Polat, Ziya

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Job Title
Prof. Dr.
Email Address
ziyapolat@artuklu.edu.tr
Main Affiliation
Department of History / Tarih Bölümü
Status
Current Staff
Website
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

NO POVERTY1
NO POVERTY
0
Research Products
ZERO HUNGER2
ZERO HUNGER
0
Research Products
GOOD HEALTH AND WELL-BEING3
GOOD HEALTH AND WELL-BEING
1
Research Products
QUALITY EDUCATION4
QUALITY EDUCATION
0
Research Products
GENDER EQUALITY5
GENDER EQUALITY
0
Research Products
CLEAN WATER AND SANITATION6
CLEAN WATER AND SANITATION
0
Research Products
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY7
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
0
Research Products
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH8
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
0
Research Products
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE9
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
0
Research Products
REDUCED INEQUALITIES10
REDUCED INEQUALITIES
0
Research Products
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES11
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
0
Research Products
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION12
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
0
Research Products
CLIMATE ACTION13
CLIMATE ACTION
0
Research Products
LIFE BELOW WATER14
LIFE BELOW WATER
1
Research Products
LIFE ON LAND15
LIFE ON LAND
0
Research Products
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS16
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
0
Research Products
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS17
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
0
Research Products
This researcher does not have a Scopus ID.
This researcher does not have a WoS ID.
Scholarly Output

24

Articles

7

Views / Downloads

262/2078

Supervised MSc Theses

15

Supervised PhD Theses

1

WoS Citation Count

3

Scopus Citation Count

0

Patents

0

Projects

1

WoS Citations per Publication

0.13

Scopus Citations per Publication

0.00

Open Access Source

19

Supervised Theses

16

JournalCount
Journal of Al-Tamaddun1
JOURNAL OF AL-TAMADDUN1
Milel ve Nihal İnanç, Kültür ve Mitoloji Araştırmaları Dergisi1
Mukaddime1
Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi SBE Dergisi1
Current Page: 1 / 2

