Browsing by Author "Albayrak, Önder"
Now showing 1 - 7 of 7
- Results Per Page
- Sort Options
Article Arpada Tane Verimi ve Kalite Özellikleri Üzerine Genotip ve Çevrenin Etkileşimi(2019) Tür, Mehmet Rıda; Yıldırım, Mehmet; Akıncı, Cuma; Albayrak, ÖnderBu çalışma, bazı arpa genotiplerinin tane verimi ve kalite özellikleri üzerine çeşit ve çevrenin etkilerini belirlemek amacıyla, 2011-2012 yılında Diyarbakır ve Mardin koşullarında yürütülmüştür. Araştırmada, 2 adet ticari çeşit ve 5 adet ileri hat kullanarak tane verimi, bin tane ağırlığı, hektolitre ağırlığı, protein içeriği, nişasta içeriği ve klorofil içeriği değerleri incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, genotip, çevre ve çeşit x çevre interaksiyonunun incelenen özellikler üzerine etkileri istatistikî olarak önemli bulunmuştur. Genotiplerin tane verimi 413.60-661.63 kg da-1, bin tane ağırlığı 42.21- 45.02 g, hektolitre ağırlığı 58.92-66.39 kg/hl, tanede protein içeriği %11.70-14.24, tanede nişasta içeriği %59.8-61.2 ve klorofil içeriği 44.4- 48.6 değerleri arasında değişmiştir. Her iki lokasyonda da Altıkat çeşidi en yüksek tane verimi değerine sahip olmuştur. DZA-7, DZA-8 ve Dicle 1 hatları protein içeriği, hektolitre ağırlığı ve nişasta içeriği özellikleri yönünden ön plana çıkmışlardır. Biplot analizi ile tüm özellikler incelendiğinde tane verimi, bin tane ağırlığı ve SPAD değeri aynı grupta yer alırken protein içeriği, nişasta içeriği ve hektolitre ağırlığı özellikleri aynı grupta yer almıştır.Article EVALUATION OF THIRTEEN DURUM WHEAT (TRITICUM DURUM DESF.) GENOTYPES SUITABLE FOR MULTIPLE ENVIRONMENTS USING GGE BIPLOT ANALYSIS(2019) Kızılgeçi, Ferhat; Albayrak, Önder; Yıldırım, MehmetThe present study was undertaken to identify the best durum wheat genotypes suitable for the South-Eastern Anatolia Region of Turkey with desirable grain yield and quality. In the context, thirteen spring durum wheat genotypes were evalu ated in four environmental condition of the target region in consecutive two growing seasons in the year 2013-14 and 2014-15. The stability and supe riority of genotypes, and favorable testing environ ments were described by using ANOVA and GGE biplot analysis (genotype, genotype x environment). Genotype, environment and GEI (genotype x envi ronment interaction) was found to be highly signifi cant for multiple traits. The total variation of PCI (principles component) and PC2 was calculated 90% for ETI (environment trait interaction), 57.35 for GTI (genotype trait interaction), and 87.5% for GE interaction. The results of total variation of ETI was found higher than GTI and GEI. On the other hand, the biplot analysis showed that four mega environments occurred among ETI and three envi ronments (E1, E2 and E3) correlated with different traits, while environments E4 did not correlated with any traits. The environment E1 was found the best for Grain yield, test weight, thousand kernel weight and starch content, E2 for L*, b*, SPAD, and E3 for zeleny sedimentation, protein content and wet gluten content. In the biplot analysis, the environments divided three sector based on traits. Among the genotypes, the genotype G8 was per formed the best in all tested environments, while G9 was found the best based on all traits. The re sults of the study showed that GGE biplot analysis can be used as a good tool to identity of the most suitable environment in terms of all the characteris tics as well as to identify the best genotypes for future breeding program.Article Evaluation of yield and yield components of some Turkish maize landraces grown in south eastern Anatolia, Turkey by biplot analysis(2019) Kızılgeçi, Ferhat; Albayrak, Önder; Yıldırım, Mehmet; Akıncı, Cuma; Biçer, Behiye TubaMaize has comparatively high genetic diversity. Thus, we evaluated yield and yield traits on 92 maize landraces collected from Black Sea and Marmara Regions of Turkey and investigated three maize hybrids for yield and some morphological traits under Diyarbakir conditions in 2016 growing season. Mean value of plant height varied between 131-270 cm among maize landraces, 62.33-177cm for first ear height, 13.07- 24.70 mm for stalk thickness, 9.04-22 cm for ear length, 10.70-44.16 mm for ear diameter, 7.33-16.80 for row number of ear-1 , 10-44.60 for the number of kernels in row-1 , 16.43-27.46 mm for rachis diameter and 