Antropoloji Bölümü
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/36
Browse
Browsing Antropoloji Bölümü by Author "Ayşe ACAR"
Now showing 1 - 15 of 15
- Results Per Page
- Sort Options
Conference Object Assessment of Sex and Stature of Unknown Skeletal Remains: Cerrahpaşa Anatomy Collection(2013) Ayşe ACAR; Mehmet Yaşar İŞCANObjective: Human skeletal parts are used in medical schools for anatomy education. Bones show the characteristics there are informative for deceased people. Anthropologist also used in the similar bones to assess by using metric and morphologic techniques to determine identification.The purpose of this investigation is to determine demographic characteristics such as sex and stature of people commingled in laboratories. The technique is less affective on samples with few remains. Material and Methods: The analysis is based on 319 unknown bones macerated from cadavera used in I.U. Cerrahpaşa Medical Faculty anayomy labratories. Measurements were taken in mm with an osteometric board, digital and sliding calipers and steel tape. Results: Sex determination is based on humeral and femoral head diameters. Stature was calculated from Trotter’s regression formulae. Results indicated that there were 21 males (stature=166 cm) and 34 females (stature=154 cm) from the humeral head diameter. Results from the femur were 27 males (stature=165 cm) and 34 females (stature=156 cm) from the femoral head diameter. Conclusion: As a result, unknown sex and collection with a good preservation can asist forensic scientist to develop techniques to identify remains found in mass disasters (plane crash, earthquake and similar disasters). Therefore, these remains can be used in forensic anthropological research even though their number is limited and they lack information about the sample. It assists to understand biological nature of a skeletal population.Conference Object Coxae Kemiğinden Metrik Olarak Cinsiyet Tahmini(2016) Ayşe ACARİnsan iskeletinin tam olması durumunda %100‟e varan ihtimalle cinsiyet tayini yapılabilir. İskelet bütünlüğünün bulunmadığı durumlarda pelvis, kafatası ve uzun kemikler ayırıcı tanı koymaya yardımcı olabilir. Cinsiyet tayininde pelvis önemli bir yere sahiptir. Çalışma için, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı‟na ait eğitim için kullanılan kadavralardan elde edilen 42 adet coxae seçilmiştir. Kalıntıların yaşı, cinsiyeti, ölüm nedeni gibi geçmişe ait demografik belgeleri bulunmamaktadır. Bu nedenle her bir kemik bir birey olarak kabul edilmiştir. Bu çalışma için coxae yüksekliği ve iliac genişlik standart osteometrik ölçümleri osteometri tahtası kullanılarak milimetrik olarak alınmıştır. Araştırma sonucunda coxae yüksekliğine göre 23 adet erkek, 19 adet kadın, iliac genişliğine göre 26 adet erkek, 12 adet kadın birey tahmin edilmiştir. Metrik bulguların aynı koleksiyona ait uzun kemikler üzerinden yapılan cinsiyet tahmini ile uyumlu olduğu görülmüştür.Article Dara Antik Kent Kazısı Antropolojik Analizi(2017) Ayşe ACARDara Antik Kent Kazı çalışmaları, Mardin ili Artuklu İlçesi, Dara Mahallesinde Mardin Müze Müdürlüğü tarafından Müze Müdürü Nihat Erdoğan başkanlığında 2016 yılında Ocak ve Nisan ayları arasında gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın amacı, Dara Antik Kent kazısından elde edilen iskelet materyalden toplumun demografik durumunun belirlenmesi, bireylerin yaşam biçimi, beslenme