2025-03-192025-03-19https://hdl.handle.net/20.500.12514/7275Binlerce yıldır Mezopotamya bölgesinin sakinleri olmalarına ve başlangıcı tespit edilemeyecek ölçüde köklü bir literatüre sahip bulunmalarına karşın, kültürleri, dilleri, tarihleri, kısacası onlara ilişkin her şeyleriyle birlikte bir bütün olarak “Süryani” olma olgusunun Türkiye ölçeğinde neredeyse tamamen “meçhul” bir konu olduğu su götürmez bir hakikattir. Bu olgu, sosyolojik açıdan toplumun farklı kesimleri arasında az veya çok mevcut olan veya kurulması ya da güçlendirilmesi gereken köprüleri sekteye uğratmakta; bilimsel açıdan ise XVII. yüzyıldan beri Süryani diline, kültürüne ve literatürüne karşı büyük ilgi gösteren Batı’nın oldukça gerisinde kaldığımızı kanıtlamaktadır. Buradan hareketle, Süryani Dili ve Edebiyatı Bölümü’nün büyük bir açığı kapatacağı rahatlıkla görülebilir. Öte yandan, Süryani literatürü geçmişte Süryani dilinin yeni nesillere aktarılması veya tarihsel hafızanın muhafazası gibi hayatî fonksiyonları bakımından Süryaniler adına son derece önemli bir rol üstlenmiştir. Ancak daha genel değerlendirildiğinde, bu gelenek insanlığın müşterek uygarlık birikimine de önemli katkılar sağlamıştır. İlkin, Ortaçağ’da Süryani dilini kullanan yazarlar, günümüz araştırmacılarına, eserlerini kaleme aldıkları coğrafî sahaların siyasî, sosyal, ekonomik, kültürel ve dinî yapıları hakkında kıymetli bilgiler aktarıp alternatif bakış açıları sunmuşlardır. İkincisi, söz konusu bu yazarlar Roma-Bizans ve Part-Sasani gibi siyasî yapılar ile sözü geçen bu hanedanlar tarafından yönetilmiş olan geniş sahalardaki farklı topluluklar ve çeşitli olaylar hakkında olduğu kadar, VII. yüzyılın ikinci çeyreğinden itibaren Emeviler, Abbasiler, Selçuklular, Haçlılar, Moğollar veya Osmanlılar gibi hanedanlar tarafından idare edilen bu havzadaki gelişme ve hadiseler ile topluluklar hakkında da mühim aktarımlar yapmışlardır. Bu yönüyle bakıldığında, Süryani dili ile edebiyatının sosyal bilimciler için ihmale gelmeyecek konular oldukları rahatlıkla söylenebilir. Süryani Dili ve Edebiyatı Bölümü’nün bugüne kadar Türkiye’de bu alana yönelik bırakılan eksikliği bir ölçüde de olsa giderip mümkün olduğu kadar kapatacak araştırmacılar yetiştirme ilkesi, böyle bir bölümün zaruretini göstermektedir.Department of Syriac Language and Literature is a "social sciences"-based undergraduate program devoted to the field of Syriology, which has aroused great scientific interest in the Western world since the 17th century and has been the subject of many studies, but which has been left almost completely empty in our country. This gap in question is being tried to be closed to some extent by the MA program named "Syriac Language and Culture", which was established in Mardin Artuklu University within the Institute of Living Languages in Turkiye by both using its regional advantage in the field. In the post-graduate program students are given specialized training in areas such as Syriac language, literature, culture and history. However, considering the characteristics of the Syriac language and the breadth of its literature, it is understood that this education should be provided on a larger scale and in the long term as an undergraduate program. In this context, one of the most important founding purposes of the bachelor department is to be knowledgeable about the Syriac language, culture, literature and history, which represents an ancient tradition; to be an expert in old and modern Syriac; to be able to conduct interdisciplinary studies and to become a global student with a postgraduate specialization in the field. Students who will study in our department will be able to obtain information about many intellectual issues related to Syriac in the past and today. In this context, in addition to the courses on the Syriac language and culture, which are the basic courses of the department and will form the basis of the education program, history, philosophy and methodology of history, theology, sociology, literature, Syriac languages such as Hebrew and Aramaic, which are from the Semitic language family that are closely related to the Syriac language, and English, are also taught. Lessons and practices in modern western languages, from which the literature has been largely transferred, will serve the purpose of providing students with sufficient knowledge in every aspect. Meanwhile, there is no doubt that students will have the opportunity to live and study in Mardin, where many languages are spoken on the streets and different cultures are kept alive.