Süryani Dili ve Kültürü ABD - Yüksek Lisans Tez Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/2482
Browse
Browsing Süryani Dili ve Kültürü ABD - Yüksek Lisans Tez Koleksiyonu by Author "Hasanoğlu, Sevde Yaman"
Now showing 1 - 1 of 1
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis Dionysius Bar Salibi ve 'Luqbal Yudoye' adlı eseri(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2021) Hasanoğlu, Sevde Yaman; Toprak, Mehmet SaitDionysius Bar Salibi Ortaçağ'da Ortadoğu'nun en önemli Hıristiyan figürlerinden olmuştur. Melitene/Malatya doğumlu olan Bar Salibi XII. yüzyıl Süryani literatüründe emsalsiz konuma sahip olmuş ve kendi döneminde hem din adamı hem din alimi gibi ünlenmiştir. O, 1171'de Diyarbakır piskoposu görevindeyken vefat etmiş ve burada Meryem Ana kilisesinin avlusuna defnedilmişti. Dönemin çalkantılı siyasi ortamında bir süre Ermenilere esir düşmüştür. Bar Salibi Süryani din adamı hiyerarşisinde yüksek rütbelere gelmesi yanında kaleme aldığı eserlerle de Süryani teolojisine ciddi katkılarda bulunmuştur. Süryanice zengin bir külliyat oluşturmuş, mantık ve dünya tarihi üzerine yazılarının yanında çeşitli teolojik ve litürjik konular üzerine şerhler ve haşiyeler, felsefi ve dini risaleler kaleme almıştır. Kendinden önceki ulemanın görüşlerine de sık sık başvurması sebebiyle o, kendinden sonrakiler için arada köprü işlevi görmüştür. Eserlerinin bazısı günümüze ulaşmamıştır. Onun kutsal metin tefsiri, kendi döneminde en iyi Eski ve Yeni Ahit tefsiri sayılmıştır. Eserlerinin bazısı, polemik tarzında olup Müslümanlara, Yahudilere ve Melkitler, Ermeniler ve Nesturiler gibi diğer Hıristiyan mezheplere reddiye amacıyla kaleme alınmıştır. Luqbal Yudoye eseri Yahudilere reddiye amacıyla kaleme alınmıştır. Burada o Yahudilerin Hıristiyanlığa yönelik ileri sürdükleri eleştirilere cevap vermiş, Yahudi inancındaki zayıf noktaları anlatmış ve onları hak din olarak gördüğü kendi inancına davet etmiştir. Bar Salibi Yahudi kutsal metinlerinden kanıtlar getirerek eleştirilen hususların aslında Yahudilikte de kökeninin olduğunu, dolayısıyla Hıristiyanlığa giren Yahudilerin kendi geleneklerinden farklı bir geleneği benimsemeyeceklerini iddia ederek onları ikna etmeye çalışmıştır.