Browsing by Author "Polat, Erhan"
Now showing 1 - 5 of 5
- Results Per Page
- Sort Options
Article AİLE ŞİRKETLERİNİN KURUMSALLAŞMASINDA İÇ KONTROL SİSTEMİNİN ARACI ETKİSİ: TRC3 BÖLGESİ ARAŞTIRMASI(2019) Polat, Erhan; Güneş, RecepAile şirketleri, ekonomik yapı içerisindeki payları nedeniyle ulusal ve uluslararası alanda önemsenmektedirler. Sürdürülebilir aile şirketi olmanın temeli kurumsallaşmaya dayanmaktadır. Kurumsallaşma, yapılması gereken işlemlerin sistemli hale getirilmesinin kavramsal düzeyde ifadesidir. Kurumsallaşma çabalarının yürütülmesi süreci ise kurumsal yönetim olarak ifade edilebilir. Kurumsal yönetimin başarısı, menfaat sahiplerinin haklarını gözetmesini sağlayan kurumsal yönetim ilkeleri ile bu süreci destekleyen kurumsal risk yönetimi ve iç kontrol sistemlerine dayanmaktadır. Çalışmanın amacı, aile şirketlerinde kurumsal yönetim ilkeleri ile kurumsal risk yönetimi ve iç kontrol sistemi arasındaki ilişkilerin tespit edilmesidir. Çalışma kapsamında anket yöntemi uygulanmıştır. Anket çalışması için TRC3 bölgesi; “Batman, Mardin, Siirt ve Şırnak” illerinde konumlanan aile şirketleri esas alınmıştır. Ankete 93 adet şirket sahibi katılmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programı ile analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, kurumsal yönetim ilkeleri, kurumsal risk yönetimi ve iç kontrol sistemleri arasında ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca iç kontrol sisteminin kurumsal risk yönetimi ile kurumsal yönetim ilkeleri arasında aracı rolünün olduğuna dair sonuç elde edilmiştir. Bununla birlikte şirket yapıları ile kurumsal yönetim ilkeleri, kurumsal risk yönetimi ve iç kontrol sistemi arasındaki farklılıkların olduğu tespit edilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler ışığında aile şirketlerinin kurumsallaşma çabaları kapsamında kurumsal yönetim ilkeleri, kurumsal risk yönetimi ve iç kontrol sistemi uygulamalarına daha fazla yer vermeleri önerilmektedir.Article Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge) Harcamalarının Karlılık ve Satışlar Üzerine Etkisi(Manas Journal of Social Studies, 2021) Oral, Tolga; Polat, ErhanAr-Ge, yeni uygulamalar tasarlamak amacıyla yapılan çalışmaların toplamı olarak ifade edilmektedir. Şirketlerin rekabet üstünlüğü ve sürdürülebilirliği açısından yeni uygulamalar geliştirilmesi ve hayata geçirilmesi oldukça önemlidir. Bu nedenle şirketlerin Ar-Ge harcamalarına ayırdıkları bütçe her geçen gün artış eğilimindedir. Bu çalışmanın amacı, Ar-Ge harcamalarının satışlar, net kar ve brüt kar üzerindeki etkisini tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda BİST 30 endeksinde yer alan 14 şirketin 2009-2019 yılları arasındaki Ar-Ge harcamalarının net kar, brüt kar ve satışlara etkisi statik panel veri analizleri aracılığıyla analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda Ar-Ge harcamalarının net kar, brüt kar ve satışları pozitif yönde ve anlamlı şekilde etkilediği belirlenmiştir.Master Thesis Bölgeselleşme hareketlerinin politik ekonomi çerçevesinde değerlendirilmesi: Türkiye ve Güney Ortak Pazarı (MERCOSUR) örneği(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Ertakgöz, Aziz; Polat, ErhanPolitika