This item is non-discoverable
Doru, Mehmet Nesim
Loading...
Profile URL
Name Variants
Doru, Mehmet Nesim
Doru, M. Nesim
Doru, M. Nesim
Job Title
Prof. Dr.
Email Address
Main Affiliation
Department of Philosophy / Felsefe Bölümü
Status
Former Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Sustainable Development Goals
SDG data is not available

This researcher does not have a Scopus ID.

This researcher does not have a WoS ID.

Scholarly Output
17
Articles
10
Views / Downloads
128/6350
Supervised MSc Theses
6
Supervised PhD Theses
0
WoS Citation Count
3
Scopus Citation Count
2
WoS h-index
1
Scopus h-index
1
Patents
0
Projects
2
WoS Citations per Publication
0.18
Scopus Citations per Publication
0.12
Open Access Source
10
Supervised Theses
6
Google Analytics Visitor Traffic
| Journal | Count |
|---|---|
| Beytulhikme | 1 |
| Beytulhikme An International Journal of Philosophy | 1 |
| Cumhuriyet İlahiyat Dergisi | 1 |
| CUMHURIYET ILAHIYAT DERGISI-CUMHURIYET THEOLOGY JOURNAL | 1 |
| ENERGY EDUCATION SCIENCE AND TECHNOLOGY PART B-SOCIAL AND EDUCATIONAL STUDIES | 1 |
Current Page: 1 / 3
Scopus Quartile Distribution
Competency Cloud

Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 17
Article Grek ve İslam etkileri ışığında süryanilerde felsefi düşüncenin gelişimi(2012) Doru, Mehmet NesimBu çalışmada, Mezopotamya’nın en eski halklarından biri olan Süryanilerin felsefe alanında yaptıkları çalışmalar ele alınacaktır. Bilindiği gibi felsefe, herhangi bir şahsa veya topluma ait değil insanların ortak malı, başka bir ifade ile kümülatiftir. Bir kültürden başka bir kültüre aktarılabilen, değişen ve dönüşen bir disiplindir. Daha önceleri Mezopotamya’nın eski uygarlıklarının elinde empirik karakterli iken Grek dünyasında a-priorik ve sistemli bir hale dönüşmüştür. Felsefe geleneği, Süryanilerin de içinde bulunduğu birçok etno-dinsel topluluk tarafından Doğu’ya ve oradan da İslam dünyasına aktarılmıştır. Bu çalışmada, ilk olarak felsefi düşüncenin Süryanilerin elinde aldığı karakteri analiz edilecek, ikinci olarak Grek düşüncesinden İslam kültürüne uzanan süreçte Süryanilerin katkıları analiz edilecektir.Master Thesis Arthur Schopenhauer'ın felsefesinde ölüm temasının analizi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2019) Esen, Arzu Sime; Doru, Mehmet NesimSchopenhauer'ın düşünce sisteminin merkezinde yer alan kavram isteme kavramıdır. İsteme kavramı nesneye yöneldiği zaman, nesneyi öznenin tasarımı olarak ve özne için var eder. Yani kısacası var olan her şey özne için ve tasarım olarak var olur. Schopenhauer'ın felsefesinde isteme kavramı yöneldiği nesneleri öznenin istemesiymiş gibi gösterir, özne arzulanan şeye ulaştığı zaman arzuladığı şeyden beklediği mutluluğu bulamaz bunun temel nedeni türün istemesine yönelik eylemde bulunmasıdır. Bu türün bireyi yanıltmasından kaynaklı bir şeydir. Schopenhauer bütün bunlara dayanarak dünyada birey için mutluluğun mümkün olmadığını söyler, bundan dolayı da bireyin yapması gereken şey istemeyi yadsımaktır. Hayat acı ve ısdıraplarla dolu bir yerdir. Aynı zamanda Schopenhauer bireydeki yaşama istencinin sebep olduğu ölüm korkusunun gereksiz olduğunu söyler. Kişi