Işık, Mehmet
Loading...
Profile URL
Name Variants
Job Title
Prof. Dr.
Email Address
mehmet.isik@artuklu.edu.tr
Main Affiliation
Department of Radio, Television, and Cinema / Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü
Status
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Sustainable Development Goals
1
NO POVERTY

1
Research Products
8
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH

1
Research Products
7
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY

0
Research Products
17
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS

1
Research Products
13
CLIMATE ACTION

0
Research Products
2
ZERO HUNGER

1
Research Products
4
QUALITY EDUCATION

0
Research Products
3
GOOD HEALTH AND WELL-BEING

1
Research Products
9
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE

0
Research Products
16
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS

0
Research Products
5
GENDER EQUALITY

2
Research Products
12
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION

0
Research Products
10
REDUCED INEQUALITIES

3
Research Products
14
LIFE BELOW WATER

0
Research Products
11
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES

0
Research Products
15
LIFE ON LAND

0
Research Products
6
CLEAN WATER AND SANITATION

0
Research Products

Documents
1
Citations
5
h-index
1

Documents
6
Citations
6

Scholarly Output
31
Articles
17
Views / Downloads
3/14
Supervised MSc Theses
10
Supervised PhD Theses
0
WoS Citation Count
1
Scopus Citation Count
0
WoS h-index
1
Scopus h-index
0
Patents
0
Projects
7
WoS Citations per Publication
0.03
Scopus Citations per Publication
0.00
Open Access Source
28
Supervised Theses
10
| Journal | Count |
|---|---|
| Erciyes İletişim Dergisi | 2 |
| Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Dergisi | 2 |
| Connectist: Istanbul University Journal of Communication Sciences | 1 |
| Dokuz Eylül Üni̇versi̇tesi̇ İlahi̇yat Fakültesi̇ Dergi̇si̇ | 1 |
| Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Dergisi | 1 |
Current Page: 1 / 3
Scopus Quartile Distribution
Competency Cloud

