Büro Hizmetleri ve Sekreterlik Bölümü Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/156
Browse
24 results
Search Results
Article 2000 YILI SONRASI TÜRKİYE’DE KAMU BORÇLANMASININ EKONOMİK ANALİZİ(Dicle Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 2022-05-28) Aydın, Mehmet Sadık; Sayaner, KübraDevletin ekonomideki rolü ile ilgili tartışmalar geçmişten günümüze süregelmektedir. Özellikle 1929 krizi ile müdahaleci devlet yaklaşımının benimsenmesi ile devletin ekonomideki rolü artmıştır. Kamusal finansman kaynakları arasında gösterilen borçlanma ile ilgili düşünceler önceki dönemlerde olumsuz kabul edilirken, 1929 krizi sonrasında çeşitli gerekçelerle başvurulabilecek kaynaklar arasında kabul edilmiştir. Bir maliye politikası aracı olarak kabul edilen kamu borçlanması aracılığıyla devletin birçok ekonomik fonksiyonun gerçekleştirilmesi beklenmektedir. Bu çalışmada kamu borçlanmasının teorik çerçevesi çizilerek, borçlanma ile ilgili kavramlar açıklanmakta borçlanma türleri ve ekonomik etkileri anlatılmaktadır. Ardından 1980 sonrası dönemde Türkiye’de kamu borçlanmasının gelişimi ilgili kurumların verileri kullanılarak analiz edilmektedir. Çalışmada literatür taraması yapılacak olup veri analizi yöntemi benimsenmektedir. Çalışma ile borçlanma konusunun ekonomik analizinin yapılarak politika yapıcılara yol gösterici öneriler sunulması ve alanda çalışma yapmayı düşünen araştırmacılar açısından literatür oluşturulması amaçlanmaktadır. Çalışma sonucunda; Türkiye’de borçlanma yaklaşımlarının dönemler bazında değişiklik gösterdiği, ekonomik açından olumsuz gelişmeler yaşanan dönemlerde borçlanma göstergelerinin olumsuz seyrettiği, özellikle 2000 sonrası dönemde mali disiplin sürecine geçişle birlikte borçlanma açısından olumlu gelişmelerin yaşandığı ve kamu borçlanması açısından OECD ortalamasının altında olunduğu bulgularına ulaşılmıştıArticle An Analysis of the Relationship between Public Sector Borrowing Requirement (PSBR), Money Supply and Inflation Rate in Türkiye(2023) Emek, Ömer Fazıl; Bayar, İlyasThe objective of this study is to examine the correlation between the public sector borrowing requirement, inflation rate, and money supply in Türkiye, utilizing yearly data spanning the period from 1975 to 2020. In this study, the authors employ the unit root tests with multiple structural breaks proposed by Zivot and Andrews, Lumsdaine and Papell, as well as the Maki cointegration tests with multiple structural breaks, to analyze the data. Subsequently, the application of the fully modified ordinary least squares (FMOLS) approach was utilized to ascertain the presence of a long-term association between the variables. The results indicate a positive correlation between inflation rates in Türkiye and both the public sector borrowing need and money supply over an extended period of time. Furthermore, a bootstrap causality analysis was undertaken by Hacker and Hatemi in order to investigate the causative relationship between the variables. Based on the findings pertaining to causation, it has been observed that there exists a unidirectional causal relationship from the money supply to inflation, as well as from the public sector borrowing demand to the money supplyMoving Image Arif ÖZAYDIN, Eleştirel Bir Yaklaşımla Medeniyet ve İktisat, İstanbul: İnsan Yayınları, 2019 (284 sayfa)(Artuklu İnsan ve Toplum Bilim Dergisi, 2019) Bayar, İlyasEleştirel Bir Bakışla Medeniyet ve İktisat kitabında Yazar, doğrudan olmasa da zımni bir şekilde şu soruları/sorunları anlamamız için bir fotoğraf çekiyor. Yazar genel olarak, seküler medeniyet kavramından hareketle batı uygarlığını (garp), özel olarak da