Polat, Ziya
Loading...

Profile URL
Name Variants
Job Title
Prof. Dr.
Email Address
ziyapolat@artuklu.edu.tr
Main Affiliation
Department of History / Tarih Bölümü
Status
Current Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Sustainable Development Goals
1NO POVERTY
0
Research Products
2ZERO HUNGER
0
Research Products
3GOOD HEALTH AND WELL-BEING
1
Research Products
4QUALITY EDUCATION
0
Research Products
5GENDER EQUALITY
0
Research Products
6CLEAN WATER AND SANITATION
0
Research Products
7AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
0
Research Products
8DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
0
Research Products
9INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
0
Research Products
10REDUCED INEQUALITIES
0
Research Products
11SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
0
Research Products
12RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
0
Research Products
13CLIMATE ACTION
0
Research Products
14LIFE BELOW WATER
1
Research Products
15LIFE ON LAND
0
Research Products
16PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
0
Research Products
17PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
0
Research Products

This researcher does not have a Scopus ID.

This researcher does not have a WoS ID.

Scholarly Output
24
Articles
7
Views / Downloads
262/2078
Supervised MSc Theses
15
Supervised PhD Theses
1
WoS Citation Count
3
Scopus Citation Count
0
Patents
0
Projects
1
WoS Citations per Publication
0.13
Scopus Citations per Publication
0.00
Open Access Source
19
Supervised Theses
16
| Journal | Count |
|---|---|
| Journal of Al-Tamaddun | 1 |
| JOURNAL OF AL-TAMADDUN | 1 |
| Milel ve Nihal İnanç, Kültür ve Mitoloji Araştırmaları Dergisi | 1 |
| Mukaddime | 1 |
| Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi SBE Dergisi | 1 |
Current Page: 1 / 2
Scopus Quartile Distribution
Competency Cloud

24 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 24
Master Thesis İslam Dünyasında Tarih Usulünün Gelişimi: Memlüklüler Örneği(2025) Ekinci, Hasan; Polat, Ziyaİslam dünyasında tarih yazımı, erken dönemlerden itibaren dinî ve toplumsal hafızanın muhafazasında önemli bir ilim dalı olarak görülmüştür. İlk dönemlerde hadis ve tarih ilimleri birbirine yakın seyretmiş, hadis usulünde geliştirilen rivayet değerlendirme yöntemleri tarihî aktarımların da güvenilirliğini sağlamada kullanılmıştır. Ancak tarihçilerin eserlerinde zamanla ortaya çıkan abartı, taassup ve hatalı rivayetler, tarih ilminin rasyonel ve sistematik bir metodolojiye duyduğu ihtiyacı göstermiştir. Bu bağlamda, Memlükler(648/923/1250-1517 dönemi tarih usulünün kurumsallaşması açısından önemli bir dönüm noktası olmuştur. İbn Haldûn (ö. 808/1406), tarihî rivayetleri aklî ve toplumsal ölçütlerle değerlendiren yaklaşımıyla tarihin bağımsız bir ilim olarak temellerini atmıştır. Onun ardından gelen Kâfiyeci (ö. 879/1474), tarih ilmini mantık esaslarıyla ilişkilendirerek disipliner bir yapı kazandırmış, Sehâvî (ö. 902/1497), tarih ilminin meşruiyetini savunup metodolojik ilkelerini belirlemiş, Süyûtî (ö. 911/1505) ise tarih yazımında kaynak kullanımı ve atıf düzeni gibi teknik unsurlara katkı sağlamış, böylece tarih usulü ciddi bir ilim hüviyetine kavuşmuştur. Bu tez, İslam'ın ve ilk dönem İslam alimlerinin tarihe bakış açısı, hadis ve tarih arasındaki metodolojik ilişkinin zamanla nasıl ayrıştığı, Memelükler döneminde tarih usulünün hangi amillerin etkisiyle doğduğunu ve sistematik bir hâl aldığını Memlükler devri göz önünde bulundururlarak ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmada, bu âlimlerin tarih yazım teknikleri tahlil edilerek belirlenmiştir. Ayrıca, literatürde tarih