1387-18226.7 kg ha-1 for grain yield. According to our finding of the hybrid and the local maize genotypes, the grain yield, the number of grains in the cob and the weight of the cob, plant height, and number of rows were collected in the single group in the biplot chart. DZM-194-2 and DZM-11 local maize genotypes were found more stable for all investigated traits. DZM-7, DZM 194-2, DZM-11 and DZM-222-4 genotypes shown superiority to other genotypes in terms of grain yield.Article Farklı çevrelerde yetiştirilen yazlık ekmeklik buğday genotiplerinin tane verimi ve kalite özellikleri yönünden incelenmesi(2020) Albayrak, Önder; Kızılgeçi, Ferhat; Yıldırım, Mehmet; Akıncı, Cumaİnsan beslenmesinde önemli bir role sahip olan buğdayın yüksek tane verimi yanında kalite özelliğine de sahip olması istenilmektedir. Bu çalışma, tane verimi ve kalite özellikleri yönünden üstün performans gösteren yazlık ekmeklik buğday ileri hatlarının belirlenmesi amacıyla 2012-2013 yetiştirme sezonunda Diyarbakır ve Mardin lokasyonlarında yağışa dayalı şartlarda yürütülmüştür. Araştırma tesadüf blokları deneme desenine göre 4 tekerrürlü olarak kurulmuştur. İncelenen tüm özelliklerde genotip, lokasyon ve genotip x lokasyon interaksiyonları parametrelerinde istatistiki olarak önemli farklılıklar belirlenmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre tane verimi 341.46-511.67 kg da-1, bin tane ağırlığı 37.40-45.99 g, hektolitre ağırlığı 80.18-82.33 kg, klorofil içeriği 44.1-47.4, tanede protein içeriği %12.42-14.75, nişasta içeriği %64.90-65.81 ve yaş gluten içeriği %25.56-28.64 değerleri arasında değişim göstermiştir. Islah çalışmalarında başarıyı artırmak ve olumsuz sonuçlarla karşılaşmamak için lokasyon denemelerinden önce erken-geç ekim ve sulu-kuru koşullarda deneme gibi farklı çevre şartları oluşturarak ileri hatlardaki genotipik farklılıkların ortaya çıkarılmasının faydalı olacağı kanısına varılmıştır.Article GRAIN YIELD AND NITROGEN USE EFFICIENCY IN SPRING WHEAT (TRITICUM AESTIVUM L.) HYBRIDS UNDER DIFFERENT NITROGEN FERTILIZATION REGIMES(2022) Yıldırım, Mehmet; Kızılgeçi, Ferhat; Albayrak, Önder; Iqbal, Muhammad Aamir; Akıncı, CumaIncreasing nitrogen use efficiency in modern agriculture is important for obtaining high yields and reducing production costs and environmental pollution. Globally, price reduction and envi ronmental concerns advocate a lower use of nitrogen (N) fertilizer for wheat (Triticum aestivum L.) crop, especially for wheat hybrids. The objective of this study was to assess combining ability at different N levels for agronomic traits and nitrogen use efficiency (NUE) via diallel analysis in wheat hybrids. Four spring wheat cultivars were used to produce a 4 × 4 full diallel cross with the reciprocals. Parents of various origins and their diallel F2 -hybrids were evaluated in field under 0, 120 and 240 kg ha-1 N doses. The results showed that there was much genotypic variance among nitrogen doses for the NUE, grain yield, agronomic and quality traits. Signifi cant genotypic differences in the yield, protein yield, protein content and NUE were identified among hybrids. General combining ability effect of parents for the grain yield and protein con tent, and specific combining ability effect of hybrids for the NUE and grain yield significantly changed depending on nitrogen levels. Both genetic and reciprocal effects showed interaction with nitrogen doses in determining the NUE of wheat. Because of the reciprocal x N interaction, the hybrids’ reciprocal responses to increasing nitrogen levels revealed positive or negative changes in the yield and NUE characteristics. The winner among hybrids was identified for grain yield and grain nitrogen yield (GNY) at the optimum N level according to the GGE biplot analysis. Inqualab91 x Chils was found to be desirable for selecting NUE traits.Article Mısır Islahında Dihaploid Teknolojisi ile Saf Hat Geliştirilmesi(2023) yıldırım, Mehmet; Albayrak, Önder; Bayhan, Merve; Özkan,Remzi; Akıncı, Cuma; Kızılgeçi, Ferhat; Biçer, Behiye TubaKlasik mısır ıslahında ıslah süresinin uzun olması, yüksek mali finans ve iş gücü gerektirmesi yeni hibrit çeşit geliştirmede özellikle küçük ve orta ölçekli ıslah kuruluşlarının mısır ıslahı yapmasını güçleştirmektedir. Bu bariyeri kırmak için son yıllarda uygulamaya konan in vivo haploidi tekniği yukarıda sayılan