Gökdağ, Kamuran2022-01-262022-01-262021https://app.trdizin.gov.tr/makale/TkRVeE9URXhNUT09/toplum-kendini-savunur-biyopolitikanin-covid-19-cikmazi-hayatin-tekilselligi-ve-toplumsal-kara-deliklerhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/3011Bu makale, Covid-19 salgınıyla birlikte biyopolitika teorisi bağlamında bir kez daha gündeme gelen toplumsalolan ile siyasal olan arasındaki varoluşsal gerilime odaklanıyor. Bu gerilimi açıklamak için bugünlerde yaygın olarakkullanılan biyopolitika teorisinin, -her ne kadar gerçek ve rasyonel olgulara yaslanan muayyen bir perspektif sunsada- pandemik koşullarda tüm ilişkileri sıfırlayan bireyi kavramakta nerede ve nasıl yetersiz kaldığını göstermeyeçalışıyor. Makale, bu yetersizliği, biyopolitika teorisinin bugün ulaştığı farklı biçimlerindeki ortak bir yetersizlikolarak değerlendiriyor ve bunu da, sosyo-politik köken arayışlarında hayatla şu ya da bu şekilde ilişkilendirilenzorunluluklar ile uzlaşıların öncesine düşen tekilsellik ilkesini ya da hayatın tekilselliğini göz ardı eden tarihsel bireksiklikle ilişkilendiriyor. Böylece kopyalanan bir eksikliğe dayalı olarak biyopolitika teorisinin de, bu anlamda, klasik düzen teorilerinin, özellikle Hobbesçu sözleşme teorisinin içinde kaldığını iddia ediyor. Bu sebeple, makalenintemel sorusu; hayatın, aralarındaki varoluşsal gerilim ve biyopolitik tüm iktidar ilişkilerine rağmen, politik olan dışında kalan bir tür ilişkisizlik anının veya kendisine iliştirilen tüm zorunlulukları, uzlaşıları veya düzenlilikleri çürüten, böylece temellük edilemeyen bir yapısının olup olmadığıdır. İşte, bu soruyu teorik bir imkân içinde olumlayanmakale, Covid-19 sürecinde oluşan koşulları, bu anın kendisi olarak değil, ama işaretleri, mesajları veya göstergeleriolarak yorumlamayı deniyor ve sözkonusu anı da toplumsal kara delikler olarak kavramsallaştırıyor. Böylece hayatıntoplumsal kara deliklere düştüğü anın yıkıcı ve kurucu rolünü inceliyor.This essay focuses on the existential conflict between society and politics that has once again come to the fore in the sense of biopolitical theory with the Covid-19 outbreak. It attempts to demonstrate where and how the theory of biopolitics is insufficient at understanding the individual, who has reset all relationships under the circumstances of the pandemic, while providing a certain viewpoint based on true and logical facts. The essay considers this insufficiency as a common deficiency of the various types of biopolitical theory and correlates this to a historical deficiency that has lacked a concept of absolute singularity (i.e., singularity of existence) that would precede the compromises and necessities associated with life in identifying socio-political origins. Thus, the article argues the theory of biopolitics to have persisted in this sense within the theories of classical order, particularly the Hobbesian theory of social contract, based on replicated historical deficiency. Therefore, the key issue of the essay is whether a non-relational moment of existence exists for any nature or framework that refutes all the responsibilities, concessions, or regularities attached to it such that it cannot be appropriated. The essay affirms this issue through a theoretical probability and attempts to view the circumstances present in the Covid-19 phase not as the moment itself but as its signals, messages, and indications. This moment is conceptualized as a social black hole. Thus, the essay examines the destructive and constitutive role of the moment in which life sinks into social black holes.trinfo:eu-repo/semantics/openAccessBiyopolitika, hayatın tekilselliği, toplumsal kara delikler, Hobbes, Foucault, Covid-19.Biopolitics, Singularity of existence, Social black holes, Hobbes, Foucault, Covid-19.Toplum Kendini Savunur Biyopolitikanın Covid-19 Çıkmazı, Hayatın Tekilselliği ve Toplumsal Kara DeliklerSociety Defends Itself e Biopolitical Dilemma, Singularity of Existence, and Social Black Hole in Covid-19Article111209233