Tahiroğlu, Dilber2025-12-152025-12-1520252651-253Xhttps://doi.org/10.55666/folklor.1700439https://search.trdizin.gov.tr/en/yayin/detay/1345495/ii-abdulhamid-doneminde-bir-orta-anadolu-koyunun-gorunumuhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/10101Türk romanında köye yöneliş II. Abdülhamid Dönemi’nde (1880’ler) başlar. Bu yönelişin doğal sonucu olarak Anadolu halkını ilgilendiren meseleler de kısmen romana yansır. Bu tutum daha sonra Anadolu insanının eserlerde giderek daha sık ele alınmasına yol açar. Ancak Türk edebiyatında ilk defa hangi yazarın köyü ve köylüye dair sorunları romana taşıdığı meselesi hâlâ tartışmaya açıktır. Ortak bir görüş var ise o da Ahmet Mithat Efendi, Nabizâde Nazım, Mizancı Mehmet Murad ve Ebubekir Hâzım Tepeyran’ın birbirini takip ederek zaman içinde olgunlaşan gerçekçi köy romanlarının ortaya çıkışına vesile olmalarıdır. Ebubekir Hâzım Tepeyran, bir kamu yöneticisi olarak Anadolu’da doğrudan şahit olduğu meseleleri Küçük Paşa adlı romanına taşıyarak bir köyün içerisinde bulunduğu sefaleti gerçekçi bir yaklaşımla ortaya koyar. Aslında bir köy örneği üzerinden Anadolu’da yaşanan hayatın gerçeklerini yansıtır. Eserde küçük bir köylü çocuk (Salih)’un trajik hayatını merkeze alarak genel çerçevede Anadolu köy ve insanının temel ihtiyaçlar (yemek, barınma, eğitim, ekonomi)’dan yoksun oluşunu anlatır. Ebubekir Hazım Tepeyran bu durumu yansıtırken devletin Anadolu köylüsünü ihmal etmesine ayrıca dikkat çeker. Buna göre devlet köylüye karşı sorumluluklarını yerine getirmediği gibi köylüye sadece vergi ve askerlik için ihtiyaç duyduğunu vurgular. Romanda yoksulluk ve tabiatın zor şartlarıyla mücadele etmek zorunda kalan köylünün devlet yöneticileri tarafından hatırlanmaya ihtiyacı olduğu ana fikri işlenir. Yazarın vermeye çalıştığı ana fikir ve yardımcı fikirler çerçevesinde tespit edilen problemler şu şekilde tasnif edilmeye çalışılmıştır: Coğrafî yapı ve mekânın özelliklerinden kaynaklı problemler, ekonomik problemler, sosyo-kültürel problemler (inanışlar, örf-âdetler, giyim-kuşam vs.), medenî hizmetlerden yoksunluk problemi (eğitim, sağlık, ulaşım vb.), devlet-köylü ilişkisinden kaynaklı problemler ve aydın/şehirli-köylü ilişkisinden kaynaklı problemler vb. Sanatçı kimliğinden ziyade kamu yöneticisi kimliğiyle bilinen Ebubekir Hâzım Tepeyran, bir yönetici olarak imparatorluğun çeşitli yerlerinde mutasarrıflık ve valiliklerde bulunur. Dolayısıyla gittiği yerlerde köy ve şehir arasındaki farkları gözlemleme fırsatı yakalar. Anadolu köylerine devlet elinin değmediğini görmesi, insanların sefil durumda olmaları vb. nedenler Tepeyran’ı bir köy romanı yazmaya yöneltir. Çünkü böylece yazar, Küçük Paşa romanı aracılığıyla Anadolu köylerinin temel sorunlarını da duyurma imkânı bulur. Aynı zamanda bir yönetici olarak Tepeyran’ın bakış açısıyla o günlerde Anadolu köylerinin çeşitli sorunlarına dikkat çekilir.tr10.55666/folklor.1700439info:eu-repo/semantics/openAccessII. Abdülhamid Dönemi’nde Bir Orta Anadolu Köyünün GörünümüArticle