Karakulak, İzzet

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Karakulak, Izzet
Karakulak, İzzet
Job Title
Doçent
Email Address
Main Affiliation
Department of Sports Magement / Spor Yöneticiliği Bölümü
Status
Website
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

SDG data is not available
Scopus data could not be loaded because of an error. Please refresh the page or try again later.
Documents

0

Citations

0

Scholarly Output

12

Articles

10

Views / Downloads

32/344

Supervised MSc Theses

2

Supervised PhD Theses

0

WoS Citation Count

21

Scopus Citation Count

23

WoS h-index

2

Scopus h-index

2

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

1.75

Scopus Citations per Publication

1.92

Open Access Source

7

Supervised Theses

2

Google Analytics Visitor Traffic

JournalCount
SPORMETRE BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR BİLİMLERİ DERGİSİ2
Progress in Nutrition2
Frontiers in Nutrition1
Frontiers in Psychology1
Frontiers in Public Health1
Current Page: 1 / 2

Scopus Quartile Distribution

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 10 of 12
  • Master Thesis
    Stabil ve Stabil Olmayan Zeminde Uygulanan 8 Haftalık Kalistenik Antrenmanın Sedanter Kadınların Vücut Kompozisyonu ve Motorik Özellikleri Üzerine Etkileri
    (2025) Tekin, İrem; Karakulak, İzzet
    Bu tezin amacı stabil ve stabil olmayan zeminde uygulanan 8 haftalık kalistenik antrenmanın sedanter kadınların vücut kompozisyonu ve motorik özellikleri üzerine etkilerinin incelenmesidir. Çalışmaya spor geçmişi olmayan, sağlıklı 30 kadın gönüllü olarak katılmıştır. Ön testte elde edilen değerlerinden sonra ortalamaya bakılarak katılımcılar stabil zemin grubu (n=15) ve stabil olmayan zemin grubu (n=15) olarak ikiye ayrılmıştır. 8 hafta boyunca stabil zemin grubu normal zeminde, stabil olmayan zemin grubu ise bosu topu üzerinde kalistenik antrenman uygulamıştır. Çalışmada katılımcıların boy uzunluğu, vücut ağırlığı, yağ oranı kas kütlesi, beden kitle indeksi, esneklik, denge, dikey sıçrama, sağlık topu fırlatma, Queen's College step testi, el kavrama, mekik ve sırt- bacak kuvveti test ölçümleri yapılmıştır. Elde edilen verilerin analizi için SPSS 25.0 programı kullanılmıştır. Çalışmada grup içi ve gruplar arası ön test ve son test değerleri karşılaştırılmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Çalışmanın ön test- son test grup içi değerlendirilmelerine bakıldığında vücut ağırlığı, beden kitle indeksi ve yağ oranı parametrelerinde her iki grupta da ön test ile son test değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı azalmalar görülmüştür (p<0,05). Stabil olmayan zemin grubunun kas kütlesinde anlamlı bir artış gözlemlenirken, stabil zemin grubu kas kütlesi açısından anlamlı bir değişim gözlemlenmemiştir (p>0,05). Stabil zemin ve stabil olmayan zemin gruplar arası el kavrama, denge, esneklik, sağlık topu fırlatma, step testi, sırt- bacak kuvveti ve dikey sıçrama ön test değerlerinde istatiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmazken (p>0,05); mekik çekme testi parametresinde istatiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0,05). Stabil ve stabil olmayan zemin gruplar arası mekik çekme, denge, sağlık topu fırlatma ve step testi son test değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur (p<0,05). Bu parametrelerde stabil olmayan zemin grubunun daha yüksek performans sergilediği belirlenmiştir. El kavrama kuvveti, esneklik, sırt- bacak kuvveti ve dikey sıçrama parametrelerinde gruplar arası son test ölçüm değerleri arasında istatiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (p>0,05). Sonuç olarak stabil ve stabil olmayan zeminde uygulanan antrenmanların sedanter kadınların vücut kompozisyonu parametrelerini iyileştirdiği, özellikle stabil olmayan zeminde uygulanan kalistenik antrenmanların motorik özellik parametrelerini geliştirmek için etkili bir antrenman metodu olduğu söylenebilir.
  • Article
    Citation - WoS: 7
    Citation - Scopus: 10
    Is There Any Effect of Non-Suitable Pull Technique in Back & Leg Dynamometers on the Leg Strength Test Results
    (Carbone Editore, 2019) Aslan, Cem Sinan; Karakulak, Izzet; Sahin, Fatma Nese; Eyuboglu, Ender
