Battaloğlu İnanç, Betül
Loading...

Profile URL
Name Variants
Battaloglu-Inanc, Betul
Inanc, Betul Battaloglu
Inanc, Betul Battaloglu
Job Title
Yardımcı Doç. Dr.
Email Address
Main Affiliation
Department of Nursing / Hemşirelik Bölümü
Status
Former Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Sustainable Development Goals
1NO POVERTY
0
Research Products
2ZERO HUNGER
0
Research Products
3GOOD HEALTH AND WELL-BEING
9
Research Products
4QUALITY EDUCATION
0
Research Products
5GENDER EQUALITY
3
Research Products
6CLEAN WATER AND SANITATION
0
Research Products
7AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
0
Research Products
8DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
3
Research Products
9INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
0
Research Products
10REDUCED INEQUALITIES
0
Research Products
11SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
0
Research Products
12RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
0
Research Products
13CLIMATE ACTION
0
Research Products
14LIFE BELOW WATER
0
Research Products
15LIFE ON LAND
1
Research Products
16PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
2
Research Products
17PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
0
Research Products

This researcher does not have a Scopus ID.

This researcher does not have a WoS ID.

Scholarly Output
18
Articles
17
Views / Downloads
64/2127
Supervised MSc Theses
0
Supervised PhD Theses
0
WoS Citation Count
46
Scopus Citation Count
47
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
2.56
Scopus Citations per Publication
2.61
Open Access Source
8
Supervised Theses
0
| Journal | Count |
|---|---|
| Annals of Clinical and Analytical Medicine | 4 |
| Journal of Clinical and Analytical Medicine | 3 |
| Türkiye Aile Hekimliği Dergisi | 3 |
| Türk Pediatri Arşivi | 2 |
| Eurasian Journal of Medicine | 1 |
Current Page: 1 / 2
Scopus Quartile Distribution
Competency Cloud

18 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 18
Article Citation - WoS: 1Citation - Scopus: 1Investigate Nasal Colonize Staphylococcus Species Biofilm Produced(Derman Medical Publ, 2015) Demir, Cemil; Inanc, Betul BattalogluAim: 127 S. aureus and 65 CoNS strains were isolated from patients noses'. To produce a biofilm ability was investigated using three different methods. Slime-positive and negative staphylococcies' resistance were evaluated against different antibiotics. Material and Method: Swap samples puted 7% blood agar. Staphylococcus aureus and coagulase-negative staphylococci (CoNS) isolates biofilm produced ability were investigated using Congo Red Agar (CRA), microplates (MP) and Standard Tube (ST) methods. In addition to that, presence of antibiotic resistance of the staphylococcal isolates are determined agar disc diffusion method. Results: The rate of biofilm producing Staphylococcus spp strains was found to be 72.4%, 67.7%, and 62.9%, respectively with CRA, MP, and ST tests. There was no significant relationship among the tests (p>0.05). In addition, antibiotic resistance of Staphylococcus spp. against various antibiotics was also determined by the agar disk diffusion method. Resistance rates of biofilm positive (BP) Staphylococcus spp for penicilin G, ampicilin, amocycilin/clavulanic acid, tetracyclin, eritromycin, gentamycin, and enrofloxacin 71.7%, 69.7%, 6.2%, 20.7%, 21.4%, 1.4%, and 0.7%, respectively. Resistance rates of biofilm negative (BN) spp for 42.6%, 23.4%, 4.3%, 14.9%, 19.1%, 0.0%, 0.0% respectively. All Staphylococcus isolates were found to be susceptible to vancomycin and teicaplonin. Although BP strains antibiotic resistance rates were observed higher than BN strains. But resistance rates were not found statistically significant (p>0.05). Discussion: CRA is the reliablity and specifity method to determine Staphylococcus spp. biofilm produce ability.Article Eski sezaryenli gebelerin demografik özellikleri ve ilk sezaryen endikasyonlarnın değerlendirilmesi(2013) Sıkar, Derya; Yaşar, Levent; Battaloğlu