ve ekonomi farklı kavramlar olarak görülse de ülkelerin uluslararası arenada söz sahibi olabilmeleri için bu iki farklı kavramın tek bir çerçevede ele alınması gerekir çünkü biri diğerini etkileyen bir mekanizmadır. Ulus devletlerin kendi sorunlarını çözememesi ve ihtiyaçlarını karşılayamaması sebebiyle ekonomik, siyasi ve güvenlik açısından coğrafi olarak yakın ülkeler birbirlerine bağımlı hale gelmekte ve aynı coğrafya içinde yer alan ülkeler bölgesel kuruluşlar kurarak ve uzlaşma yoluna giderek sorunları çözmeye çalışmaktadır. Bölgeselleşme, II. Dünya Savaşı'nın sona ermesinden bu yana uluslararası alanda ekonomik bağlardaki dramatik artışın yarattığı fırsatları ve kısıtlamaları yönetmek için bilinçli bir girişim olarak görülmektedir. Dünya ekonomisindeki en çarpıcı değişikliklerden biri de ülkeler arasında II. Dünya Savaşından sonra eski ve yeni olarak tanımlanan bölgeselleşme hareketleri vasıtasıyla serbest ticarete geçiş yaşanmasıdır. Bunun en önemli özelliği, ülkelerde demokrasinin tesis edilmesi sonucunda ticaret kısıtlamalarının kaldırılması, bölgesel ve uluslararası entegrasyonların sağlanmasıdır. Bölgeselleşme hareketlerine örnek olarak serbest ticaret alanları, gümrük birlikleri, ortak pazarlar ve ekonomik kuruluşlar gösterilmektedir. Bu bağlamda, MERCOSUR ülkeleri ile Türkiye arasında ki ekonomik ilişkiler 2001 ve 2020 yılları arasındaki süreç baz alınarak incelenmiştir. Bu tezin birinci bölümünde, son iki yüz yılda uluslararası ticaret arenasında beliren bölgeselleşme hareketlerinin uluslararası politik ekonomi perspektiflerinden hangi zemine oturtulabileceği tartışılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise oluşturulan bölgesel örgütlerin II. Dünya Savaşından sonra beliren eski ve yeni olarak adlandırılan bölgeselleşme hareketlerinin hangisi içerisinde konumlandırıldığı araştırılmıştır. Ayrıca, soğuk savaş döneminden sonra genel olarak ülkelerin demokratik bir rejimi benimsemesi, küreselleşmenin etkisiyle beraber küresel sermayeye entegre olmasından dolayı 2001 ve 2020 yılları arasında bölgesel entegrasyonların uluslararası ticaret sahnesindeki payları incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde, bu tezin temel sorunsalını oluşturan Türkiye ve MERCOSUR arasındaki ticari ilişkiler, vaka analizi kapsamında tarihsel süreç izleme metodu ele alınarak ve neden-sonuç ilişkisine dayandırılarak incelenmiştir. Sonuç olarak, Türkiye ile MERCOSUR ilişkilerinin tarihsel sürecini göz önünde bulunduran ve uluslararası politik ekonominin unsurlarını bölgeselleşme bağlamında inceleyen bu çalışmada elde edilen verilere göre politika önerileri sunulmuştur.Master Thesis Çokuluslu işletmelerin doğrudan yabancı yatırım yaparken tercih etme nedenleri: Katar örneği(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Kasım, Nebil; Polat, ErhanKüresel olarak önemli bir iktisadi güce sahip Katar, bu güçlü ekonomisi temel olarak petrol ve doğal gaz kaynaklarına dayanmaktadır. Hükümet, 2008 yılında Katar'ın "2030 Ulusal Vizyonuna" göre iki kalkınma stratejisi uygulamıştır. Bu stratejiler doğrultusunda ekonomiyi çeşitlendirerek ve özel