    Introduction: Dynamometers are valid and reliable test instruments that have been used for many years to measure strength. However, there are excessive differences in leg strength scores in different studies with similar groups. This situation suggests a non-conformity to testing procedures occurred during the practice of the tests. The purpose of this study was to determine the effect of non-suitable pulling technique on the leg strength test results. Materials and methods: A total of 127 healthy subjects (24 female athletes and 41 male athletes, 22 sedentary females and 40 sedentary males) were included in the study. A back & leg Dynamometer was used to determine the leg strength of the participants. The participants pulled up the dynamometer's grab handle with and without contact with their upper leg. Results: The results showed that there was a significant difference (p=0.000) between contacted and non-contact pulling trials of all participants. The percentage difference of leg strength between contacted and non-contact pull was 51.69% (43.25 kg) for female athletes, 54.78 (73.46 kg) for male athletes, 5631% (37.52 kg) for sedentary females, and 50.69% (65.55 kg) for sedentary males. Conclusion: There were significant differences between contacted and non-contact pull trials. It was determined that during the pulling phase if the dynamometer's grab-handle contacted the upper leg of a subject, the strength measurement's score increased considerably. In this case, it can be said that non-suitable pulling technique in the "back & leg dynamometers" affects the leg strength test scores.
  • Master Thesis
    Gençlik ve Spor Bakanlığına Bağlı Mardin Yurtlarında Kalan Üniversite Öğrencilerinin Spora Yönelik Farkındalıklarının Demografik Değişkenlere Göre İncelenmesi
    (2025) Akalan, Murat; Karakulak, İzzet
    Bu araştırmanın amacı, Mardin ilindeki Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı yurtlarda kalan üniversite öğrencilerinin spora yönelik farkındalık düzeylerini belirlemek ve bu düzeylerin demografik değişkenlere göre (cinsiyet, yaş, öğrenim görülen bölüm, sınıf düzeyi, spora katılım durumu, ailede sporla uğraşan bireylerin varlığı) farklılık gösterip göstermediğini incelemektir. Araştırmanın örneklemini, Mardin GSB yurtlarında kalan toplam 666 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Uyar (2019) tarafından geliştirilen 'Spor Farkındalığı Ölçeği (SFÖ)' kullanılmıştır. Araştırma betimsel tarama modeli ile desenlenmiş ve elde edilen veriler SPSS 25.0 programında analiz edilmiştir. Verilerin analizinde bağımsız gruplar t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Bulgular öğrencilerin genel olarak orta düzeyde spor farkındalığına sahip olduklarını göstermektedir. Cinsiyet, bölüm, sınıf düzeyi, sporla ilişki ve ailede sporla uğraşan demografik değişkenleri incelendiğinde spor farkındalık düzeyi üzerinde anlamlı farklar yarattığı ancak yaş demografik değişkeninde anlamlı bir farkındalık bulunmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, GSB yurtlarında kalan öğrencilerin spora yönelik farkındalıklarının artırılmasına yönelik müdahale programlarının geliştirilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Spor farkındalığı, üniversite öğrencileri, demografik değişkenler, MYS yurtları, spor.
  • Article
    FUTBOLDA MERKEZ VE KENAR OYUNCULARININ FİZİKSEL VE MOTORİK ÖZELLİKLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI
    (2019) Karakulak, İzzet; Eyuboğlu, Ender; Aslan, Cem Sinan
    Bu çalışmada amaç; “merkez ve kenar oyuncusu” olarak ayrılmış bir grup amatör futbolcunun seçilmiş fiziksel ve motorik özelliklerini karşılaştırmaktır. Çalışmaya yaşları 18 ila 31 arasında değişen 55 erkek amatör futbolcu katılmıştır. Katılımcılar “merkez veya kenar oyuncusu” olarak genel bir mevkisel ayrıma tabii tutularak iki gruba ayrılmışlardır. Katılımcıların vücut kompozisyonları, alt ekstremite kuvvetleri, anaerobik güçleri, aerobik dayanıklılıkları, sürat ve esneklik değerleri saha testleri ile belirlenmiştir. Elde edilen veriler normal dağıldığından, grupların karşılaştırılmasında SPSS (Ver.14) programında yer alan Independent Sample t Test kullanılmış, yanılma düzeyi 0,05 olarak kabul edilmiştir. Gruplar arasında yaş açısından fark yokken, boy, vücut ağırlığı, vücut kitle indeksi ve vücut yağ oranında anlamlı fark çıkmıştır. Motorik özelliklerden bacak kuvveti, esneklik ve 10 m sprint değerleri arasında fark oluşmazken dikey sıçrama, anaerobik güç, 30 m sprint ve VO2maks değerlerinde anlamlı fark oluşmuştur. Karşılaştırma sonuçları değerlendirildiğinde; merkez oyuncular boy uzunluğu, vücut ağırlığı, vücut kitle indeksi ve vücut yağ oranında kenar oyuncularından daha yüksek değerlere sahiptir. Motorik özelliklerde ise; kenar oyuncuları dikey sıçrama, 30 m sprint ve VO2maks bakımından daha iyi değerlere sahipken, merkez oyuncularının anaerobik güçleri daha fazladır.
