. Belek yaptığı faaliyetlerle Alp-Gazi'lik geleneğinin önde gelen temsilcileri arasındaki saygın yerini hakkıyla almıştır. Tezimiz genelde Artukluların özelde ise Belek'in hayatı üzerinden bölgedeki Müslüman-Haçlı mücadelelerini ele almakla beraber, Haçlıların bu coğrafyada varlıklarını devam ettirme çabalarını da ortaya koymayı hedeflemektedir.Article Klasik İslam Tarihçilerinin Kalem Anlatısı(2017) Polat, ZiyaDünya tarihi yazan klasik İslam tarihçileri, tarih anlatılarını külli yaratılış anlayışı çerçevesinde oluşturmuşlardır. Onlara göre tarih, sadece insanın değil Allah'ın yarattığı bütün varlıkların tarihidir. Tevhid temelli tarih dediğimiz bu anlayışın merkezinde insan olmakla birlikte klasik İslam tarihçileri zaman, gece ve gündüz gibi tarihin bazı temel kavramlarını açıkladıktan sonra eserlerine, yaratılan ilk şeyin ne olduğu sorusuyla başlamışlardır. Buna cevap olarak Hz. Peygamberden rivayet edilen ve birçok hadiste ifade edilen kalem, arş, su, nur ve karanlık gibi varlıkların yaratılış sırasını tartışma konusu yapmışlardır. Makalemizde Taberî (ö. 310/922), İbnü'l-Esîr (ö. 630/1233) ve İbnKesîr(ö. 774/1373) gibi klasik dönem İslam tarihçilerinin dünya tarihi olarak tasarladıkları eserlerinde konuyu nasıl ele aldıklarını karşılaştırarak tasvir edeceğiz. Diğer yandan konu hakkında yapılan tartışmalardan ziyade önemli olan klasik dönem İslam tarihçilerinin kalem hakkında böyle bir tasavvur oluşturmalarıdır. İslam medeniyeti açısından kalem ve yazının önemini ortaya koyan bu tasavvurun yeniden günümüze taşınması gerektiği kanısındayızArticle Violence of the Anti-Islamic Discourse: Analysis of Pope Urban Ii and His Speech at the Council of Clermont(Univ Malaya, Acad Islamic Studies, 2024) Polat, ZiyaThe impact of an impassioned speech on an audience is undeniable. Throughout history, influential speeches have played a significant role in major turning points and new beginnings. The Crusades, within the context of the 'power of speech', have been a crucial period in history. This article focuses on Pope Urban II, the driving force behind the Crusades, and his speech at the Council of Clermont. His life, path to the papacy, and activities thereafter have been primarily examined to understand the background of the Crusades. The article then explores topics including the oppression of Eastern Christians, the vandalism of religious sites, the seizure of Bayt al-Maqdis, and the mistreatment of pilgrims, all of which were cited in the Pope's speech as justifications for the Crusades. These were discussed and analysed through the data recorded in the chronicles of the period as the text of the speech. The analysis has focused on the violent elements in the anti-Islamic discourse, which are seen as the main problem. Additionally, the article discusses the Pope's use of incitement in his speech to rally support for the Crusades. It shows how he persuaded Catholic societies to join the expedition, ultimately leading to the Crusades. The article concludes that the armies of the First Crusade, which set out for the East due to the Pope's intense efforts, did not hesitate to apply violence against Muslims based on the Pope's discourse in the places they occupied.Master Thesis Anna Komnena'nın Alexiad adlı eserine göre I. Haçlı Seferi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Dirlik, Mükrime; Polat, ZiyaHaçlı Seferleri, Avrupalı Katolik Hıristiyanların, 1095 tarihinde, Papa II. Urbanus'un vaatleri üzerine harekete geçerek, Ortadoğu üzerine yaptıkları akınlardır. Müslümanların elinde bulunan topraklar üzerinde askeri ve siyasi hâkimiyet kurmak amacıyla başlayan seferlerin ilki I. Haçlı seferidir. 1097 yılında Avrupa'dan büyük topluluklar halinde Anadolu'ya giren Hıristiyan birlikler, Bizans İmparatoru I. Aleksios Komnenos'un desteğini alarak ilerlemişlerdir. Aleksios'un gayesi kaybettiği toprakları Müslümanların elinden alarak hâkimiyet alanını genişletmekti. Dolayısıyla kaybettiği toprakları vermeleri karşılığında, Haçlıların geçişlerine izin vermiş, fakat Haçlılar her ne kadar bu sözü verseler de ilerde bu sözün tam aksi şeklinde hareket etmişlerdir. Tüm bu konular hakkında bilgi veren aynı zamanda tezin ana kaynağı konumunda olan Alexiad, İmparator Aleksios'un kızı Anna Komnena tarafından kaleme alınmıştır. Komnena'nın, babasının İmparatorluk yıllarını anlatmak üzere kaleme aldığı bu eser, I. Haçlı seferi hakkında önemli bilgileri içinde barındırmaktadır. Anna Komnena'nın yaşadığı dönemde vuku bulan işgalleri, kendisinin gördüğü ve olaya şahitlik eden kimselerin de görüşlerini alarak yazdığı bu eser, konunun değerlendirilmesi