ULUÇ, MEHMET ALİ2019-07-032019-07-032015https://hdl.handle.net/20.500.12514/1053Zygmunt Bauman‟ın sosyoloji pratiği bize modernliğin düzenleme idelinden doğduğunu ve toplumu tutarlı ve rasyonel bir bütünlük olarak tasarlama çabasında olduğunu ortaya koyar. Bauman, modernliğin bu arzusunu totaliter bularak modern dönem boyunca yaĢanan tüm katliamlardan modernliği sorumlu tutar. Bu anlamda Bauman moderniteyle ahlaki bir hesaplaĢma içerisindedir. Modernite amaca ulaĢmak için rasyonel eylemi, her türlü ahlaki ayak bağından kurtarmıĢtır. Modern devlet ahlakı kural, ilke ve yasa olarak ortaya koyan modern felsefe ile iĢbirliği içinde egemenliğindeki toplumu müphemliğin olmadığı rasyonel bir bütünlük olarak tasarlama çabasında olmuĢtur. Bu anlamda modernite etik arayıĢında olmuĢ fakat ahlaki edimi imkânsız kılmıĢtır. Postmoderniteyi kendi hatalarından vazgeçen modernlik olarak ortaya koyan Bauman, postmodern etik kavramını ortaya koyar. Postmodern etik kavramı Emmanuel Levinas‟ın etik felsefesi ile kurulan bir diyalogdur. Bauman‟a göre Levinas etiği, postmodern etiktir. Postmodern etik kavramının dayandığı olgu postmodern belirsizliktir. Bauman için modernite bir etik çağı iken, postmodernite bir ahlak çağıdır.trinfo:eu-repo/semantics/openAccessModernite, Postmodernite, Ahlak, Etik.SOSYOLOJİ VE FELSEFE SARKACINDA ETİKMaster Thesis