Yirmibeş, Mert Can
Loading...
Profile URL
Name Variants
Job Title
Dr. Öğr. Üyesi
Email Address
mertyirmibes@artuklu.edu.tr
Main Affiliation
Department of Philosophy / Felsefe Bölümü
Status
Current Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Sustainable Development Goals
SDG data is not available

Documents
1
Citations
1
h-index
1

Documents
2
Citations
0

Scholarly Output
8
Articles
4
Views / Downloads
28/100
Supervised MSc Theses
2
Supervised PhD Theses
0
WoS Citation Count
0
Scopus Citation Count
1
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
0.00
Scopus Citations per Publication
0.13
Open Access Source
3
Supervised Theses
2
| Journal | Count |
|---|---|
| Beytulhikme-An International Journal of Philosophy | 1 |
| British Journal for the History of Philosophy | 1 |
| Felsefelogos | 1 |
| FLSF (Felsefe ve Sosyal Bilimler Dergisi) | 1 |
| Studia Hegeliana | 1 |
Current Page: 1 / 2
Scopus Quartile Distribution
Competency Cloud

8 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 8 of 8
Article ‘Düşünen Ben’den Saf Düşünmeye: Kartezyen Ben Kritiği Olarak Hegel’in Önvarsayımsız Felsefe Düşüncesi(2023) Mert Can YirmibeşDescartes’ın ben kavramı modern rasyonalist düşünce içerisinde bir ayrımın temel nosyonudur. Bu ayrım kökenlerini düşüncenin ben kavramından bağımsız olup olamayacağı konusuna dair aldığı pozisyonlarda kendisini gelişmiştir. Descartes, bu ayrımın bir kutbunu düşüncenin bir benden bağımsız olamayacağını savunarak oluştururken, bu ayrımın diğer kutbunu ise Spinoza, düşüncenin bensiz tözün bir niteliği olarak tasarımlamasıyla oluşturur. Bu ayrım, ben kavramının düşüncedeki rolü noktasında belirirken, özne olmaklık düşünüldüğünde düşüncenin özneye ait bir nitelik olduğu konusunda yok olur. Bu ayrımın daha belirgin kılınması için Spinoza bize düşünce ve ben ilişkisinin bir kritiğini sunmaz, ama tözün özne olarak tasarımlanması ben kavramını içermediği için, ben içermeyen bir düşünen özne kavramını sessizce kabulünün bir olanağını sunar. Bu nedenle Spinoza’da düşünmenin bensiz kavranması gerektiği fikrinin zemini ben kritiği içermediği için Descartes’ın düşünme ve ben ilişkisine eleştirel bir alternatif oluşturma noktasında yetersizdir. Bu eleştiri, modern rasyonalist geleneğin takipçisi bir diğer rasyonalist Hegel tarafından düşüncenin benden yalıtık bir biçimde olması gerektiğinin yeterli ve zorunlu nedenlerini gösterdiği önvarsayımsız felsefe konusundaki fikirleriyle Mantık Bilimi’nde giderilecektir. Bu metin, Spinoza’daki iddia edilen Kartezyen ben kritiği eksikliğinin, Hegel’in önerdiği önvarsayımsız felsefe düşüncesiyle giderilebileceği iddia edilecektir.Book Review The actual and the possible: modality and metaphysics in modern philosophy, edited by M. Sinclair, Oxford, Oxford University Press, 2017, 256 pp., £50.00, ISBN 9780198786436(2018) Mert Can YirmibeşThis new collection comprises nine essays offering a wide array of views on modal metaphysics. One of the aims of the collection is to provide a recent survey of modal theories from the seventeenth century to the twentieth century. The book presents ‘analytic’ and ‘continental’ theories in modal metaphysics, with many diversely interpreted subjects, including the subjectivity and objectivity of modalities and the notion of possibility that was a focus of seventeenth- to twentieth-century modal metaphysics. The book provides interpretations of modal theories and responses to more contemporary issues, such as the (ir)reducibility of modal categories. The essays take diverse approaches, with some more exegetical and some engaging critically with the literature. Here I consider four essays within the volume that exemplify these approaches.Article Hegel's Concept of Desire in the Context of Deleuze's Critique of Idealist Desire(Beytulhikme Felsefe Cevresi, 2025) Yirmibes, Mert CanDeleuze critiques the conceptualization of desire through lack and acquisition within idealist philosophy and claims that the idealist notion of desire reduces