ve anlaşılması bakımından önemlidir. I. Haçlı seferinde, Anna Komnena'nın ve İmparator Aleksios'un I. Haçlı seferine karşı tutumu, üzerinde çalışılmıştır. Konunun daha net anlaşılması ve daha münferit yaklaşılabilmesi adına Alexiad, çeşitli Kronikler ile karşılaştırılarak bir sonuç bulma yoluna gidilmiş, olaylar kıyas ile değerlendirilmeye çalışılmıştır.Master Thesis Filistin Bağımsızlık Mücadelesi Lideri Kudüs Müftüsü Hacı Emin El-hüseyni(2025) Oktay, Barış; Polat, ZiyaFilistin tarihinin en kötü zamanları 1917'de son bulan I. Dünya Savaşı neticesinde İngilizlerin işgaline girmesiyle başlamıştır. Aynı durumda olan birçok Arap ve İslam ülkelerinde İngiliz sömürgesine karşı direnişlerin sembol isimleri ortaya çıkmıştır. Bu isimlerden biri de 1919-1974 arası Filistin tarihinde ortaya çıkan, Filistin bağımsızlık mücadelesi lideri, Kudüs Müftüsü Hacı Emin el-Hüseyni'dir. Bu tezde, Hacı Emin el-Hüseyni'nin hayatı, siyasi konumu ve sürdürdüğü mücadelesi incelenecektir. Kudüs müftüsü'nün Filistin bağımsızlık mücadelesine olan etkileri ve özellikle 20. yüzyıl boyunca Filistin tarihinde bıraktığı dini, milli, fikri, cihadi ve siyasi izlerinin analizi amaçlanmaktadır. Hacı Emin'in özellikle Filistin'de, Arap dünyası ve İslam âleminde sürdürdüğü bağımsızlık hareketlerindeki rolü, ideolojik ve siyasi motivasyonlar incelenerek ele alınacaktır. Araştırmada; el-Hüseyni'nin aile kökenlerini, yetişmesini, Filistin mücadelesine girişini, Filistinlileri birleştirme çabasındaki motivasyonunu, Arap milliyetçiliği ve İslam inancı ile olan bağlarına değinilecektir. Filistin'de Siyonistlere ve İngilizlere karşı her türlü mücadelesi, I. Dünya Savaşı ve II. Dünya Savaşındaki rolü, kurduğu sivil yapıları ve silahlı grupları, İzzettin el-Kassam ve Müslüman Kardeşlerle olan ilişkileri, İngilizlerin sunduğu Filistin'i bölme planlarına karşı gösterdiği reaksiyonları ele alınacaktır. İngilizlere karşı Nazi Almanyası ve Faşist İtalya ile olan ittifakı ve Yahudilerin katledilmesi konusunda kendisi ile ilgili gündeme getirilen iddialar ortaya koyulacaktır. Bütün Süreç içerisinde bazı Müslümanlar ve düşmanları tarafından kendisine yöneltilen eleştiriler cevap bulacaktır. İlk kez kurulacak olan tam bağımsız Filistin için gösterdiği çabaları merkeze alarak hayatının tüm yönleri anlatılacaktır. Bu tez, Filistin'in İngilizler tarafından işgal edilmesinden başlayarak, vefatına kadar Hacı Emin el-Hüseyni'nin ilan ettiği tam bağımsız Filistin Devleti mücadelesini ortaya koymayı hedeflemektedir. Böylelikle Filistin tarihinde tartışmasız olarak ilk bağımsızlık lideri olan Kudüs Müftüsü Hacı Emin el-Hüseyni hakkında literatüre yeni bir bakış açısı sunulacaktır.Master Thesis Hz. Ebubekir'in Ridde olaylarıyla mücadelesinin İslamiyet'in yayılmasına etkisi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Kaymaz, Şerafettin; Polat, Ziyaİslam tarihinin en önemli dönemlerinden biri şüphesiz ki ilk halife Hz. Ebû Bekir dönemidir. Hz. Ebû Bekir, İslamiyet öncesi dönemde Hz. Peygamber'in en yakın arkadaşıydı. İslamiyet'i kabul ettikten sonra hem malıyla hem canıyla İslam davası uğruna her zaman Hz. Peygamberin yanında yer almıştır. Hz. Ebû Bekir, Hz. Peygamberin vefatıyla dağılan İslam birliğini yaklaşık iki buçuk yıllık halifeliği sürecinde sağlam temeller üzerinde oturtmayı başarmıştır. Halifenin seçimi ve biat etme konusunda Müslümanlar neredeyse bölünme noktasına gelmişti. Hz. Ebû Bekir İslamiyet'i bütün benliğiyle sahiplenmesi, yapıcı tutumu ve sergilediği yönetim anlayışı neticesinde bütün ayrılıkları ortadan kaldırmayı başarmıştır. Hz. Muhammed'in (s.a.v) ölümüne sebep olan hastalığa yakalanması ve akabinde vefat etmesini fırsat bilen Esved el-Ansi, Müseylimetü'l-kezzâb, Secâh ve Tuleyha gibi bazı yalancılar, Peygamberlik iddiasıyla ortaya çıkmıştı. Bununla beraber Arap Yarımadası'nın Mekke, Medine ve Taif dışında kalan bütün kabileleri, zekât vermek istemediklerini dile getirerek İslamiyet'ten yüz çevirmişti. Hz. Ebû Bekir, Peygamberlik iddiasıyla ortaya çıkan, zekât vermek istemeyen, İslam Dini'ni tahrif etmek isteyen bu kabilelere karşı, istikrarlı bir şekilde mücadele ederek dağılmaya yüz tutmuş İslam ümmetinin birliğini sağlamayı başarmıştır. Hz. Ebû Bekir, halifelik süreci boyunca izlediği siyaset, gelişme döneminde olan İslam toplumunu korumayı hedefleyen bir siyasetti. Halifeliği esnasında devlet yönetiminde aldığı isabetli kararlar neticesinde kendisinden sonraki devlet başkanlarına örnek teşkil etmiştir. Bu çalışmamızda Hz. Ebû Bekir'in şahsiyeti, ridde olaylarıyla mücadelesi ve bu mücadele sonucunda İslamiyet'in yayılmasına etkisi üzerinde durulacaktır.

