Arkeoloji Bölümü
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/37
Browse
Browsing Arkeoloji Bölümü by Subject "Archaeology"
Now showing 1 - 4 of 4
- Results Per Page
- Sort Options
Article MARDİN ARTUKLU ÜNİVERSİTESİ HIRBE HELALE NEKROPOL ALANI CAM BULUNTULARI (2010, 2011, 2018 YILI KAZILARI)(2021) Hanar, ElifHırbe Helale nekropol alanı; Mardin-Diyarbakır karayolunun 6. kilometresinin batısında, Mardin ili Artuklu ilçesi sınırlarında, Mardin Artuklu Üniversitesi yerleşkesi içerisinde yer almaktadır. III. Derece Arkeolojik sit alanı olarak tescillenmiş olan Hırbe Helale nekropol alanında, 2010, 2011 ve 2018 yıllarında kazı çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Çalışmalar, Mardin Artuklu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Otoparkı’nın kuzeydoğusunda bulunan alanda yürütülmüştür. Yapılan kazı çalışmaları neticesinde tespit edilen buluntular Paleolitik Dönem, Geç Roma Dönemi, Bizans Dönemi ve Artuklu Dönemi gibi birbirinden farklı dönemlere tarihlendirilmiştir. Bu çalışmanın kapsamı; Hırbe Helale nekropol alanı 2010, 2011 ve 2018 yılı kazı çalışmalarında ortaya çıkarılan cam materyeller arasından seçilen ve profil veren kase parçaları, kandil parçaları, kadeh parçaları, karıştırma çubuğu parçaları, oyun taşı ile bileziklerden oluşmaktadır. Bu çalışma ile kazılar sırasında açığa çıkarılan cam materyallerin ilk bilimsel verilerine ulaşmak amaçlanmaktadır. Söz konusu materyaller Hırbe Helale nekropol alanının genel stratigrafisi ve yaptığımız kaynak araştırması sonucunda saptanan paralel örnekler ışığında tipolojik ve kronolojik olarak değerlendirilmiştir. Kazı verileri ve kaynak araştırması sonucunda tespiti yapılan paralel örnekler bu cam buluntuların Geç Roma ve Bizans dönemlerinden köken aldıklarını açığa çıkarmıştır. Bu nedenle Hırbe Helale nekropol alanında Geç Roma Dönemi ve Bizans Dönemi’ne tarihlenen cam buluntuların ortaya çıkarılması, kentin sosyal yaşamının bir parçası olan cam kap formları hakkında detaylı verilere ulaşmamızı sağlaması açısından önem arz etmektedir.Conference Object THE POSSIBLE USE OF ANCIENT TOWER TOMBS AS WATCHTOWERS IN SYRO-MESOPOTAMIA(INT SOC PHOTOGRAMMETRY REMOTE SENSING C/O SCHOOL OF SURVEYIN, 2015) Silver, Minna; Torma, Markus; Silver, Kenneth; Okkonen, Jari; Nunez, Milton; Yen, YN; Weng, KH; Cheng, HMTraditionally polygonal tower tombs dating from the Greco-Roman era, especially found in the area of Syro-Mesopotamia, have only been treated as funerary structures without discussion of their other possible purposes. In this paper we wish to inquire whether they had other functions as well. The most famous examples of these types of tombs are situated in Palmyra in Syria. They are built of limestone, follow a square layout, and some exceed the height of 20 m. Similar structures are found in the Euphrates valley of Syria. The Finnish project SYGIS that worked in the neighbourhood of the Euphrates and Palmyra during the previous decade studied some of the structures in the region. As far as the tower tombs are concerned, our research suggests that new structural, topographical and spatial aspects can be raised, and GIS (Geographic Information Systems) can be applied for analysing their properties for visibility. The tendency to locate tower tombs along roads and the entrance areas of a city as well as at a mountain edge seems to indicate that the tombs may have had observational functions serving as watch towers. The aspects of the location in terrains are emphasized in the present study, and digital terrain models were utilized using SRTM DEM (Digital Elevation Model) data for carrying out viewshed analyses in