yaşama istencini yadsıyarak ölüm korkusuyla başa çıkabilir. Çalışmadaki temel amaç Schopenhauer'ın da dediği gibi ölüm korkusunun yersiz bir korku olduğunu vurgulamaktır. Bu çalışmayı yürütürken Schopenhauer felsefesinde yer alan temel ve önemli noktalara değinilerek ölüm konusu için hazırlık yapıldı ve daha sonra Schopenhauer felsefesinde ölüm konusu ele alınıp değerlendirildi.Article Süryani düşüncesinde Nusaybinli İliya’nın önemi ve “Kitabu’l-Mecâlis” Adlı Eserinde Tanrı görüşünün İslam Felsefesi ve kelamı açısından değerlendirilmesi(2011) Doru, Mehmet NesimXI. yüzyıl Süryani dünyasının önemli yazarlarından biri olan Nusaybin Metropoliti İliya; Felsefe, Teoloji, Ahlak, Tarih ve Dil sahalarında birçok eser yazmıştır. Kuşkusuz Kitabu’l-Mecalis onun en önemli eserdir. Bu ese- rinde dönemin Mervani Veziri Ebu’l-Kasım el-Mağrıbi ile tanrı, enkar- nasyon, ruh ve irade gibi birçok felsefi ve kelami konuları tartışmıştır. Bu makale esas olarak iki kısma ayrılmıştır. Birinci kısımda Türkçe okuyucu için İliya’nın şahsı ve eserleri tanıtılmıştır. İkinci kısımda ise İliya’nın Tanrı görüşü, İslam felsefesi ve kelamı bağlamında analiz edilmiştir. Bu bağlamda tartışmada Tanrı’nın tözlüğü, hipostaslar teorisi ve Teslis konu- ları irdelenmiştir.Master Thesis Melayê Cizîrî Divanında yer alan bitki ve hayvan türlerinin tasavvuf felsefesi açısından analizi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Noyan, Şilan; Doru, Mehmet NesimBu tez çalışmasında, Melayê Cizîrî'nin Dîvan'ında yer alan bitki ve hayvan metaforları üzerinde inceleme ve analizler yapılmaya çalışılmıştır. Mela'nın tasavvuf görüşü ile yakından ilgili olan bu metaforlar geniş bir kapsamda ele alınmıştır. Tezimiz iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde bitki ve hayvanlar mitoloji, divan şiiri ve tasavvuf felsefesi çerçevesinde izah edilmiştir ve Melayê Cizîrî'nin eserinde yer alan bitki ve hayvan sayıları, beyitleri ve sembol karşılıkları ele alınmıştır. İkinci bölümde ise sözkonusu bitki ve hayvanların ifade ettiği felsefi-tasavvufi anlamları tespit edilmiş ve analiz edilmiştir. Çalışmamızın iddiası, Melayê Cizîrî'nin Dîvan'ında yer alan tüm bitki ve hayvan sembollerinin mitolojik anlamları ile birlikte, divan edebiyatı şairlerinin söz sanatları kullanılarak, tasavvuf felsefesi ve özelde vahdet-i vücud görüşünü barındıran birer metafor olduklarıdır. Cizîrî bu ilgileri kurarak aslında birlik-çokluk meselesini açıklığa kavuşturmak istemiştir. Tanrı'nın sıfatları, isimleri, güzelliği, ilahi ve cismani aşkı, sûfinin keşif yolunda tecrübe ettiği halleri bu bitki ve hayvan metaforları ile sembolize ederek açıklamıştır. Dîvan'da geniş bir yer kaplayan bitki ve hayvan metaforları bu çerçevede değerlendirilmiştir.Presentation Kadîm İran'da Din: Monoteizm'den Düalizm'e Mecusi Tanrı Anlayışı Mehmet Alıcı İstanbul: Ayışığı Kitaplığı, 2012, 366 sayfa(2016) Doru, Mehmet Nesim; Hüseyni, ZeynelabidinBilindiği gibi ülkemizde Mecûsîlik veya Zerdüştîlik üzerine yapılan araştırmalar çok sınırlı olup, söz konusu sahaya dair çalışmalar maalesef birçok eksikliği barındırmaktadır ve mevcut literatür bu alandaki boşluğu büyük oranda kapatma niteliğine sahip değildir. Bu