production to the production of fantasy. He proposes an alternative concept of desire, which can be understood through pure production. This critique allows for a re-evaluation of Hegel's concept of desire as an idealist philosopher. This paper examines Hegel's concept of desire in the Phenomenology of Spirit, by focusing on the concepts of destructiveness, production, and satisfaction. The paper argues that Deleuze's understanding of desire as production is indeed present within Hegel's concept of desire, but production cannot be regarded as the fundamental characteristic of desire as seen in Deleuze's framework. The article concludes that, based on Hegel's analysis, lack and destructiveness are necessary conditions for the productive activity in desire, and that Deleuze's critique of idealist desire underlying the relationship between lack and acquisition is not sufficiently convincing, regarding Hegel's analysis of desire.Article Citation - Scopus: 1Modal Foundationalism in Brandom’s Interpretation of Hegel(Universidad de Malaga, 2023) Yirmibeş, M.Brandom’s reading of Hegel’s metaphysics offers an excitingly rich interpretation within the context of contemporary modal metaphysics. Brandom reads Hegel’s determinate negation in the way that the concepts of material incompatibility and material consequence relations operate. Brandom recognizes incompatibility as a modal concept and places it as a primitive in the foundation of Hegel’s metaphysics. This paper examines of Brandom’s modal foundationalist claim in comparison to how Hegel conceives of modality in his Logic. Upon this examination, the paper suggests that Brandom’s interpretation remains problematically indifferent to the anti-foundationalist aspect of Hegel’s Logic and Hegel’s understanding of modality. © 2023, Universidad de Malaga. All rights reserved.Master Thesis Descartes’ın Metodik Şüphesi ve Tanrı’nın Varlığının Kesinliği Fikri Üzerine Bir İncelenme(2026) Babat, Gonca Salık; Yirmibeş, Mert CanDESCARTES'IN METODİK ŞÜPHESİ VE TANRI'NIN VARLIĞININ KESİNLİĞİ FİKRİ ÜZERİNE BİR İNCELENME Bu tez çalışmasında Descartes'ın şüphe metodu ve bu metotla ulaştığı düşünen ben kavramından hareketle varlığın kaynağı olan Tanrı fikri ele alınacaktır. Descartes'ın kurucularından biri olduğu Rasyonalizm akımı, özetle belirtecek olursak felsefi olarak bilgilere akıl yoluyla ulaşılabileceği iddiasındadır ve Descartes kendi rasyonalizminin merkezine şüpheyi oturtur. Bu bağlamda Descartes, Tanrı bilgisine ulaşırken de aklı referans alma güdüsü taşır. Tez çalışmamızın birinci aşamasında Descartes'ın Tanrı ile ilgili iddialarını şüphe çerçevesinde değerlendirebilmek amacıyla öncelikle Birinci Meditasyon bağlamında şüphe metodu serimlenmiştir. Sonraki aşamada Tanrı'nın varlığına uzanan özne olması sebebiyle İkinci Meditasyon bağlamında düşünen varlık ve kesinliği zihin-beden kavramları ekseninde değerlendirilmiştir. Descartes'ın Tanrı'nın varlığının kesinliğini öne sürdüğü meditasyonu Üçüncü Meditasyon'dur. Descartes, bu meditasyonda Tanrı'ya ilişkin iddialar öne sürerken döneminin özellikleriyle inancının etkilerini silememiş, ön kabul ve bilgilerini tamamen askıya almamış, dolayısıyla şüphe metodunu işletmek konusunda yeterince titiz davranmamıştır. Bu çalışmanın ana amacı da Descartes'ın Üçüncü Meditasyon eksenindeki Tanrı iddialarıyla metodik şüphesinin eşgüdümlü ilerlemeyişini, bu bağlamda mevcut olan çelişkileri ortaya koymaktır. Anahtar sözcükler: Descartes, Şüphe Metodu, Üçüncü Meditasyon, Tanrı.Other Nahum Brown. Hegel’s Actuality Chapter of the Science of Logic: A Commentary(2020) Mert Can YirmibeşHegel’s modal theory has always drawn the attention of Hegel scholars but only a few works have closely examined what he argues in his treatment of modality. Nahum Brown’s book contributes to this specific field without concerning itself with the global arguments of Hegel’s Logic, and without drawing a global conclusion from Hegel’s local arguments. The book offers readers a