Kaya, Hüsamettin

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Kaya, Hüsamettın
Kaya, H.
Kaya,Hüsamettin
Job Title
Araştırma Görevlisi
Email Address
husamettinkaya@artuklu.edu.tr
Main Affiliation
Department of Basic Islamic Sciences / Temel İslam Bilimleri Bölümü
Status
Website
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

SDG data is not available
Scopus data could not be loaded because of an error. Please refresh the page or try again later.
Documents

1

Citations

0

Scholarly Output

9

Articles

8

Views / Downloads

17/442

Supervised MSc Theses

0

Supervised PhD Theses

0

WoS Citation Count

31

Scopus Citation Count

41

WoS h-index

1

Scopus h-index

1

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

3.44

Scopus Citations per Publication

4.56

Open Access Source

8

Supervised Theses

0

Google Analytics Visitor Traffic

JournalCount
e-Şarkıyat İlmi Araştırmalar Dergisi2
Anatolia Sport Research1
Artuklu Akademi1
Bingöl Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi1
EMakalat Mezhep Araştırmaları Dergisi1
Current Page: 1 / 2

Scopus Quartile Distribution

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 9 of 9
  • Conference Object
    Citation - WoS: 30
    Citation - Scopus: 40
    Predicting Depression and Emotions in the Cross-Roads of Cultures, Para-Linguistics, and Non-Linguistics
    (Assoc Computing Machinery, 2019) Kaya, Heysem; Fedotov, Dmitrii; Dresvyanskiy, Denis; Doyran, Metehan; Mamontov, Danila; Markitantov, Maxim; Salah, Albert Ali
    Cross-language, cross-cultural emotion recognition and accurate prediction of affective disorders are two of the major challenges in affective computing today. In this work, we compare several systems for Detecting Depression with AI Sub-challenge (DDS) and Cross-cultural Emotion Sub-challenge (CES) that are published as part of the Audio-Visual Emotion Challenge (AVEC) 2019. For both sub-challenges, we benefit from the baselines, while introducing our own features and regression models. For the DDS challenge, where ASR transcripts are provided by the organizers, we propose simple linguistic and word-duration features. These ASR transcript-based features are shown to outperform the state of the art audio visual features for this task, reaching a test set Concordance Correlation Coefficient (CCC) performance of 0.344 in comparison to a challenge baseline of 0.120. Our results show that non-verbal parts of the signal are important for detection of depression, and combining this with linguistic information produces the best results. For CES, the proposed systems using unsupervised feature adaptation outperform the challenge baselines on emotional primitives, reaching test set CCC performances of 0.466 and 0.499 for arousal and valence, respectively.
  • Article
    Muhammed B. Fütûh El-humeydî (Ö. 488/1095) ve Cezvetü’l-Müktebis Adlı Eserinde Râvi Değerlendirme Metodu
    (2024) Kaya, Hüsamettın