usulünün nasıl kurulduğu ve tekâmül ettiği konusundaki boşluğu doldurmak hedeflenmiştir. Böylece tez, Memlükler dönemi özelinde tarih metodolojisinin ilmî bir temele kavuşma sürecini açıklığa kavuşturmaktadır. Anahtar Kelimeler: Memlükler, Tarih Yazımı, Tarih Usulü, İbn Haldûn, Kâfiyeci, Sehâvî, Süyûtî.Master Thesis Birinci Haçlı Seferi ve Eyyûbî Fethinin Kudüs'teki Uygulamaları Bağlamında Kutsal Savaş ve Cihad Kavramlarının Karşılaştırılması(2024) Yılmaz, Mehmet; Polat, ZiyaDünya tarihine göz atıldığında savaşların bir nedeninin de dini hassasiyetler olduğu görülür. Savaşın müteharrik gücü olarak görülebilen din, aynı zamanda onun kimlere karşı, neden ve nasıl yapılacağını ortaya koyma noktasında da referans olmuştur. Bu bağlamda, motivasyonunu dinden alan savaşlar bazen doğrudan kutsal metinlerden referansla bazen de onun takipçileri tarafından yapılan yorumlardan hareketle belli bir yön bulmuştur. Bu tezde I. Haçlı seferi özelinde, Hristiyanların kutsal savaş algısı ile Müslümanların cihad anlayışı karşılaştırılmaya çalışılmıştır. Bu kapsamda önce kutsal savaş ve cihadın kavramsal çerçevesi çizilmiş, kavramların ve kapsamlarının yansımaları ele alınmıştır. Kavramlar açıklanırken dinlerin kutsal metinlerine, bu metinlerin yorumlarına ve ilgili din müntesiplerinin savaş tarihlerine göz atılıp konu temellendirilmeye gayret edilmiştir. Ayrıca kutsal savaşla bağlantılı bir kavram olan haklı savaş ile ilgili kavramsal ve kronolojik bir değerlendirme de yapılmıştır. Ardından önce Haçlıların Kudüs'ü ele geçirmeleri, sonrasında Eyyûbilerin şehri fethetmeleri gibi somut örnekler üzerinden bu kavramların pratikteki yansımaları ele alınmıştır. Ayrıca kutsal savaş tabirinin anlamlandırılması adına ve Haçlı seferlerinin öncülü olmasından dolayı İspanya ve çevresinin Müslümanlardan tekrar alınmasını ifade eden ve yeniden fetih anlamına gelen Reconquista, onun sebepleri ve sonuçları üzerinde de durulmuştur. Kavramların pratiğe yansımasında etkili olan ve din müntesiplerinin diğerlerine bakışını ifade eden algı da Kudüs ve Reconquista çerçevesinde tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Cihad, Haçlı Seferleri, Kudüs, Kutsal Savaş, Reconquista, Selâhaddin EyyûbîMaster Thesis Filistin Bağımsızlık Mücadelesi Lideri Kudüs Müftüsü Hacı Emin El-hüseyni(2025) Oktay, Barış; Polat, ZiyaFilistin tarihinin en kötü zamanları 1917'de son bulan I. Dünya Savaşı neticesinde İngilizlerin işgaline girmesiyle başlamıştır. Aynı durumda olan birçok Arap ve İslam ülkelerinde İngiliz sömürgesine karşı direnişlerin sembol isimleri ortaya çıkmıştır. Bu isimlerden biri de 1919-1974 arası Filistin tarihinde ortaya çıkan, Filistin bağımsızlık mücadelesi lideri, Kudüs Müftüsü Hacı Emin el-Hüseyni'dir. Bu tezde, Hacı Emin el-Hüseyni'nin hayatı, siyasi konumu ve sürdürdüğü mücadelesi incelenecektir. Kudüs müftüsü'nün Filistin bağımsızlık mücadelesine olan etkileri ve özellikle 20. yüzyıl boyunca Filistin tarihinde bıraktığı dini, milli, fikri, cihadi ve siyasi izlerinin analizi amaçlanmaktadır. Hacı Emin'in özellikle Filistin'de, Arap dünyası ve İslam âleminde sürdürdüğü bağımsızlık hareketlerindeki rolü, ideolojik ve siyasi motivasyonlar incelenerek ele alınacaktır. Araştırmada; el-Hüseyni'nin aile kökenlerini, yetişmesini, Filistin mücadelesine girişini, Filistinlileri birleştirme çabasındaki motivasyonunu, Arap milliyetçiliği ve İslam inancı ile olan bağlarına değinilecektir. Filistin'de Siyonistlere ve İngilizlere karşı her türlü mücadelesi, I. Dünya Savaşı ve II. Dünya Savaşındaki rolü, kurduğu sivil yapıları ve silahlı grupları, İzzettin el-Kassam ve Müslüman Kardeşlerle olan ilişkileri, İngilizlerin sunduğu Filistin'i bölme planlarına