İktisat Bölümü Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/95
Browse
Browsing İktisat Bölümü Koleksiyonu by Author "Aydın, Mehmet Sadık"
Now showing 1 - 10 of 10
- Results Per Page
- Sort Options
Article ÇEVRE SORUNLARI İLE MÜCADELEDE MALİYE POLİTİKALARI(Rating Academy, 2017) Aydın, Mehmet Sadık; Kaya, Hakan; Kete, HalilÇevre kirliliğine sebep olan atık ve artıkların azaltılması, atıkların geri kazanılması veya yeniden kullanılması, daha az kirlilikle elde edilebilecek üretim teknolojilerin geliştirilmesi ve enerji tasarrufunun sağlanması ve en önemlisi üretim ve tüketim tercihlerinin çevreye duyarlı bir hale getirilmesi ekolojik vergiler gibi maliye politikası araçları ile gerçekleştirilebilmekte ve çevre kirliliği ile oluşan zararın karşılanması için bir kaynak elde edilebilmektedir. Bu çalışmada öncelikle çevre sorunlarının teorik altyapısı ve güncel durumu ele alınmış, devamında bu sorunların çözümünde kullanılabilecek maliye politikası araçları incelenmiş ve çözüm önerileri getirilmiştir. Özellikle Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kuruluşlara çevre politikalarının belirlenmesi ve çevre sorunlarının çözümü hususunda önemli sorumluluk ve görev düşmektedir. Bu düşünceden hareketle makalede ”yeşil ekonomi konusu”; ekolojik ve çevresel riskleri belirgin bir şekilde azaltırken, sosyal eşitlik ve insan refahını iyileştiren bir kavram olarak, sadece çevreyi korumakla kalmayıp, ekonomik kalkınmanın sağlanmasında da etkili bir araç olarak kullanılabileceği ele alınmıştır.Article CUMHURİYETİN ERKEN DÖNEMİNDE VERGİ UYGULAMALARI(Bingöl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 2020) Aydın, Mehmet SadıkKamu hizmetlerinin en önemli finansman kaynağını vergiler oluşturmaktadır. Vatandaşlarla devlet arasında vergi aracılığıyla bir bağ oluşmaktadır. Dolayısıyla ülkelerin ilk kuruluş dönemlerinde üzerinde en fazla durdukları konulardan biri de vergilerdir. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanından sonra da en fazla düzenleme yapılan ve kanun çıkarılan hususlar arasında vergiler bulunmaktadır. Cumhuriyet’in erken dönemlerinde vergilere genelde ekstrafiskal amaçlarla başvurulmuştur. Bunun yanında bazı vergiler uygulamaya geçirilmiş bazıları sadece teklif aşamasında kalarak yürürlüğe konulamamış, bazılar ise ekonomik ve sosyal gerekçelerle yürürlükten kaldırılmışlardır. Yol vergisi, Hayvan vergisi, İktisadi Buhran vergisi gibi kimi vergiler uygulamaya konulurken, ekstrafiskal amaçlarla başvurulan Bekarlık vergisi sadece teklif aşamasında kalarak yürürlüğe konulamayan vergiler arasında sayılabilir. Ayrıca ekonomik ve sosyal gerekçelerle kaldırılan vergiler arasında en önemlisi de Aşar vergisi olarak sayılabilmektedir. Bu çalışmada Cumhuriyet’in ilanından sonra ilk dönemlerde uygulanan vergiler ve vergi düzenlemeleri incelenmiştir. Vergi düzenlemelerinin geçirmiş olduğu evreler, farklı düzenlemelerin nasıl ele alındığı ve uygulama sonuçları ele alınmıştır. Çalışmada daha çok vergi ile ilgili hukuki düzenlemelerden istifade edilmiştir. Çalışma ile literatüre katkı sunulması amaçlanmaktadır.Presentation Dünya Yükseköğretim Sıralama Sistemleri ve Türk Yükseköğretim Kurumlarının Bu Sistemler İçerisindeki Yeri(ASOS, 2017) Aydın, Mehmet Sadık; Kaya, HakanKüreselleşmenin yükselmesiyle birlikte, ülkeler arası rekabet daha da önem kazanmaya başlamış, ülkeler rekabette avantajlı konuma gelmek için yeni zenginlik kaynakları keşfetmeye yönelmiştirler. Önceleri ülkeler arası rekabet, ticari açıdan üstünlük, ekonomik üstünlük, sanayi