Scopus Quartile Distribution

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 10 of 24
  • Doctoral Thesis
    Haçlı Seferleri döneminde Müslümanların Frenklerle ilgili teolojik, toplumsal ve siyasî algıları (1096-1193)
    (2026) Ağalday, Hilal; Polat, Ziya
    The Crusades were perceived in the Islamic world not merely as a military and political threat but also as a profound intellectual and cultural shock. The fall of Jerusalem in 1099 marked a turning point that transformed the Muslim collective memory into a source of both trauma and revival. This study aims to analyze, in a multidimensional framework, the perception of the Franks that emerged in the Muslim intellectual and literary milieu after the Crusades. It focuses on how Muslim authors and poets depicted the Franks, in what historical and intellectual contexts these depictions were produced, and how these representations shaped the Muslim perception of the Franks' theological, social, and political identity. The research demonstrates that the Crusades were not perceived by Muslim intellectuals merely as external wars but as processes of inner reflection and identity definition. In this regard, the perception of the Franks took shape on three interconnected levels: the theological, in which the Franks were described through concepts such as infidel, polytheist, and divine trial; the social, reflecting the trauma, moral decline, and solidarîty provoked by invasion and cultural encounter; and the political, where Jerusalem and other sacred sites were reinterpreted as symbols of Islamic unity and legitimacy. This study approaches Muslim narratives of the Crusades not simply as historical records but as texts of intellectual and cultural mentality. Poetry, historiography, travel accounts, and sermons are treated as complementary discursive forms that collectively reveal how Muslim authors constructed their perception of the Frankish 'Other.' In this sense, the image of the Frank emerges not merely as that of an enemy but as a mirror for moral reflection, critique, and resistance. Ultimately, this research interprets the Crusades in the Islamic world through the lens of trauma, resistance, and reconstruction, contributing to a broader analysis of cultural and intellectual representations beyond military history. By re-evaluating the Muslim perception of the Franks, the study provides a new perspective on the historical foundations of Islam–West relations and the enduring patterns of otherness that continue to shape them.
  • Article
    FULCHERIUS CARNOTENSIS’TE İSLÂM VE MÜSLÜMAN ALGISI
    (2019) Polat, Ziya
    Haçlı seferlerini başlatan ana sebeplerden biri Batı toplumunda oluşan İslâm ve Müslüman algısıdır. Asırlara dayanan bir süreç içerisinde oluşan bu algı, bir yandan Batı’daki kaosun, diğer yandan da Endülüs’te Müslümanlara karşı kazanılan zaferlerin etkisiyle uç noktalara taşınmıştır. Özellikle reconquista (Endülüs’te Müslümanların hâkimiyetindeki toprakların geri alınması) olarak ifâde edilen İspanya’daki başarılar, Batı’daki şiddeti, doğudaki Hıristiyanları koruma iddiasıyla, Kudüs merkezli olmak üzere Anadolu ve Şam bölgelerine yönlendirmiştir. Çalışmada Birinci Haçlı Seferinin şahitlerinden biri olan Fulcherius Carnotensis’in “Gesta Francorum Iherusalem Pregrinantium” adlı eserinde İslâm ve Müslümanlar hakkında nasıl bir algıya sahip olduğu ele alınacaktır. Algıyı yansıtan temel araçlar, yazarın kullandığı kavramlardır. Dolayısıyla müellifin İslâm ve Müslümanlar hakkında kullandığı kavramların tespiti, algıyı oluşturan zihin yapısını anlamayı ve yorumlamayı kolaylaştıracaktır. Yazar İslam ve Müslümanları tanımlamak için kullandığı kavramları