karşı gösterdiği reaksiyonları ele alınacaktır. İngilizlere karşı Nazi Almanyası ve Faşist İtalya ile olan ittifakı ve Yahudilerin katledilmesi konusunda kendisi ile ilgili gündeme getirilen iddialar ortaya koyulacaktır. Bütün Süreç içerisinde bazı Müslümanlar ve düşmanları tarafından kendisine yöneltilen eleştiriler cevap bulacaktır. İlk kez kurulacak olan tam bağımsız Filistin için gösterdiği çabaları merkeze alarak hayatının tüm yönleri anlatılacaktır. Bu tez, Filistin'in İngilizler tarafından işgal edilmesinden başlayarak, vefatına kadar Hacı Emin el-Hüseyni'nin ilan ettiği tam bağımsız Filistin Devleti mücadelesini ortaya koymayı hedeflemektedir. Böylelikle Filistin tarihinde tartışmasız olarak ilk bağımsızlık lideri olan Kudüs Müftüsü Hacı Emin el-Hüseyni hakkında literatüre yeni bir bakış açısı sunulacaktır.Article Violence of the Anti-Islamic Discourse: Analysis of Pope Urban Ii and His Speech at the Council of Clermont(Univ Malaya, Acad Islamic Studies, 2024) Polat, ZiyaThe impact of an impassioned speech on an audience is undeniable. Throughout history, influential speeches have played a significant role in major turning points and new beginnings. The Crusades, within the context of the 'power of speech', have been a crucial period in history. This article focuses on Pope Urban II, the driving force behind the Crusades, and his speech at the Council of Clermont. His life, path to the papacy, and activities thereafter have been primarily examined to understand the background of the Crusades. The article then explores topics including the oppression of Eastern Christians, the vandalism of religious sites, the seizure of Bayt al-Maqdis, and the mistreatment of pilgrims, all of which were cited in the Pope's speech as justifications for the Crusades. These were discussed and analysed through the data recorded in the chronicles of the period as the text of the speech. The analysis has focused on the violent elements in the anti-Islamic discourse, which are seen as the main problem. Additionally, the article discusses the Pope's use of incitement in his speech to rally support for the Crusades. It shows how he persuaded Catholic societies to join the expedition, ultimately leading to the Crusades. The article concludes that the armies of the First Crusade, which set out for the East due to the Pope's intense efforts, did not hesitate to apply violence against Muslims based on the Pope's discourse in the places they occupied.Article Citation - WoS: 3SELF-PERCEPTION IN FULCHER OF CHARTRES: HOW THE CRUSADERS SAW THEMSELVES(UNIV MALAYA, ACAD ISLAMIC STUDIES, 2018) Polat, ZiyaCrusades shaped world history by changing the relations between Muslims and Christians. They targeted the Muslim World in the Mediterranean basin and lasted approximately two hundred years. The ways the Crusaders perceived themselves had a great influence on the start of their expedition to the East. This article examines socio-psychological aspects of the First Crusade through analysis of the narrative of Fulcher of Chartres. It discusses how the self-perception of the Crusaders motivated them at the start of the First Crusade. It seeks to answer the following questions: How did the Crusaders see themselves, with what mind set did they go on this campaign? Why did they go to the East? How did they position themselves in respect to the Muslims?Article Batı'daki İslam ve Müslüman Algısının Birinci Haçlı Seferi'nde Katliamlar Üzerinden Uygulamaya Konması(2024) Polat, ZiyaOrta Çağlar’daki Hristiyan Katolik Dünya’nın İslam ve Müslümanları algılama biçimi, Haçlı Seferleri üzerinden doğurduğu sonuçlar itibariyle, dünya tarihini etkileyen