alışkanlıklarının anlaşılması ve patolojik oluşumların saptanmasıyla bireylerin sağlık durumlarının belirlenmesini oluşturmaktadır. Laboratuvara gelen kemiklerde önce temizlik ve onarım çalışması yapılmış birey sayısı tahmin edilmeye çalışılmıştır. Çoklu gömülerde mezarlardaki birey sayısının tahmini için öncelikle varlığı halinde vücuttaki tek olan kemikler değerlendirilmiştir. Bulunmaması veya tahrip olması halinde çift olan kemiklerden de kişi sayısı tahmin edilmiştir. Daha sonraki aşamada cinsiyet ve yaş tahmini yapılmıştır. Kemiklerin korunma durumunun kötü olması sebebiyle var olan tüm vücut kemiklerinin morfolojik yapısı göz önünde bulundurulmuştur. Cinsiyet tahmininde pelvis, kafatası, alt çene ve uzun kemiklerdeki cinsiyet kriterleri kullanılmıştır (WEA,1980). Yaşlandırma bebek ve çocuklarda dişlerin sürme dönemlerine göre geliştirilen dental yaşlandırma (Ubelaker, 1978;Brothwell, 1981) ve uzun kemiklerin maksimum uzunluklarının ölçülmesi (WEA, 1980) ile tahmin edilmiştir. Genç erişkinlerde daimi dişlerin köklerinin kapanması (Ubelaker, 1978), epifizlerin kapanması (Brothwell, 1981), erişkin bireylerde ise dental aşınma (Olivier, 1969; Demirjian ve diğ., 1973; Brothwell, 1981), sutural yaşlandırma (Olivier, 1969) metotları kullanılarak yapılmıştır. Yaş aralıklarının belirlenmesinde bebek 0-2,4 yaş, çocuk 2,5-14,99 yaş, genç erişkin 15-29,99 yaş, orta erişkin 30-44,99 yaş, ileri erişkin 45+ yaş olarak değerlendirilmiştir. Kemik, diş ve çene patolojileri için Ortner ve Putschar’ın (1981), Brothwell’in (1981), Hilson’un (1990) çalışmaları kullanılmıştır. Ölçümlerde osteometri tahtası, elektronik kumpas ve şeritmetreden faydalanılmıştır. Dara Antik Kent kazı çalışması her yıl devam etmektedir. Yapılan çalışmalarla toplumun yapısının daha iyi anlaşılması hedeflenmektedir.Conference Object Erken Demir Çağında Trepenasyon Örneği(2014) Ayşe ACAR; Atiye Bahar MergenBaş delgi ameliyatı olarak tanımlanan trepanasyon, dünyanın çeşitli bölgelerinde farklı kültürlerde görülmesi ile tarihi ve kültürel bir yapı sergiler. Çalışmanın amacı, Van-Yoncatepe bölgesinde erken demir çağı olarak tarihlendirilen oda mezarlar içerisinde bulunan kalıntılar arasında erişkin bireye ait parietal kemiklerin birleştiği sagittal sutur üzerinde trepanasyon örneğinin incelenmesidir. Yuvarlak plan tekniği kullanılan deliğin çapı 6.40 mm’dir ve kemik üzerinde onarım izi bulunmamaktadır. Materyalin yüz kemikleri bulunmamaktadır. Cinsiyeti bu sebepten dolayı değerlendirilememiştir. Bireyin yaşı kafatasında suturların kapanma derecelerine göre değerlendirildiğinde 40 ve üzeri olarak tahmin edilmiştir. Erken Demir çağına tarihlenen Anadolu’daki diğer kazılarda da trepanasyon olgusuna rastlanmıştır.Conference Object FOURTH MOLARS-HYPERDONTIA: A CASE REPORT IN MIDYAT/AKTAS,(2014) Ayşe ACARHyperdontia or Supernumerary teeth are called numeric anomalies of teeth that is rare condition of unknown etiology. Genetic factors play important etiological role in the development of supernumerary teeth. This study was done on human remains found in four tombs at Aktas Site (Midyat/Turkey) excavated in 2013. A case report presents occurence in two mandibles which have fourth molars from the first tomb. Burial remains of human skeletons were dated to archaeological periods in AD 3rd and 4th centuries. There has been no information on sex, age, cause of death and demographic data of Aktas