kapitalizmin ideolojik arka bahçesi konumundaki ana akım iktisadı (Klasik, Neoklasik, Keynesyen Monetarist vd.) ve ekonomik kodlarını sorgulayarak bir çerçeve sunmayı amaçlamıştır. Seküler medeniyetin sömürü anlayışı kurum ve kuruluşları ile süregelen bir seyir göstermektedir. İktisadi düşünce tarihi irdelendiğinde Avrupa Merkantilizminin düşünce ve inşa yapısından başlarsak nice veri ve örnekle karşılaşırız. Dünyadaki altın ve gümüş gibi değerli madenlerin sabit olduğu düşüncesinden hareketle, parasalcı, korumacı bir ekonomik siyaset izleyen İngiltere, Fransa, İspanya, Portekiz, Almanya vd. tarafından kendi dışındakileri yutarak, yok ederek zenginlik ve hâkimiyete ulaşacağına inanılıyordu. Nitekim oluşturduğu koloniler ve denizaşırı iktisadi faaliyetler buna örnek teşkil eder. Hindistan’ı koloni hale getiren ve en temel tüketim maddelerinin burada ürettiren İngiltere milyonlarca insanın ölümüne neden olmuştur. Aynı anlayışla, dünyanın en büyük elmas madenlerine sahip olmakla birlikte Güney Afrika’da madenlerin bulunduğu bölgelerde faaliyet gösteren İngiltere menşeli bir firma ise elmas üretimini tek başına kontrol eder duruma gelir.Conference Object BİR SÖMÜRÜ ARACI OLARAK DOLAR VE TÜRKİYE EKONOMİSİ(2018) Bayar, İlyasGelişmekte olan ülkelerin yaşadıkları handikaplar, iktisat yazınında tartışılmakla birlikte gelişmekte olan ülkelerin yerel para birimiyle borçlanamama durumunu ifade eden “ilk günah” (original sin) kavramıyla geçiştirilemeyeceği gibi bu kavramın yeniden tahlilini gerekli kılmaktadır. Ana akım iktisadın serbest piyasa ekonomisinden öte bütünüyle kapitalist ideolojinin savunucusu olması ve bütün enstrümanlarıyla ekonomide dominant bir hale gelmesi en çok gelişmekte olan ülke ekonomilerine sekte vurmaktadır. Türkiye gibi gelişmekte ülkelerde yaşanan ekonomik krizlerin kaynağı spekülatif kökenli para akımları oluşturmaktadır. Sömürgeciliğin günümüzdeki son versiyonu modern bir biçimde ülkeleri petrol dolara bağımlı hale getirmek ve de kur üzerinden ülkeleri ekonomik bir kriz girdabına sokarak gelişen ülkelerin ekonomik bağımsızlıklarının önüne geçmektir. Çalışmamızda özellikle gelişmekte olan ülke ekonomilerinde yaşanan döviz kuru oynaklıklarının reel bir tarafının olmadığı belirtilmiş olup yeni çareler ve çözüm önerileri sunulmuştur.Article DEMOCRACY AND ECONOMIC GROWTH IN MIST COUNTRIES: AN EMPIRICAL ANALYSIS(Pamukkale Üniversitesi, 2023-05-10) Bayar, İlyasStudies on institutions, which are one of the main determinants of economic growth, have been increasing intensively in recent years. In this context, despite many empirical and theoretical studies on the relationship between democracy and economic growth, there is no consensus about the effect of democracy on economic growth. This study analyzes the relationship between democracy and economic growth for MIST (Mexico, Indonesia, South Korea, and Turkey) countries. Firstly, the cross-sectional dependence was examined in the study for the 1973–2021 period. The second generation panel unit root test (Pesaran CADF (2007)) was chosen because of the cross-sectional dependence among the series. The stationarity of the variables at I(1) is ensured. Having determined the cointegration relationship (Westerlund Durbin-H test (2008)) between the series, the Panel CCE estimator was used to estimate the cointegration coefficients. Kónya causality test was used for the causality between democracy and economic growth. It is found that an increase in the level of democracy boosts the economic growth. It is suggested that the MIST nations continue to undertake policies targeted at establishing democratic institutions that contribute to economic progress.Article Democracy, Globalization and Economic Growth: An Empirical Analysis on Turkiye(İntaç Eğitim Danışmanlık LTD, 2023) Bayar, İlyas; Dabakoğlu, MehmetBu çalışmada, küreselleşme ve demokrasinin ekonomik büyüme üzerindeki etkisi Türkiye için ele alınmıştır. 