    Râvilerin kimliklerini ve güvenirliklerini tespit etmeyi hedefleyen ricâl ilmi, H. 3. Asırdan itibaren cerh ve ta’dil’e dair eserlerin yazılmasıyla geniş kapsamlı bir edebiyata sahip olmuştur. Bu bağlamda telif edilen çalışmalardan biri de Endülüslü muhaddis Muhammed b. Fütûh el-Humeydî’nin Cezvetü’l-Muktebis adlı eseridir. Cezvetü’l-muktebis, H. 5. asır ve öncesine ait Endülüs ricâlini konu edinen önemli çalışmalardan bir tanesidir. Bu nedenle söz konusu eserin içeriğini ve Humeydî’nin bölgesel ricâl edebiyatındaki râvi değerlendirme metodunu tespit etmek önem arz etmektedir. Bu cihetle önce Humeydî’nin ilmi kişiliği ortaya çıkarılacak daha sonra bahsi geçen eserindeki cerh ve ta’dil metodu incelenecektir. Ayrıca benimsediği metot da diğer cerh ve ta’dil âlimlerin yöntemleriyle karşılaştırılacaktır. Bu mukayese ile Humeydî’nin râvi değerlendirmesinde özgün yaklaşımlara sahip olup olmadığının tespiti de hedeflenmektedir. Bu gaye ile yapılan araştırmamızda Humeydî’nin, gerek siyasi baskılardan kaçmak gerek rihle yapmak amacıyla geldiği Bağdat’a yerleştiği ve söz konusu eserini burada telif ettiği görülmüştür. Eserinde râvilerin kimliklerinin tespitini yapmakta, onları cerh ve ta’dile de tabi tutmaktadır. Yer yer ricâl âlimlerin görüşlerine başvuran Humeydî, özgün değerlendirmeler yapmaktan da geri durmadığı sonucuna varılmıştır.
  • Article
    Sahâbenin Adaleti Bağlamında Ibn Hazm’ın Ebü’t-tufeyl’e Yaklaşımı
    (2024) Kaya, Hüsamettın
    Hadislerin sıhhatini tespit etmede isnat kontrol mekanizmasi olarak geliştirilen cerh ve ta’dil ilmi, ravileri adalet ve zabt yönüyle değerlendirmeye tabi tutmaktadır. İsnadın ilk halkası olan sahâbe nesli, ehl-i sünnet âlimleri tarafından adil kabul edilmelerinden dolayı erken dönemde her ne kadar adalet yönüyle cerhe konu olmadığı söylenilse de vakıa böyle olmamıştır. Nitekim icmâ olmasa da sahâbî olduğu hussusunda cumhur ittifakı bulunan Ebü’t-Tufeyl (ö. 100/718-19), Muhtâr es-Sekâfî’nin (ö. 67/687) görüşleri savunmakla tenkit edilmiştir. Bu cerh, sahâbenin adaleti bağlamında düşünüldüğünde Ebü’t-Tufeyl’in naklettiği rivayetlerin sıhhatine halel getirmemesi gerekmektedir. Ricâl âlimlerinin cumhuru da bu görüşte olacak ki Ebü’t-Tufeyl’i cerhte bulunurken rivayetlerinde sika olduğunun altını çizmişlerdir. Onların bu yaklaşımı hadis mecmualarına da yansıdığının kanaatindeyiz. Zira başta kütüb-i sitte olmak üzere birçok hadis eserinde Ebü’t-Tufeyl’in rivayetlerini görmek mümkündür. Ancak bu durum İbn Hazm için geçerli olmamıştır. Zira Ebü’t-Tufeyl’in birden fazla rivayetini konu edinen ve onlarla görüşlerini destekleyen İbn Hazm, yeri geldğinde söz konusu kişinin rivayetini cerhinden bağımsız değerlendirirken yeri geldiğinde aynı cerh nedeniyle rivayetlerini reddettiği görülmektedir.
  • Article
    Zahirî Mezhebi Perspektifinde Cerh ve Ta’dil Meseleleri
    (2023) Kaya, Hüsamettin; Bilen, Mehmet
    Hadislerin sahihini sakiminden ayırmada muhaddislerin isnad kontrol sistemi olarak kullandığı cerh ve ta’dil ilmi, Zâhirîler nezdinde de önemli bir yere sahiptir. Zahirî âlimleri cerh ve ta’dil ilmine dair bilgiler verdikleri gibi râvi değerlendirmelerinde de bulunmuşlardır. Özellikle İbn Hazm ve İbnü’l-Kayserânî zikri geçen ilimde belli bir otoriteye sahip olmuşlardır. Zâhirîler, cerh ve ta’dilin önemiyle birlikte birçok hususa da değinmişlerdir. Cerhin müfesser olması kaidesi de bu hususlardan