üstünlüğü gibi unsurlarla ölçümlenebilirken, günümüzde rekabet açısından en önemlik zenginlik kaynağı olarak beşeri sermaye kabul edilmektedir. Güney Kore'nin Yirminci Yüzyılın ortalarından günümüze gelen süreçte yaşadığı tecrübe ülkeler açısından buna örnek olarak gösterilmektedir. Beşeri sermayenin en önemli özelliği bireylerin, eğitim, sağlık gibi açıdan donanımlı halde olmasıdır. Eğitimli bireyin en önemli koşulu ise nitelikli bir yükseköğretim sisteminin olmasıdır. Nitelikli bir yükseköğretim sistemi sayesinde hem beşeri sermaye güç kazanacak hem de ülkeler arası rekabette avantajlı konuma geleceklerdir. Üniversitelerin niteliği, dünya genelinde belirli kuruluşlar tarafından belli niteliklere göre yapılan ölçümlerle belirlenmektedir. Dünya genelinde ölçüm yapan kuruluşlar; yayın sayısı, atıf sayısı, öğrenci sayısı, öğrenci başına öğretim elemanı sayısı, fiziki yeterlilik gibi belli koşulları göz önünde bulundurmaktadırlar. Yükseköğretim sıralama sistemleri farklı amaçlarla yapılabilmektedir,kimi zaman mevcut durumu analiz edip o doğrultuda çalışma yapmaya yardımcı olması sağlanırken, kimi zaman da yükseköğretim politikalarında değişiklik yapma amacıyla sıralama yapılabilmektedir. Bu çalışmada, dünya genelinde üniversite sıralaması yapan kuruluşlar ve Türkiye'de sıralama yapan belli kuruluşların sıralama sistemleri ve bu sistemlerim baz aldığı temel kriterler anlatılarak Türkiye'de yükseköğretim kuruluşlarının bu sıralama sistemi içerisindeki mevcut durumu ve bu durumun daha iyi hale getirilebilmesi için yapılması gerekenlerin neler olduğu anlatılmaya çalışılacaktır. Çalışma sonucunda, Türk yükseköğretim sisteminini daha nitelikli bir duruma gelmesi ve uluslararası alanda rekabet edilebilir bir duruma gelmesine yardımcı olması amaçlanmaktadır.Article Kamu Maliyesi Alanında Değişen Eğilimler: 2010 Sonrası Doktora Tezlerine Yönelik Bir İçerik Analizi(Üçüncü Sektör Sosyal Ekonomi, 2021) Aydın, Mehmet Sadık; Geyik, OsmanBilim dinamiktir ve evrenseldir. Küreselleşen dünyada cereyan eden güncel gelişmeler akademikçalışmaların seyrini değiştirmektedir. Akademisyenler güncel gelişmelerden geri kalmamak içinçalışmalarını bu minvalde geliştirmek durumunda kalmaktadırlar. Dinamik ve evrensel olan bilim maliyealanında yapılan çalışmaları da bu noktaya sürüklemektedir. Maliye alanındaki çalışmaların erken dönemifarklı konular etrafında yoğunlaşmışken, günümüzde bambaşka bir noktaya gelmiştir. Özellikle finansalkrizler, ticaret savaşları, küresel salgınlar, gelir adaletsizliği gibi dünyayı etkileyen önemli olaylarçalışmaları o noktaya çekmiştir. İlerleyen süreçte de günümüzün en önemli problemlerinden biri olanCOVID-19 salgını ile ilgili çalışmaların sayısının artış göstermesi beklenmektedir. Çünkü biliminsanlarının bu kadar önemli bir olaya duyarsız kalmaları mümkün değildir. Bu çalışmada, kamu maliyesialanında 2010 ve sonrasında yapılan doktora tezleri içerik analizi yöntemine göre analiz edilmiştir.Çalışmada YÖK (Yüksek Öğretim Kurulu) Ulusal Tez Merkezine yüklenmiş ve maliye konusu seçilmiş olantezler incelenmiştir. Çalışma doktora tezlerindeki genel eğilimi ortaya koymayı amaçlamaktadır. 