önemli unsurlar arasında yer almıştır. Makale, Haçlı Seferleriyle birlikte Batı’da oluşan İslam ve Müslüman algısının teorik çerçevesinin nasıl olduğunu ve bunun Birinci Haçlı Seferi’nde pratize edilme biçimi üzerinde yoğunlaşmıştır. Bu anlamda önce algının haçlı kroniklerinde teorik düzeyde var olduğu iddia edilen kavramsal çerçevesi çizilmiş, ardından onların anlatıları üzerinden uygulamanın nasıl gerçekleştiği; Antakya, Maarratünnu’man ve Kudüs katliamları örnek verilerek uygulamaya konma biçimleri tasvir edilmiştir. Makalenin ham maddesini genel itibariyle Birinci Haçlı Seferi kronikleri oluşturmuştur. Çalışmanın temel sorunsalı söylemin teorik düzeyini oluşturan ana etmenlerin neler olduğu, bunun algıyı nasıl şekillendirdiği, algının pratize edilme biçimlerinin hangi sonuçlara yol açtığı gibi sorular etrafında şekillenmiştir. Makale konuyla ilgili problematik düzeyde söz konusu ettiği soruları tarihsel analiz yöntemiyle tartışmış ve açıklamıştır. Tartışma, Cluny reform düşüncesi çerçevesinde, Katolisizm’deki reformasyon sürecinde Kutsal topraklar ideali üzerinden oluşturulan İslam ve Müslüman algısının, Papa II. Urbanus’un söylemleri doğrultusunda Haçlı Seferi’ne dönüşmesi ve bunun tarihte eşine az rastlanan bir katliam oluşturduğu sonucuna varmıştır. Böylece Katolik Hristiyanların, İslam ve Müslüman algısının, kendi dünya görüşlerinden ve medeniyet tasavvurlarından bağımsız ele alınamayacağı çıkarımında bulunulmuştur.Master Thesis HZ. ÖMER DÖNEMİ FETİHLERİNİN İSLAM’IN YAYILIŞINA ETKİSİ(2019) ERYİĞİT, NAİM; Polat, Ziyaİslam çok kısa bir sürede hayret uyandıracak bir şekilde yayılmış ve genellikle gittiği yerlerde hâkimiyet sahibi olmuştur. İslam’ın yayılışını siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel birçok açıdan olmuştur. Sadece fetihlerle değil fetihlerle birlikte az önce sayılan alanları da içine alan bir bütünlük içinde gerçekleştirmiştir. Hz. Peygamber’in Mekke’de başlattığı İslam’ın yayılış süreci aslı hüviyetini Medine’de İslam devletinin kurmasıyla gerçekleştirmiştir. Bu süreç günümüze kadar devam etmiştir. Bu sürecin en hızlı olduğu dönem ise Hz. Ömer’in halifeliği sürecidir. İlk dönem İslam’ın yayılışı incelendiğinde altında yatan en önemli sebep Sünnetullah’a uygun hareket edilmiş olmasıdır. Fetihlerin İslam’ın yayılışında nasıl bir etkisi olduğu araştırılmış ve fetihlerin öncesinde, fetihler esnasında ve fetihlerden sonra yapılan faaliyetler ele alınmıştır. Fetihlerle aslında toprakları ele geçirmekten daha önemli olanın siyasi hâkimiyetin teşekkülü olduğu gözlemlenmiştir. Akabinde binlerce yıllık devletlerle ve medeniyetlerle karşı karşıya gelen İslam toplumu fetihlerle ilerleyişini Hz. Ömer’in Halifeliği ile sağlamış ve gerçekleştirmiştir. Fetihlerde Hz. Ömer’in etkisi ve faktörü incelenmiş yaptığı şeyler sistematiğe oturtulmaya çalışılmıştır. Son bölümde fetihlerin ardında İslam devletinin gittiği topraklardaki uygulamaları incelenmiş ve İslam’ın yayılışına katkısı araştırılmıştır. Hz. Ömer’in İslam devletinin başkanı olarak yaptıkları neticesinde İslam’ın Sünnetullah’ın bir gereği olarak yayıldığı neticesine varılmıştır. Toplumların yükseliş ve çöküşlerinin belirli kural ve sebeplere göre olduğu kanısı Hz. Ömer dönemi fetihleri ile daha da bir ortaya konmaya çalışılmıştır. İslam, yayılışını tarihsel açıdan olsun, toplumsal ve insani açısından olsun Sünnetullah’a uygun bir şekilde yapmış ve korumuştur. Tüm bu araştırmanın neticesinde fetihlerin değil fetihlerin oluşmasını ve devamını sağlayan kanunların olduğu ve İslam’ın da bu kanunlara göre yayıldığını müşahede edilmiştir.Master Thesis Hz. Ebubekir'in Ridde olaylarıyla mücadelesinin İslamiyet'in yayılmasına