Palanci, Merve2025-11-152025-11-1520252667-4939https://doi.org/10.54122/umde.1685849https://search.trdizin.gov.tr/en/yayin/detay/1331848/revelation-behind-the-veil-an-intertextual-analysishttps://hdl.handle.net/20.500.12514/9988Bu çalışma Kur’ân’daki Hz. Musa’ya verilen vahiy anlatısını eş-Şûrâ 42/51 ayetinde geçen min verāi ḥicābin ifadesi çerçevesinde, Eski Ahid’in Çıkış 34: 33-35 pasajları ile metinlerarası analiz yöntemiyle ele almaktadır. Çalışma ağırlıklı olarak Kitab-ı Mukaddes geleneğinde teofani pasajlarını merkeze almakta, ardından bu pasajları eş-Şûrâ 42/51 ayetinde geçen örtü arkasından vahiy tanımına arz etmektedir. İlgili ayete hem usul hem de tefsir geleneğinde müfessirlerin ekseriyyetle vahiy türlerini tasnif etmek üzere başvurduğu görülmektedir. Bunun yanı sıra ru’yetullâhın imkan dahilinde olmadığını belirten diğer ayet gruplarıyla birlikle eş-Şûrâ 42/51, beşer hüviyetindeki peygamberlerin ilâhi olanı doğrudan müşahede edemeyeceğini anlatmak üzere sıklıkla kendisine başvurulan ayettir. Öte yandan klasik tefsir geleneğinde ayete ilişkin ortaya koyulan yorumlar panoramik biçimde gözden geçirildiğinde ayetteki ḥicāb kelimesinin ilk On Emir’in verilişi esnasında Allah tarafından Hz. Mûsa’ya kendisi yoluyla hitap edilen ateş ile ilişkilendirildiği, böylelikle kelimenin mecaza hamledildiği görülür. Yahudi geleneğinde ise Eski Ahid’in Çıkış 34:33-35 pasajlarında aktarılan hadise, Mûsa’nın Yahve’yi çıblak gözle gördüğünün bir kanıtı olarak kabul görmüştür. İlgili pasajlarda öne çıkan unsur מַסְוֶה masveh (peçe) kelimesidir. Buna göre Hz. Mûsa Mişkan’a (toplanma çadırı) girerek Yahve ile yüz yüze konuşur ancak onun huzurundan ayrıldıktan hemen sonra, ru’yetullâhtan neş’et eden ve yüzüne yerleşen ışıldamayı kapatmak için yüzünü bir peçeyle örter, kendisine verilen emirleri İsrailoğulları’na yüzü peçeyle kapalı hâlde iletir. Bu anlatıya göre Hz. Musa Yahve ile çıplak göz ile konuşmuştur ve Eski Ahid’in metin içi kronolojisine göre bu hadise ilk On Emir’in verilişinde değil, ahidin yenilenmesi esnasında vuku bulmuştur. Bu sebeple pasajlardaki peçe motifi, Hz. Musa’nın kavmi önündeki otoritesinin yanı sıra ru’yetullahın getirdiği bir sonuç olarak tebarüz eder. Bu çalışma iki temel argümana dayanır. İlk olarak Kur’ân’ın Sina vahyine yaptığı metinlerarası göndermelerin ilk On Emir’in verilişi ve yanan çalılık teması ile sınırlı olmadığı öne sürülmektedir. eş-Şûrâ 42/51 ayetine dair esbâb-ı nüzul rivayetleri göz önünde bulundurulduğunda ayetteki “örtü arkasından vahiy” ibaresi mecaza başvurulmaksızın anlaşılır hale gelir. Böylelikle Hz. Musa’ya verilen ikinci on emir esnasında Hz. Musa’nın yüzünde bulunan peçenin rolünün Kur’ân tarafından yapısöküme tabi tutulduğu sonucuna ulaşılabilir. İlgili ayet ilk on emirin verilişine değil, ahidin yenilenmesine dair pasaja yönelik bir tashih olarak anlaşılmaya elverişli görülmektedir. Bu doğrultuda çalışma Kur’ân ile diğer kitabî gelenekler arasındaki metinlerarasılık ilişkisinin ve Kur’ân’ın diğer kitabî geleneklere yaptığı dolaylı göndermelerin metindışı kaynaklar yardımıyla daha net şekilde ortaya konabileceği öne sürülmektedir. Zira Kur’ân’ın nüzul periyodunda kendisinin çağdaşı olan ve gündelik hayatlarında Arapça konuşan ehl-i kitapla ilişkisinde; dönemin liturji dili Aramca’nın kayda değer bir yeri olsa da Kur’ân’ın kendisine özgü temalar geliştirdiği, kitâbi gelenek üzerinde kendisini bir düzeltici otorite olarak sunduğu bilinmektedir. Hicāb ve masveh kelimeleri bu konuda birer örneklemdir. Çalışmanın dayandığı bu argümanaların temellendirilmesi amacıyla ilk olarak Hz. Mûsa’ya verilen vahye dair çalışmalar içerisinde metinlerarasılık yöntemini kullanan literatür analiz edilmiştir. Ardından Eski Ahid’deki teofani pasajları ile Çıkış 34: 33-35 anlatısındaki teofani tecrübesi ve bu tecrübede Hz. Musa’nın yüzündeki peçenin yeri ele alınmıştır. Çalışma son olarak Hz. Mûsa’nın yaşadığı vahiy tecrübesi Kur’ân ve klasik tefsir eserleri bağlamında muhtasar şekilde yeniden değerlendirmiştir. Sonuç olarak Kur’ân’ın örtü arkasından vahiy tanımlamasını yaparken Hz. Mûsa’nın peçesine dair Yahudi geleneğinde geç antik çağda var olan inancı yapısöküme uğrattığı söylenebilir.en10.54122/umde.1685849info:eu-repo/semantics/openAccessÖrtü Arkasından Vahiy: Metinlerarası Bir AnalizArticle