  • Article
    The Effect of Low Dose Caffeine Powder Supplementation on Serve Speed, Spike Speed, and Speed-Endurance in Elite Sitting Volleyball Players: A Randomized Double-Blind Crossover Study
    (BMC, 2025) Diedhiou, Azize Bingol; Erkan, Dilara; Guler, Melek; Sar, Halit; Karakulak, Izzet; Eyuboglu, Ender; Yildirim, Ulas Can
    BackgroundSitting volleyball relies heavily on upper-body strength and anaerobic capacity. Serve, spike, and speed-endurance are decisive skills, yet the ergogenic potential of low-dose caffeine in this Paralympic sport remains unclear.PurposeTo examine the acute effects of low-dose caffeine (3 mg/kg) supplementation on serve speed, spike speed, and speed-endurance in elite sitting volleyball players.MethodsUsing a randomized, double-blind, crossover design, 13 elite male athletes from the Turkish National Sitting Volleyball Team completed serve speed, spike speed, and speed-endurance tests under caffeine (CAF) and placebo (PLA) conditions.ResultsCaffeine intake produced a moderate improvement in serve speed (p = 0.028, d = 0.460); however, this effect did not remain statistically significant after Bonferroni correction (adjusted p = 0.084). No significant effects were observed for spike speed (p = 0.547, d = 0.166) or speed-endurance performance (p = 0.709, d = 0.111). Perceived exertion during the speed-endurance test was similarly high in both conditions.ConclusionsLow-dose caffeine may offer a trend toward improved serve performance, but the effect was not robust after statistical adjustment, and no benefits were observed for spike speed or speed-endurance. These findings highlight that caffeine's ergogenic effects are context-dependent and shaped by task complexity and sport-specific motor demands. Further research with larger and more diverse samples, genotype-based subgroups, and varied dosing strategies is warranted to clarify caffeine's role in adaptive sports.Trial registrationThe randomized controlled trial was retrospectively registered on 21/06/2025 at ClinicalTrials.gov, under the registration number NCT07056231.
  • Article
    Citation - WoS: 2
    Citation - Scopus: 2
    Determination of Running Performance in Young Soccer Players
    (Mattioli 1885, 2020) Karakulak, Izzet
    Study Objectives: This study aimed to determine the relationship between running performances in young soccer players and various parameters. Methods: The study was conducted with 20 male athletes from the U-14 youth setup soccer team of a sports club playing in the Turkish Football Super League. Various measurements were made to determine athletes' height, body weight, leg, lower leg and upper leg length, leg force, active and squat jump heights, sprint times in 15, 20, 25, 30, 35, and 40 meters. The videos, on which athletes' two full stride lengths where they reached maximal speed were recorded, were analyzed on Ariel Performance Analysis System (APAS) package program the with below-waist analysis method, and their stride lengths on maximal speed were found. Thus, athletes' step frequencies were found by dividing their running times into their stride lengths. Data were evaluated on SPSS 22.0 package program with descriptive statistics and Spearman's rank correlation coefficient to determine the correlation between stride length and step frequency, and other parameters. Results: The results of statistical analyses showed that there was a negative medium level correlation between stride length and sprint time in 15m (r = -.484) while there was a negative strong correlation between stride length and step frequency (r = -.880). There was a positive strong correlation between step frequency and sprint time in 15m (r =.751), 20m (r =.691), 25m (r =.632) and 40m (r =.635) while a positive medium level correlation with sprint time in 35m (r =.460). Conclusion: Stride length is more determinative than step frequency especially in short distance races in terms of running performance in young soccer players.