31 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 31
Article OSMANLI İMPARATORLUĞU’NUN BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI’NDAKİ PROPAGANDA FAALİYETLERİ ÜZERİNE BİR İNCELEME: HARP MECMUASI ÖRNEĞİ(Hacettepe Üniversitesi, 2018) Işık, Mehmet; Eşitti, Şakirİlk sayısı Kasım 1915’te yayımlanan Harp Mecmuası, I. Dünya Savaşı yıllarında Osmanlı propagandasının başlıca araçlarından birisi olmuştur. Osmanlı Devleti’nin görsel propaganda bakımından en başarılı yayını kabul edilen Mecmua, toplam 27 sayı yayımlandıktan sonra Haziran 1918’de kapanmıştır. Bu çalışmada özellikle Osmanlı Devleti’nin en büyük toprak kayıplarını verdiği Sina ve Filistin cephelerinde yaşanan muharebelerle ilgili haberlerin Harp Mecmuası’nda nasıl sunulduğu tematik içerik analizi kullanılarak ortaya konulmuştur. Yapılan analizler neticesinde, Osmanlı Devleti’nin, Harp Mecmuası’nda düşmanını ötekileştiren, onu “canavarmışçasına” gösteren bir söylem yerine Osmanlı askerlerinin kahramanlıklarını ve olumlu yönlerini yücelten bir söylem kullanılmıştır.Article Redefining Security in the Middle East: Representation of Security as an Emancipatory Discourse in the capernaum Film(Istanbul Univ, Fac Communication, 2020) Isik, Mehmet; Ozdemir, EmrahThe Middle East is considered as a marginalized geography and difficult to understand for Western countries due to an orientalist and postcolonial perspective. Today, Lebanon, which offers an important opportunity to understand the Middle East from the political, economic, sociological and security perspectives, is a country facing various problems such as poverty, economic and political instability, ethnic and sectarian conflicts, uncontrolled migration movements and gender inequalities. Capernaum is a significant and effective example in terms of reflecting different living conditions and security perceptions in the Lebanon. In this study, how the security is defined through the eyes of the people from the Lebanon and how the perception of threats is shaped by the security issues of Lebanon are examined through the compelling Capernaum (2018) film of Lebanese female director and screenwriter Nadine Labaki. In this respect, the qualitative thematic content analysis of the film is carried out and it is revealed how the economic, social and religious problems of the Lebanese individuals evaluated in the context of human security are reflected in the film. As a result of the analysis, Capernaum is an exemplary film in terms of addressing the security concerns of Lebanon with a human security and gender perspectives. However, the film cannot address the causes, historical and social origins of these problems adequately, so, this might cause disconnections in the imagination of the audience.Master Thesis TRT Çocuk Kanalında yayınlanan çizgi filmlerde erkeklik rollerinin temsili: "Aslan" örneği(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) İlhan, Suzan Yılmaz; Işık, MehmetÇizgi Filmleri çocuklar için önemli bir öğrenme aracı olarak görebiliriz. Özellikle okul öncesi dönem olan 3-6 yaş aralığı çocukların zamanlarının önemli bir kısmını geçirdikleri çizgi filmlerde yer alan kahramanları rol model alarak günlük yaşamlarında taklit ettikleri söylenebilir. Bu doğrultuda çizgi film içerisinde yer alan baba, anne, çocuk, büyükbaba, dayı, arkadaş gibi karakterlerin toplumsal rolleri yansıtma biçimi önemli bir konu olarak görülür. Dolayısıyla küçük yaşlardan itibaren çocuklara dayatılan toplumsal cinsiyet rol kalıplarının içselleştirilmesi, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin üretimine ve yeniden üretimine neden olduğu söylenebilir. Bu bilgiler ışığında bu çalışmada Türkiye'nin ilk yerli ve kamusal sorumluluk ile yayın yapan bir devlet kanalı olan TRT Çocuk kanalında yayınlanan Aslan adlı çizgi filmde erkekli inşası ve erkeklik rollerinin nasıl temellendirildiği ortaya koyulmaya çalışılmıştır.Master Thesis Şans oyunu ve online bahis sitesi reklamlarında ideoloji(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Kazanoğlu, Orhan; Işık, MehmetŞans oyunlarının tarihi hemen hemen insanlık tarihi kadar eskidir. Tarih boyunca kısa yoldan zengin olabilme hayalini kuran insanlar, bu tür oyunlara yönelir ancak çoğu zaman kazananlar bu oyunları oynayanlar değil oynatanlar olur. İnsanların kısa yoldan zengin olma eğilimini fırsata çevirmeyi hedefleyen bahis şirketleri çeşitli yol ve yöntemlerle üye sayılarını arttırmayı amaçlamıştır. Teknolojinin hızlı bir şekilde gelişimiyle birlikte bahis severlere ulaşmak daha kolay hale gelmiş ve ikna yöntemleri çeşitlenmiştir. Bu yöntemlerden biri olan reklam filmleri, kapitalist sistemin ideolojik temelini