çerçevede Mehmet Alıcı’nın 2012 yılında İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dinler Tarihi Bilim Dalı bünyesinde, “Mecûsî Geleneğinde Tektanrıcılık ve Düalizm İlişkisi” başlığıyla hazırladığı doktora tezinin gözden geçirilmiş hali olan kitap şimdiden bu alandaki literatürün klasiklerinden olmaya adaydır. Alıcı’nın bu çalışmada birincil kaynaklara ulaşmış olması ve kadim İran dillerinde yazılmış metinleri görmüş olması bu hususu anlamlı kılmaktadır.Master Thesis Aristoteles ve Kant'ın zaman düşüncesi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Udul, Maruf; Doru, Mehmet NesimBu tezde, Aristoteles ve Kant'ın zaman düşüncesi geniş boyutta ele alınmıştır. Bu tez çalışması üç ana bölüm olarak tasarlanmıştır. Tezin birinci ve ikinci ana bölümünde, sırasıyla Aristoteles'in ve Kant'ın zaman düşünceleri tartışılmıştır. Son olarak üçüncü ana bölümünde, Aristoteles ve Kant'ın zaman düşüncelerinin tespit edilen benzer ve farklı yönleri irdelenmiştir. Bu tezden çıkan çıkarımlara paralel olarak, Aristoteles'in zaman düşüncesi fiziksel dünyadaki var olanların değişim ve hareketleri üzerine kurulduğu ortaya çıkmaktadır. 'Önce' ve 'sonra' büyüklükte olduğu için harekette de vardır ve harekette olduğu için de zamanda vardır. Çünkü zaman, önce ve sonraya göre hareketin bir ölçüsüdür. Hareketteki 'önce' ve 'sonra', 'an' aracılığı ile anlaşılır. Ancak harekettki 'önce' ve 'sonra'yı bir ruh ve ondaki akıl olmadan belirli bir zamandan bahsedilemez. Kant'ın zaman düşüncesi ise zihnin fiziksel dünyadaki var olanların algılayış biçimi üzerine kurulmuştur. Başka bir deyişle, fiziksel dünyadaki var olanlar zihnin algılayış ve düşünüş biçimine uydurulur. Buna göre zaman zihne bağlı ve saf olan sezgisel bir formdur. Saf sezgi olan bu form, fiziksel dünyadaki var olanların deneysel sezgisine eklemlenerek bütün deneyimin omurgasını oluşturur. Bu, Kant'ın zaman düşüncesinin metafiziksel yönünü yansıtır. Bunun yanında hayal gücünün sentez ve şema faaliyeti de Kant'ın zaman düşüncesinin düşünsel yanını oluşturur. Son olarak üçüncü ana bölümünde ise Aristoteles ve Kant'ın zaman düşüncesinin benzerlikleri ve farklılıkları dile getirilmiştir. Bu benzerlikler ve farklılıklar; hareket ve değişim, ölçü, hafıza ve sentez ile hayal gücü üzerinden değerlendirilmiştir. "Article Citation - WoS: 1Citation - Scopus: 2The Influence of Islamic Philosophy on Bar Hebraeus (Abu'l-Faraj Ibn Al-Ibri)(CUMHURIYET UNIV, FAC THEOLOGY, 2017) Doru, M. NesimThe most important instances of the interaction between Islamic philosophy and Syriac thought can be seen between the 2/7th and 7/13th centuries. In the early periods, Syriac thinkers were more active but then, especially after the 5/11th century in which Islamic philosophy became stronger, Islamic philosophy influenced other philosophical traditions. After this period, Syriac thought came under the influence of Islamic philosophy. Syriac thought was rather influenced by Islamic philosophy than other cultures. In the 7/13th century, the most important figure of Syriac thought, Abu'l-Faraj Ibn al-Ibri (Bar Hebraeus), followed Islamic philosophers and he adapted their works to Syriac