Papa II. Urbanus’un Clermont Konsili’nde yaptığı konuşmadan yola çıkarak şekillendirmektedir. Bu da oluşan algının kökenleri açısından makaleye önemli veriler sunmaktadır. Müellifin Papa’yı referans alması doğrudan dini bir zemin üzerinden hareket ettiğini göstermektedir. İslam’ı ve Müslümanları tanımlamak için kullandığı Sarazen, pagan, putperest ve kâfir gibi kavramlar buna işaret etmektedir. Çalışmada, öncelikle, yazarın anlatımı üzerinden İslam ve Müslümanlar hakkında oluşturduğu algının teorik çerçevesi çizilecektir. Ardından oluşan bu algı, Haçlılar bölgeye yerleştikten sonra, yaklaşık otuz yıl boyunca, Müslümanlarla karşılaşmaları esnasında yaşadıkları üzerinden örneklendirilecektir.
  • Book Part
    Eyyübiler: Siyasi Tarih
    (2020) Aydın, Hasan
    Melik Kamil dönemi olayları
  • Master Thesis
    İslam Dünyasında Tarih Usulünün Gelişimi: Memlüklüler Örneği
    (2025) Ekinci, Hasan; Polat, Ziya
    İslam dünyasında tarih yazımı, erken dönemlerden itibaren dinî ve toplumsal hafızanın muhafazasında önemli bir ilim dalı olarak görülmüştür. İlk dönemlerde hadis ve tarih ilimleri birbirine yakın seyretmiş, hadis usulünde geliştirilen rivayet değerlendirme yöntemleri tarihî aktarımların da güvenilirliğini sağlamada kullanılmıştır. Ancak tarihçilerin eserlerinde zamanla ortaya çıkan abartı, taassup ve hatalı rivayetler, tarih ilminin rasyonel ve sistematik bir metodolojiye duyduğu ihtiyacı göstermiştir. Bu bağlamda, Memlükler(648/923/1250-1517 dönemi tarih usulünün kurumsallaşması açısından önemli bir dönüm noktası olmuştur. İbn Haldûn (ö. 808/1406), tarihî rivayetleri aklî ve toplumsal ölçütlerle değerlendiren yaklaşımıyla tarihin bağımsız bir ilim olarak temellerini atmıştır. Onun ardından gelen Kâfiyeci (ö. 879/1474), tarih ilmini mantık esaslarıyla ilişkilendirerek disipliner bir yapı kazandırmış, Sehâvî (ö. 902/1497), tarih ilminin meşruiyetini savunup metodolojik ilkelerini belirlemiş, Süyûtî (ö. 911/1505) ise tarih yazımında kaynak kullanımı ve atıf düzeni gibi teknik unsurlara katkı sağlamış, böylece tarih usulü ciddi bir ilim hüviyetine kavuşmuştur. Bu tez, İslam'ın ve ilk dönem İslam alimlerinin tarihe bakış açısı, hadis ve tarih arasındaki metodolojik ilişkinin zamanla nasıl ayrıştığı, Memelükler döneminde tarih usulünün hangi amillerin etkisiyle doğduğunu ve sistematik bir hâl aldığını Memlükler devri göz önünde bulundururlarak ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmada, bu âlimlerin tarih yazım teknikleri tahlil edilerek belirlenmiştir. Ayrıca, literatürde tarih usulünün nasıl kurulduğu ve tekâmül ettiği konusundaki boşluğu doldurmak hedeflenmiştir. Böylece tez, Memlükler dönemi özelinde tarih metodolojisinin ilmî bir temele kavuşma sürecini açıklığa kavuşturmaktadır. Anahtar Kelimeler: Memlükler, Tarih Yazımı, Tarih Usulü, İbn Haldûn, Kâfiyeci, Sehâvî, Süyûtî.
  • Master Thesis
    Birinci Haçlı Seferi ve Eyyûbî Fethinin Kudüs'teki Uygulamaları Bağlamında Kutsal Savaş ve Cihad Kavramlarının Karşılaştırılması
    (2024) Yılmaz, Mehmet; Polat, Ziya
    Dünya tarihine göz atıldığında savaşların bir nedeninin de dini hassasiyetler olduğu görülür. Savaşın müteharrik gücü olarak görülebilen din, aynı zamanda onun kimlere karşı, neden ve nasıl yapılacağını ortaya koyma noktasında da referans olmuştur. Bu bağlamda, motivasyonunu dinden alan savaşlar bazen doğrudan kutsal metinlerden referansla bazen de onun takipçileri tarafından yapılan yorumlardan hareketle belli bir yön bulmuştur. Bu tezde I. Haçlı seferi özelinde, Hristiyanların kutsal savaş algısı ile Müslümanların cihad anlayışı karşılaştırılmaya çalışılmıştır. Bu kapsamda önce kutsal savaş ve cihadın kavramsal çerçevesi