2010-2021 yılları arasında ulusal tez merkezine yüklenen 545 tez analiz edilmiştir. Tezlerin her biri; üniversitetürlerine, üniversitelere, yayın yılı, yayın dili, danışmanların unvanları, anabilim dalları, çalışılan konularve kullanılan yöntemler açısından tek tek incelenmiştir. Araştırma verilerinin analizinde içerik analizikullanılmıştır. Çalışma sonucunda ulaşılan bulgular ve beklenen sonuçlar ortaya konulmuştur. Çalışma ileliteratüre katkı sunulması amaçlanmaktadır.Article Maliye Politikası Aracı Olarak Kamu Harcamaları ile İnsanı Gelişme Endeksi Arasındaki İlişki: Türkiye Üzerine Bulgular (1990-2019(İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi, 2021) Geyik, Osman; Aydın, Mehmet SadıkBu çalışmanın amacı, kamu harcamaları içerisinde yer alan yarı kamusalmallara yönelik yapılan harcamaların insani gelişme endeksi üzerindekietkisini ortaya koymaktır. Devletin ekonomik yapı içerisinde gelişen vedeğişen rolü dolayısıyla önemi gittikçe artan kamu harcamalarının,ekonomik ve sosyal göstergeler üzerindeki etkisini vurgulamakta yararvardır. Ekonomik büyüme, kalkınma, insani gelişme, gelir dağılımındaadalet ve kaynak kullanımında etkinlik bu göstergelerden sadece bazılarıdır.Maliye politikası amaçlarına ulaşabilmek için etkin bir araç olarak kullanılankamu harcamaları, toplumun genelinin faydasına sunulmasının yanı sırabazen sadece özel faydayı da sağlayabilmektedir. Sağladıkları faydadolayısıyla da bu harcamalar niteliklerine göre tam kamusal, yarı kamusalve özel mallar olarak tanımlanmaktadır. Yarı kamusal mal olaraktanımlanan eğitim ve sağlık harcamalarının İnsani gelişme endeksihesaplamalarında kullanılan temel göstergeler içerisinde yer alması ve buharcamaların refah maksimizasyonunu sağlama açısından da önemli biryere sahip olması, kamu harcamaları içerisinde yarı kamusal mal niteliğindeolan eğitim ve sağlık harcamalarının önemini daha da arttırmaktadır. Yarıkamusal malların yaymış oldukları pozitif dışsallıklar dolayısıyla insanigelişme üzerindeki olası etkisinin ölçülmesi çalışmanın ana motivasyonkaynağı olmuştur. Türkiye özelinde yapılan bu çalışmada insani gelişmeendeksi ve özellikle eğitim ve sağlık harcamaları başta olmak üzere yarıkamusal mallara yönelik kamu harcamalarının milli gelire oranı değişkenlerikullanılmıştır. İnsani gelişme endeksi verilerinin 1990 yılı ve sonrası mevcutolması nedeniyle çalışmada bu değişkenler arasındaki ilişki 1990-2019yıllarına ait verilerle zaman serisi teknikleri kullanılarak araştırılmıştır.Değişkenler arasındaki uzun dönemli ilişki Gregory-Hansen eşbütünleşmetesti ile sınanmış ve aralarında eşbütünleşik ilişki tespit edilmiştir. Uzundönem katsayıları FMOLS yöntemiyle tahmin edilmiştir. Sonuçlara göreuzun dönemde kamu harcamaları insani gelişme düzeyini yükseltmektedir.Nedensellik testine göre ise kamu harcamalarından insani gelişmeendeksine doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir.Article Ödeme Gücüne Ulaşarak Adil Vergi Sistemi Oluşturma: Seçilmiş AB Ülkeleri İncelemesi(Manisa Celal Bayar Üniversitesi, 2021) Aydın, Mehmet SadıkKamu hizmetlerinin sunumunun en önemli finansman kaynağı vergilerdir. Vergi hasılatını sağlamanın en iyi yolu da vergiye karşı direnci minimum seviyede tutmaktır. Vergiye karşı direnci minimum seviyede tutmanın en iyi yolu da adil bir vergi sistemini inşa etmektir. Adil bir vergi sistemi aracılığıyla mükelleflerin vergi uyumunun artırılması beklenmektedir. Vergi sistemi oluşturulurken iki yaklaşıma göre vergilendirme yapılmaktadır. Fayda yaklaşımı ve ödeme gücü yaklaşımıdır. Ödeme gücünün en önemli göstergesi gelirdir. Diğer ödeme güçleri de gelir üzerinden ifade edilmektedir. Gelirin tüketime ayrılan kısmına harcama denilirken, tasarrufa ayrılan kısmına da servet denilmektedir. Dolayısıyla ödeme gücünün göstergeleri; gelir, servet ve harcamadan oluşmaktadır. Ödeme gücüne ulaşmada da çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Artan oranlı