etkisi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Kaymaz, Şerafettin; Polat, Ziyaİslam tarihinin en önemli dönemlerinden biri şüphesiz ki ilk halife Hz. Ebû Bekir dönemidir. Hz. Ebû Bekir, İslamiyet öncesi dönemde Hz. Peygamber'in en yakın arkadaşıydı. İslamiyet'i kabul ettikten sonra hem malıyla hem canıyla İslam davası uğruna her zaman Hz. Peygamberin yanında yer almıştır. Hz. Ebû Bekir, Hz. Peygamberin vefatıyla dağılan İslam birliğini yaklaşık iki buçuk yıllık halifeliği sürecinde sağlam temeller üzerinde oturtmayı başarmıştır. Halifenin seçimi ve biat etme konusunda Müslümanlar neredeyse bölünme noktasına gelmişti. Hz. Ebû Bekir İslamiyet'i bütün benliğiyle sahiplenmesi, yapıcı tutumu ve sergilediği yönetim anlayışı neticesinde bütün ayrılıkları ortadan kaldırmayı başarmıştır. Hz. Muhammed'in (s.a.v) ölümüne sebep olan hastalığa yakalanması ve akabinde vefat etmesini fırsat bilen Esved el-Ansi, Müseylimetü'l-kezzâb, Secâh ve Tuleyha gibi bazı yalancılar, Peygamberlik iddiasıyla ortaya çıkmıştı. Bununla beraber Arap Yarımadası'nın Mekke, Medine ve Taif dışında kalan bütün kabileleri, zekât vermek istemediklerini dile getirerek İslamiyet'ten yüz çevirmişti. Hz. Ebû Bekir, Peygamberlik iddiasıyla ortaya çıkan, zekât vermek istemeyen, İslam Dini'ni tahrif etmek isteyen bu kabilelere karşı, istikrarlı bir şekilde mücadele ederek dağılmaya yüz tutmuş İslam ümmetinin birliğini sağlamayı başarmıştır. Hz. Ebû Bekir, halifelik süreci boyunca izlediği siyaset, gelişme döneminde olan İslam toplumunu korumayı hedefleyen bir siyasetti. Halifeliği esnasında devlet yönetiminde aldığı isabetli kararlar neticesinde kendisinden sonraki devlet başkanlarına örnek teşkil etmiştir. Bu çalışmamızda Hz. Ebû Bekir'in şahsiyeti, ridde olaylarıyla mücadelesi ve bu mücadele sonucunda İslamiyet'in yayılmasına etkisi üzerinde durulacaktır.Book Part Master Thesis Anna Komnena'nın Alexiad adlı eserine göre I. Haçlı Seferi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Dirlik, Mükrime; Polat, ZiyaHaçlı Seferleri, Avrupalı Katolik Hıristiyanların, 1095 tarihinde, Papa II. Urbanus'un vaatleri üzerine harekete geçerek, Ortadoğu üzerine yaptıkları akınlardır. Müslümanların elinde bulunan topraklar üzerinde askeri ve siyasi hâkimiyet kurmak amacıyla başlayan seferlerin ilki I. Haçlı seferidir. 1097 yılında Avrupa'dan büyük topluluklar halinde Anadolu'ya giren Hıristiyan birlikler, Bizans İmparatoru I. Aleksios Komnenos'un desteğini alarak ilerlemişlerdir. Aleksios'un gayesi kaybettiği toprakları Müslümanların elinden alarak hâkimiyet alanını genişletmekti. Dolayısıyla kaybettiği toprakları vermeleri karşılığında, Haçlıların geçişlerine izin vermiş, fakat Haçlılar her ne kadar bu sözü verseler de ilerde bu sözün tam aksi şeklinde hareket etmişlerdir. Tüm bu konular hakkında bilgi veren aynı zamanda tezin ana kaynağı konumunda olan Alexiad, İmparator Aleksios'un kızı Anna Komnena tarafından kaleme alınmıştır. Komnena'nın, babasının İmparatorluk yıllarını anlatmak üzere kaleme aldığı bu eser, I. Haçlı seferi hakkında önemli bilgileri içinde barındırmaktadır. Anna Komnena'nın yaşadığı dönemde vuku bulan işgalleri, kendisinin gördüğü ve olaya şahitlik eden kimselerin de görüşlerini alarak yazdığı bu eser, konunun değerlendirilmesi ve anlaşılması bakımından önemlidir. I. Haçlı seferinde, Anna Komnena'nın ve İmparator Aleksios'un I. Haçlı seferine karşı tutumu, üzerinde çalışılmıştır. Konunun daha net anlaşılması ve daha münferit yaklaşılabilmesi adına Alexiad, çeşitli Kronikler ile karşılaştırılarak bir sonuç bulma yoluna gidilmiş, olaylar kıyas ile değerlendirilmeye çalışılmıştır.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »

