Browsing by Author "Acar, Hayrullah"
Now showing 1 - 12 of 12
- Results Per Page
- Sort Options
Article Beylikler Döneminde Yazılmış Yazarı Belli Olma- Yan Kürtçe Bir Namaz Manzumesi(2023) Acar, HayrullahKlasik doğu edebiyatlarında dinî-edebî türler geniş bir yazılı eser yelpazesine sahiptir. Bu eserler arasında İslami ilimlerle ilgili olanlar önemli bir yer tutmaktadır. Doğu edebiyatında İslami ilimlerle ilgili pek çok man- zum eser yazılmıştır. Bu eserlerden akaid (akaidname) ile fıkıh ilmi (fıkıhname) hakkında yazılanlar hacim ve muhteva bakımından farklılık göstermektedir. Bu eserler, ihtiyaca göre, temel konularda, özet bir şekilde, kolay ez- berlenebilmesi için manzum olarak sade bir dil ve akıcı bir uslup ile kaleme alınmışlardır. Bu tür eserler genel- likle ilmihal başlığı altında toplanmışlardır. Bu eserler Arapça, Farsça ve Türkçe dillerinde yeterince mevcuttur. Bu alanda 1950’den bu yana Kürtçe ile de bir dizi edebi eser yazılmıştır. Kürtçe akaid eserleri akademik olarak bazı araştırmacıların ilgisini çekebilmişse de, Kürtçe yazılmış fıkıhnameler ile ilgili akademide çok az çalışma yapılmıştır. XVIII yüzyılda yazıldığı tahmin edilen bu namaz manzumesi, eldeki veriler ışığında en eski Kürtçe fıkıh- name olarak kabul edilebilir. Bu isimsiz ve yazarı belli olmayan ve Berlin’de Marburg Üniversitesi Yazma Eser- ler Kütüphanesinde bir şiir mecmuası içinde muhafaza altında olan manzume tarafımızdan “Namaz Manzume- si” olarak adlandırıldı. Bu çalışmada, mesnevi tarzında yazılan ve 63 beyit- ten oluşan manzume metni kısa bir inceleme ile birlikte sunulmuştur.Master Thesis Cengnameyeke Hezretî Elî:"Gezwetu Huneyn"a Mela Yasînê Alıkî (Metn û lêkolîn)(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Bişaroğlu, Seher; Acar, HayrullahMela Yasinê Alikî, 1891 / 1901-1976 yılları arasında Ağrı'nın Patnos ilçesinde yaşamış Kürt bir şairdir. Babasının adı Abdullah, annesinin adı Hayat'tır. Mela Yasin Alıki, Alıkan aşiretinden ve Codıkan kabilesindendir. Alıkan aşireti Cizre bölgesinden Van'nın Erciş ilçesine göç edip oradan da Patnos'a göç eden göçmen bir aşirettir. Mela Yasinê Alikî ve Feqe Reşîdê Alikî akrabadırlar. Mela Yasinê Alikî, Feqe Reşîdê Alikî'nin amcasının torunudur. Mela Yasinê Alikî, Feqe Reşîdê Alikî, Mela Zahirê Memanî, Mela Qasimê Pozreş, Şêx Nesîmê Kufrewî, Şêx Muhemmedê Arvasî ve Mela Ehmedê Kurumzade gibi âlimlerden eğitim almış. Mela Yasin, çeşitli köylerde imamlık ve müderislik yapmış ve bu süre zarfında birçok kişiye eğitim vermiştir. Mela Yasin Aliki, Şeyh İsmail Hezroyi, Muhammed Emin, Mela Muhmemed Yıldırım ve birçok kişiye hocalık yapmıştır. Mela Yasin Aliki Nakşibendi tarikatına bağlı bir alim idi. Gezwetu Huneyn adlı eserinde tarikatına dair izler görmesek de şiirlerinde tarikatı ve şeyhlerini zikretmiştir. Mela Yasin Aliki ve Gezwetu Huneyn adlı eseri henüz tanınmamış ve hiç bir çalışmaya konu olmamıştır. Şimdiye kadar elimizde 5 şiiri geçmiştir. Tez çalışmamız onun cengnamesi üzerine olduğu için şiirleri üzerinde ayrıntılı bir şekilde durmadık. Mela Yasinê Alikî'nin manzum cengnamesi bendlerle yazılmış olup toplam 373 benten meydana gelmiştir. Eser, Hz. Muhammed'in döneminde meydana gelen Huneyn savaşını konu almaktadır. Mela Yasinê Alikî Huneyn Savaşını Kurmanci lehçesiyle bir cengname olarak yazmıştır. Şimdiye kadar bu cengnamenin üç nüshasına ulaştık, ancak bu üç nüshalardan sadece ikisi tamamiyle elimizde. Elimizde olan nüshaları karşılaştırdık ve tashihli metnimizi eldeki iki nushaya göre hazırladık. Cengnameyi muhteva ve şekil yönünden tahlil ettik.Master Thesis Denbêjî di peywenda patronajê de(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2014) Gürür, Zeki; Acar, HayrullahSanatsal ve edebi üretimler üzerindeki etkisi inkâr edilmeyecek ölçüde belirgin olan "iktidar"ın, Kürt sözlü sanatının gelişim çizgisi üzerindeki etkisinin araştırılması bu çalışmanın amaçlarından biridir. Bu çalışmada sanat ve iktidar ilişkisi, dengbêjler ve onları himaye eden yapılar üzerinden incelenmektedir. Kürt sözlü kültürünün oluşum ve gelişim süreçlerine etki etmeleri dolayısıyla bu yapıları modernliğin Kürt toplumuna tezahürleri bağlamında modern ve modern öncesi şeklinde ayırmak mümkün. Çalışmada, dengbêjlik ve patronaj ilişkisi, tarihsel ve güncel örneklerden hareketle 2 temel bölüm halinde incelenmiştir. Çalışmanın giriş bölümünde, Kürt sözlü kültürünün bir parçası olan dengbêjlik sanatı; kolektif bellek, sözlü tarih ve sözlü kültür bağlamında incelenmiş olup, konu ile ilgili literatür taraması yapılmıştır. Kürt sözlü kültürü ile ilgili öncül yazılı materyaller taranmış olup, konu ile ilgili genel bilgiler aktarılmıştır. Matbaanın icat edilişinin sözlü ve yazılı kültüre etkisi, dünyada benzer süreçlerden geçmiş örnekler üzerinden incelenmiş, böylece matbaanın ve teknolojik imkânların Kürt sözlü kültürüne etkisi tahlil edilmiştir. 20. yüzyıldan sonra Kürt toplumunun içine düştüğü siyasal ve toplumsal koşulların, kültürel ve sanatsal üretimlere etkisi, sebep ve sonuçlarıyla beraber değerlendirilmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde Kürdistan'daki idari sistemlerin tarihsel arka planı ve Kürt mirlikleriyle Osmanlı Devleti arasındaki ilişkiler incelenmiş, mirlikler etrafında ortaya çıkmış sanat ve edebiyat, patronaj bağlamında değerlendirilmiştir. 16. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar, Kürdistan'daki idari sistemi şekillendiren dinamiklerle beraber, bu süreçte Kürt mirleri tarafından saraylarda himaye edilmiş ve bu yönüyle anlatıda ifadesini bulmuş örnekler ele alınmıştır. Bu örneklerden hareketle, sanat ve iktidarın birbirini besleyen, birbirine maddi ve psikolojik motivasyon kaynağı olduğu saptanmıştır. Bu bağlamda sanatsal ve kültürel üretimlerin içeriği ve kapsamıyla, siyasal ve iktisadi hegemonya arasındaki ilişki ortaya konulmuştur. 2. bölümde 16. yüzyıldan, 20. yüzyıla kadar Kürt toplumundaki iktidar dönüşümleri, mir, şeyh ve ağalar üzerinden ele alınmış, bu dönüşümün Kürt edebiyatı ve sanatı üzerindeki tezahürleri değerlendirilmiştir. Aynı zamanda bu karakterlerin toplumdaki seçkinlik vasıfları ve siyasi, iktisadi nüfuzları ile sanatsal ve edebi üretimlerdeki rolleri bu bölümde tartışılmıştır. 20. yüzyılın başına doğru siyasi ve iktisadi hegemonyası azalan Kürt mirlikleri, onlardan sonra toplum üzerinde nüfuz sahibi şeyhler ve yüzyılın sonuna doğru ortaya çıkan ağalar üzerinden, Kürt sanatı ve özelde dengbêjliğin anlatı içeriğinin analizi yapılmıştır. Yine bu bölümde, sanat ve iktidar ilişkisinin mekânsal düzlemi, değişen siyasi, kültürel ve toplumsal dinamiklerin, kültürel ve sanatsal üretimlere etkisi himaye mekânları başlığında tartışılmıştır. Sanatın icrasında önemli himaye mekânları olarak karşımıza çıkan saraylar, köy odaları, radyolar ve dengbêjevlerinde, sistematik karşılığını bulmayan patronajın, tarihsel ve siyasal sebepleri değerlendirilmiştir. Kürdistan'daki iktidar değişimlerinin dengbêjler üzerindeki etkisi, anlatıya yansıyış biçimi ve epik anlatı türünün ortadan kayboluşu şeklinde ifadesini bulan patronaj sisteminin, kendini yeniden üretme biçimi tartışılmıştır. Günümüzde bu kültürün yeniden üretimi ile ilgili Mala Dengbêjan başlığında, güncel bir Dengbêjler Divanı örneği ile klasik dengbêjlik arasında benzerlik ve farklılıklar tespit edilmeye çalışmılmıştır.Master Thesis Dengbêj resoyê gopala(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2016) Beğik, Mahmut; Acar, HayrullahToplum içinde çoğu zaman, toplumun üzerinde etkiler birakan olaylar meydana gelir. Eğer o toplum sözlü halk edebiyatını yaşıyorsa ve henüz tamamen yazılı edebiyata geçmemişse, bu olaylar bir şekilde bazı kimseler tarafından topluma sözlü olarak aktarılır. Bu olaylar bir nesilden diğer bir nesile nakledilirler. Kürt halkı içerisinde, genelde bu görev 'dengbêjler' tarafından yapılır. Dengbêjler bu olayları hikaye, destan veya türkü haline getirirler. Bölge halkı içerisinde veya bir bölgeden diğer bir bölgeye, baştan başa naklederler. Dengbêjlik, sözlü Kürt edebiyatında bugüne kadar devam etmektedir. Sadece türkülerinin bir kısmı, notalarıyla beraber yazılı edebiyata dönüştürülebilmiştir. Türküler, dengbêjler sayesinde kendi özlerini koruyabilmişlerdir. Kürtler içerisinde bir çok dengbêj, bugüne kadar bu sözlü edebiyatı taşıyabilmişlerdir.Bu sözlü kültürü koruyan ve ona büyük katkılar sağlayan dengbêjlerden bir tanesi de dengbêj Resoyê Gopala'dır.Dengbêj Reso70 yıldan fazla dengbêjlik yapmış ve Kürt dengbêliğine önemli katkılarda bulunmuştur. Bu araştımada,dengbêj Resoyê Gopala'nin yaşam ve eserleri üzerinde, detaylı bir araştırma yapılmıştır. Bu tez giriş ve 2 kısımdan oluşmaktadır. Giriş bölümünde, dünya genelinde sözlü edebiyat ve onun içerisinde 'dengbêjliğin' yeri üzerinde durulmuştur. Bunun yanında da komşu milletlerin ve Kurdistan topraklarında yaşıyan azınlıkların Kürt dengbêjliği üzerindeki etkisi veya Kürt dengbêjliğinin, bıraktığı etki ele alınmaktadır. Aynı bölümde, dünya ve Kürt araştırmacılarına göre, dengbêjliğin genel ölçüleri ve dengbêj Evdalê Zeynê'nin bir ekol olarak Kürt dengbêjliği içerisindeki yerine yer verilmiştir. Bunun da sebebi dengbêj Resoyê Gopala'nın Evdal'in bir takipçisi olmasındandır. Araştırmanın birinci bölümü, Reso'nun yaşami ve eserleri konu edinmektedir. Reso'nun aşireti, ailesi, zehirlenmesi bu bölümde yer almaktadır. Ayrıca Reso'nun ailesinden, araştırmacılardan, dengbêj ve arkadaşlarından, dengbêj Resoyê Gopala hakkındaki görüşlerine yer verilmiştir. Üçüncü bölümde, Reso'nun eserlerinden seçilmiş örnekler almaktadır. Bu örneklerde ele alınan türkülerin konusu, kahramanları, olay, yer ve örgüsü üzerinde durulmuştur. Resoyê Gopala, dengbêj Evdalê Zeynê'nin ekolunu takip eden bir dengbêj olması nedeniyle, ikisinin eserleri arasında karşılaştirmanın yapılabilmesi için örnek olarak iki eserine yer verilmiş ve eserler ekte sunulmuştur.Master Thesis Dengbêjnên jin ên Radyoya Erînavê(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Polattağ, Habibe; Acar, HayrullahDengbêjlik geleneği kürtlerin sahip olduğu sözlü kültürün en önemli unsurlarından biridir. Dengbêjlik, ana fonksiyonlarının yanısıra kürtler için tarihi belge olma özelliğine de sahip olmuştur. Dengbêjlik sanatını icra edenler halk arasında önemli bir statüye sahip olmuşlardır. Dengbêjlik eski dönemlerden beri hem kadınlar hem de erkekler tarafından icra edilmiş fakat sosyal sebeplerden dolayı kadınlar divanlarda pek yer alamamışlardır. Bu tezle kadınların dengbêjlik serüveninin tanımaya çalıştık. Tezin ana soruları şunlardı: Kadınlar dengbêjlik geleneğinde nasıl bir rol oynadı, Kadınlar dengbêjlik sanatını üretirken ve icra ederken nasıl sorunlarla karşılaştılar, bu alanda onların işini kolaylaştıran ve zorlaştıran unsurlar nelerdir? Kafkas Kürtleri Sovyetler birliğinin değişen eğitim politikaları sayesinde önemli gelişmeler yaşadı. Kürtçe eğitim onlara milli bir bilinç kazandırdı. Kürtler bu milli bilinçle edebiyat, akademi ve müzik gibi alanlarda önemli çalışmalara imza attı. Bu çalışmalar içinde en çok ses getiren ve tanınan kuşkusuz Erivan Radyosudur. Kafkas Kürtlerinin dengbêjlik mirası Erivan Radyosu sayesinde önemli bir arşive sahip oldu. Bu arşiv aynı zamanda kürt müziğinin de başlıca kaynaklarından birisi oldu. Radyo, dengbêjliğin yeni icra merkezi olmuştu. Kadınlar da icracı olarak divanlarda bulamadıkları fırsatı radyoda buluyordu. Bu kürtler için yeni bir durumdu. Fatma Îsa, Belga Qado, Aslîka Qadir ve daha birçok dengbêj toplumsal ve ailevi baskılara rağmen radyoda dengbêjliği icra ettiler ve dengbejlik geleneğinde kendilerine yer buldular. Teknolojik ve sosyal değişimlerden sonra dengbêjlik geleneği ve Kürt müziği de yeni bir döneme girmiş oldu. Yeni dönemde radyo ve plaklar patronaj sisteminin yerini aldı. Burada dikkat çeken en önemli noktalardan birisi de kadınların da artık dengbêjlik icrasında öne çıkmak için fırsat bulmasıdır. Bu durum önceleri toplum tarafından kabul edilmiyordu ve dengbêjlik icrasında sesini duyurmaya çalışan