meşrulaştırmasında ve bu ideolojinin yeniden üretilmesinde önemli rol oynar. Özellikle tüketim toplumunun oluşumunda kilit rol oynayan Kapitalist reklam filmleri, çeşitli anlam ve simgeler yoluyla ideolojileri işleyerek tüketim toplumunun devamlılığını sağlamayı amaçlamıştır. Bu çalışmanın amacı, çevrimiçi bahis sitelerine ilişkin reklam filmlerinin ideolojisini ortaya koymaktır. Bu doğrultuda Türkiye'nin en önemli çevrimiçi şans oyunu şirketleri arasında yer alan Misli.com, Oley.com, Tuttur.com, Bilyoner.com ve Nesine.com bahis sitelerinin reklam filmleri incelenmiştir. Çalışma nitel bir araştırma olarak tasarlanmış ve çözümlemeler Göstergebilimin sunduğu olanaklar kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizler neticesinde reklam filmlerinde bahis severlerin ilgisini arttırmak için zaman, renk, mekân ve kadın gibi argümanlar kullanılarak kazanmak ve zengin olmak gibi çeşitli ideolojileri işledikleri sonucuna ulaşılmıştır.Master Thesis Uluslararası İşçi Filmleri Festivalinde gösterilen filmlerin afişlerinde ideoloji ve özne: Babamın Kanatları (2016), Hiçlik Fabrikası (2017), Yedek Köleler (2018), Acil Çırak Aranıyor (2019) ve Çığlık (2020) filmleri örnekleri(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2023) Kalkan, Cihan; Işık, MehmetSanayi Devrimi sonrasında toplumsal yaşamın en önemli öznelerinden birisi durumuna gelen işçilerin gündelik yaşamı, sorunları ve hakları için verdikleri mücadeleler başlangıç yıllarından itibaren sinemanın ilgi odaklarından birisi olmuştur. Lumiere Kardeşler tarafından 1895 yılında gerçekleştirilen ilk gösterimde 45 saniye uzunluğundaki The Workers Leaving the Factory (İşçilerin Fabrikadan Çıkışı) isimli filmin bulunması bu ilgiyi açıkça ortaya koyar. İşçilere yönelik ilgi sonraki yıllarda devam etse de işçi filmleri alanında asıl gelişme 1960'lı yıllarda yaşanır. Güçlenen işçi hareketleri dünyada olduğu gibi Türkiye'de de işçi filmlerinin sayısının hızla artmasını beraberinde getirir. İşçi filmlerinde yaşanan artış sadece işçi filmlerinin gösterildiği festivallerin düzenlenmesini de beraberinde getirir. İlk işçi filmi festivali ''The International Labour Film Institute'' tarafından 1954 yılında Hamburg'da, ikincisi 1957'de Viyana'da, üçüncüsü 1960'ta Stockholm'de ve dördüncüsü 1963'te Tel Aviv'de yapılır. Bu festivalleri yenileri izler. Türkiye'de ise ilki işçi film festivalinin düzenlenmesi oldukça geç bir tarihte 2006 yılında gerçekleşir. Uluslararası İşçi Filmleri Festivali adındaki festival her yıl düzenlenmekte olup 2023 yılında 18.si düzenlenecektir. Bu çalışmada anılan festivalde gösterilen filmler arasından amaçlı örneklem yöntemiyle belirlenen Babamın Kanatları (2016), Hiçlik Fabrikası (2017), Yedek Köleler (2018), Acil Çırak Aranıyor (2019) ve Çığlık (2020) filmlerinin afişleri göstergebilimsel analiz ile incelenmiştir.Book Part Madde Kullanımını Öven Popüler Şarkı Sözlerinde Dil, İdeoloji ve Özne(Mardin Artuklu Üniversitesi Yayınları, 2018) Işık, MehmetSonuç olarak incelenen şarkılarda madde kullanımını yücelten ve hınç duygusunun yoğun şekilde hissedildiği bir söylemin hâkim olduğu belirlenmiştir. Bu şarkılar aynı zamanda var olan düzene oldukça sert bir eleştiri içermekte, mahallelerinde uyuşturucu satışının bu ölçüde normalleşmesine bir isyan niteliği taşımaktadır. İkbal yollarının kapandığı bu engellenmiş yaşam içerisinde uyuşturucu/uyarıcı maddeler gündelik dertlerden uzaklaşmayı sağlayan bir kaçış materyali halini almış görünmektedir. İncelenen şarkıların tamamı madde kullanımını özendirdiği için adli kovuşturmaya konu olmuştur. Ancak şarkılara ve söyleyenlere uygulanan hukuki yaptırımlar şarkıların ve söyleyenlerin popülaritesini arttırmış, olayısıyla sorunun çözümüne neredeyse hiçbir katkıda bulunmadığı gibi madde alt kültürünün popülerlik kazanmasına neden olarak tam tersi bir sonuç ortaya çıkarmıştır Hukuki yaptırımlar elbette uygulanmalıdır; ancak bu konuda ölçülü olmak ve olayları çok da popülerleştirmeden çözüm üretmek gerekmektedir. Bunun için resmi kurumlar ile basın ve sivil toplum örgütlerinin işbirliği yapması sorunun çözümüne önemli katkılar sunacaktır.Article Urla Özbek Köyü Sözlü Kültüründe Emir Çaka Bey ve Fetihleri(2023) Işık, Mehmetİzmir’in ilk fatihi Emir Çaka Bey’i kurucusu olarak kabul eden Özbek, Anadolu’nun en eski Türk köylerinden biridir. Dolayısıyla, Özbek köyü halkının belleğinde Çaka Bey’in yeri vardır. Buna ilişkin anlatıların derlenmesi ve aktarılması, Türklerin Batı Anadolu’ya yerleşme sürecinin anlaşılmasına katkı sunacaktır. Bir sözlü tarih çalışması olarak tasarlanan bu makalede, Özbek köyü ileri gelenleriyle yapılan görüşmeler ele alınmış ve Emir Çaka Bey’e ilişkin verilerin analizi