  • Article
    Kültüre Özgü Mükemmeliyetçilik Örüntüleri: Çocuk Sporcular, Ebeveynleri ve Antrenörleri
    (2025) Karakulak, İzzet; Tez, Özge Yavaş; Eyuboglu, Ender; Erkan, Dilara
    Araştırmada, Türk kültürüne özgü spora ilişkin mükemmeliyetçilik örüntüleriyle ilişki olarak rekreasyonel amaçlı çeşitli sporlarla uğraşan çocuk sporcuların spora ilişkin mükemmeliyetçilik düzeylerinin demografik değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Kolayda örnekleme yöntemi gerçekleştirilen araştırmaya Türkiye’de çeşitli illerdeki spor kulüpleri altında yer alan rekreasyonel amaçlı çeşitli sporlarla (voleybol, futbol, yüzme, tenis, cimnastik ve basketbol) ilgilenen 394 çocuk sporcudan veriler toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak “Sporda Mükemmel Performans Ölçeği (Çocuk Formu)” kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, T-testi, Anova, Post-Hoc analizleri kullanılmıştır. T-testi analizi sonuçları, cinsiyet ve yaş değişkenleri ile cinsiyet, ebeveyn baskısı ve antrenör baskısı değişkenlerinin performans mükemmeliyetçiliği ile anlamlı bir ilişkisi olduğunu göstermiştir (p
  • Article
    Mental and Physical Outcomes of Yoga Participation in Women with Spinal Disorders: A Qualitative Study
    (Frontiers Media S.A., 2025) Akyol, Gamze; Ermis, Sermin Agrali; Karakullukcu, Omur Fatih; Guler, Ozkan; Karakulak, Izzet; Arslanoglu, Cansel; Kucuk, Hamza
    Yoga, a holistic practice supporting both physical and mental integrity, has gained increasing attention in recent years as a public health-promoting activity. Particularly among women with spinal disorders (e.g., hernia, lordosis, scoliosis, kyphosis), yoga is recognized not only for improving physical functionality but also for contributing significantly to psychosocial parameters such as stress management, self-awareness, and life satisfaction. In this context, the present study aimed to explore the mental and physical outcomes of regular yoga practice in women diagnosed with spinal disorders, using qualitative methods. This study was conducted using a phenomenological design, as the participants had experienced the situation under investigation. It included semi-structured, in-depth interviews with 15 adult participants diagnosed with spinal disorders and with at least 3 months of yoga experience. In line with the nature of qualitative research, the number of participants was deemed sufficient, and it was accepted that data saturation was reached through the interviews conducted with 15 participants. The findings revealed multidimensional benefits, including mental and physical relaxation, improved stress management, postural enhancement, better quality of life, and increased self-compassion. Participants also highlighted the positive influence of yoga on body-mind balance, awareness of personal limits, and a deeper understanding of their condition. These results suggest that yoga functions both as a physical intervention and a psychological support mechanism for women with spinal disorders, promoting active engagement in their treatment process and enhancing public health outcomes. In conclusion, yoga practice was found to provide significant and sustainable contributions to spinal health and overall psychosocial well-being.
  • Article
    Varying Doses of Evening Caffeine Ingestion Have Different Effects on Rowing Ergometer Performance, Sleep Quality, and Wakefulness Scores
    (Frontiers Media SA, 2025) Karakulak, Izzet; Yildirim, Ulas Can; Erkan, Dilara; Karayigit, Raci; Eyuboglu, Ender; Diedhiou, Azize Bingol; Akca, Firat