kadınlar bir çok baskıyla karşı karşıya kalıyordu. Bu konuda Erivan Radyosu ve Kafkas Kürtleri önemli bir örnek oluşturuyor.Master Thesis Di romanên Erebê Şemo'de folklora Kurdî(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2013) Gören, Ebubekir; Acar, HayrullahGören, Ebubekir, "Erebê Şemo'nun Romanlarında Kürt Folkloru", Master Tezi. Danışman: Hayrullah ACAR, XIV+169 Folklor, halklara ait kültürel ve edebi ögelerden oluşur. Folklor yoluyla halkarın yaşamı, deneyimleri, adetleri, düşünce ve inanışları somutlaşır. Öykü, destan, atasözü ve deyimler, binlerce yıllık süreç içinde anlatılır ve nakledilir. Bu ögeler, dil ile korunur ve devamlılıkları sağlanır. Folklor disiplini de bu ögeleri toplar, sınıflandırır ve değerlendirir. Folklor yoluyla halkların edebi ögeleri öğrenilir. Bu yönleriyle folklor, eşsiz bir edebi anlatım hazinesidir. Modern dönemin edebi bir icadı olan roman türü, folklorun hazinesine muhtaçtır. Bu yüzdendir ki birçok romanın kaynağı folklordan alınmıştır. Kürt romancısı Erebê Şemo da, eserlerinde Kürt folklorunu temel almıştır. O, yazdığı "Şivanê Kurmanca" adlı romanıyla Kürt edebiyatı için yeni bir alanın kapısını açmıştır. Çünkü "Şivanê Kurmanca" ilk Kürtçe romandır. Bu çalışma, Erebê Şemo'nun hayatı, eserleri ve romanlarındaki Kürt folklorunu konu edinmiştir. Çalışma, önsöz, giriş ve sonuç kısımları hariç, iki bölümden oluşur. Giriş bölümünde, folklorun anlamı ve içeriği üzerinde durulmuştur. Folklorun temel özelliklerine ve onun dil, kültür, tarih ve edebiyat ile bağlantılarına işaret edilmiştir. Burada, sözlü kültürlerin ortaya çıkışından bu yana, anlatım ve yazım alanlarındaki büyük gelişmelerden bahsedilmiş ve tarih boyunca sözlü anlatım alanındaki biçimsel ve içeriksel değişimler gözler önüne serilmiştir. Bu gelişim seyri sanayi devrimi, hümanizm ve Fransız ihtilali ile ilişkilendirilmiş, konu modern roman sanatının ortaya çıkışına kadar getirilmiştir. Roman sanatı da onun tarihine ve bireyler ve uluslar için anlamına göre değerlendirilmiş ve onun folklor ile bağlantısı ortaya konmuştur. Son olarak da Kafkasya Kürt romanı, onun temel karakteristiği ve bu karakteristiğin nedenleri irdelenmiştir. Birinci bölümde, Erebê Şemo'nun yaşamı, edebi kişiliği ve eserleri üzerinde durulmuştur. Şemo'nun romanları, özellike, kültürel, folklorik, tarihi ve edebi yönlerden değerlendirilmiştir. İkinci bölümde, Erebê Şemo'nun romanlarındaki Kürt folkloru ögeleri bir araya getirilmiş ve bunlar alanlarına göre sınıflandırılmıştır. Bu folklorik unsurlar Kürt kültürü ve adetleri açısından açıklanıp yorumlanmıştır. Sonuç bölümünde, Erebê Şemo'nun romancılık dışındaki yönleri ele alınmıştır. Erebê Şemo'nun gazetelerde yayınlanmış makaleleri, radyo ve dil çalışmaları ve siyasi mücadelesi üzerinde durulmuştur.Master Thesis Dîwana laxer(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2019) Yılmaz, Hacı; Acar, HayrullahKlasik Kürt Şiirinin şairlerinden biri olan Laxer 19. Yüzyılın sonlarında ve 20. Yüzyılın ilk