avantajlarının yanısıra seleksiyon etkinliğini artırmakta, tam homozigotluk sağlamakta, moleküler marker tekniklerinin uygulanması için uygun saflık sağlamaktadır. Bu çalışmada induser kullanarak in vivo maternal haploid bitki elde etme yönteminin mısır ıslahında kullanılma potansiyeli araştırılmıştır. Çalışmada kendilenmiş hat elde etmek için Karadeniz Bölgesi yerel mısır popülasyonları ve haploid bitki elde edilmesinde tozlayıcı olarak RWS ve RWK-76 induser (indirgeyici) genotipleri materyal olarak kullanılmıştır. Çalışmanın kromozom katlama, tohum çoğaltımı ve bitki yetiştirme işlemleri Dicle Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü laboratuvar, sera ve deneme arazisinde 2016, 2017 ve 2018 yıllarında yürütülmüştür. DH hatlar 3 adet ticari hibrit çeşidiyle melezlenmiş ve bu melezleme sonucunda 9 melezde tekerrürlü deneme kuracak kadar tohum elde edilmiştir. 2018 yılında DH hatlardan elde edilen test melezleri 3 tekerrürlü olarak tesadüf blokları deneme desenine göre ekilerek yetiştirilmiş ve bazı tarımsal özellikler yönünden değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre başta tane verimi olmak üzere bitki boyu, ilk koçan yüksekliği, gövde çapı, yaprak eni ve SPAD, koçan ağırlığı, koçan boyu, koçan çapı, koçanda sıra sayısı, koçan sırasında tane sayısı ve uç boşluk uzunluğu, sömek çapı, koçanda tane ağırlığı özellikleri yönünden standart çeşitleri aşan DH melez kombinasyonları saptanmıştır. İn vivo haploid bitki elde etme yönteminde başarıyı en çok düşüren aşamanın DH bitkilerin kendilenmesi aşaması olduğu belirlenmiştir. Bu çalışmada mısır ıslahında bir bütün olarak başarıyla kullanılabileceği ortaya konmuştur. Yerel mısır çeşitlerimizin hem bu yöntemin uygulanmasına uygun olduğu hem de ıslahta doğrudan anaç olarak kullanmak için uygun genotipik potansiyele sahip olduğu belirlenmiştir. DZ-M-13 x Gariz, DZ-M-56 x Elioso, DZ-M-67 x Elioso-1 ve DZ-M-67 x Excel-1 DH melezleri tane verimi bakımından öne çıkan genotipler olmuşlardır. Ayrıca test melezlerinde incelenen özellikler arasında tane verimi ile bitki boyu, ilk koçan yüksekliği, koçanda tane sayısı ve koçan ağırlığı arasında pozitif ve önemli korelasyon ilişkileri saptanmıştır.Article STABILITY EVALUATION OF BREAD WHEAT GENOTYPES UNDER VARYING ENVIRONMENTS BY AMMI MODEL(2019) Kızılgeçi, Ferhat; Albayrak, Önder; Yıldırım, Mehmet; Akıncı, CumaStable and high yield varieties identification under various conditions prior to release as a varie ty is the main steps for breeding program. In order to exploit narrow and broad adaptability of geno types and assess their effects, environment and GE interaction, 12 spring bread wheat genotypes were grown at four various experimental locations during 2013-14 and 2014-15 growing seasons. The stabil ity and superiority of genotypes were identified by the AMMI (additive main effect and multiplicative interaction) and GGE (genotype, genotype x envi ronment) biplot analysis. The AMMI analysis showed that the variance of genotype, environment and GE interaction were significant and the major treatment sum of squares were significantly affect ed by environments (85.47%), genotypes (8.51%) and GE interaction (6.07%). On the other hand, the first principal component axes (PCA 1) distributed to the complete interaction as 62.56%, and the second PCA 2 axes 37.44%. The GGE bi-plot anal ysis indicated that the total variation PC (principle component) was 83.09%, and PC1 was accounted as 63.69%, PC2 only 19.40%. The AMMI analysis showed that C11 was quite stable as well as the highest yielder among test genotypes, while C7 and C8 were unstable and low yielding across environ ments. The GGE biplot indicated that it was detect ed in two mega-environments, and the first mega environment covered three environment (E1, E2 and E3), and the second mega-environment covered only E4. The genotypes C11 and C12 remained superior under ME I, while genotypes C1, C3 and C5 were for ME II. Among the genotypes, the gen otype C1 may be recommended to be developed and released as an approved cultivar for being com paratively more stable and the highest yielder. Therefore the AMMI and GGE biplot models have an opportunity to determine the best genotypes under multiple environments considering on adapt ability and stability concentrating on overall per formance for screening superior genotypes.