biridir. Onlara göre râvi değerlendirmelerindeki sübjektiflikten kurtulabilmek, cerhin nedenini açıklamakla mümkündür. Zira bir münekkidin nezdinde cerh sebebi olan eylem, başkasının yanında cerh nedeni olmayabilir. Örneğin hükmü ihtilaflı olan nebizin içilmesi nedeniyle cerh edilen râvi, bu kabildedir. Nitekim bu edim, nebîzi haram görenler için cerh sebebi iken onu mubah görenler için cerh sebebi değildir. Zâhirî âlimleri, söz konusu hususun dışında bir râvide cerh ve ta’dilin taarruz etmesine de değinmişlerdir. Onlara göre böyle bir durumda cerh esas alınmalıdır. Çünkü cerhte bulunan münekkidin sahip olup da muaddilin râvi hakkında sahip olamadığı niteliklerin olması mümkündür. Mesela Süfyân es-Sevrî’nin Câbir el-Cu’fî’yi ta’dil etmesine karşın diğer münekkidler cerh etmiştir. Zâhirîler, râvi değerlendirmelerinde de birçok tabir kullanmışlardır. Ancak bu tabirlerin hiçbiri aşağılayıcı nitelikte olmamıştır. Ayrıca onlar, cerh ve ta’dilde söz sahibi olsalar da yeri geldiğinde bu ilmin mütehassıslarından da nakillerde bulunmaktadırlar.
  • Article
    Zahiri Mezhebinin Müzik Anlayışı: Rivayetlere Dayalı Bir İnceleme
    (2025) Kaya, Hüsamettın
    Kadim bir geçmişe sahip olan müzik sanatı, tarihin her evresinde insanların hüzün ve sevinçlerinde; duygu ve düşüncelerinin ifadesinde tezahür etmiştir. Müzik aynı zamanda insanlar tarafından kutsiyet atfedilen dini ritüellerde de başvurulan bir sanat olmuştur. İnsanın ayrılmaz bir parçası haline gelen müzik gerek Yunan gerek klasik İslâm düşüncesinde, ilimlerin tasnifinde yer edinmiş ve müstakil bir ilim olarak kabul edilmiştir. Bununla beraber İslâm dininde zevk ve sefayı telkinde bulunduğu, Allah’tan uzaklaştırdığı gibi gerekçelerle hükmü tartışıla gelmiştir. Hanefî, Şâfiî ve Hanbelî mezhebinde cevaz verilmeyen müziğe Mâlikî uleması cevaz vermiştir. Dinde rey ve kıyasın yeri olmadığını söyleyip mümkün mertebe nassı merkeze alan Hanbelî mezhebinin müziği haram addetmesi, aynı şekilde dini anlama ve yorumlamada nassı merkeze alan Zâhirîlerin müziğe yaklaşımlarının tespitini önemli hale getirmiştir. Bu cihetle öncelikle müziğe ilişkin genel bilgiler verilmiş, daha sonra rivayetler üzerinden Zâhirî âlimlerin yaklaşımları incelenmiştir. Çalışmada Zâhirîlerin müzik anlayışı, diğer mezheplerin yaklaşımlarıyla karşılaştırmak suretiyle görüşlerinin özgün olup olmadığının tespiti hedeflenmiştir. Zâhirî âlimleri müziğin haram oluşuna ilişkin delil gösterilen merfu rivayetlerin tamamının ya isnad ya da metin problemi içerdiklerini bu nedenle de hüccet olamayacaklarını belirtmişlerdir. Merfû rivayetlerin dışında kalan mevkuf veya maktu rivayetlerin ise delil değerinin olmadığını söylemişlerdir. Müziğin cevazını ibâha-i asliyye ile açıklamakla birlikte mubah oluşunu gösteren birden fazla rivayetin mevcut olduğunu da ifade etmişlerdir.
  • Article
    Mu‘tezile Kelamında Hadis Yorumu: İnşikâku’l-Kamer Hadisi Üzerine Bir İnceleme
    (2025) Kaya, Hüsamettın
