Antropoloji Bölümü
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/36
Browse
Browsing Antropoloji Bölümü by Subject "Alaybeyi Höyük"
Now showing 1 - 5 of 5
- Results Per Page
- Sort Options
Conference Object Alaybeyi Höyük Sığır–Toplum İlişkisi(2019) Sıddıq, Abu Bakar; Erdem, ÇağdaşAlaybeyi Höyük kurtarma kazılarından elde edilen zooarkeolojik kalıntılar ışığında, Alaybeyi insanları ile yerleşmede yer alan sığırlar arasında kurulan somut ve soyut bağlantıları inceleyerek Alaybeyi kültürü içinde oluşan sığır-insan etkileşimini anlamaya çalışmaktır. Faunanın ilk zooarkeolojik analizi, 2016-2017 yıllarında Alaybeyi Höyük kurtarma kazı çalışmasından gün ışığına çıkarılmış zooarkeolojik kalıntılardan yapılmıştır. Toplamda 4591 kemik ve kemik parçası kaydedilmiş ve bunların 2569'u cins veya tür düzeyinde tanımlanmıştır. Zooarkeolojik analizi için nicel araştırma yöntemleri uygulanmış, Alaybeyi Höyük’teki sığır-insan ilişkilerinin olası yönlerini anlamak için de nitel bir yaklaşım izlenmiştir. Toplam 976 örnek (NISP %37.95’si) sığır kalıntıları (Bos taurus) olarak belirlenmiştir. Bunlardan Mandibula, tespit edilen toplam sığır kemikleri arasında en yüksek oranı (%12,71) içermektedir. Pelvis ise, %10,56 oranında mandibula kemiklerini takip etmektedir. Ayrıca çok fazla miktarda kafatası kemiği ve uzun kemikler mevcuttur. Humerus, radius, femur ve tibia kemikleri sırasıyla %9.73, %7.79, %4.71 ve %5.43 olarak tanımlanmıştır. Öte yandan, phalanx I, II ve III'ün yanı sıra metapodial kemikleri de önemli miktarda göze çarpmaktadır. Bu istatistiksel verilere ek olarak sığır kalıntıları üzerinde özellikle metal satır kesim izleri ile birlikte aşırı yük taşımanın sonucu meydana gelen patolojik izlere de rastlanmaktadır. Ayrıca sığır kalıntılarının içeresinde çok sayıda parçalı vertebrae ve costae kemiklerinin olduğu tespit edilmiştir. Hayvan kalıntıları arasında yüksek orandaki sığır kalıntısı, Alaybeyi toplumlarının geçimlerinin, küçükbaş hayvanlarının aksine sığır pastoralizmine bağlı olduğuna işaret etmektedir. Patolojik izler, muhtemelen tarım, taşıma ve ulaşım faaliyetlerinde sığırların tercih edildiğini anlatmaktadır. Kalıntıların arasında önemli miktarda hemen hemen her çeşit kemiğin yer alması, yerleşme alanı içerisinde ya da çok yakın alanlarda sığırlar üzerine kasaplık işlemlerini göstermektedir. Aynı zamanda izlenen kesim işlemleri, uzmanlaşmış kasaplık uygulamalarının varlığını ortaya koymaktadır. Buna ek olarak çok parçalı kemik kalıntıları, Alaybeyi halkı tarafından kemik iliği tüketimine işaret etmektedir.Book Part Human-Animal Interactions at Alaybeyi Höyük(Bilgin Kültür Sanat Yayınları, 2019) Sıddıq, Abu BakarZooarchaeological data on the faunal remains unearthed from 2016 and 2017 excavations at Alaybeyi Höyük have primarily been used to understand the animal-based subsistence practices as well as regular and occasional cultural activities at the site. Various aspects of multi-scale, colorful and complex human-animal relationships and interactions have also been explored both with the help of animal remains and some notable cultural objects at this site. Socio-cultural factors such as the value of different animal species as wealth and power, animals’ roles in rituals and symbolic practices, animal-based social status and social stratification have also been the predominant issues in this chapter. Ethnographic accounts about the contemporary social groups in East and Southeast Anatolia were used as supporting sources while discussing these particular issues. Besides, some critical aspects and the contribution of other species in human health and ailments, as well as emotional bonds between human-animal have also been focused while presenting human-animal interactions at Alaybeyi Höyük.Article