İnanç, Betül; Yaşar, NurgülAmaç: Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi antenatal polikliniğine başvuran eski sezaryenli gebelerin, sosyodemografik özelliklerini, ilk sezaryen endikasyonlarını, demografik özellikler ve ilk sezaryen endikasyonları açısından hastaneler arası ndaki farklılıkları ve sosyoekonomik faktörlerin, sezaryen istemindeki rolünü araştırmayı amaçlamıştır. Yöntem: Ağustos 2006-Mart 2007 tarihleri arasında Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi antenatal polikliniğine başvuran 476 eski sezaryenli gebenin katıldığı kesitsel ve analitik tipte bir araştırmadır. Bulgular: Yaş ortalaması 28.4±4.6 olan gebelerin %68.4’ü 20-29 yaş grubundadır; toplam gebelik sayısı 2.8±1.3, parite ortalaması 1.4±0.7, yaşayan çocuk sayılarının ortalaması 1.3±0.6'dır. ‹lk sezaryen endikasyonları arasında akut fetal distres, makat geliş ve sefalopelvik uygunsuzluk ilk sıraları almaktadır. Eğitim düzeyi ve çalışma durumunun sezaryen tercihinde etkili olduğu saptanmıştır (p<0.001). Özel hastanelerle devlet hastaneleri arasında, ilk sezaryen endikasyonları açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmaktadı r (p<0.001). Devlet hastanelerinde, makat geliş nedeniyle sezaryen daha sık yapılmaktadır. Eğitim düzeyi ve çalışma durumu açısından ilk sezaryenini özel hastanelerde olanlar ile devlet hastanelerinde olanlar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur (sırasıyla p=0.026 ve p=0.023). ‹steğe bağlı sezaryen olan kadınlar özel hastaneleri daha çok tercih etmektedirler (p=0.002). Sonuç: Eğitim düzeyi ve çalışma durumu, sezaryen tercihinde iki önemli faktör olup, çalışan ve belli bir eğitim seviyesine sahip olan kadınlar, sezaryeni ve özel hastaneleri daha fazla tercih etme eğilimindedirler.Article Citation - WoS: 1Citation - Scopus: 1Physical Violence Exposure and Approaches in Elementary School Students' in Mardin(AVES, 2013) Battaloglu-Inanc, Betul; Cifci, Sema; Deger, VasfiyeAim: This study was performed to determine the frequency of physical violence and to be exposed the opinion, attitude and behaviors of the primary education students about the physical violence. Material and Method: All of the primary education schools were included the study at Mardin Province Center. Whole fifth and eigth class of the schools were chosen randomized and questionnaire was applied to 1351 students. Results: 50.6% of girls and 49.4% are boys. The mean age was 11.9, counts of people who lives their home was 7, average child count was 3 of the students. The 13.1% of the students were expressed that their mother was beaten by their fathers. The 42.6% of the students were exposed to violence even a time of all their whole life; the 30.7% of them were still exposed to violence from time to time. The physical violence rate of the boys are more than the girls (p<0.01). The violence rate applied to children reduce with their classes, that they educated in (p<0.01), and fathers' educational situation advanced (p<0.01). Children exposed to violence higher that lives in their family in which present the domestic violence (p<0.01). The 15.7% of the students are still carrying on fight that includes physical violence, 5.0% of them consider that the violence is a solution. Conclusions: The rate of the violence that exposed and considering the violence is very common. For that reason, inside of the basic health service supply; child exploitation and neglect attach importance for at primary, secondary and tertiary prevention studies, official and volunteer organizations must study together multidisciplinary for solving the problem, the programs must supported with legal arrangements and take part at government policies.Article Citation - WoS: 7Citation - Scopus: 5Sağlam çocuk polikliniğine başvuran 0-1 yaş bebeği olan annelerde depresyon taraması ve depresyonda etkili risk faktörlerini belirleme(2012) Battaloğlu İnanç, Betül; Aydemir, Nurcihan; Hatipoğlu, SamiSağlam çocuk polikliniğine başvuran 0-1 yaş bebeği olan annelerde Edinburgh Postnatal Depresyon Skalası (EPDS) ölçeğini kullanarak, depresyon oranlarını saptamayı ve etkili olan sosyodemografik faktörleri belirleyerek, elde edilen sonuçların diğer çalışmalarla korelasyonunu değerlendirmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: 20 Temmuz- 20 Eylül 2007 tarihleri arasında, 0-1 yaş arası bebeği olan anneler çalışmaya dâhil edildi. 