çizilmiş, kavramların ve kapsamlarının yansımaları ele alınmıştır. Kavramlar açıklanırken dinlerin kutsal metinlerine, bu metinlerin yorumlarına ve ilgili din müntesiplerinin savaş tarihlerine göz atılıp konu temellendirilmeye gayret edilmiştir. Ayrıca kutsal savaşla bağlantılı bir kavram olan haklı savaş ile ilgili kavramsal ve kronolojik bir değerlendirme de yapılmıştır. Ardından önce Haçlıların Kudüs'ü ele geçirmeleri, sonrasında Eyyûbilerin şehri fethetmeleri gibi somut örnekler üzerinden bu kavramların pratikteki yansımaları ele alınmıştır. Ayrıca kutsal savaş tabirinin anlamlandırılması adına ve Haçlı seferlerinin öncülü olmasından dolayı İspanya ve çevresinin Müslümanlardan tekrar alınmasını ifade eden ve yeniden fetih anlamına gelen Reconquista, onun sebepleri ve sonuçları üzerinde de durulmuştur. Kavramların pratiğe yansımasında etkili olan ve din müntesiplerinin diğerlerine bakışını ifade eden algı da Kudüs ve Reconquista çerçevesinde tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Cihad, Haçlı Seferleri, Kudüs, Kutsal Savaş, Reconquista, Selâhaddin Eyyûbî
  • Article
    Batı'daki İslam ve Müslüman Algısının Birinci Haçlı Seferi'nde Katliamlar Üzerinden Uygulamaya Konması
    (2024) Polat, Ziya
    Orta Çağlar’daki Hristiyan Katolik Dünya’nın İslam ve Müslümanları algılama biçimi, Haçlı Seferleri üzerinden doğurduğu sonuçlar itibariyle, dünya tarihini etkileyen önemli unsurlar arasında yer almıştır. Makale, Haçlı Seferleriyle birlikte Batı’da oluşan İslam ve Müslüman algısının teorik çerçevesinin nasıl olduğunu ve bunun Birinci Haçlı Seferi’nde pratize edilme biçimi üzerinde yoğunlaşmıştır. Bu anlamda önce algının haçlı kroniklerinde teorik düzeyde var olduğu iddia edilen kavramsal çerçevesi çizilmiş, ardından onların anlatıları üzerinden uygulamanın nasıl gerçekleştiği; Antakya, Maarratünnu’man ve Kudüs katliamları örnek verilerek uygulamaya konma biçimleri tasvir edilmiştir. Makalenin ham maddesini genel itibariyle Birinci Haçlı Seferi kronikleri oluşturmuştur. Çalışmanın temel sorunsalı söylemin teorik düzeyini oluşturan ana etmenlerin neler olduğu, bunun algıyı nasıl şekillendirdiği, algının pratize edilme biçimlerinin hangi sonuçlara yol açtığı gibi sorular etrafında şekillenmiştir. Makale konuyla ilgili problematik düzeyde söz konusu ettiği soruları tarihsel analiz yöntemiyle tartışmış ve açıklamıştır. Tartışma, Cluny reform düşüncesi çerçevesinde, Katolisizm’deki reformasyon sürecinde Kutsal topraklar ideali üzerinden oluşturulan İslam ve Müslüman algısının, Papa II. Urbanus’un söylemleri doğrultusunda Haçlı Seferi’ne dönüşmesi ve bunun tarihte eşine az rastlanan bir katliam oluşturduğu sonucuna varmıştır. Böylece Katolik Hristiyanların, İslam ve Müslüman algısının, kendi dünya görüşlerinden ve medeniyet tasavvurlarından bağımsız ele alınamayacağı çıkarımında bulunulmuştur.
  • Master Thesis
    İbnü'l-Esîr'de Beytülmakdis
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2019) Lale, Ferzende; Polat, Ziya
    Kudüs, (Beytülmakdis) tarihin hemen her döneminde dîni, siyasi ve sosyal açılardan adından söz ettirmiştir. Şehir, üç semavi dinin mensupları tarafından kutsal kabul edilmektedir. Bu özelliği dolayısıyla da tarih boyunca savaşlara sahne olmuş, tahribe uğramıştır. Bugünde şehir etrafında gelişen olaylar, esasında bu kadim tarihinin bir sonucudur. Kudüs'ün günümüzdeki durumunu anlayabilmek için onun dini, siyasi ve sosyal tarihinin derinlemesine incelenmesi gerekmektedir. Bunun için de şehrin tarihini ele alan müstakil eserlerin yanısıra bu konuda geniş bilgi veren diğer kitaplara da başvurulmalıdır. Bu çalışmada, Ortaçağın ünlü İslam tarihçisi İbnü'l-Esîr'in(ö. 632/1233) el-Kâmil fi't-Tarih