    Introduction: This study investigated the dose-dependent effects of evening caffeine ingestion on rowing performance, sleep quality, and daytime sleepiness in trained male rowers. Methods: Using a double-blind, randomized, crossover design, 13 university-level rowers (mean age = 22.07 +/- 2.21 years; mean body mass = 77.66 +/- 6.45 kg) completed four 2,000 m time-trial sessions between 19:00 and 20:00 h under placebo (PLA), low-dose capsule caffeine (3 mg/kg, LDC), moderate-dose capsule caffeine (6 mg/kg, MDC), and high-dose capsule caffeine (9 mg/kg, HDC) conditions. Performance metrics, heart rate, and subjective sleep assessments were collected. Rowing performance was assessed by a standard 2,000 m rowing ergometer (Concept II, United States) time trial. Sleep quality was measured with a numerical rating scale in the morning after each trial, and daytime sleepiness was measured with the Karolinska Sleepiness Scale. Results: Results indicated significantly improved rowing times and power output with HDC and MDC compared to PLA (p < 0.05), with HDC yielding the most notable enhancements (d = 0.40-0.41). However, these ergogenic benefits were accompanied by significantly impaired sleep quality and elevated daytime sleepiness in both HDC and MDC groups (p < 0.01; d = 1.3-1.5). Notably, adverse effects such as headache, insomnia, and gastrointestinal discomfort were predominantly reported in the HDC condition (p < 0.05). Although LDC offered mild performance improvements with minimal sleep disruption, only the high dose condition exhibited large physiological and perceptual trade-offs. Discussion: These findings indicate a clear dose-response relationship, wherein higher evening caffeine intake improves performance but has detrimental effects on sleep and recovery markers. Coaches and athletes should carefully balance caffeine dosing against potential recovery costs, especially in evening training or competition contexts.
  • Article
    LİSE ÖĞRENCİLERİNİN SOSYAL FİZİK KAYGI DURUMLARI VE DUYGUSAL ZEKÂ DÜZEYLERİNİN SPOR YAPMA DEĞİŞKENİNE GÖRE İNCELENMESİ
    (INVESTIGATION OF SOCIAL PHYSICAL ANXIETY STATES AND EMOTIONAL INTELLIGENCE LEVELS OF HIGH SCHOOL STUDENTS ACCORDING TO VARIABLE OF DOING SPORTS, 2019) Sarıkabak, Murat; Karakulak, İzzet; Sunay, Hasan
    Bu çalışmanın amacı, lise öğrencilerinin, sosyal fizik kaygı durumları ve duygusal zekâ düzeylerinin spor yapma durumlarına göre incelenmesidir. Araştırmaya İstanbul, Avcılar Firüzköy Çok Programlı Anadolu Lisesinde öğrenim görmekte olan 277 lise öğrencisi katılmıştır. Araştırma verileri; Kişisel Bilgi Formu, Schutte Duygusal Zekâ Ölçeği ve Sosyal Fizik Kaygı Envanteri kullanılarak, gönüllü katılım esasına göre toplanmıştır. Verilerin istatistiksel analizi için SPSS 21 paket programı kullanılmış, elde edilen verilerin çözümlenmesinde betimsel istatistikler, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve bağımsız örneklem t-testi teknikleri uygulanmıştır. Edinilen bulgular incelendiğinde; öğrencilerin yaş değişkenlerine göre, duygusal zekâ alt boyutu, iyimserlik/ruh halinin düzenlenmesi ve duygusal zekâ toplam puanlarında, anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0.05). Bu durum öğrencilerin yaşı ile birlikte, duygusal zekâ puanlarında anlamlı bir artış olduğunu göstermiştir. Öğrencilerin yaş değişkenlerinin sosyal fizik kaygı düzeylerine göre karşılaştırılmasında, fiziksel görünüm rahatlığı alt boyutu ve sosyal fizik kaygı toplam puanlarında, istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir (p<0.05). Öğrencilerin yaşları arttıkça, sosyal fiziki kaygı puanlarında anlamlı bir azalmanın olduğu görülmüştür. Öğrencilerin cinsiyet değişkenine göre duygusal zekâ puanlarının karşılaştırılmasında, duygusal zekâ toplam puanında, kız öğrenciler lehine; sosyal fizik kaygı puanlarının karşılaştırılmasında, sosyal fizik kaygı toplam puanlarında, erkek öğrenciler lehine, istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur. (p<0.05). Sosyal fizik kaygı durumuna göre, öğrencilerin spor yapma durumu değişkeninde, fiziksel görünüm rahatlığı, olumsuz değerlendirme beklentisi alt boyutları ve sosyal fizik kaygı toplam puanlarında spor yapanlar lehine istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir (p<0.05). Öğrencilerin aile gelir durumlarının sosyal fizik kaygı puanlarına göre karşılaştırılmasında ise, olumsuz değerlendirme beklentisi alt boyutu ve sosyal fizik kaygı toplam puanlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar tespit edilmiş ve bu farklılık yüksek aile geliri olanlar lehine bulunmuştur (p<0.05). Sonuçlar ilgili literatür ışığında tartışılmış ve yapılacak yeni çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur.