Profile URL: https://hdl.handle.net/20.500.12514/7660
Job Title:Dr. Öğr. Üyesi
Main Affiliation:Kurdish Language and Culture Programme / Kürt Dili ve Kültürü Programı
Status: Current Staff
Name Variants:
Tarduş, İbrahim
7 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 7 of 7
Article Oksidentalizm Bağlamında Ferhad Pîrbal’ın Eserlerinde Avrupa ve Avrupalı İmajı(2025-01-03) Filiz, Mehmet Sirin; Tarduş, İbrahimOksidentalizm bir akademik disiplin olarak oryantalizmin tersi görülse de özünde Batı’yı anlama çabasıdır. Bununla beraber oksidentalizm dünyanın farklı coğrafyalarında birçok tarihsel ve toplumsal nedenlerden dolayı farklı biçimler almıştır. Oksidentalizm, oryantalizme nazaran edebiyat eleştirilerinde kullanılan daha yeni bir yaklaşımdır. Bunun temel nedeni bir düşünce biçimi olarak oksidentalizmin halen değişip dönüşmekte olan bir ideoloji olmasıdır. Bununla beraber oksidentalizm edebiyatta ötekilik sorununu anlamada kullanılabilecek önemli bir araçtır; çünkü benlik ve ötekilik sorunu edebi yapıda sıklıkla işlenmektedir. Kürt edebiyatında benlik ve ötekilik sorunu daha çok Kürtlerin egemen ulusları görme biçimi olarak işlenmiştir. Ancak bir ötekini görme biçimi olarak Avrupa ve Avrupalı imgesinin bu edebiyatta nasıl işlendiği üzerinde yeterince durulmamıştır. Bu açıdan bu çalışma, oksidentalizm tartışmalarından yola çıkarak Ferhad Pirbal’ın eserlerinde Avrupa ve Avrupalı imgesinin nasıl işlendiğini göstermeyi amaçlamaktadır. Sonuç olarak görülmüştür ki Pirbal’ın eserlerinde Avrupa ve Avrupalı imajının hem olumlu hem de olumsuz yönleri bulunmaktadır. Avrupalılar bir yandan kolonyalist, emperyalist, ruhsuz ve oryantalist olarak resmedilirken bir yandan da sanata ve bilime katkısı olan kişiler olarak gösterilmişlerdir.Article Jîn Dergisinde Tarih Yazımı: Bir Milletin Köklerini Aramak(2025-02-28) Tarduş, İbrahimKürt gazeteciliği 1898 yılında Kurdistan gazetesiyle başlamış, Rojî Kurd, Hetawî Kurd gibi yayınlarla devam etmiştir. Dönemin birçok Kürt aydını da bu yayınlarda düşüncelerini yazmıştır. Başlangıçta Kürtlerin geleceğini Osmanlı İmparatorluğu'nun geleceğinden farklı görmeyen Kürt aydınlarının Birinci Dünya Savaşı öncesindeki yazıları ve faaliyetleri dikkate alındığında onlardaki Osmanlılık bilinci açıkça görülür. Fakat birçok Kürt genci ve Kürt aydınının Birinci Dünya Savaşı’na Osmanlı saflarında katılmasıyla gazetecilik faaliyetleri dört yıl süreyle durdurulur. Dört yıl sonra Osmanlı, Mondros Mütarekesi’nden sonra savaştan çekilir. Ancak savaştan sonra hem Osmanlılar hem de Kürtler değişmiştir. Mütareke döneminde Osmanlılık duygusu zayıflamış ve Kürtlük duygusu kendini daha açık bir şekilde göstermeye başlamıştır. Bu dönemde aydınlar, halkın hakkını aramak amacıyla dernekler kurmuş ve yayın faaliyetleri yürütmüşlerdi. Jîn yazarları da kendi tarihlerini ve tarihsel köklerini araştırmak amacıyla tarihi metinler kaleme almıştı. Bu çalışmanın amacı Jîn Dergisi'nde yazılan tarihi yazıları, tarih yazımı perspektifinden incelemek ve bu yazıların kendilerine has özelliklerini ortaya çıkarmaktır.Article Hîkayeta Keyhana Frenk û Feqe Ehmedê Baban: Mirin Çêtir E Ji Fîraqê(2024) Tarduş, İbrahimSerdema piştî Şerê Çaldiranê piraniya axên Kurdan êdî wek muttefîkê Osmaniyan ji alî mîrên Kurdan ve hatin rêvebirin. Tifaqa ku di navbera Kurdan û Yavuz Sultan Selîm de hatibû avakirin di wextê Kanunî Sultan Sûleyman de jî berdewam bû. Piştî Kanunî Bexdayê feth kir, wî piraniya erdên Kurdan yên li vê heremê da uhdeya Kurdan. Herema Kurdan li virê bi navê Mîrektiya Baban ji alî eşîra Baban ve girêdayî Paşalika Bexdayê hate rêvebirin. Navê eşîra Baban jî bi awayekî beloq piştî rêvebirina mîrektiyê di dîrokê de hate xuyan. Li ser navê Baban û avabûna Mîrektiya Baban hîkayetek heye ku Feqe Ehmedê Baban di vê hîkayetê de ji bo wûslatê ji welatê xwe dertê û berê xwe dide Frengîstanê. Ev hîkayet ji alî Abdulkadir b. Rustem el-Babanî, Claudius James Rich û Yamûlkîzade Azîz ve hatiye nivîsîn. Yamûlkîzade Azîz di nivîsa xwe ya kovara Jînê de kêm be jî derbarê mijarê de hin tişt nivîsîne. Lê Abdulkadir Rustem-el Babanî û Claudius James Rich hîkayetê bi awayekî dirêjane nivîsîne. Ev her du varyantên hîkayetê ji hin aliyan ve dişibine hev û ji hin aliyan ve ji hev vediqetin. Di vê xebatê ev her du varyant ê ji alî hevşibî û cudahiyên xwe ve bên berawirdkirin.Master Thesis Bikaranîna çîrokên Kurdî di perwerdeya zarokan de(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2015) Tarduş, İbrahim; Pertev, Ramazan; Pertev, Öğr. Gör. RamazanMasallar bireysel ve sosyal ilişkiler içerisinde yaratılan ve bir kuşaktan diğerine aktarılan geleneksel anlatılardır. Masallar çocukların hayallerini süsleyen ve zenginleştiren eserlerdir. Çocuklar masal okuma ya da dinlemeyle çok mutlu olurlar; zaten masalların özelliklerinden biri de masalların eğlendirici olmasıdır. Çocuklar masal dinleyerek hayal dünyalarını renklendirmek ve o andan tad almak isterler. Lakin masallar sadece eğlendiren yönleriyle ulaşmazlar çocuklara, masallar bazı yönleriyle öğreticidir, kendi içerisinde birçok bilgi, nasihat ve toplumsal kod barındırır ve çocuklara ulaştırır. Denilebilir ki masallar eğlendiren gizli öğretmenlerdirler. Tezimizin amacı Kürtçe'nin Kurmancî lehçesine ait halk masalları ile eğitim arasında var olan köprüyü ortaya çıkarmaktır. Bu amaçla çocuk gelişimiyle ilgili iki teoriyi baz alarak tezimizi inşa ettik. Tezimizde Kürtçe'nin Kurmancî lehçesine ait halk masaları bu iki teoriye göre incelenecektir. İlkin masalların nasıl ve ne öğrettiğinin daha iyi bilinebilmesi için masallar Jean Piaget'nin Zihisel Gelişim Teorisine göre incelenecektir. Bu amaçla masalların içerdiği ve çocukların zihninde oluşabilecek muhtemel şemalar ortaya çıkarılmaya çalışılacaktır. Bir diğer teori ise Lawrence Kohlberg'in Ahlaki Gelişim Teorisidir ki tezimiz bu teoriyi baz alarak masal kahramanlarının davranışlarının yapısını, ahlaksal düzey ve seviyelerini tespit etmeyi amaçlamaktadır. Böylece kahramanın başarısı ya da yenilgisi, ödüllendirilmesi ya da cezalandırmasından yola çıkarak kahraman davranışları incelenecektir. Bu şekilde tezimiz Kürt masallarında çocuklara önerilen davranışlar ve kaçınılması gereken davranışları tespit etmeyi amaçlamaktadır.Article Şeyh Ubeydullah İsyanının Urmiye Nesturi Misyonu Üzerindeki Etkisine Dair Bir Değerlendirme(2024-12-30) Tarduş, İbrahim; Filiz, Mehmet SirinXIX. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu ve İran İmparatorluğu’nun hem birbirleriyle hem de Rusya’yla yaptığı savaşlar her iki ülkede de büyük tahribatlara yol açmıştı. Her iki devletin sınır boylarında yaşanan tahribatlar büyük olduğu için bölgede yaşayan insanlar bu tahribatlardan daha fazla etkilenmişti. Sınır bölgelerinde mukim Kürtler için de aynı olumsuzluklar geçerliydi. Kürtler içerisinde bulundukları kaotik ortamdan kurtulmak için kendilerine çare aramaktaydılar. Bu arayışların bir sonucu olarak 1880 yılında Şeyh Ubeydullah önderliğinde İran’a karşı bir isyan başlatıldı. Bu isyan bölgede yaşayan birçok farklı etnik ve dini topluluğu da derinden etkiledi. Bu nedenle bu çalışmanın amacı 1880 