211 anne çalışmaya katıldı, postpartum sosyodemografik veri formu ile EPDS kullanıldı. Çalışmaya katılmayı kabul etmeyen 28 annenin, 7’sinde EPDS puanlaması depresyon için anlamlı değerlerde idi. Toplam 183 annenin verileri değerlendirmeye alındı. Annelerin sosyodemografik özelliklerini belirlemek için toplam 51 sorudan oluşan postpartum sosyodemografik veri formu kullanıldı. Depresyon yaygınlığını saptamak amacıyla annelere 10 sorudan oluşan EPDS ölçeği uygulandı. Değerlendirme 30 puan üzerinden yapıldı ve kesme puanı 13 ve üzeri ( ?13) olarak alındı. Bulgular: EPDS kesme puanı ?13 alınarak hesaplanan depresyon semptomatoloji skoru %30.6’dır. Çalışmaya katılan kadınların yaş ortalaması 27.5±5.45, yaş dağılımı 18 ile 43 arasında değişmektedir. EPDS puanı yüksek olanlarda evlilikten memnuniyet düzeyinin iyi olma oranı anlamlı düzeyde düşük; evlilikten memnuniyetleri orta ve kötü düzeyde olanlarda, psikiyatrik özgeçmişi olan annelerde ise EPDS puanları anlamlı düzeyde yüksek olarak saptanmıştır (p<0.01). Eşi çalışmayan, planlanmamış gebeliği olan, doğumda annede sağlık sorunu olan,gece doğum yapan annelerde EPDS puanlaması yüksek olarak görülmektedir (p<0.05). Bebekte sağlık sorunu olduğunu belirten, bebek bakımını güç olarak tarifleyenlerde, bebeğini emzirmeyen kadınlarda EPDS puanlaması istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olarak saptanmıştır (p<0.01). Sonuç: Doğum sonrası depresyon birçok anneyi ve bebeği olumsuz etkileyen ciddi bir sorundur. Etkin bir tedavinin mümkün olmasına rağmen, olguların yarısından azı fark edilebilmektedir. Kitlelerin taranması, antenatal dönem, doğum sonrası erken dönem ve normal sağlam çocuk izlemleri döneminde, doğum sonrası depresyon tanısı koyabilme imkanını mümkündür. Toplumu temsil eden, büyük kitlelere yapılacak topluma dayalı çalışmalar ile geçerli, etkin bir doğum sonrası depresyon taramasının tanımlanmasına ve bu tip bir taramanın klinik olarak anne -bebek açısından hizmetin artırılmasına, olan etkisinin belirlenmesine gereksinim vardır.Article Citation - WoS: 1Citation - Scopus: 1Knowledge of Tuberculosis Among Health Higher School Students'(DERMAN MEDICAL PUBL, 2015) Bayram Değer, Vasfiye; Inanc, Betul Battaloglu; Cifci, SemaAim: Aimed to determine students' tuberculosis (tbc) knowledge level and effectiveness of education. Material and Method: A questionnaire form which consisting of 10 questions was applied to Mardin Artuklu University Health School students in 18-19 April 2013 to determine their level of knowledge before and after a two-day training for tuberculosis. Results: 196 students' data were included. After training, most common right answers rate were initially 22.4% whose vaccinated necessary, 13.7% whose control after tbc patient close contact and 13.3% what was the tbc illness agent were learned by students. After training, the way of diagnosis to patient was remained basically same, right answers rate decreased 1.5% which organs influence with tbc, 0.5% increased right answer rate for risk of spread tbc but remained lowest among the other right answers. Tbc disease agent is a bacteria, smudge with airway is agreed by the students' (p= 0.0001). Whose risk of developing tbc and how was treat patients was learned increasingly by students after training (p= 0.0001). Before training, awareness of the spread of tbc to lung, lymph node and brain membrane was known and was found significantly (p= 0.0001). After training, vaccination of infants (p< 0.001), and most common symptom of pulmonary tuberculosis (p= 0.0001) is shown statistically significant. After training