yarısında yaşamıştır (1866? – 1927). Müküs bölgesindendir; adı Tinis olan bir köyde doğmuştur. Mezarı da şu anda Van Edremit'e bağlı Elmalı (Zivistanî) köyündedir. Medrese geleneğinden gelen Laxer'in aile kökeni Behdînan bölgesine dayanır. Mir Hesen Veli, Kırmızı Medrese ve Arvas Medresesi gibi, yaşadığı coğrafyanın en meşhur medreselerinde dini ve edebi eğitimini gören Laxer, tasavuf ehlidir ve Nakşî tarikatına intisabı vardır. Edebi olarak Melayê Cizirî'den çok etkilenen şair, şiirlerinde daha çok din, tasavuf, aşk, tabiat temalarını işlemiştir. Şiir divanı, oğlu döneminde bir sel felaketine maruz kalır ve büyük zarar görür. Çoğu artık okunamaz hale gelir, ne var ki oğlu yine de biri arapça, biri farsça ve yirmi sekiz tanesi de kürtçe olmak üzere otuz tane şiirini kurtarıp yeniden yazmayı başarır. İşte bu otuz güzel şiiri ile Laxer olarak kürt edebiyatı tarihine geçer. Halk arasında Mela Umerê Aşiq ya da Mela Umerê Tînîsî olarak bilinen Laxer, şiirlerinde Laxer mahlasını kullandığı için edebiyat sahasında şair Laxer olarak tanınır. Bu çalışmamızda, onun hayatı, divanı ve görüşleri üzerine detaylı durmanın yanı sıra şiirleri hakkında biçimsel, içeriksel ve tematik tahliller yaptık.Master Thesis Hîmên helbesta kovara Tîrêjê(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2014) Öztürk, İrfan; Acar, HayrullahBu tezde Tîrêj Dergisi şiirinin temel esasları yorumlanmış. Tîrêj dergisi, 1979 yılında yayına başlamış ki bu tarih bir çok açıdan önemli bir tarihtir. Çünkü hem Türkiye'de hem de dolayısıyla Kürtler arasında siyasetin dinamik olduğu bir tarihtir. Bu tarih "Soğuk Savaş" dönemi içinde yer alan bir tarihtir. Dünyada var olan iki blok Sosyalist Blok ve Kapitalist Blok olarak tanımlanıyor ve bu bloklar arasındaki mücadele bütün dünya siyasetini doğrudan ve dolaylı olarak etkiliyordu. Soğuk Savaş bağlamında çoğu zaman teknoloji, sanat, kültür ve edebiyat bir ideolojik argüman olarak kullanılıyordu. Bu dönemde, Kuzeydeki Kürtler arasında da siyaset dinamikti ve bir çok parti, kuruluş ve fraksiyon kurulmuştu. O parti, kurum ve fraksiyonların çoğu konjunkturel siyasetin de etkisiyle, sosyalist bir siyaset yürütüyorlardı. O kuruluşlardan biri de DDKD idi. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde tamamı Kürtçe ve iki lehçesi (Kurmancî, Zazakî) ile yayınlanmış ilk dergi olan Tîrêj de bu kuruluşun öncülüğüyle yayına başlamıştır. Ulusal ve ideolojik bir siyaset güden bu kuruluş derginin içeriği ve şiiri üzerinde etkili olmuş ki modern Kürt şiirinin en önemli duraklarından biri olan Tîrêj şiiri ulusalcı ve sosyalist bir şiir halini almıştır. Bu çalışmada bu iki temel yapı ve bağlamları açısından Tîrêj şiiri yorumlanmıştır. Tîrêj dergisinin sayıları içerik (Şiir, makale, öykü vb. ) ve editöryal yazılar açısından değerlendirilmiş derginin şiirinin temel esasları ulusallık, modernite, ideoloji olarak tespit edilmiştir tarafımızdan. Diğer taraftan da bu kavramlar üzerinden, varoluş sorunu olarak edebniyat, metindışılık ve