sektör önünde teşvikler yaratarak üretime dayalı genişletmeye başvurmuştur. Doğal gaz ve petrole bağımlılığın azaltması planlamakta olup, petrol dışı yabancı yatırımları ülkeye çekmeye çalışmaktadır. Katar'da yabancı yatırımcıları ilgisini çeken temel sebepleri yabancı yatırımcılar için kolaylık ve zorlukların neler olduğunu tespit etmek çalışmamızın ana amaçlarıdır. Çalışmamızda sosyal bilimlerde sıklıkla kullanılan anket yöntemi kullanmıştır. Anket kapsamında 56 yatırımcı işletme üzerinde araştırma yapılmıştır. Sadece Katar'da doğrudan yatırım yapan işletmeleri esas aldığına elde edilen sonuçların bu kapsamda sınırlılığını ifade eder. Anket çalışmasının kapsamında Katar'daki doğrudan yabancı yatırıma teşvik kampanyaları ve doğrudan yabancı yatırımın önünde duran kaldırılmış birçok engelleri ile motive edici bir model olduğu sonucuna varılmıştır. Bu çalışmada ulaşmış olduğumuz bulgular doğrultusunda, Katar'da yatırım ortamının güvenli, adil ve yeterli olduğu tespit edilmiştir.Master Thesis Kur ve ticaret savaşları: Trump Dönemi(Mardin Artuklu Üniversitesi, 2022) Çelik, Semanur; Polat, Erhan2008 Küresel krizden sonra ticaret politikaları farklılaşmaya başlamıştır. Bu kriz, devletleri siyasi ve ekonomik politikalarda korumacılığa yöneltmiştir ve böylece korumacı politikalar gündemde belirmeye başlamıştır. Küreselleşen dünyada, git gide önemi artan uluslararası ticaret, devletleri hammadde, mamul mal ve hizmetler açısından birbirine karşı bağımlı kılmıştır. Bu nedenden dolayı devletlerarasında gittikçe artan bir dış ticaret açığı oluşmuştur. Bu noktada devletler korumacı tedbirler dediğimiz ticarete müdahalede bulunmaya başlamıştır. Bu müdahaleler sonucu artan korumacı politikalar ticaret savaşlarını ortaya çıkarmıştır. 2016 yılında ABD Başkanı seçilen Donald Trump Çin'e karşı verilen dış ticaret açığından endişe duyduğunu dile getirmiştir. Buna yönelik başkan olmadan önce "Önce Amerika" sloganıyla, ülkesini daha iyi bir yere getirmek için ithal ürünlere karşı koruyacağını belirterek bu yönde adımlar atmıştır. 2018'in Mart ayında yerli üreticilerini ve endüstrisini korumak amacıyla Çin'e tarifeler uygulaması attığı ilk adım olmuştur. Çin'in bu tarifelere misillemede bulunmasıyla korumacılık bağlamında ticaret savaşları daha belirgin bir hal alarak genişlemiştir. Trump, sadece Çin ile kalmayıp, Meksika, Kanada, Fransa, AB, Türkiye gibi ülkelere karşı da bu savaşı açmıştır. Fakat Trump'ın en çok savaş içerisinde olduğu ülke Çin devleti olmuştur. Bununla beraber son zamanlarda yaşanan ticaret savaşları 21. Yüzyıla damga vuran konuların başında gelmiştir. Çin ve ABD'nin başını çekmekle beraber, birçok devletin ticaret savaşlarından olumsuz etkilendiği ve son yıllardaki verilere bakıldığında, dünya ticaretindeki büyümede bir azalma olduğu gözlemlenmiştir. Bu çalışmada kur ve ticaret savaşları kapsamında Trump Dönemi ele alınmakta ve bu dönemde ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşları, Trump'ın uyguladığı tarifeler üzerinden incelenmektedir. Bunun yanında kur ve ticaret savaşlarının küresel ekonomiye etkileri ve bu savaşların ne gibi sonuçlar doğuracağı detaylı bir şekilde anlatılmaktadır.