population so far. Morphological technique was used for sex assessment in the samples. We used dental wear to assess the age. The age and sex of the first sample were estimated between 20 and 25, and male respectively. The fourth molar of the first sample is post-mortem absent and the alveolary is located in the distal M3. The sample was poorly preserved, that is why it was not possible to assess the age and sex in the second mandible. The fourth molar crown developed, however, its root was rudimentary and its size was smaller than the other molars in the second mandible. The cases described few samples of the supernumerary teeth.Conference Object Hasankeyf Kazısı Antropolojik Analizi(2019) Ayşe ACARIlısu Barajı ve HES Projesi etkileşim alanında kalan kültür varlıklarının belgelenmesi ve kurtarılmasına yönelik olarak yapılacak çalışmalar kapsamında 2018 yılında Batman ili, Hasankeyf İlçesi, Hasankeyf Örenyeri’nde 25 Ekim-30 Aralık tarihleri arasında Kızlar Cami (Kuzeydoğu, güneydoğu, güneybatı ve kuzeybatı) ve Süleyman Han Cami Türbe (Türbe 1-2) ve Süleyman Han Cami Eyvan’da mezar kazıları yapılmıştır. Çalışma materyali, Batman İli, Hasankeyf İlçesi, Hasankeyf Örenyeri’nde 25 Ekim-30 Aralık 2018 yılında Kızlar Cami (Kuzeydoğu, güneydoğu, güneybatı ve kuzeybatı) ve Süleyman Han Cami Türbe (Türbe 1-2) bölümlerinden elde edilen insan kalıntılarından oluşmaktadır. Sonuç olarak 56 adet mezarda 64 adet birey tespit edilmiştir. Mezarların 29 adedi basit toprak mezar, 27 adedi taş sandık mezar, 13 adet de ahşap kalıntıları tespit edilmiştir. Bütün mezarlarda da çivi kalıntılarına rastlanmıştır. Ahşap kalıntı olmasa da çivi kalıntısının olması tabut için kullanıldığı düşüncesine ulaştırmıştır.Conference Object Küçüktepe Höyük Arkeolojik Kazısında Hayvan Kemiklerinden İki Olgu Sunumu(2016) Ayşe ACARArkeolojik kazı alanlarında ortaya çıkarılan tarihi, kültürel ve sanatsal yapıların yanısıra insana ve hayvana ait kalıntılar da tespit edilebilir. Çalışmanın amacı, çıkarılan hayvan kemiklerinden bölgenin faunası ile ekolojik sınırları belirleyebilmektir. Çalışmanın konusunu, Aydın ili, Koçarlı ilçesi, Çakırbeyli köyü, Küçüktepe Mevkiinde Adnan Menderes Üniversitesi Arkeoloji Bölümü tarafından yapılan kazı çalışmasında ortaya çıkarılan hayvan kemiklerine ilişkin iki olgu oluşturmaktadır. Olgulardan birincisi geyiğe ait tibia kemiğindeki travma, ikincisi koyuna ait axisteki kesici aletle yapılan kesiktir. Araştırma sonucunda geyiğe ait tibianın travması üçgen uçlu (muhtemelen ok ucu) bir aletle yapıldığı, yanısıra yanmış olması ve koyuna ait axis kemiğinin kesik bulunması bu hayvanların gıda amaçlı tüketim için avlandığı tahmin edilmiştir.Article MARDİN MEZAR TAŞLARINDA KÜLTÜREL ETKİLEŞİM(2016) Ayşe ACARMezar taşları bir toplumun inanış ve kültürel değerlerini taşıması açısından oldukça önem taşımaktadır. Güneydoğu Anadolu’nun önemli merkezlerinden biri olan Mardin’in tarihi dokusunda farklı dönemlere ait mezar taşları ve mezarlar, kentin dini ve kültürel değerlerini anlama konusunda etkin bir rol oynamaktadır. Çalışmanın temel amacı; farklı etnik yapılardan oluşan şehrin kültürel etkileşimini mezar taşlarından okumaktır. Ayrıca mezar yapısının farklılığı ve üzerindeki desen ve motifle-rin hem ikonografik hem de antropolojik çözümlemesi hedeflenmektedir. Bu amaç doğrultusunda Mardin kent merkezindeki iki adet Müslüman ve iki adet Süryani mezarlığından mezar taşları