Çifçi, Sema2026-05-152026-05-152026https://hdl.handle.net/20.500.12514/10900https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=5T1_CZ5-UGb9QCmoURec4GqY1MNBXU3Zd5m67hgkXGlgsYBZ9wa1kuuQ_SA4oEh9Sağlık sektöründe şiddet, özellikle acil sağlık hizmetlerinde görev yapan personel açısından önemli bir mesleki risk faktörüdür. 112 Acil Sağlık Hizmetleri çalışanları, olay yerinde hasta ve hasta yakınlarıyla doğrudan ve çoğu zaman stresli koşullar altında temas kurmaları nedeniyle şiddete maruz kalma açısından yüksek risk grubunda yer almaktadır. Bu araştırmanın amacı, 112 Acil Sağlık Hizmetleri personeline yönelik şiddetin sıklığını, türlerini ve şiddeti etkileyen faktörleri belirlemektir. Çalışmanın evrenini 112 Acil Sağlık Hizmetlerinde görev yapan 400 personel oluşturmaktadır. Tanımlayıcı ve kesitsel tipte planlanan araştırma, 325 gönüllü katılımcı ile yürütülmüştür. Veriler, araştırmacılar tarafından geliştirilen anket formu aracılığıyla yüz yüze görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Elde edilen veriler, SPSS 22 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra, şiddete maruz kalmayı etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla ki-kare testi ve lojistik regresyon analizi uygulanmış olup p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Katılımcıların %59,4'i erkek, %61.8'i 25–34 yaş grubunda olup %60.3'ü ön lisans mezunudur. %50.2'si Paramedik, 94.2'si 24 saat vardiya sistemiyle çalışmakta ve %72.6'sı mesleğini sürdürmeyi istemektedir. Katılımcıların %63.7'si meslek yaşamları boyunca en az bir kez şiddete maruz kaldığını en yaygın şiddet türleri sırasıyla sözel (%56.6), psikolojik (%46.8), fiziksel şiddetin (%32.9), cinsel (%11.1) ve siber şiddet (%9.2) olarak belirlenmiştir. Şiddet olaylarının %78.3'ü hasta yakınları tarafından gerçekleştirildiği ve genellikle muayene ya da tedavi sürecinde (%33.3) meydana geldiği belirlenmiştir. Katılımcıların %25.6'sının şiddet sonrası Beyaz Kod bildirimi yaptığı bildirim yapılmama nedenleri arasında yasal sürecin uzunluğu (%38.3) ve sonuç alınamayacağına dair inanç (%37.7) ön plana çıkmıştır. Güvenlik önlemlerini 'her zaman yeterli' olarak değerlendiren çalışanların şiddete maruz kalma olasılığının anlamlı düzeyde daha düşük olduğu bulunmuştur (p<0.05). Demografik değişkenler ile şiddete maruz kalma arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır.112 Acil Sağlık Hizmetleri personeline yönelik şiddetin yaygın ve önemli bir mesleki risk olduğunu göstermektedir. Özellikle güvenlik algısının şiddet maruziyeti üzerinde belirleyici bir faktör olduğu anlaşılmaktadır. Şiddetin önlenebilmesi için fiziksel güvenlik önlemlerinin güçlendirilmesi, Beyaz Kod sisteminin etkinliğinin artırılması, yasal süreçlerin hızlandırılması ve çalışanlara yönelik psikososyal destek mekanizmalarının geliştirilmesi önerilmektedir.Violence in the healthcare sector is a significant occupational risk factor, particularly for personnel working in emergency medical services. 112 Emergency Medical Services personnel are at high risk of exposure to violence due to their direct and often stressful contact with patients and their relatives at the scene. The aim of this study is to determine the frequency, types, and factors influencing violence against 112 Emergency Medical Services personnel. The study population consisted of 400 personnel working in 112 Emergency Medical Services. This descriptive and cross-sectional study was conducted with 325 volunteer participants. Data were collected through face-to-face interviews using a questionnaire developed by the researchers. The data were analyzed using the SPSS 22 software package. In addition to descriptive statistics, the chi-square test and logistic regression analysis were applied to determine the factors influencing exposure to violence, with a p-value of <0.05. 59.4% of the participants were male, 61.8% were in the 25-34 age group, and 60.3% held an associate degree. 50.2% of the participants are paramedics, 94.2% work 24-hour shifts, and 72.6% want to continue in their profession. 63.7% of the participants reported experiencing violence at least once in their professional lives. The most common types of violence were verbal (56.6%), psychological (46.8%), physical violence (32.9%), sexual violence (11.1%), and cyber violence (9.2%). 78.3% of the violent incidents were perpetrated by relatives of patients and generally occurred during the examination or treatment process (33.3%). 25.6% of the participants reported a White Code incident; the reasons for not reporting were primarily the length of the legal process (38.3%) and the belief that no results would be obtained (37.7%). Employees who considered security measures to be 'always adequate' were found to have a significantly lower probability of experiencing violence (p<0.05). No significant relationship was found between demographic variables and exposure to violence.112 Emergency Medical Services personnel demonstrate that violence is a widespread and significant occupational risk. In particular, it appears that the perception of safety is a determining factor in exposure to violence. To prevent violence, it is recommended to strengthen physical safety measures, increase the effectiveness of the White Code system, expedite legal processes, and develop psychosocial support mechanisms for employees.trSağlık Kurumları YönetimiHealth Care ManagementSağlık YönetimiHealthcare Management112 Acil Sağlık Hizmetleri Personeline Yönelik Şiddetin Sıklığı ve Etkileyen Faktörlerin Belirlenmesi: Kesitsel Bir ÇalışmaDetermining the Frequency and Influencing Factors of Violence against 112 Emergency Health Services Personnel: A Cross-Sectional StudyMaster Thesis