was thought to diagnosed tbc with skin test was statistically significant (p < 0.001). Training was not change student's knowledge and approach this two points; whose control was necessary with tbc close contact persons' (p= 0.065) and what was the directly observed treatment (p= 0.058). Discussion: Although, our students' knowledge about tuberculosis is enough but continuing education programs, and updating of information must provide.Article Citation - WoS: 2Citation - Scopus: 3Short Stature and Low Weight in Schoolchildren(Derman Medical Publ, 2015) Inanc, Betul BattalogluAim: Evaluated the frequency of short stature and low weight between two primary school children aged 6-16 years of children in Mardin province in 2010 and 2011. Material and Method: Two elementary school children', heights and body weights were measured. Body mass index (BMI) was calculated with the formula; body weight (kg)/body height (m2). Short stature and low weight were statistically analyzed. Results: There were 834 (51%) boys and 804 (49%) girls. The mean body height, weight, BMI and age was 143.21 +/- 13.58. 38.38 +/- 13.06, 17.86 +/- 3.56 and 11.07 +/- 2.00, respectively. Boys mean body height. weight were 142.58 +/- 13.92, 37.87 +/- 12.83, respectively. Girls mean body height, weight were 143.86 +/- 13.19, 38.90 +/- 13.29, respectively. Height and weight difference was so significantly between gender (p<0.05), there was no difference between BMI(p>0.05). >= 85p. presence of children was statistically significant among the children with short stature (p<0.00) There was no one of the children tall in short stature children' (p<0.00). There were no difference between growth speed (p>0.05). Between schools' in the children BMI (p<0.00), height (p<0.05) and weight (p<0.00) were statistically different with each other. Discussion: Evaluate of growth and development status for children anthropometry is widely known as a very useful instrument. In school health working children' and family education should be handled together and teachers cooperation should be provide. Growth references lower and upper percentiles. should given to the teachers low or high measurement values should be advise to send the physician control.Article Mardin İl Merkezinde 1-6 Yaş Grubu Çocuğu Olan Annelerin Yanıklarda İlk Uygulamalarının İncelenmesi(2013) Battaloğlu İnanç, Betül; Say Şahin, Deniz; Demir, CemilAmaç: Bu çalışmada, annelerin yanık ve ilk yardım hakkındaki bilgi düzeylerinin belirlenmesi, yanıkla karşılaştıklarında ne yapacakları, acil uygulamaların tespit edilmesi ve araştırma sonunda annelere doğru bilgi verilerek, bu konudaki bilgi eksikliklerinin giderilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya katılacak olan anneler, 1-6 yaş grubu çocuğu olan, 25-49 yaş grubundaki anneler arasından, randomize olarak seçilen, araştırma hakkında bilgilendirildikten sonra, katılmak isteyen 1000 gönüllü anneye, anket yoluyla uygulandı. Bulgular: Çocukların, % 21.6’sında yanık meydana geldiği, yanıkların % 81.4’ünün ev içinde, %18.6’sının ev dışında oluştuğu, yanık vakalarına, 2-4 yaş grubunda karşılaşıldığı, annelerin yanık konusunda bilgi eksikliklerinin olduğu ve yanığa ilk müdahale konusunda, araştırmaya katılan tüm annelerin % 89.6’sının bilgilerini yeterli bulmadıkları saptandı. Sonuç: Çalışmamız sonucunda, annelerin yanıkta ilk yardım konusunda, bilgi eksikliklerinin var olduğu saptandı. Bu konuda, annelerin bilgi eksikliklerinin uygulanacak eğitim faaliyetleri ile giderilmesi, annelerin doğru uygulamalar konusunda bilgilendirilmesi gerekliliği görülmüştür.Article Knowlodge of tuberculosis among health higher school students(2015) Bayram Değer, Vasfiye; Battaloğlu İnanç, Betül; Çifçi, SemraAmaç: Öğrencilerin, tüberküloz (tbc) bilgi düzeyinin belirlenmesi ve verilen eğitimin etkinliğinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Mardin Artuklu Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu’ndaki 420 öğrenciye, 18-19 Nisan 2013’ te iki günlük tbc