incelenmiştir. Sonuç olarak, Müslüman (Türk, Kürt, Arap) ve Süryani mezarlarında sanatsal ve kültürel anlamda ortak bir anlatım dilinden söz etmek mümkündür.Article Mardin Midyat Aktaş Mevkii İnsan İskeletlerinde Diş ve Çene Patolojileri(2018) Ayşe ACARMidyat Aktaş Mevkii iskeletleri, 2013 yılında Mardin ili Midyat ilçesi Aktaş Mevkii Mor Hobil-Mor Abrohom manastırının kuzeyinde yer alan ve Roma Dönemine tarihlendirilen dört adet oda mezardan ele geçirilmiştir. Çalışmanın amacı; Midyat, Aktaş Mevkii bireylerinin diş, üst ve alt çenelerine ait patolojilerini inceleyerek bireylerin yaşam biçimi, ağız sağlığı, beslenme alışkanlıkları ve demografik yapısını tahmin etmektir. Çalışmada, Midyat, Aktaş Mevkii oda mezarlardaki 319 adet üst ve alt çenelerden elde edilen veriler kullanılmıştır. Sonuç olarak, toplumda 319 adet birey olduğu (%11,28’i bebek, %15,67’si çocuk, %5,64’ü kadın, %14,42’si erkek, %50,78’i cinsiyeti bilinmeyen) saptanmıştır. Aktaş Mevkii bireylerinin diş ve çene patolojileri, %6,19’u çürük, %9,29’u apse, %42,95’i ölüm öncesi diş kayıplarından oluşmaktadır. Toplumun beslenme alışkanlıklarının hayvansal proteine yönelik olduğu söylenebilir.Article MİDYAT AKTAŞ MEVKİİ BİREYLERİNE AİT CALCANEUS KEMİĞİNDEN METRİK VE NONMETRİK DEĞERLENDİRME(2018) Ayşe ACARCalcaneus kemiğinin dayanıklı yapıda olması, kazı alanlarında daha sık ve sağlam durumda bulunmasını sağlamaktadır. Çalışmada calcaneus kemiği üzerinden metrik özelliklere dayanan cinsiyet ve boy tahmini, nonmetrik incelemelerle belirlenen facet tiplerinin sıklığı hesaplanmıştır. Bu çalışmanın amacı, demografik bilgileri bilinmeyen (Cinsiyet, Yaş, Boy vs.) Midyat Aktaş Mevkii bireylerine ait calcaneus kemiğinden metrik olarak cinsiyet ve boy tahmini yapmak ve non metrik incelemelerle articuler facet tiplerini sınıflamaktır. Çalışmada kullanılan 66 adet materyal 2013 yılında Mardin Müzesi başkanlığında yürütülen Midyat Aktaş Mevkii kazı alanından elde edilmiştir. Kalıntılar Mardin Artuklu Üniversitesi osteoloji laboratuvarına getirilerek temizlik çalışması yapılmıştır. Uzunluk ve genişlik ölçümleri için hem sağ hem de sol taraf kullanılmış, ölçümler dijital kumpas kullanılarak yapılmıştır. Nonmetrik sınıflandırma için Gupta ve arkadaşları ve Compos ve Pellico’nun geliştirmiş oldukları sınıflandırmalar ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonucunda, cinsiyeti tahmini için 54 adet maksimum calcaneus uzunluğunun aritmetik ortalaması kullanılmış ve 26 adet erkek, 28 adet kadın birey tahmin edilmiştir. Boy tahmini için Holland’ın geliştirmiş olduğu formül çalışmamıza uygulandığında erkeklerin boy ortalaması 174,14 +-5,03 cm, kadınların boy ortalaması 161,56+-3,6 cm olarak hesaplanmıştır. Nonmetrik bulgularda Compos ve Pellico’nun geliştirdiği sınıflandırma 65 adet calcaneus kemiğine uygulandığında en sık rastlanan tip B tipi, cinsiyetler arası değerlendirmede erkeklerde en sık görülen tip A3 ve B2 tipi, kadınlarda ise B tipi olduğu gözlenmiştir. Gupta ve arkadaşlarının geliştidiği sınıflandırma çalışmamıza uygulandığında en sık görülen tip 1 tipidir. Erkek ve kadınlar arasında en sık görülen tip 1 tipi olmuştur. Sonuç olarak, calcaneus kemiğinin metrik ve nonmetrik incelemelerinin kimliklendirme çalışmalarında önemli bir yere sahip olduğu tespit edilmiştir.Article MİDYAT AKTAŞ MEVKİİ BİREYLERİNE AİT TALUS KEMİĞİNDEN METRİK VE NONMETRİK DEĞERLENDİRME(2018) Ayşe ACARBiyolojik profilin oluşturulmasında ilk ve en önemli aşamalardan biri cinsiyet tahminidir.Bu çalışmanın amacı, demografik bilgileri bilinmeyen (Cinsiyet, Yaş, Boy vs.) Midyat Aktaş Mevkii bireylerine ait talus kemiğinden metrik olarak cinsiyet ve boy tahmini yapmak ve non metrik incelemelerle artiküler facet tiplerini sınıflamaktır.