yılının son aylarında Şeyh Ubeydullah önderliğinde İran’a karşı gerçekleştirilen isyanın, Amerikalı Protestan misyonerler tarafından kurulan Urmiye Nesturi misyonunda yaratmış olduğu etkileri incelemektir. Bu amaçla öncelikle bir şeyhi politik bir isyan lideri olarak ortaya çıkaran tarihsel çerçevenin anlaşılması için Kürtler açısından önemli bir tarihsel dönemeç olan Çaldıran Savaşı sonrası dönemden XIX. yüzyılın son çeyreğine kadarki periyod ele alınmış ve Şeyh Ubeydullah isyanının hangi koşullar altında başladığı, nasıl geliştiği ve nasıl sonuçlandığı üzerinde durulmuştur. Sonrasında Amerikalı Protestan misyonerleri İran’a getiren tarihsel süreç, Urmiye Nesturi misyonunun kuruluşunda yer alan misyonerlerin notlarından elde edilen bilgilerle incelenmiştir.Article Cih û Rola Xusrow Xanê Ii. Di Şerên Textê Îranê Ya Piştî Safewiyan De(2026) Tarduş, İbrahimDema Îran ketibû bin hikmê Afganan dewleta Safewiyan hilweşiyabû û li Îranê serdemekî nû dest pê kiribû. Lê Afganan li her deverê Îranê hikimraniya xwe nedabûn qebûlkirin. Gelek rêvebirên girêdayî Safewiyan li heremên xwe serbixwe tevgeriyabûn û hin ji wan jî ji bo textê Îranê şer kiribûn. Ev rewş bûbû sedem ku îstîqrara Îranê xira bibe û aloziyên mezin derên holê. Piştî derxistina Afganan, bi dorê xanedana Afşaran, xanedana Zendiyan û xanedana Kacaran bi şer text bi dest xistibû û Îranê bi rê ve biribûn. Vê pêvajoyê bandora xwe li Mîrektiya Erdelanê jî kiribû û mîrên Erdelanî jî di van şeran de cî girtibûn. Heta Xusrow Xanê II. bûbû yek ji namzetên textê Îranê. Armanca vê xebatê ew e ku di şerên textê Îranê de rol û ciyê mîrên Erdelanê û bi taybetî jî cihê Xusrow Xanê II. destnîşan bike. Ji bo vê armancê serdema hilweşîna Dewleta Safewiyan, serdema xanedana Afşaran, serdema xanedana Zendiyan û destpêka xanedana Kacaran hate ravekirin. Paşî di van serdeman de bûyerên ku li Mîrektiya Erdelanê qewîmine û bandora şerên Îranê ya li ser mîrektiyê hatine destnîşan kirin. Dawiyê jî serdema hikimraniya Xusrow Xanê II. û rola wî ya di şerên textê Îranê de hate analîz kirin.Article Erdelan Emirleri, Şiilik ve Şeyhilik: Emanullah Han-i Sânî Örneği(2025-04-30) Vali, Shahab; Tarduş, İbrahimİslam dininin iki ana mezhebinden biri olan İsnâaşeriyye-On İki İmamlı Şiilik mezhebi Kürtlerin Müslümanlaşmasıyla birlikte, yani hicri birinci yüzyıldan itibaren bazı Kürt bölgelerinde yayılmaya ve kabul görmeye başladı. Kürt emirlikleri arasında bu mezhebin en çok kabul gördüğü emirlik, yedi yüz sene boyunca geniş bir coğrafyada hüküm sürmüş olan Erdelan Emirliğidir. Tarihi kaynakların kaydettiği verilere dayanarak Erdelan emirlerinin birçoğunun bu mezhebe bağlı oldukları ve bu inancı benimsediklerini söylemek mümkün görünmektedir. Her ne kadar Erdelan emirlerinin Şiileşme tarihi hakkında kesin bir bilgi vermek mümkün olmasa da, son Erdelan emir/valisi olan Gulam Şah Han lakaplı Emanullah Han-i Sânî’nin Şii olduğu ve bir Şii olarak vefat ettiğine kesin gözüyle bakılabilir. Bu makalenin amacı Erdelan emirleri ve onların inançlarını genel olarak değerlendirdikten sonra özellikle son emir olan Emanullah Han’ın Şiiliği ve 19. yüzyıldan itibaren İran’da yaygınlaşan bâtıni bir Şii düşünce ekolü olan Şeyhiliğini incelemektir. Bu amaçla çalışmamızda Erdelan Emirliğinin tarihi genel olarak incelendikten sonra, emirlik yöneticilerinin bağlı oldukları inanç/mezhepler hakkında bilgi verilecek ve son olarak sözkonusu emirliğin son valisi Emanullah Han-i Sani’nin Şiiliği/Şeyhiliği özellikle daha önce araştırma konusu olmayan kaynaklar arcılığıyla incelenecektir.