    İslâm dininin temel iki kaynağından biri olan hadisler, tarihi süreç içerisinde ortaya çıkan iç çekişmeler, siyasi ve sosyo-kültürel gelişmeler nedeniyle asr-ı saadetten bu yana Hz. Peygamber’e aidiyetleri, delil değerleri ve anlaşılmaları tartışmalara konu olmuştur. İslâm dininin bizatihi kendi içerisinde ortaya çıkan ekol ve düşünce akımları söz konusu tartışmalara büyük oranda yön vermişlerdir. Nitekim ortaya çıkan her düşünce geleneği belli ilke ve esaslar etrafında teşekkülünü tamamlamıştır. Bu nedenle de gerek kendilerini meşru göstermek, temellendirmek veya görüşlerini delillendirmek için bahsi geçen hususlar üzerinden hadislere yaklaşıldığı görülmektedir. Bu ekollerden biri de Mu’tezile’dir. İslâm düşünce geleneğine farklı bir bakış açısı kazandıran Mu’tezile’nin rivayetlere yaklaşımında farklı bir perspektif benimseyip benimsemediklerinin tespiti gibi bu konuda geliştirdikleri torilerinde ehl-i sünnet ile örtüştükleri veya ayrıştıkları hususların ortaya çıkarılması da önem kazanmıştır. Bu nedenle de ayın ikiye yarılması mucizesini konu edinen inşkakü’l-kamer rivayetlerini Mu’tezilî ulemanın başta kendi eserleri olmak üzere hadiseyi konu edinen çalışmalar üzerinden Mu’tezili geleneğin hadis anlama ve yorumlama mototları incelenmeye çalışılmıştır. Yapılan araştırmalar neticesinde mezhebin temel esasları etrafında şekillenen inşikâkü’l-kamer gibi tikel bazı rivayetlerde temel ilkelerine halel gelmemesi için muhaddislerle ayrı düştükleri birçok konuda onlara paralel cevaplar ürettikleri ve bu konuda bazı teorilerinden ödün verdikleri görülmüştür.
  • Article
    Response of Zinc Levels During Aerobic Exercise: A Special Connection between Increased Metabolic Stress and Altered Oxidant to Antioxidant Balance
    (Anatolia Sport Research, 2022) Kaya,Hüsamettin; Uğraş, Seda; Özdenk, Çağrı
    ABSTRACT Aim: It was aimed to evaluate aerobic exercise induced metabolic stress on plasma zinc levels and its connection with oxidant antioxidant status. Material and Method: Thirty sedentary male performed a 45 minutes of running exercise at the work load correspond to lactate threshold reflecting moderate aerobic intensity. Blood samples were taken before and after exercise. Plasma zinc, malondialdehyde (MDA), total oxidant status (TOS) and total antioxidant status (TAS) were measured using HPLC and ELISA kits. Results: Exercise resulted significant decreases in zinc levels which is closely associated with increased TOS and MDA levels. Conclusion: Zinc shows great influence on aerobic exercise induced increased metabolic stress as indicated with significant alteration in TOS, TAS and MDA levels. Thus zinc supplement should be considered during long period high intensity exercise to support muscle damaged. Keywords: Exercise, Zinc, Oxidative stress, TAS, TOS ÖZET Amaç: Aerobik egzersize bağlı metabolik stresin plazma çinko düzeyleri ve oksidan antioksidan durumu ile ilişkisinin değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Otuz sedanter erkek, orta derecede aerobik yoğunluğu yansıtan laktat eşiğine karşılık gelen iş yükünde 45 dakikalık koşu egzersizi yaptı. Egzersiz öncesi ve sonrası kan örnekleri alındı. Plazma çinko, malondialdehit (MDA), toplam oksidan durumu (TOS) ve toplam antioksidan durumu (TAS), HPLC ve ELISA kitleri kullanılarak ölçüldü. Bulgular: Egzersiz, artan TOS ve MDA seviyeleri ile yakından ilişkili olan çinko seviyelerinde önemli düşüşlere neden oldu. Sonuç: Çinko, TOS, TAS ve MDA düzeylerinde önemli değişiklik ile belirtildiği gibi, aerobik egzersizin neden olduğu artan metabolik stres üzerinde büyük bir etki göstermektedir. Bu nedenle, uzun süreli yüksek yoğunluklu egzersiz sırasında hasarlı kasları desteklemek için çinko takviyesi düşünülmelidir.