adlı eserinde Kudüs tarihi hakkında yazdıkları incelenmiştir. Alemin yaratılışından yazarın yaşadığı döneme kadarki olayları kapsayan el-Kâmil'de, diğer İslam tarihi kaynaklarına nazaran, Kudüs tarihi hakkında daha geniş bilgiler yer almaktadır. El-Kâmil'de, Kudüs'ün İsrailoğulları dönemindeki durumu ağırlıklı olarak anlatılmaktadır. Şehrin Hz. Peygamber zamanındaki durumu, İsra ve Mirac hadisesi, Kıble'ninMescid-i Aksa'dan Kabe'ye tahvili, Hz. Ömer zamanında 638 senesinde fethi, 1099'da Haçlılar tarafından işgali ve Selahaddin-i Eyyubi'nin 1187'de şehri geri alması Beytülmakdis tarihinin önemli konu başlıklarını oluşturmaktadır.
  • Master Thesis
    Defterdar Sarı Mehmed Paşa'nın Hayatı, Eserleri ve Nesâyihü'l-vüzerâ Ve'l- Umerâ'da Ahlak Tasavvuru
    (2025) Çekiç, Rukiye; Polat, Ziya
    Siyasetnameler her ne kadar siyasi, sosyal, idari yanı ağır basan bir yazım türü olsa da aslında bir toplumun değerler sistemini, yani neye iyi ya da kötü denileceğini gözler önüne seren eserlerdendir. Onların temel aldığı ahlaki ilkeler toplum ve devleti şekillendiren bir etkiye sahiptir. Osmanlı Devleti'nin XVI. yüzyılda girdiği bozulma süreciyle birlikte siyasetnameler ahlaki yönü daha ağır basan nasihatname türü ile kaynaşarak yeni bir yazım geleneği oluşturmuştur. Her ne kadar bu eserler ahlak ilminin kaynakları arasında zikredilse de Osmanlı siyasetnameleri üzerinden ahlak konusu yeteri kadar incelenmemiştir. Bu bağlamda, Osmanlı Siyasetname-nasihatname türünden eser verenlerden biri de tarihçi, devlet adamı ve düşünür Defterdar Sarı Hacı Mehmed Paşa'dır. Onun hayatı, eserleri ve kaleme aldığı 'Nesâyihü'l-vüzerâ ve'l-ümerâ'da ahlak tasavvuru bu tezin konusunu oluşturmaktadır. Bu tez çözülme süreci Osmanlısında kaleme alınan 'Nesâyihü'l-vüzerâ ve'l-ümerâ' adlı eser üzerinden Defterdar Mehmed Paşa'nın ahlak tasavvurunu birey, toplum ve devlet ekseninde incelemeyi amaçlamıştır. Defterdar Mehmed Paşa'nın eserinde ahlak anlayışı, içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Bu çerçevede, başta İslam ve Osmanlı düşünürleri olmak üzere çeşitli ahlak ve siyasetname yazarlarının görüşleriyle mukayese edilmiştir. Metinler arası değerlendirmede karşılaştırma ve tartışma tekniklerinden yararlanılmıştır. Defterdar Mehmed Paşa'nın biyografik anlatısında, onun düşün dünyasını şekillendiren zengin yaşam tecrübesi yansıtılmıştır. Ahlak kavramı ise XVI. yüzyıl Osmanlısında birey, toplum ve devlet kapsamında ele alınmıştır. Bu çerçevede ahlak kavramının insan ve cemiyet ile olan ilişkisi padişah, veziriazam, devlet ricali, yeniçeri ocağı ve dâire-i adâlet kavramları göz önünde bulundurularak değerlendirilmiştir. Defterdar Mehmed Paşa, büyük oranda İslam Ahlak geleneğinin şekillendirdiği bir ahlak anlayışına sahiptir. Bununla birlikte devlet ahlakı bağlamında Türk düşünce geleneğinden yansımalar da bulunmaktadır. Defterdar Mehmed Paşa'da ahlak tasavvurunun, fizik ve metafizik boyutu içine alan, bireyin içte gerçekleşen niyetten eyleme kadar donandığı ve bu iyi hali yakın çevresinden başlayarak evrensel ölçekte bir etki ve sorumluluk düşüncesini barındırdığı, bütüncül bir ahlak anlayışı olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Siyasetname, Defterdar Mehmed Paşa, ahlak, birey, toplum, devlet.
  • Master Thesis
    HZ. ÖMER DÖNEMİ FETİHLERİNİN İSLAM’IN YAYILIŞINA ETKİSİ
    (2019) ERYİĞİT, NAİM; Polat, Ziya
