pınar polat2023-12-152023-12-1520199786050331080https://hdl.handle.net/20.500.12514/4768Engellilik, toplumdan topluma algılanma biçimleri farklı olsa da tarihin en eski dönemlerinden günümüze varlığını sürdüren bir olgudur. Engellilik tarihine genel olarak bakıldığında, Antik Çağlarda Yunan ve Roma Uygarlıklarında engellilere yönelik algı, engellilerin toplumdan dışlanması yönünde olduğu, engelli bireylerin hakları konusunda baskılayıcı ve kısıtlayıcı uygulamalara maruz bırakıldıkları görülmektedir. Orta Çağ’a gelindiğinde engellilik düşüncesi Antik Çağ’a oranla daha kabullenilmiş fakat şeytanî bir durum ya da ilahi bir ceza şeklinde algılanmaya devam etmişti. Rönesans Dönemi, engellilere bakmanın ve eğitimlerinin toplumun bir zorunluluğu olduğu inancıyla yoksul ve engelliler için sığınma evleri gibi kurumların açıldığı bir dönem olmuş, bu gelişmelere rağmen bu dönemdeki değişim engellilere yönelik zihinsel algıların değişmesinde yeterli olamamıştır. Engelliliğin toplumsal bir konu haline gelmesi, engellilerin yasal haklarına ve korunmalarına yönelik köklü değişimler ise ancak 20. yüzyılın ikinci yarısında mümkün olabilmiştir (Subaşıoğlu ve Atayurt Fenge, 2019). Özel eğitimin tarihsel gelişimi dünyada ve Türkiye’de olmak üzere iki bölümde ele alınacaktır.trinfo:eu-repo/semantics/openAccessÖzel Eğitim, Kaynaştırma, Okul Öncesi EğitimÖzel Eğitim ve KaynaştırmaBook Part4085-114558