gerçekleştirilmiştir. Buna göre Özbek köyülülerinin anlatılarında Emir Çaka Bey şu şekilde yer bulmuştur: Çaka aşiretiyle birlikte Orta Asya’dan göç ederek Anadolu’ya gelmiş; çok hırslı ve zeki bir komutan, rüyasında gördüğü Danişment Gazi’nin kendisini yönlendirmesiyle denizlere doğru seferlere başlamış; Bizanslılarla yaptığı bir savaşta yaralanarak esir düşmüş; bir süre Bizans sarayında kaldıktan sonra esaretten kurtularak yeniden boyunun başına dönmüş; Özbek köyü yakınlarına gelerek halen Gemi Yatağı adıyla bilinen bölgede gemi yapımı işine başlamış; kurduğu donanmayla Bizanslıları yenerek birçok yeri fethetmiş; aynı köyden evlendiği bir bir kadından Özbey ya da Özbek adında bir erkek çocuğuna sahip olmuştur. Halk muhayyilesinde yer bulan bu anlatılar, İzmir tarihine ilişkin yapılacak araştırmalarda yerel rivayetlerin de göz önüne alınması gerektiğini göstermektedir.Article “Lale Film Stüdyolarında Seslendirilmiştir”: Necip Sarıcı ile Türk Sinemasında Seslendirme Üzerine Bir Görüşme(ARTS: Artuklu sanat ve beşeri bilimler dergisi (Online), 2022) Işık, Mehmet; Aşılıoğlu, EmreNecip Sarıcı, Türk Sinemasının en önemli isimlerinden biridir. 1949 yılında, henüz on beş yaşındayken, makinist çırağı olarak girdiği sinemaya yetmiş yılı aşkın süredir hizmet etmeye devam etmektedir. Üç yüz elliden fazla filmi seslendirmiş, bu filmlerin seslerini kaydetmiş ya da ses mühendisi olarak altyapısını düzenlemiştir. Bunun yanı sıra yapımcılık ve yönetmenlik koltuklarına da oturmuştur. 1979 yılında Lale Film’i satın alarak değerli arşivinin korunmasını sağlamıştır. Bu görüşme hem Sarıcı’nın zengin geçmişine hem de onun anlatımıyla Türk Sinemasında seslendirmenin yolculuğuna odaklanmaktadır.Article Türk Sineması’nda Yunus Emre ve Eserleri(2021) Bayındır, Dilaver; Işık, MehmetBüyük sanatçılar ve düşün insanları genellikle büyük değişim ve dönüşümlerin yaşandığı kaos dönemlerinde ortaya çıkarlar. Yunus Emre de Anadolu’da böylesi değişim dönüşümlerin yaşandığı bir dönemde yaşamış ve halkın anlayabileceği sade bir dille söylediği şiirleriyle Anadolu halkının gönlünde taht kurmuştur. Türk kültür ve sanat hayatındaki ağırlığına karşın Türk sinemasının Yunus Emre’ye hak ettiği değeri verdiğini söylemek zordur. Bu çalışmada Yunus Emre’yi konu alan uzun metraj filmler incelenmiştir. Yapılan inceleme neticesinde başlangıcından bu yana Türk sinemasında doğrudan Yunus Emre’nin hayatını konu alan dört uzun metraj filmin çekildiği, bu filmlerin olay örgüsü ve anlatı yapısı olarak büyük ölçüde birbirlerine benzedikleri; merak öğesini tetikleyecek, heyecan hissi uyandıracak bir anlatı yapısına sahip olmadıkları; olay örgülerinin seyirciyi içerisinde çekecek şekilde örülemediği., dramatik yönlerinin zayıf olduğu, karakterlerin çoğu zaman yapay kaldığı dolayısıyla Yunus Emre’nin hayatını, eserlerini ve fikirlerini gelecek nesillere ve insanlığa duyurabilmek için daha nitelikli filmlerin ve belgesellerin çekilmesine ihtiyaç bulunduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.Master Thesis Moderniteye karşı soyut sanatta tinsellik(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Karamanoğulları, Mehmet Arif; Sarıalioğlu, Rahman IşıkKapitalizm, 19. yüzyılda endüstrinin gelişimiyle birlikte olgunlaşarak; makineleşmeyi, yeni kent yaşamını ve yeni toplumsal sınıfları doğurmuştur. Bu durum yavaş yavaş insanların davranışlarını, duygu ve düşüncelerini değiştirmiş, onları kültür krizinin içinde yabancılaşmış ve yalnızlaşmış bireyler haline getirmiştir. Sanatçılar da bu olumsuzluklara kayıtsız kalamamıştır elbette. Bütün bu olumsuzluklara karşı bazı sanatçılar, kendi iç dünyalarına kapanarak bir çıkış yolu aramışlardır. Bu çalışmada; yaklaşık bir buçuk asırlık bir süreçte oluşan, akılcı, bilimsel ve kentsel bir kültür olan modernite sürecine, dönemin sanatçılarının neden karşı çıktıklarının ve bunun neticesinde özü gereği tinsel olan soyut sanata neden yöneldiklerinin açıklanması amaçlanmıştır. Çalışma süresince; tez, kitap, dergi, makale, film vb. yerli ve yabancı kaynaklardan yararlanılmıştır. Elde edilen bulgular ışığında, dönemin sanatçıları ve sanat eserleri, tez konusu bağlamında yorumlanarak, konuyla ilgili üretilen eserler ile desteklenmiştir. Sonuç olarak; modernitenin maddeci kültürü karşısında kendini çaresiz hisseden sanatçı, iç debisiyle tinsel yeni değişimler ve estetik formlar meydana getirme ihtiyacı duymuştur. Bu değişimler zamanla, anti-natüralist, içe dönük yaşantıyı doğrudan dışa aktaran bir resim anlayışı olan Soyut sanatı doğurmuştur. Bu noktada Soyut sanat, yeni bakış açısı ile geleneksel olandan uzaklaşan, bir anlamda sanatı iç gerçekliğin bütünsel doğasına dönüştüren önemli bir harekettir.