edebiyatdışılık, zamandışılığın da önemli esaslar olduğu tespit edilmiştir. Bu tezde görülmüş ki bu esaslar derginin bir çok şiirinde kendilerini göstermişlerdir. Bu tezde, ulusallık, varoluş sorunu, metindışılık, zamandışılık, modernite, ideoloji kavramları değerlendirilmiş ve bu esaslar Tîrêj dergisi şiirnde tespit edilmeuye çalışılmış ve okuyucu merkezli bir perspektifle şiirler bu esaslara göre yorumlanmıştır.Article KLASIK KÜRT EDEBİYATINDA FARSÇA ŞİİR YAZIMI VE WEDA'Î ÖRNEĞİ(2016) Acar, HayrullahFars dili bütün komşu dilleri etkilemiştir. Osmanlı devleti coğrafyasında farsça eğitimde etkin bir konumdaydı. Medrese ve mekteplerde arapçanın yanısıra farsça eğitim de verilmekte idi. Bu durum farsça yazan şairlerin sayısının fazla olmasında başlıbaşına bir sebeb idi. Kürt medreselerinde de bu durum geçerliydi. Bu bakımdan, klasik kürt edebiyatının temellerinin bu medrese ehillerince atıldığını söylemek mümkündür. Melayê Cizîrî'den başlayıp Feqiyê Teyran, Ehmedê Xanî, Melayê Bateyî ve Şêx Ehmedê Feqîr'e kadar sayabileceğimiz bütün şairler bu medreselerden yetişmiş kişilerdir. Bu şairlerin tümü fars edebiyatından haberdar olup, aynı zamanda tümü Farsça da yazmışlardır. Weda'î de Müküs Beyliği döneminde yaşayıp, Farsça yazmış güçlü şairlerden biridir. Weda'î, tahmini olarak 1790'da Müküs'te dünyaya gelmiş olup 1850'de wefat etmiştir. Divanında Kürtçe şiirlerinden fazla Farsça şiirleri yer almaktadır. Kürtçe yazmış olduğu şiirlerinde gösterdiği başarıyı Farsça şiirlerinde de sürdürmüştür. Bu makalede Farsça yazan kürt şairlere örnek teşkil etmesi bakımından, Weda'î'nin Farsça şiir yazıcılığı üzerinde ayrıntıyla durulmuşturArticle KÜRT EDEBİYATINDA MANZUM BİR FIKIHNAME: MELA EBDULCELÎLÊ BOTÎ’NİN RÎSALETU SEFÎNETU’L-EKRAD İLA SEBÎLİ’R-REŞAD/SEFÎNA KURDAN Jİ BO EHLÊ BAJAR Û GUNDAN ADLI ESERİ(2016) Acar, HayrullahKlasik Kürt Edebiyatı klasik doğu edebiyatları gibi referansını İslam dininden alan bir edebiyattir. Bu edebiyatta şiir sadece sanat için yazılmaz. Bir çok eser dinî konuların öğretilmesi maksadıyla manzum olarak kaleme alınmıştır. Fıkıh konusunda yazılmış ve her müslümanın bilmesi gereken bilgileri içren eserler ilmihal olarak adlandırılırlar. Klasik doğu edebiyatlarında bu tür eserler kolayca ezberlenmeleri amacıyla manzum bir şekilde yazılmışlardır. Klasik Kürt edebiyatında bu amaçla yazılmış eserler şimdiye kadar akademik bir bakışaçısıyla değerlendirilmemiştir. Bu eserlerin edebi bir açıdan değerlendirilmemiş olması bir eksikliktir. Risaletu Sefînetu'l-Ekrad Îla Sebîlu'r-Reşad/ Sefîna Kurdan Ji Bo Ehlê Bajar û Gundan bu alanda yazılmış orijinal bir Kürtçe eserdir. Bu makalede genel olarak bu konuda yazılmış eserler ve özellikle Mele Ebdulcelîlê Botî tarafından yazılan Rîsaletu Sefînetu'l-Ekrad inceleme konusu yapılmıştır. Bu bağlamda eserin metni metin kritiği tekniği ile ve iki nusha arasındaki farklar gösterilerek hazırlanmış olup, metinden önce konuyla ilgili metnin şekil ve içerik bakımından değerlendirmesini içeren bilgiler