The iron age dogs from alaybeyi höyük, eastern anatolia(Animals, 2021) Sıddıq, Abu Bakar; Onar, Vedat; Mutuş, Rıfat; Poradowski, DominikTo date, little is known about the biological and cultural status of Iron Age dogs in Anatolia. Here, we present a zooarchaeological study of an assemblage of 143 Iron Age dog bones, including two dog skeletons, unearthed from the 2016 and 2017 salvage excavations at Alaybeyi Höyük, Eastern Anatolia. At least eight adults and one juvenile individual, along with a large number of miscellaneous specimens, were identified. The morphological status of the Alaybeyi dogs were primarily compared to previously published Iron Age dogs from Yoncatepe in Eastern Anatolia, and with the average mean of 18 modern dog breeds. Unlike in other Eastern Anatolian Iron Age sites, butcher marks were observed in some specimens, indicating at least occasional cynophagy at the site. Noticeable pathologies were found in about 5% of the sample, particularly pathologies of the oral cavity and dentitions, suggesting that some of the dogs at Alaybeyi Höyük might have been undernourished, had to live on solid food, and probably injured by humans. The results of this study reflect both the morphological and biological status of Alaybeyi dogs, as well as the Alaybeyi people’s attitudes toward dogs, adding vital information to the very limited archaeological knowledge of dogs in Anatolia.Conference Object Kuzeydoğu Anadolu’nun En Eski Yerleşimi Alaybeyi Höyük Hayvan Kalıntıları(2019) Sıddıq, Abu BakarAlaybeyi Höyük yerleşmeden toplam 4591 kemik ve kemik parçası kaydedilmiştir. Bunlardan 2569 kemik, belli bir hayvanın cins veya tür düzeyinde tanımlanmıştır. Diğer kemik ve kemik parçaları arasında, 136 örnek yanmış, 1886 örnek omurga, kaburga, parçalı ve tanımlanamayan kemikler olarak sınıflandırılmıştır. Zooarkeolojik analiz için yalnızca cins ve tür düzeyinde tanımlanmış olan 2569 kemik örnek kullanılmıştır. Öte yandan, yerleşmenin stratigrafik tabakaları ve kronolojik olarak zaman değişimleri gözetilmeksizin, türler ve ölüm yaşını belirlemek için kullanılan yöntemler, tespit edilen tüm örneklerde uygulanmıştır.Book Part Some ethnoarchaeological notes on Alaybeyi Höyük in the light of present Alaybeyi Village(Bilgin Kültür Sanat Yayınları, 2019) Sıddıq, Abu Bakar; Savaş, Burcu; Çoşar, Engin; Altunkaynak, GülşahEthnographic methods have a long history of use for the reconstruction of human behavior and cultural patterns at archaeological sites (e.g., Broderick, 2016; Sinopoli, 1991). However, although the record and interpretation of living culture have been practiced in academia for centuries, ethnoarchaeology as a sub-discipline of archaeology has emerged particularly during the 1960s. Since then, this disciplinary tool has been applied for examining and solving the archaeological problems including, site formation and depositional processes, documentation of technological advancements, settlement patterns, human-environment interactions, social systems and social strategies, as well as ideologies and belief systems. Aiming to explore some significant clues regarding to the unanswered questions about the subsistence strategies, rituals, animal burials, architecture, technologies, and human-environment interactions at Alaybeyi Höyük, an ethnographic field study was planned to be carried out particularly in Erzurum plain. In this case, the Alaybeyi village was found to be the most suitable study area since it lies at the closest location of Alaybeyi Höyük. Besides, people in the village still live on cattle pastoralism, small scale agriculture, as well as with an environmental condition probably very much similar to that experienced by the Chalcolithic and Iron Age people at Alaybeyi Höyük.