vergileme, ayırma prensibi ve en az geçim indirimi ödeme gücüne ulaşmada kullanılan yöntemlerdir. Bu çalışmada ödeme gücüne ulaşmada kullanılan yöntemlerin seçilmiş AB ülkelerinde nasıl uygulandığı, bunun vergi hasılatına etkisi ve adil vergileme ile ilişkisi üzerinde durulacaktır. Çalışma kapsamında sistemlerin adil olup olmaması tartışmasından ziyade ödeme gücüne ulaşmada kullanılan yöntemlere ilişkin veriler kullanılarak ödeme gücünün vergi adaleti ile ilişkisi ortaya konulacaktır. Çalışmada AB üye ülkelerin verilerinden yararlanılarak literatür taraması ile verilerin analizi yöntemi uygulanmıştır. Çalışma aracılığıyla; ödeme gücüne ulaşmada uygulanan yöntemler kullanılarak vergide adalet ve adalet algısı ilişkisini ortaya koyup literatüre katkı sunulması amaçlanmaktadır. Çalışma sonucunda AB üye ülkelerinde vergi sistemlerinin farklı olduğu, ödeme gücüne ulaşmada kullanılan yöntemleri farklı şekilde uyguladıkları ve bunun da genelleme yapılması önünde engel oluşturduğu bulgusuna ulaşılmıştır.Article Pandemi ile Mücadelede Maliye Politikası Uygulamaları: Türkiye ve G7 Ülkeleri Karşılaştırması(2021) Aydın, Mehmet Sadık; Munis, RaufCovid-19 pandemisi Dünya tarihinde kamu sağlığına, ekonomiye ve sosyal hayata etkileri açısından yaşanan en büyük pandemilerden biri olmuştur. Devletler vatandaşlarını virüsten korumak amacıyla bir dizi kısıtlamayı hayata geçirmişlerdir. Bu kısıtlamaların Dünya ekonomilerine negatif yansımaları olmuştur. Devletlerin sınırlarını kapatmaları, birçok ülkede uygulanan karantina ve sokağa çıkma kısıtlamaları küresel anlamda ekonomide hem arz hem talep yönlü daralmaları beraberinde getirmiştir. Pandeminin ekonomik etkilerini azaltmak için hükümetler maliye politikalarını uygulamaya koymuşlardır. Bu çalışmada salgının nedenlerine ve Dünya tarihinde yaşanan önemli salgınlara değinildikten sonra Covid-19 pandemisinin ekonomik etkileri açıklanmaya çalışılmıştır. Özellikle Covid-19 pandemisinden kaynaklı ekonomik krizde ülkelerin GSYH’larına oranla hangi büyüklükte ekonomik destek paketleri açıkladıklarını görmek, maliye politikalarını nasıl uyguladıklarını incelemek ve bunları karşılaştırmak amacıyla, Türkiye ve G7 ülkelerinde uygulanan maliye politikaları ele alınmıştır.Article Sığınmacıların yükseköğretim hizmetlerine erişimi: Mardin Artuklu Üniversitesi örneği(Gümüşhane Üniversitesi, 2021) Aydın, Mehmet SadıkYaşadıkları coğrafyadan ayrılarak farklı yerlere göç etmek zorunda kalan mülteciler göç ettikleri coğrafyalarda çeşitli problemlerle karşı karşıya kalmaktadırlar. Yaşadıkları coğrafyada eğitimlerini sürdürürken göç nedeniyle eğitimlerini yarıda bırakarak yükseköğretim hizmetinden sağlayacakları muhtemel faydadan mahrum kalabilmektedirler. Bu durum hem kendileri açısından hem de gittikleri ülke açısından çeşitli problemlerin ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Suriye iç savaşından kaçarak Türkiye’ye sığınan sığınmacılar bu problemleri yaşamaktadırlar. Yükseköğretim hizmetlerinin etkin bir şekilde sürdürülmesi amacıyla YÖK nezdinde çeşitli politikaların uygulandığı görülmektedir. Mardin Artuklu Üniversitesi bünyesinde yabancı uyruklu öğrencilerin eğitim alabileceği programlar açılarak sığınmacıların yükseköğretime katılımının arttırılması hedeflenmektedir. Yabancı uyruklu öğrencilerin yükseköğretime katılımının artması ile sığınmacıların entegrasyonunu sağlanırken toplum da yaratılan sosyal faydadan mahrum kalmamış olacaktır. Bu çalışmada Mardin Artuklu Üniversitesi bünyesinde açılan ve sadece yabancı uyruklu öğrencilerin