de verilerek, analitik bir değerlendirme yapılmıştırMaster Thesis Qewlê hespê reş(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2016) Yıldız, Ayhan; Acar, HayrullahBir İslamî dönem Kürt edebiyatı, manzum ve doğal gazanamesi olan bu eser, halk arasında sözlü anlatım geleneğinde yaşam bulmuştur. Konusunu, İslami ilk dönem tarihi ve dini bir olaydan almıştır. Ehl-i Kitab olan bir "Mîr"in elinde, mistik özellikleri olup müslim olan "Hespê Reş" -diğer adıyla Borê Qer- adında bir at vardır. Bu at, Cenabê Peygamber"e iman etmiştir. Halife Hz. Ömer, bu atı Hiristiyan olan Mîr"den almak için, onların memleketine gelir ve bir şekilde Peygambere götürmek ister; ancak Hiristiyan Mîr, buna müsaade etmez ve aralarında savaş çıkar. Mîr"in kardeşi olan Rahip de, Hz. Ömer"e yardımcı olur; ancak yine de başaramazlar. Efsanevî bir kuş, Cenabê Peygamber ve ashabına, Hz. Ömer"in zor durumda olduğunu haber verir. Onlardan da, Hz. Ali, Hz. Osman, Hz. Hamza, Hz. Abbas, Hz. Ebûbekir yardıma gelir ve büyük bir savaş sonunda bu atı almayı başarırlar; atı alıp Medine şehrine götürüler. Bu eserin çeşitli yörelerde, halk arasında sözlü anlatımının yanında, birkaç yazılı nüshası da vardır. Kürt edebiyat araştırmacılarının bazıları, bu nüshaların Elî Herîrî"ye, bazıları Feqiyê Teyran"a, bazıları Mela Xalidê Zebarî"ye, bazıları da Ahmedê Xanî"ye ait olduğunu yazmıştır.Master Thesis Teza Lîsansa Bilind Tesrîfa teremaxî(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2016) Üneşi, Aydın; Acar, HayrullahVan"ın Bahçesaray (Muks) ilçesine bağlı Yaylakonak (Teremax) köyünde dünyaya gelen Eliyê Teremaxî, 16-17. Yüzyıllarda yaşamış bir kürt medrese bilginidir. Teremaxî Kürt dili tarihinde ilk defa Arapça gramerini Kurmanci Kurtçesiyle kaleme almıştır. Teremaxi eserinde Kurmanci Kurtçesi gramerine de özel bir yer ayırmış, bunun yanı sıra Arapça, Farsça ve Kurmanci Kürtçesi gramerlerini karşılaştırmıştır. Çünkü O dilbilimci olarak Kurmanci Kürtçesiyle Arapça ve Kurmanci Kürtçesi gramerleri hakkında nesir olarak kürtçe eser yazan ilk kişidir. Tesrifa Teremaxî'nın ilk elyazmasi 1850"li yıllarında Hakkari"de bir mollanın yanında bulunmuş olup, Mela Mahmûdê Bazîdî onun bir örneğini kaydetmiş ve Kürt medreseleri ile eserin yazarı hakkında bir önsöz eklemiştır. Rusyanın Erzurm konsolosu A. Jaba eseri Leningrad (Petersburg)"ta bulunan Sovyet Bilimler Akedemisi arşivine göndermiş olup,eser günümüze kadar burada muhafaza altında bulunmaktadır. Marûf Xeznedar da el yazmayı oradan alarak 1971'de Bağdat'ta, bir önsözle birlikte yayınlamıştır. Eser bir giriş ile 31 bölümden oluşmuş olup medrese mensuplarından Arapçaya yeni başlayacaklar için hazırlanmış. Tesrifa Teremaxî"nin transkripsiyonu ve dilinin günümüz konuşma diline adapte edilmesiyle şive, dil gramer açısından incelenmesi, Kurmanci Kürtçesi çalışmaları için önemli bir dayanak olmuştur. Tesrîf tarîhsel boyutlarıyla, Kürdistan medreseleri müfredatı içerisindeki ders kitaplari arasında önemli bir yer edinmiştir.