Çalışma materyali, kazı alanındaki dört oda mezardan elde edilen 83 adet yetişkin bireye ait talus kemiğinden oluşmaktadır. Her kemik bir birey olarak değerlendirilmiş kemiğin sağ ve sol tarafı birlikte kullanılmıştır. Ölçümlerde dijital kumpas kullanılmış, ölçümü alınabilen bütün talus kemikleri çalışma için tercih edilmiştir. Maksimum talus yüksekliği, genişlik ve yükseklik ölçüleri alınmıştır.Nonmetrik karakterler için Bilodi ve Agrawal (2003) geliştirdiği sınıflandırma kullanılmıştır.Toplumsal ve kişisel farklar gösteren artiküler faset tipleri Midyat Aktaş Mevkii bireylerinde incelendiğinde en fazla Tip II, en az Tip IV olduğu gözlenmiştir. Talus kemiğinin dayanıklı ve sağlam yapısı arkeolojik alanlarda ve sonrasında oluşabilecek tahribatlarda korunabileceği için, cinsiyet, boy ve artiküler faset ayrımında, metrik ve nonmetrik olarak kimliklendirme çalışmalarında güvenilir sonuçlar elde edilebilmektedir.Article MİDYAT AKTAŞ MEVKİİ ROMA DÖNEMİ İSKELETLERİNİN PALEODEMOGRAFİK ANALİZİ(2018) Ayşe ACARPaleodemografik çalışmalar, arkeolojik kazılar sonucu elde edilen insan iskelet kalıntılarından yola çıkarak toplumların nüfus yapısı, büyüklüğü, yoğunluğu ve hareketliliği açısından inceleyen bir bilim dalıdır. Çalışmanın amacı, Roma Dönemine tarihlendirilen Midyat, Aktaş Mevkii Nekropol alanının, Anadolu’da yaşamış diğer eski insan topluluklarıyla karşılaştırılarak, biyolojik uzaklığı, nüfus yapısı, boy uzunluğu gibi yaşam biçimi ve çevreye uyum sürecini ele alarak toplumsal yapıyı değerlendirmektir. Bu çalışma, Mardin’in Midyat İlçesi Aktaş Mevkii’ne bağlı Mor Hobil-Mor Abrohom manastırının kuzeyinde yer alan 2013 yılında yapılan kazıda, Roma Dönemine tarihlendirilen 4 adet oda mezar ve 1 adet yaşam alanı içindeki insan kemiklerini içermektedir. İskeletlerin temizlik ve restorasyon çalışması yapıldıktan sonra birey sayısı, cinsiyet ve yaş tahmini yapılmıştır. Birey sayısı, kafatası (N: 76 kişi), mandibula (N: 228 kişi) ve maxilla (N:91 kişi) kemiklerine göre ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Cinsiyet ve yaşı belirlenmiş 41 adet bireyden yaşam tablosu oluşturulmuştur. Yaşam süreleri erkeklerin kadınlara oranla daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Erişkinlerin ortalama ölüm yaşı erkeklerde 31-36 yaş, kadınlarda 30-35 yaş arasında tahmin edilmiştir. Genç yaşta ölümler, kadınlarda %35.70, erkeklerde %18.5 oranında görülmektedir. Genel popülasyon içerisinde bebek ve çocuk ölümleri oranı %36.95 olarak bulunmuştur. Sonuç olarak, Midyat Aktaş Mevkii bireylerinin demografik yapısının anlaşılması, Güneydoğu Anadolu bölgesi için arkeolojik veri kaynağı niteliği taşımaktadır.Conference Object MORPHOLOGIC AND OSTEOMETRIC ASSESSMENT OF SEX FROM THE SKULL IN YONCATEPE POPULATION(2014) Ayşe ACARBoth forensic and archaeological sciences use metric and morphologic analysis of human skeletal remains for sex estimation of unknown individuals. Sex determination is the vital part of identification in forensic science. When the pelvis is unvaliable the skull is considered the second best indicator of sex. Morphological features and