Browsing by Author "Erdem, Çağdaş"
Now showing 1 - 6 of 6
- Results Per Page
- Sort Options
Conference Object Adoption and abandon of camel culture in Southeast Anatolia(Selçuk Efes Kent Belleği Yayınları, 2018) Sıddıq, Abu Bakar; Erdem, Çağdaş; Şanlı, SüleymanCamels are exotic animals in Anatolia. Except the Palaeolithic site of Karain Cave, no pre-Bronze Age archaeological site reveals any camel remains so far in Anatolia. However, domestic camel became common and very significant in the Early Imperial as well as in the Roman and Byzantine Anatolia. Southeast Anatolian region, being the corridor between Anatolia and Mesopotamia, always played key roles since the early stage of the spread of camel culture in rest of Anatolia. Moreover, from the Bronze Age to nineteenth century onwards, camel pastoralism was very lucrative in Southeast Anatolia mainly because of trade, transport and warfare. While camel culture was gradually abandoned in rest of the Anatolia in the beginning of twentieth century, camels still remained as an important socio-cultural part of pastoral groups in Southeast Anatolia until last 30 years. In the light of archaeozoologic, ethnohistoric and ethnozoological data, this review is aimed to illustrate a glimpse of camel culture in Southeast Anatolia throughout different cultural periods in the region.Conference Object Alaybeyi Höyük Sığır–Toplum İlişkisi(2019) Sıddıq, Abu Bakar; Erdem, ÇağdaşAlaybeyi Höyük kurtarma kazılarından elde edilen zooarkeolojik kalıntılar ışığında, Alaybeyi insanları ile yerleşmede yer alan sığırlar arasında kurulan somut ve soyut bağlantıları inceleyerek Alaybeyi kültürü içinde oluşan sığır-insan etkileşimini anlamaya çalışmaktır. Faunanın ilk zooarkeolojik analizi, 2016-2017 yıllarında Alaybeyi Höyük kurtarma kazı çalışmasından gün ışığına çıkarılmış zooarkeolojik kalıntılardan yapılmıştır. Toplamda 4591 kemik ve kemik parçası kaydedilmiş ve bunların 2569'u cins veya tür düzeyinde tanımlanmıştır. Zooarkeolojik analizi için nicel araştırma yöntemleri uygulanmış, Alaybeyi Höyük’teki sığır-insan ilişkilerinin olası yönlerini anlamak için de nitel bir yaklaşım izlenmiştir. Toplam 976 örnek (NISP %37.95’si) sığır kalıntıları (Bos taurus) olarak belirlenmiştir. Bunlardan Mandibula, tespit edilen toplam sığır kemikleri arasında en yüksek oranı (%12,71) içermektedir. Pelvis ise, %10,56 oranında mandibula kemiklerini takip etmektedir. Ayrıca çok fazla miktarda kafatası kemiği ve uzun kemikler mevcuttur. Humerus, radius, femur ve tibia kemikleri sırasıyla %9.73, %7.79, %4.71 ve %5.43 olarak tanımlanmıştır. Öte yandan, phalanx I, II ve III'ün yanı sıra metapodial kemikleri de önemli miktarda göze çarpmaktadır. Bu istatistiksel verilere ek olarak sığır kalıntıları üzerinde özellikle metal satır kesim izleri ile birlikte aşırı yük taşımanın sonucu meydana gelen patolojik izlere de rastlanmaktadır. Ayrıca sığır kalıntılarının içeresinde çok sayıda parçalı vertebrae ve costae kemiklerinin olduğu tespit edilmiştir. Hayvan kalıntıları arasında yüksek orandaki sığır kalıntısı, Alaybeyi toplumlarının geçimlerinin, küçükbaş hayvanlarının aksine sığır pastoralizmine bağlı olduğuna işaret etmektedir. Patolojik izler, muhtemelen tarım, taşıma ve ulaşım faaliyetlerinde sığırların tercih edildiğini anlatmaktadır. Kalıntıların arasında önemli miktarda hemen hemen her çeşit kemiğin yer alması, yerleşme alanı içerisinde ya da çok yakın alanlarda sığırlar üzerine kasaplık işlemlerini göstermektedir. Aynı zamanda izlenen kesim işlemleri, uzmanlaşmış kasaplık uygulamalarının varlığını ortaya koymaktadır. Buna ek olarak çok parçalı kemik kalıntıları, Alaybeyi halkı tarafından kemik iliği tüketimine işaret etmektedir.Article Boncuklu Tarla Güneydoğu Alanı Kazıları: GD 4 Yapısı(2022) Kodas, Ergul; Çiftçi, Yunus; Erdem, Çağdaş; Özkan, Kazım; Dinç, OnurBoncuklu Tarla is located within the borders of Ilısu village of Dargeçit district of Mardin province, 3 km southwest of the Ilısu Dam cover and approximately 2 km west of the Tigris River and south of the Nevala Maherk. The main purpose of the excavations carried out in the site in 2021 is to unearth the architectural remains in the central area, which were identified in previous excavation seasons and dated to the Late Epipaleolithic, PPNA and Middle PPNB Periods. In order to provide a more accurate interpretation of to the these finds, studies were especially concentrated