order to survey the observational qualities of the towers in Palmyra, on Halabiya, on Jebel Bishri in Syria and Hatra in Iraq.Conference Object REMOTE SENSING, LANDSCAPE AND ARCHAEOLOGY TRACING ANCIENT TRACKS AND ROADS BETWEEN PALMYRA AND THE EUPHRATES IN SYRIA(INT SOC PHOTOGRAMMETRY REMOTE SENSING C/O SCHOOL OF SURVEYIN, 2015) Silver, Minna; Torma, Markus; Silver, Kenneth; Okkonen, Jari; Nunez, Milton; Yen, YN; Weng, KH; Cheng, HMThe present paper concentrates on the use of remote sensing by satellite imagery for detecting ancient tracks and roads in the area between Palmyra and the Euphrates in Syria. The Syrian desert was traversed by caravans already in the Bronze Age, and during the Greco-Roman period the traffic increased with the Silk Road and trade as well as with military missions annexing the areas into empires. SYGIS-the Finnish archaeological survey and mapping project traced, recorded and documented ancient sites and roads in the region of Jebel Bishri in Central Syria in 2000-2010 before the outbreak of the civil war in Syria. Captured data of ancient roads and bridge points bring new light to the study of ancient communication framework in the area. Archaeological research carried out by the project on the ground confirmed the authenticity of many road alignments, new military and water harvesting sites as well as civilian settlements, showing that the desert-steppe area was actively used and developed probably from the second century AD. The studies further demonstrated that the area between Palmyra and the Euphrates was militarily more organised already in the second and third centuries AD than earlier believed. Chronologically, the start of this coincided with the "goldenage" of the Palmyrene caravans in the second century AD. Topography and landscape were integral parts of the construction of graves/tumuli as sign-posts guiding in the desert, as well as roads and all kinds of settlements whether military or civilian.Book Part Zerzevan Kalesi Cam Buluntuları(Orient Yayınları Orient Press, 2023) Hanar, ElifZerzevan Kalesi; Diyarbakır-Mardin karayolunun 45. km’sinde, Çınar ilçesine 13 km, Demirölçek Köyü’ne 1 km. mesafede, yol seviyesinden 124 m yükseklikte yaklaşık olarak 60 dönümlük bir alanı kaplayan kayalık bir tepe üzerinde bulunur. Kaleyi ekonomik, siyasi, stratejik açıdan her zaman önemini koruyan ve konumu itibariyle bütün vadiye hakim, antik ticaret yolu üzerinde geniş bir alanı kontrol altında tutan bir Roma sınır garnizonu olarak tanımlayabiliriz. Roma Dönemi’nde üfleme tekniğinin keşfi ile beraber, Roma kültürünün hakim olduğu tüm yerleşim alanlarında gündelik kullanıma hitap eden cam malzemelerin üretiminin popüler bir endüstriye dönüştüğü bilinir. Roma’nın doğudaki en uç sınırında bulunan Zerzevan Kalesi, bu endüstrinin bulguların izlendiği önemli bir merkezdir. Zerzevan Kalesi 2014-2020 kazı çalışmaları sırasında, yerleşim alanlarının farklı noktalarında gerek gündelik eşya formları gerekse de aksesuar olarak işlevlendirildiği düşünülen çok sayıda cam materyal ele geçmiştir. Tespiti yapılan bu materyaller unguentarium, kase, kadeh, kandil ve bilezik parçaları şeklindedir. Bu çalışma ile Zerzevan Kalesi 2014-2020 yılı kazı çalışmaları sırasında ortaya çıkarılan cam materyallerin ilk bilimsel verilerine ulaşmak amaçlanmıştır. Zerzevan Kalesi kazı verileri ve yaptığımız kaynak araştırması sırasında tespit edilen paralel örnekler Zerzevan Kalesi cam buluntularını tipolojik ve kronolojik olarak değerlendirmemize yardımcı olmuş, bu buluntuların Roma ve Geç Roma dönemlerinde üretilen cam kap formlarını ve aksesuarlarını içerdiği sonucunu ortaya koymuştur.