eğitim alabildiği programlara ilişkin veriler analiz edilmiştir. Programların uzun yıllar süren bir geçmişinin olmaması nedeniyle çıktılar ile girdiler arasında bir analiz yapılması güçtür. Özellikle yükseköğretim hizmetine katılan öğrencilerin oluşturacağı sosyal faydayı ortaya koymak eldeki verilerle mümkün görünmemektedir. Dolayısıyla mezun sayısının düşük olması ve mezunlarının da sosyal hayata henüz karışmamış olmasından dolayı girdiler ile çıktılar arasında bir bağlantı kurulamamıştır. Bu durum çalışmanın kısıtını oluşturmaktadır. İlerde girdiler ile çıktılar arasında ilişki kurabilecek çalışmaların yapılması ile veriler daha doğru bir şekilde analiz edilebilecektir. Çalışmada bu programın beklenen çıktılarının yükseköğretimin sosyal faydaları ile uyumlu olduğu ve bu programların farklı üniversitelerde yaygınlaşması ile fayda düzeyinin daha da artabileceği bulgularına ulaşılmıştır. Çalışma ile literatüre katkı sunulması ve yükseköğretimin sosyal faydalarını ortaya koyarak bu sosyal faydalara mültecileri de dahil edecek politika önerileri geliştirerek politika yapıcılara yol göstermesi amaçlanmaktadır.Article TÜRKİYE'DE YAŞAM BEKLENTİSİ TASARRUF İLİŞKİSİ: ARDL SINIR TESTİ YAKLAŞIMI(2017) Aydın, Mehmet Sadık; Kaya, Hakan; Kete, HalilYaşam beklentisinin uzunluğunda yıllar içerisinde meydana gelen artış, insanların daha uzun ve sağlıklı bir ömür geçirmelerini sağlamanın yanı sıra, uzun dönemde iktisadi büyüme ve gelişmenin en önemli ölçütü haline gelmiştir. Çalışmada 1980-2015 dönemi için Türkiye’de yaşam beklentisindeki artışın tasarruflar üzerine etkisi ARDL yöntemi ile kısa ve uzun dönem açısından incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre, bir taraftan yaşam beklentisindeki artış orta yaş dönemindeki hane halklarının emeklilik dönemine ulaşma olasılığı artarak aktif çalışan nüfusun çalışma süresini uzatacak ve toplam tasarruflar üzerinde pozitif etki yaratacakken diğer taraftan ise bağımlı nüfus oranını artırarak uzun dönemde toplam tasarrufları negatif olarak etkileyecektir.Book Part VERGİYE KARŞI DİRENCİ KIRMADA VERGİLEME İLKELERİNİN ROLÜ(Gece Kitaplığı, 2018) Aydın, Mehmet SadıkModern kamu ekonomisi yazınında devletin fonksiyonları temel olarak; gelir dağılımında adaletin sağlanması, kaynak tahsisinde etkinliğin sağlanması ve ekonomik istikrar olarak zikredilmektedir. Bunların üzerinde ise devletin en temel fonksiyonu vatandaşlarının ihtiyaçlarını en etkin şekilde karşılamaktır. Bu fonksiyonların tamamının karşılanması belli hizmetlerin görülmesi ile sağlanabilmektedir. Bu hizmetlerin görülmesinin en temel koşulu ise yeterli kaynağı tedarik etmekten geçmektedir. Bu açıdan bakıldığında devletin ihtiyaçlarının karşılanmasında en önemli araç vergi olarak görülmektedir. Vergi aracılığıyla devlet fonksiyonları icra edilmektedir. Dolayısıyla vergi tahsilatının en üst düzeyde sağlanması yani kaçakçılık vb. gayrimeşru işlemlerin minimize edilmesi ihtiyaçların karşılanması açısından önem arz etmektedir. Vergi sistemleri oluşturulurken belli ilkeler göz önünde bulundurulmak zorundadır. Bu ilkeler vatandaşların vergi ödeme konusundaki olumsuz kanaatini de minimize etmesi açısında oldukça önemlidir. Dolayısıyla iyi bir vergi sistemi oluşturulurken uyulması zorunlu olan ilkeler vergi uyumsuzluğunu minimize etmesi açısından hayati öneme haizdir. Bu çalışmada vergileme ilkeleri bu kapsamda ele alınarak değerlendirilecektir. Çalışma sonucunda iyi bir vergi sisteminin nasıl olması gerektiği konusu vergileme ilkeleri perspektifinden ele alınmış olacaktır.