in the Southeast Area. In this context, architectural remains, chipped stone and ornaments from all the periods mentioned above, skeletal remains dating to the PPNB Period were also unearthed. A special building dating to the PPNA period were also unearthed in the Southeast Area. Although typologically similar to the structures unearthed in Gre Fılla, Gusir Höyük and Nemrik 9 sites, the building, which has distinctive architectural features, shows that there are some similarities between these special structures in the Pre-Pottery Neolithic Period, but also there are different architectural traditions from each other. In this context, it is important in terms of providing new information on the construction models of these public or special structures in the PPNA. Excavation planned to be carried out in this area in the next years will enable the emergence of new problematics, especially the re-examination of the technical, architectural and social structure of the region in the Pre-Pottery Neolithic A.Article Hindilla Mağarası ve Çevresinde Tespit Edilen Tarihöncesi Dönem Yerleşimleri üzerine bazı Gözlemler (Mardin/Türkiye)(2023) Kodas, Ergul; Çiftçi, Yunus; Erdem, Çağdaş; İpek, BahattinThe Hindilla Cave and other settlements around it, which were discovered during the Pleistocene and Early Holocene Period Archaeological Survey of the Artuklu, Kızıltepe, Yeşilli and Nusaybin Districts of Mardin, provide new information on the prehistoric periods of the region. However, the presence of chipped stone tools dating to the Paleolithic Age in the layers found in Hindilla Cave is of par- ticular importance. In addition, the finds found in the same region and dated to the Epi-Paleolithic or Pottery-Pottery Period bring along new discussions on the neolithicization process of the region.Article Türkiye’de İnsan-Hayvan İlişki Bilimi Antrozooloji’nin Faaliyet Alanları(2018) Sıddıq, Abu Bakar; Erdem, Çağdaş; Şanlı, Süleyman; Şanlıi, SüleymanÖz:Dünya hayatının başlangıcından bu yana insanlar, insandışı diğer hayvanlar ile farklı iletişim ve etkileşim içerisindedir. Antrozooloji bu iletişim ve etkileşimler üzerinde çalışmalar yapmaktadır. Türkiye’nin, Asya, Avrupa ve Afrika üzerinde bir köprü konumunda olması, birçok hayvan türlerine de ev sahipliği yapmasına ve hala yapıyor olmasına imkân sağlamıştır. Özellikle, ilk hayvan evcilleştirmesinin başlamasının yanı sıra evcil hayvan yönetim sisteminin dağıtımında, Anadolulular önemli katkılarda bulunmuştur. Anadolu’daki Erken Neolitik ve ilk medeniyetlere ait yerleşimlerdeki zengin hayvan kalıntıları, bu yorumlara ışık tutmaktadır. Ayrıca Türkiye’de halen dünyanın diğer ülkelerine göre nispeten daha yaygın hayvancılığın olmasının yanında, toplumdaki sosyo-kültürel yapının çok geniş bir parçası olarak hayvanlar rol oynamakta ve şehir kültüründe de çok sayıda ev hayvanlarının olması, bu bölgede güçlü insan-hayvan ilişkileri varlığına işaret etmektedir. Bu nedenle bu kavramsal çalışma, Türkiye için Antrozoolojik çalışmaların ne kadar gerekli olduğunu göstermeyi amaçlamaktadır.Article Uluköy Mağarası Kazıları, Mardin/Türkiye: İlk Rapor(2024) Kodas, Ergul; Çiftçi, Yunus; Dinç, Onur; Erdem, Çağdaş; İpek, Bahattin; Kodas, Charlotte Labedan; Ayazgün, Şinda; Şinda,Although research on the Palaeolithic Age in Anatolia is limited, it has gradually increased and started to yield clearer results. Most of the research on the Palaeolithic Age in the region consists of surveys, with archaeological excavations being quite limited. Our knowledge about this period is primarily based on information obtained from surveys, with only a small contribution from the few archaeological excavations conducted. As a result of the research carried out in Anatolia, the existence of almost all phases of the Palaeolithic Age is known. However, in Southeastern Anatolia, which is also an important part of Northern Mesopotamia, much less research has been conducted. The Uluköy Cave (Şıkefta Elobrahimo) in the Uluköy neighborhood of the Kızıltepe district of Mardin province provides important information on the Palaeolithic Age. The archaeological layers found in this settlement add a new dynamic to Palaeolithic research in the region and reveal the existence of chipped stone industries, such as Yabrudiyan, Hummaliyan, and Emireh, which are mostly defined in the Syria-Levant area, in Southeastern Anatolia (Northern Mesopotamia).