detailed guide to Hegel’s modal theory. Hegel’s Logic allows local readings by restricting the category in question to its own logical development in order to reveal the truth of categories. Brown elegantly benefits from this aspect of the Logic, thereby making explicit Hegel’s local arguments for those who are familiar with Hegel’s Logic but not with his discussion of modality, and also for those who are not familiar with Hegel’s Logic but are familiar with modal metaphysics. Brown’s book has the potential to address both Hegelian and non-Hegelian readerships by undertaking the difficult task of regenerating Hegel’s complex arguments under twenty-seven rigid premises. These premises render Hegel’s arguments more approachable for those who are not familiar with Hegel’s vocabulary. Although he is aware that, for some readers, the rigidity of the premises may incur the risk of failing to represent Hegel’s transitional ideas and concepts, Brown defends his position on the grounds that it reveals the mechanics of Hegel’s dialectic in a clear and detailed way (p. xv).Article Hegel’in Sisteminde Doğa: İdealizmi Doğayla/Doğada Yeniden Düşünmek(2023) Yirmibeş, Mert CanHegel'in felsefe sistemi, geniş çapta bilinen eleştirel okumalarından büyük ölçüde farklı bir idealizm için kompleks bir düşünce dizilimi sunar. Bu makale Hegel'in sisteminde doğanın konumunu sistemin mistik bir idealizm olarak düşünülmesine izin vermediğini, düşünce sistemi olarak felsefenin gelişiminde bir noktada maddi dünya ile ilişkilendirilmesi gerektiği fikrini, mantık-doğa ve doğa-tin ilişkilerini inceleyerek göstermeyi amaçlamaktadır. Bu makale, önce idealizm ve natüralizm terimlerinin Hegel'in sistemi ile uyumlu tanımlarını sunar. Makale Hegelci bir anlamda idealizm tanımını kabul ederken, indirgemeci-olmayan natüralizmi, Hegel'in sistemiyle uyumlu bir natüralizm biçimi olarak, amacı için kabul eder. Verilen tanımlar ışığında, makale ikincil olarak Hegel'in sisteminde mantık ile doğa arasındaki ilişkiyi incelemekte ve üçüncü olarak doğanın tin ile ilişkisini incelemektedir. Doğanın mantık ve tin ile ilişkisi, Hegel'in felsefe sisteminin idealizmle birlikte indirgemeci-olmayan natüralizmin unsurlarını içermeye açık olduğuna dair sonuç çıkarmamıza olanak tanır.Master Thesis The Kantian Origins of Aesthetic Judgment in the Context of Bourdieu’s Social Critique(2026) Tan, Fatih; Yirmibeş, Mert CanBu tez, estetik yargı sorununu estetik kuram çerçevesinde ele alan bir inceleme sunmaktadır. Çalışma, estetik yargının yalnızca bireysel beğeniye indirgenerek ya da bütünüyle toplumsal belirlenimlere bağlanarak açıklanamayacağı kabulü doğrultusunda şekillenmiştir. Bu nedenle tez, estetik yargının normatif özellikleri ile toplumsal bağlamdaki işleyiş biçimlerini ayrı çözümleme düzlemleri olarak ele almaktadır. Çalışmada Kant ve Bourdieu'nün, estetik yargıya ilişkin farklı sorular etrafında geliştirilen iki ayrı kuramsal yaklaşım olarak değerlendirilmiştir. Kant'ın estetik kuramı, estetik yargının normatif geçerlilik iddiasını ve bu yargının özgül yapısını tartışma konusu haline getirirken; Bourdieu'nün çözümlemeleri, estetik yargıların toplumsal alandaki tanınma, dolaşım ve meşrulaşma süreçlerine odaklanmaktadır. Bu yaklaşımlar, birbirlerinin yerine geçen ya da birbirini temellendiren kuramlar olarak değil, estetik yargının farklı yönlerini ele alan ayrı okuma biçimleri olarak ele alınmıştır. Tezde kullanılan birincil ve ikincil sahne ayrımı, bu iki okuma biçimini farklı düzlemlerde konumlandırmayı amaçlayan sınırlı bir kavramsal çerçeve niteliğindedir. Birincil sahne, estetik yargının normatif boyutuna ilişkin çözümlemelerin yürütüldüğü düzlemi; ikincil sahne ise estetik yargıların toplumsal bağlamda ele alındığı inceleme düzlemini ifade etmektedir. Bu ayrım, kuramsal bir bütünlük inşa etmeyi ya da yeni bir kuram ortaya koymayı amaçlamamaktadır. Sonuç olarak bu çalışma, estetik yargının normatif ve toplumsal boyutlarını iki ayrı çözümleme düzeyinde ele almaktadır.