    İslam çok kısa bir sürede hayret uyandıracak bir şekilde yayılmış ve genellikle gittiği yerlerde hâkimiyet sahibi olmuştur. İslam’ın yayılışını siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel birçok açıdan olmuştur. Sadece fetihlerle değil fetihlerle birlikte az önce sayılan alanları da içine alan bir bütünlük içinde gerçekleştirmiştir. Hz. Peygamber’in Mekke’de başlattığı İslam’ın yayılış süreci aslı hüviyetini Medine’de İslam devletinin kurmasıyla gerçekleştirmiştir. Bu süreç günümüze kadar devam etmiştir. Bu sürecin en hızlı olduğu dönem ise Hz. Ömer’in halifeliği sürecidir. İlk dönem İslam’ın yayılışı incelendiğinde altında yatan en önemli sebep Sünnetullah’a uygun hareket edilmiş olmasıdır. Fetihlerin İslam’ın yayılışında nasıl bir etkisi olduğu araştırılmış ve fetihlerin öncesinde, fetihler esnasında ve fetihlerden sonra yapılan faaliyetler ele alınmıştır. Fetihlerle aslında toprakları ele geçirmekten daha önemli olanın siyasi hâkimiyetin teşekkülü olduğu gözlemlenmiştir. Akabinde binlerce yıllık devletlerle ve medeniyetlerle karşı karşıya gelen İslam toplumu fetihlerle ilerleyişini Hz. Ömer’in Halifeliği ile sağlamış ve gerçekleştirmiştir. Fetihlerde Hz. Ömer’in etkisi ve faktörü incelenmiş yaptığı şeyler sistematiğe oturtulmaya çalışılmıştır. Son bölümde fetihlerin ardında İslam devletinin gittiği topraklardaki uygulamaları incelenmiş ve İslam’ın yayılışına katkısı araştırılmıştır. Hz. Ömer’in İslam devletinin başkanı olarak yaptıkları neticesinde İslam’ın Sünnetullah’ın bir gereği olarak yayıldığı neticesine varılmıştır. Toplumların yükseliş ve çöküşlerinin belirli kural ve sebeplere göre olduğu kanısı Hz. Ömer dönemi fetihleri ile daha da bir ortaya konmaya çalışılmıştır. İslam, yayılışını tarihsel açıdan olsun, toplumsal ve insani açısından olsun Sünnetullah’a uygun bir şekilde yapmış ve korumuştur. Tüm bu araştırmanın neticesinde fetihlerin değil fetihlerin oluşmasını ve devamını sağlayan kanunların olduğu ve İslam’ın da bu kanunlara göre yayıldığını müşahede edilmiştir.
  • Master Thesis
    Hz. Ebubekir'in Ridde olaylarıyla mücadelesinin İslamiyet'in yayılmasına etkisi
    (Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Kaymaz, Şerafettin; Polat, Ziya
    İslam tarihinin en önemli dönemlerinden biri şüphesiz ki ilk halife Hz. Ebû Bekir dönemidir. Hz. Ebû Bekir, İslamiyet öncesi dönemde Hz. Peygamber'in en yakın arkadaşıydı. İslamiyet'i kabul ettikten sonra hem malıyla hem canıyla İslam davası uğruna her zaman Hz. Peygamberin yanında yer almıştır. Hz. Ebû Bekir, Hz. Peygamberin vefatıyla dağılan İslam birliğini yaklaşık iki buçuk yıllık halifeliği sürecinde sağlam temeller üzerinde oturtmayı başarmıştır. Halifenin seçimi ve biat etme konusunda Müslümanlar neredeyse bölünme noktasına gelmişti. Hz. Ebû Bekir İslamiyet'i bütün benliğiyle sahiplenmesi, yapıcı tutumu ve sergilediği yönetim anlayışı neticesinde bütün ayrılıkları ortadan kaldırmayı başarmıştır. Hz. Muhammed'in (s.a.v) ölümüne sebep olan hastalığa yakalanması ve akabinde vefat etmesini fırsat bilen Esved el-Ansi, Müseylimetü'l-kezzâb, Secâh ve Tuleyha gibi bazı yalancılar, Peygamberlik iddiasıyla ortaya çıkmıştı. Bununla beraber Arap Yarımadası'nın Mekke, Medine ve Taif dışında kalan bütün kabileleri, zekât vermek istemediklerini dile getirerek İslamiyet'ten yüz çevirmişti. Hz. Ebû Bekir, Peygamberlik iddiasıyla ortaya çıkan, zekât vermek istemeyen, İslam Dini'ni tahrif etmek isteyen bu kabilelere karşı, istikrarlı bir şekilde mücadele ederek dağılmaya yüz tutmuş İslam ümmetinin birliğini sağlamayı başarmıştır. Hz. Ebû Bekir, halifelik süreci boyunca izlediği siyaset, gelişme döneminde olan İslam toplumunu korumayı hedefleyen bir siyasetti. Halifeliği esnasında devlet yönetiminde aldığı isabetli kararlar neticesinde kendisinden sonraki devlet başkanlarına örnek teşkil etmiştir. Bu çalışmamızda Hz. Ebû Bekir'in şahsiyeti, ridde olaylarıyla mücadelesi ve bu mücadele sonucunda İslamiyet'in yayılmasına etkisi üzerinde durulacaktır.