ERDEM, FAYSAL2019-07-022019-07-022019https://hdl.handle.net/20.500.12514/1026Yirminci yüzyılın korku ve şiddet ortamı üzerine felsefi düşünce hayatını oluşturan Hannah Arendt, bu yüzyılın olay ve olgularından yola çıkarak siyaset felsefesinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine inanan filozoflardandır. Bu çerçevede Arendt siyaset felsefesi kavramlarını kendi bakış açısına göre yeniden oluşturmuştur. Bu kavramsal çerçevenin merkezine politik özgürlüğü yerleştirerek bu kavram özelinde totalitarizm, vita activa, şiddet, ölümsüzlük, kamusal alan, özel alan, çoğulluk ve konuşma olarak kavramsal haritasını oluşturmaktadır. Bu kavramları insana ait olma ve insanla olan etkileşimleri bağlamında açıklamıştır. Bununla birlikte bu kavramların siyaset felsefesi bağlamında değerlendirmesini ise politik olan ile etkileşimi çerçevesinde açıklamaktadır. Bu görüşler çerçevesinde Arendt konuşma ve eylem üzerinden özgürlüğe bir gerçeklik kazandırmaktadır. Aynı şekilde kamusal alan ile özel alan arasında yapmış olduğu ayrım sayesinde ise özgürlüğe bir sınır çizmemizi sağlamıştır. Bizde çalışmamızda konuşma ve eylem üzerinden özgürlüğe kazandırılan gerçeklik ve kamusal alan ile özel alan arasındaki ayrım üzerinden de politik özgürlüğe sınır çizilebilecek olan Arendtçi düşünce üzerinden politik özgürlük kavramını açıklamaya çalıştık.trinfo:eu-repo/semantics/openAccessPolitik özgürlük, kamusal alan, özel alan, çoğulluk, konuşma, vita activa.HANNAH ARENDT’TE POLİTİK ÖZGÜRLÜKMaster Thesis