metric difference on sex determination are significant for adults. The purpose of this study was to apply morphologic and metric techniques on sex assessment from cranial dimensions. The study was done on human remains found in 6 tombs of Yoncatepe site (Van/Turkey) excaveted between 1998-1999. Morphological and metric techniques are used to determine sex by the skull. A total of 29 standard cranial measurements were taken from 11 male and 6 female skeletons in the population of Yoncatepe whose sex, age and demographic information were previously unknown. The measurements did not include adolescent skeletons. The measurements were taken in mm with a digital and sliding calipers and steel tape. The mean, minimum, maximum and standard deviation were calculated. Since the skeletal remains of archaeological series are very often poorly preserved and fragmentary, commingled numbers were measured from a number of bones of a number of skeletons. As a result all of the cranial dimensions were larger in males than females. The majority of males have narrow cranial structure. Both males and females have medium frontal width.Conference Object Yoncatepe İskelet Popülasyonunda Odontometrik Metotla Cinsiyet Tahmini(2015) Ayşe ACARKimliği bilinmeyen iskelet materyallerinden cinsiyet tahmini yapmak antropoloji ve adli bilimler için çok önemlidir. Bu çalışmanın amacı, Yoncatepe Popülasyonunda odontometrik metotlar kullanarak cinsiyet tahmini yapmaktır. Çalışma için Yoncatepe toplumuna ait Mandibula (N=56) ve Maksilla (N=31) üzerindeki tüm dişler kullanılarak yapılmıştır. Mesiodistal (MD) ve bukkolingual (BL) ölçüleri dijital kumpas ile alınmıştır. Cinsiyet, mandibula ve maksilladan morfolojik ve metrik metotla tahmin edilmiştir. Odontometrik özelliklerin cinsiyetler arasındaki farkı Students’ t testi kullanılarak hesaplanmıştır. Sonuç olarak cinsiyet, odontometrik metotlarla mandibula üzerindeki dişlerden daha yüksek oranda tahmin etmek mümkündür. Mandibula ve maksillanın birlikte kullanılması ile daha güvenilir sonuçlara ulaşılabilir. Antemortem cinsiyet bilgilerinin olmadığı arkeolojik toplumlarda, cinsiyet tahmininin güvenilirliğini arttırmak için farklı metotları birlikte kullanmak başarı düzeyini yükseltecektir.Article Yoncatepe Toplumunda Calcaneus ve Talus Kemiklerinden Cinsiyet ve Boy Tahmini(2014) Ayşe ACARArkeolojik kazı alanlarında bulunan insan iskeletleri o toplumun gelişim ve değişim süreçlerini anlamamıza yardımcı olmaktadır. Çalışmanın amacı, Yoncatepe toplumuna ait calcaneus ve talus kemikleri kullanılarak bireylerin cinsiyet ve boylarının tahmin edilmesi, ayrıca bireylerin vücut yapısı ve sağlık durumu hakkında bilgi sahibi olmaktır. Van-Yoncatepe’de 1998-1999 kazı döneminde yapılan çalışmalar sonucunda Erken Demir Çağına ait 6 adet oda mezar ortaya çıkarılmıştır. Yetişkinlere ait 56 adet calcaneus ve 64 adet talus kemiği dijital kumpas kullanılarak ölçülmüştür (mak. calcaneus uz.,mak. talus yük.). Cinsiyeti bilinmeyen Yoncatepe toplumunun ortalama boy uzunluğu calcaneus kemiğinden 161.16 ve talus kemiğinden 161.34 olarak hesaplanmıştır. Cinsiyet, kemiklerin ölçümlerinden çıkan ortalama değere göre tahmin edilmiştir. Buna göre, calcaneustan 30 adet erkek, 26 adet kadın, talustan 30 adet erkek 34 adet kadın birey olduğu tahmin edilmiştir. Sonuç olarak, Yoncatepe populasyonunun boy ve cinsiyeti, aynı veya yakın dönem diğer toplumlarla uyum göstermiştir.