“Contrast Freak”: Durkheim’s Homo Duplex Debate
Loading...

Date
2021
Authors
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Open Access Color
OpenAIRE Downloads
OpenAIRE Views
Abstract
This study focuses on Durkheim's homo duplex debate, which has been ignored for a long time. It
is seen as a general acceptance that Durkheim, which is evaluated within functionalism, concentrates on
structure and neglects the individual in the structure-actor dualism. Durkheim's emphasis on social structure,
who had important contributions in the establishment of functionalism, formed the basis of macro
discussions, he has been subjected to serious criticism in micro discussions based on the individual and the
actions of the individual. While his emphasis on macro structure stands out in almost all his works, from the
social division of labor to methods and religious studies, it would not be wrong to say that he conducts
individual discussion, albeit weakly. With his emphasis on the fact that sociology should be a separate branch
of science, especially psychology and philosophy, he revealed the conditions for dealing with social
phenomena. Looking at his general works of course, Durkheim, who seems conservative on the one hand and
a serious moral philosopher on the other, Although he puts forward a macro perspective in understanding the
social, especially in recent religious studies, we see that he tends towards the debates on individuals, which
he states has a social and biological dual structure. He evaluates the individual as a biological structure
mediated by culture. With this study, it will be tried to show that Durkheim's discussion of the individual is
actually an important part of his theory with a critical evaluation of his own studies. It will be emphasized
that the Homo duplex debate is not independent from the social, political and cultural climate of the period,
and that he has an individual-oriented tendency in recent studies.
Bu çalışmada Durkheim’ın uzun zamandır görmezden gelinen homo duplex tartışması konu edinilmiştir. İşlevselcilik içinde değerlendirilen Durkheim’ın yapı-fail düalizminde yapıya ağırlık verdiği ve bireyi ihmal ettiği genel kabul olarak görülmektedir. İşlevselciliğin kuruluşunda önemli katkıları olan Durkheim’ın özellikle toplumsal yapıya vurgusu makro tartışmaların temelini oluşturmuş, buna kaşın bireyi ve bireyin eylemlerini esas alan mikro tartışmalarda ise ciddi eleştirilere maruz kalmıştır. Toplumsal işbölümünden yöntem ve din çalışmalarına kadar neredeyse tüm çalışmalarında makro yapıya vurgusu öne çıkarken, zayıf da olsa birey tartışması yürüttüğünü söylemek yanlış olmayacaktır. Sosyolojinin özellikle psikoloji ve felsefeden ayrı bir bilim dalı olması gerektiğine yaptığı vurguyla da toplumsal olgunun ele alınma şartlarını ortaya koymuştur. Tabii çalışmalarının geneline bakıldığında bir yandan muhafazakâr öte yandan ciddi bir ahlak felsefecisi gibi görünen Durkheim, toplumsalı anlamada makro bir bakış açısını ön plana çıkarsa da özellikle son dönem özellikle de din çalışmalarında bir yanıyla toplumsal diğer yanıyla da biyolojik ikili bir yapıya sahip olduğunu belirttiği bireye tartışmasına yöneldiğini görmekteyiz. Bireyi kültürle dolayımlanan biyolojik bir yapı olarak değerlendirir. Bu çalışmayla da, Durkheim’ın birey tartışmasının aslında teorisinin önemli bir parçası olduğu kendi çalışmalarının eleştirel bir değerlendirmesiyle gösterilmeye çalışılacaktır. Homo duplex tartışmasının dönemin sosyal, siyasal ve kültürel ikliminden bağımsız olmadığı ve son dönem çalışmalarında birey eksenli bir yönelim gösterdiği vurgulanacaktır.
Bu çalışmada Durkheim’ın uzun zamandır görmezden gelinen homo duplex tartışması konu edinilmiştir. İşlevselcilik içinde değerlendirilen Durkheim’ın yapı-fail düalizminde yapıya ağırlık verdiği ve bireyi ihmal ettiği genel kabul olarak görülmektedir. İşlevselciliğin kuruluşunda önemli katkıları olan Durkheim’ın özellikle toplumsal yapıya vurgusu makro tartışmaların temelini oluşturmuş, buna kaşın bireyi ve bireyin eylemlerini esas alan mikro tartışmalarda ise ciddi eleştirilere maruz kalmıştır. Toplumsal işbölümünden yöntem ve din çalışmalarına kadar neredeyse tüm çalışmalarında makro yapıya vurgusu öne çıkarken, zayıf da olsa birey tartışması yürüttüğünü söylemek yanlış olmayacaktır. Sosyolojinin özellikle psikoloji ve felsefeden ayrı bir bilim dalı olması gerektiğine yaptığı vurguyla da toplumsal olgunun ele alınma şartlarını ortaya koymuştur. Tabii çalışmalarının geneline bakıldığında bir yandan muhafazakâr öte yandan ciddi bir ahlak felsefecisi gibi görünen Durkheim, toplumsalı anlamada makro bir bakış açısını ön plana çıkarsa da özellikle son dönem özellikle de din çalışmalarında bir yanıyla toplumsal diğer yanıyla da biyolojik ikili bir yapıya sahip olduğunu belirttiği bireye tartışmasına yöneldiğini görmekteyiz. Bireyi kültürle dolayımlanan biyolojik bir yapı olarak değerlendirir. Bu çalışmayla da, Durkheim’ın birey tartışmasının aslında teorisinin önemli bir parçası olduğu kendi çalışmalarının eleştirel bir değerlendirmesiyle gösterilmeye çalışılacaktır. Homo duplex tartışmasının dönemin sosyal, siyasal ve kültürel ikliminden bağımsız olmadığı ve son dönem çalışmalarında birey eksenli bir yönelim gösterdiği vurgulanacaktır.
Description
ORCID
Keywords
Beşeri Bilimler, Sosyoloji, Siyasi Bilimler
Fields of Science
Citation
WoS Q
Scopus Q
Source
Turkish Studies - Social Sciences
Volume
16
Issue
5
Start Page
1897
End Page
1909