thought. He was influenced by Avicenna and Nasir al-Din al-Tusi on theoretical matters of philosophical thought on the one hand, and on the other hand he was influenced by Ghazzali on practical matters of ethics and philosophy of mystical life. In this study, Abu'l-Faraj's intellectual closeness and debt to the abovementioned thinkers will be examined. In other words, this study will examine which particular ideas from these thinkers he was interested in and what he took from them. In addition, this study bears importance for dealing with one of the most important examples of the reflection of Islamic philosophy in non-Muslim cultures.Article İşrâk Felsefesine Çağdaş Yaklaşımlar ve Günümüz İran’ında İşrâkîlik(Beytulhikme, 2021) Doru, Mehmet NesimBu çalışma, 12. yüzyılda ortaya çıkan İşrâk felsefesinin günümüzde İran’daki seyrini ele almaktadır. Sühreverdî’den sonra onun ilk dönem şarihleri tarafından karşıtlıklar ve sentezler bağlamında ele alınan İşrak felsefesi tarihi süreçte devam etmiş ve ele alındığı her dönemde farklı sosyal, siyasi ve entelektüel faktörlerle şekillenmiştir. Bugün İran’da hala canlı bir biçimde yaşayan İşrâk felsefesinin Molla Sadrâ okulunun en önemli bileşeni olarak ele alındığını söylemek mümkündür. İran’ın felsefi-entelektüel hayatının şekillenmesinde önemli bir payı olan İşrâk felsefesinin bir tür “sınır” felsefe olduğunun vurgulandığı bu çalışmada aynı zamanda İslam felsefesinin arkaik bir alan olmadığının ve İşrâk felsefesinin günümüzde karşılaştığımız felsefi sorunlara cevap verildiğinde hala bir en önemli kaynaklardan biri olmasının altı çizilmiştir.Article Melayê Cızîrî’nin düşüncesinde hakikat ve mecaz’ın ontolojik ve epistemolojik boyutu(2013) Doru, Mehmet Nesim17. yüzyıl İslam düşüncesinin önemli mutasavvıflarından olan Melayê Cizîrî, vahdetü’l-vücud teorisinin bir takipçisidir. Onun düşüncesine göre hakikat, varlığın mutlak hali iken, mecaz ise, mutlak varlığın belirlenimleridir. Mecazlar dünyası veya somut nesneler konsepti, hakikat karşısında ontolojik bir statüye sahip değildir. Ama epistemolojik açıdan mecazlar, hakikate giden yoldaki işaretler ve sembollerdir. Başka bir ifadeyle mecazlar olmadan hakikat idrak edilemez. Bu çalışmanın konusu hakikat ve mecaz konusunda Cizîrî’nin görüşünü analiz etmektir. Bu çerçevede onun hakikat ve mecaz hakkındaki görüşü tasavvuf felsefesinin meseleleri ışığında ele alınacaktır.Article Citation - WoS: 2Schools of Islamic Philosophy in Melaye Jiziri's Diwan(2016) Doru, Mehmet NesimMelāyē Jizīrī (Mullah Ahmad al-Jazarī) is a Muslim thinker who lived between the end of 16th century and the middle of 17th century. His work, Dīwān, is written in Kurdish (Kurmanjī dialect) language. Many Kurdish scholars, poets and wises were under the influence of al-Jizīrī. In that respect, his work was examinated in Kurdish madrasahs and lodges, almost as a holy text, throughout centuries. The aim of this work is to explore the ways in which his Dīwān intersects with school of Islamic philosophy. In other words this work is restricted to dealing with Melā's approach to Peripatetic, illuminationism and Sufism, which are wellknown schools of Islamic philosophy.