  • Article
    Citation - WoS: 1
    Citation - Scopus: 1
    Seasonal effects of the fatty acid composition of phospholipid and triacylglycerol in the muscle and liver of male Salmo trutta macrostigma
    (GRASAS Y ACEITES, 2021) Kaçar, Semra; Kaya, H.; Başhan, M.
    The seasonal effects on the fatty acid composition of triacylglycerol (TAG) and phospholipid (PL) in the muscle and liver of male Salmo trutta macrostigma were determined using the gas chromatographic (GC) method. The fatty acid (FA) compositions of total lipid, PL and TAG fractions were determined in muscle and liver tissues of S. trutta macrostigma. The phospholipids contained a higher proportion of 16:0 compared to the TAG in the muscle tissue of S. trutta macrostigma. Docosahexaenoic acid (22:6 ω-3) and eicosapentaenoic acid (20:5 ω-3) contents were high in both muscle and liver tissues. The total lipid contents in the muscle and liver were 1.07-2.45 and 3.00-4.64%, respectively. S. trutta macrostigma is a rich source of ω-3 and ω-6, polyunsaturated fatty acids (PUFA) with numerous benefits to human health. © 2021 CSIC Consejo Superior de Investigaciones Cientificas. All rights reserved.
  • Article
    Zâhirî Âlimlerin Sahâbe Algısı
    (2024) Kaya, Hüsamettin
    Hadislerinin doğru anlaşılması ve sonraki nesle aktarılmasında sahâbenin katkısı tartışılamaz. Bu nedenle de İslâm düşünce geleneğinde kendilerine dini bir karizma atfedilmiştir. Buna karşın sahâbe kimliğinin tespiti, sahâbe adaleti ve sahâbe sözünün hukuki değeri başta olmak üzere sahâbenin öznesi olduğu meseleler Müslüman âlimler tarafından tartışılmıştır. Tartışmalarda taraf olan kimselerin yaklaşımları ve temel argümanlarını tespiti önem arz etmektedir. Dolayısıyla bu çalışmada ehl-i hadis geleneği içerisinde addedilen Zâhirî mezhebi âlimlerin bahsi geçen konulara yaklaşımları irdelenecektir. Araştırmamızda Zâhirîlerin sahâbe algısını belirlemek ve onların sahabeye yaklaşımlarında homojen bir yapıda olup olmadıklarının tespiti hedeflenmiştir. Ayrıca çalışmada Zâhirî âlimlerinin sahabe algısının hangi oranda muhaddislerin anlayışıyla örtüştüğünün belirlenmesi de amaçlanmıştır. Bu bağlamda sahâbenin öznesi olduğu her mevzuda genel kabul görülen yaklaşımlara yer verildikten sonra Zâhirî âlimlerin anlayışları irdelenmiştir. Daha sonra Zâhirî âlimlerin yaklaşımları cumhurun anlayışıyla mukayese edilmiştir. Zâhirî âlimleri sahâbe tanımı, sahâbenin kendi rivayetine muhalif hareket etmesi ve sahâbenin adaleti meselesinde müttefik oldukları gibi muhaddislerin cumhuruyla da hem fikir oldukları sonucuna varılmıştır. Sahâbe sözünün hukuki değeri ve Hz. Peygamber’e nispeti açık olmayan rivayetlerin hücciyeti meselesinde ise Dâvûd ez-Zâhirî ve İbn Hazm’ın hem diğer Zâhirîlerden hem de muhaddislerin cumhurundan farkı bir yaklaşım gösterdikleri görülmüştür.