eğitimi öncesi ve sonrası bilgi düzeylerini belirlemeye yönelik 10 sorudan oluşan anket uygulandı. Bulgular: 196 öğrencinin bilgileri değerlendirmeye alındı. Eğitim sonrası doğru yanıtlama oranı en sık %22,4’lük artış ile aşılamanın kimlere yapılması gerekliliğinin, %13,7 ile tbc temaslısı olarak, kontrol edilmesi gerekenlerin ve %13,3 ile tbc etkeninin öğrenildiği gözlendi. Tanı koyma yolu, eğitim sonrası aynı seyretmekte, hangi organlarda görülebileceğinin doğruluğu %1,5 oranında azalmış, tbc’a yakalanmaktaki risk artışı % 0,5 düzeyinde artmış, ancak diğer cevaplara göre düşük kalmıştır. Öğrencilerin eğitim öncesi ve sonrası ankete verdikleri cevaplarda, tbc hastalık etkeninin bakteri olduğu, bulaş şeklinin hava yolu ile olduğu önemli derecede anlaşılmıştır (p=0,0001). Tbc’a yakalanma riski olanlar ve tedavilerinin nasıl yapıldığının öğrenilmesi eğitim sonrası artarak an- lamlılık göstermektedir (p=0,0001). Tbc’un akciğer, lenf bezi ve beyin zarını tutacağının bilinci, eğitim öncesinde daha anlamlı bulunmuştur (p=0,0001). Bebeklerin aşılanması (p<0,001) ve akciğer tbc’unun görülen en sık bulgusu (p=0,0001) eğitim sonrası anlaşılarak istatistiksel farklılık göstermektedir. Tbc eğitimi sonrası tüberkülin testi ile tanı koyulabileceğinin düşünülmesi anlamlıdır (p<0,001). Eğitim, tbc hastası ile temasta olan, hangi kişilerin kontrol edilmesi gerektiği (p=0,065) ve doğrudan gözetimli tedavinin ne olduğunun anlaşılması noktalarında (p=0,058), öğrencilerin bilgi ve tutumlarında değişiklik oluşturamamıştır. Tartışma: Öğrencilerin, tbc hakkında bilgileri yeterli düzeyde olmakla birlikte, sürekli eğitim programları ile gereksinimlerinin karşılanması ve bilgilerinin güncellenmesi sağlanmalıdır.Article Citation - WoS: 4Bell Palsy and Acupuncture Treatment(Derman Medical Publ, 2013) Inanc, Betul BattalogluA 22-year-old female patient, a midwifery student, had treatment with corticosteroid and antiviral agents as soon as Bell Palsy (BP) was diagnosed (House-Breckman stage 6). Six weeks later, patient didn't recover, while in House-Breckman stage 3, acupuncture was perfomed and local and distal acupoints were used with ears, body and face. Ear acupuncture point was used two times with detection. In the course of six sessions body and face points were stimulated by electroacupuncture. After ten acupuncture treatments, the subjective symptoms and the facial motion on the affected side improved. There was an spotting ecchymosis the ST2 points on. The symmetry of the face is a determinant of facial charm and influences interpersonal attraction for adults, children and pregnant women. Medical options for the sequelae of BP are limited. Acupuncture's effectively in Bell palsy patients' should be shown with more clinical and electrophysiological studies.Article 5-15 yaş arası astımlı çocukların sosyodemografik özellikleri ve risk faktörleri(2013) Önder, Nurgül; Hatipoğlu, Sami; Battaloğlu İnanç, Betül; Sıkar, DeryaAmaç: Bir astım allerji polikliniğine başvuran astımlı çocuklarınsosyodemografik özellikleri ve risk faktörlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır.Yöntem: Tanımlayıcı nitelikteki bu araştırmada 1 Ocak 2005-31Aralık 2005 tarihleri arasında, Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim veAraştırma Hastanesi Astım Alerji Polikliniği'nde astım tanısıyla izlenen, 5-15 yaşları arasındaki 450 hastanın dosyaları retrospektifolarak taranıp, hastaların sosyodemografik özellikleri, hastalığınbaşlama yaşı, risk faktörleri araştırılmıştır. Bulgular: Olguların %60.9'u erkek, ortalama yaş 8.4±2.7 ve semptomların başlama yaşı ortalama 3.6±2.7 idi. Hastaların %95.6'sı düşük gelirli olduklarını belirten ailelere sahipken, %46.4'ü ısınmadakömür kullanıyor, %67.1'i nemli ortamda yaşıyordu. Son bir yıl içerisinde acile başvuranların oranı %66.7 iken, hastaneye yatırılmaoranı %10.9 olarak bulundu. Sonuç: Çalışmamızda değerlendirilen astımlı çocukların sosyodemografik özellikleri ve risk faktörleri literatür ile uyumlu bulunmuştur.