1973-2020 döneminin esas alındığı çalışmada değişkenlerin birim kök içerip içermediğini sınamak amacıyla geleneksel birim kök testleri ve yapısal kırılmaya izin veren birim kök testleri uygulanmıştır. Zaman serisi analizinin uygulandığı bu çalışmada, öncelikle sahte regresyon sorununu engellemek ve öngörülebilirliği arttırmak amacıyla serilerin durağanlığı test edilmiştir. Bu amaçla ilk aşamada geleneksel birim kök testlerinden Augmented Dickey-Fuller (1981) ve Phillips and Perron (1988) testleri kullanılmıştır. Ardından, iki yapısal kırılmaya izin veren Zivot ve Andrews (1992) ve Lumsdaine ve Papell (1997) birim kök testleri tercih edilmiştir. Serilerin birinci derecede I(1) durağanlığı sağlandıktan sonra Hatemi-J (2008) eşbütünleşme testi kullanılmıştır. Seriler arasında eşbütünleşme ilişkisi tespit edildikten sonra uzun dönem katsayı tahmini için FMOLS eşbütünleşme katsayı tahmincisi kullanılmıştır. Son aşamada seriler arasında nedensellik ilişkisinin tespit edilmesi amacıyla Hacker ve Hatemi (2006) Bootstrap Nedensellik analizi yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre; i) Küreselleşme, demokrasi ve ekonomik büyüme arasında uzun dönemli bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. ii) Küreselleşme düzeyinde ve demokrasi seviyesindeki artış ekonomik büyümeyi pozitif bir şekilde etkilemektedir. iii) Ekonomik büyümeden demokrasiye, küreselleşmeden ekonomik büyümeye doğru tek yönlü nedensellik bulgusuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlara bakılarak, Türkiye’de sürdürülebilir büyümeyi sağlamak için demokrasi seviyesini ve küreselleşme düzeyini arttırmaya yönelik kurumsal politikaların uygulanması önerilmektedir.Book Part DİJİTAL DÖNÜŞÜM BAĞLAMINDA BİLGİ VE İLETİŞİM TEKNOLOJİSİ İLE EĞİTİM VE BÜYÜME İLİŞKİSİ: TÜRKİYE ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME(Ekin Yayınevi, 2021) Bayar, İlyas; Arslan, İbrahim; Okumuş, NuhYapılan çalışmada, dijital dönüşümün bir göstergesi olarak üretilen/ihraç edilen bilgi ve teknoloji mallarının ekonomik büyüme üzerindeki etkisi eğitim faktörü ile irdelenmeye çalışılacaktır. Bu çalışmayla Türkiye için 2000-2018 dönemini kapsayan bilgi ve iletişim teknolojileri ihracatı, kamusal eğitim harcamaları ve ekonomik büyüme arasında nedensellik ilişkisi incelenmeye çalışılmıştır. Serilerin durağanlıkları Genişletilmiş Dickey- Fuller ve Phillips-Perron Test istatistiği ile test edildikten sonra söz konusu değişkenler arasındaki nedensellik ilişkisinde Hatemi-J (2012) Asimetrik Nedensellik testinden yararlanılmıştır. Elde edilen bulgular pozitif şoklar açısından değerlendirildiğinde, pozitif ekonomik büyümeden pozitif bilgi ve iletişim ihracatına tek taraflı, pozitif kamusal eğitim harcamalarından pozitif büyümeye tek taraflı nedensellik ilişkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Negatif şoklar açısından ele alındığında ise negatif bilgi ve iletişim teknolojileri ihracatından negatif ekonomik büyümeye doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Hem pozitif hem de negatif şoklar açısından kamusal eğitim harcamaları ile bilgi ve iletişim teknolojileri ihracatı arasında herhangi bir nedensellik ilişkisine ulaşılamamıştır. Bu ilişkiyi sağlayacak unsurun standartları yükseltilmiş bir eğitim yapısının beşeri sermayeye pozitif etkisi ve AR-GE harcama payının artması şeklinde olacağı dikkate alınmalıdır. Türkiye özelinde dijital dünyanın “tüketimden” “üretmeye” doğru yeni bir değerler dizisi değişikliğine ihtiyaç duyduğu açıktır.Article DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLARIN BİR BELİRLEYİCİSİ OLARAK POLİTİK İSTİKRAR: D-8 ÜLKELERİ İÇİN BİR ANALİZ(Adaleti Savunanlar Stratejik Araştırmalar Merkezi Derneği, 2022) Bayar, İlyasModern ekonomik büyümenin temel dinamiklerinden biri sermaye birikimidir. Gelişmekte olan ülkelerde düşük tasarruf düzeyi, sermaye birikiminin ve dolasıyla yatırımların istenilen seviyeye ulaşmasına engel teşkil etmektedir. Bu bağlamda, gelişmekte olan ülkeler için yatırım ve büyümenin sağlanmasında doğrudan yabancı yatırım akımı önem arz etmektedir. Yapılan çalışmada, politik istikrar ve doğrudan yabancı yatırımlar arasındaki eşbütünleşme ve nedensellik ilişkileri 1984-2020 dönemi için D-8 ülkelerinin yıllık verileri kullanılarak ampirik olarak analiz edilmeye çalışılmıştır. Panelin geneli için politik istikrar ile doğrudan yabancı yatırımlar arasındaki ilişkinin pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Değişkenler arasında nedensellik ilişkisinin belirlenmesi için Dumitrescu ve Hurlin (2012) heterojen nedensellik testi uygulanmıştır. Farklı gecikme uzunlukları uygulanarak değişkenler arasındaki çift yönlü nedensellik ilişkisi olduğu tespit edilmiştir. Gelişmekte olan ülkelerin istihdam, üretim ve büyümeye katkı sağlayan doğrudan yabancı yatırımı akımları için politik istikrar seviyesini arttırmaya dönük politikalar uygulamaları önerilmektedir.Article EKONOMİK KARMAŞIKLIK İNDEKSİ VE EKONOMİK BÜYÜME: CIVETS ÜLKELERİNDEN AMPİRİK KANITLAR(Uluslararası İktisadi ve İdari İncelemeler Dergisi, 2022-08-07) Bayar, İlyasBu çalışmada, CIVETS ülkelerinin 1995 ile 2019 dönemleri arasındaki ekonomik karmaşıklık düzeyi ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki panel veri yaklaşımı kullanılarak araştırılmıştır. Analizin ilk aşamasında yatay kesit bağımlılığı testi uygulanmıştır. Yatay kesit bağımlılığı nedeniyle panel birim kök ve eşbütünleşme testi ikinci nesil testlerden seçilmiştir. Eşbütünleşme katsayılarının tahmin edilmesi için Panel AMG tahmincisi kullanılmıştır. Ekonomik karmaşıklığın iktisadi büyüme üzerindeki etkisinin pozitif ve istatistiki olarak anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Nedensellik ilişkisinin belirlenmesi için Emirmahmutoğlu ve Köse (2011) panel nedensellik testi uygulanmıştır. Test analizlerine göre panelin geneli ve sadece Mısır için ekonomik karmaşıklık indeksi ile ekonomik büyüme arasında çift yönlü bir nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Kolombiya, Vietnam ve Türkiye için ekonomik büyümeden ekonomik karmaşıklık indeksine doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisi bulunmuştur. Endonezya için ekonomik karmaşıklık indeksinden ekonomik büyümeye doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisi bulgusuna ulaşılmıştır. Güney Afrika için yapılan nedensellik sınamasında ise iki değişken arasında herhangi bir nedensellik ilişkisine rastlanılmamıştır.Moving Image GÖÇÜN İNSANİ BOYUTU: ÖMERLİ ÖRNEĞİ(Sosyal Bilimler Dergisi, 2018) Bayar, İlyas; Arslan, İbrahim; Kavak, OsmanOrtadoğu ve Arap Baharının tesiriyle başlayan Suriye iç savaşının yıkıcı yansımaları, sınır komşusu olmamız nedeniyle kaçınılmaz bir şekilde ülkemizin her noktasında hissedilmektedir. Yalnızca ekonomik, kültürel, sosyal boyutu ile değil en önemlisi yaşamsal nosyonlara dayanan “insani” boyutu ayrı ve öncelenmesi gereken bir biçimde önem taşımaktadır. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programının formüle ettiği ve literatüre eklediği insani yoksulluk endeksinin ne boyutta olduğunu belirlemek ve sosyal politika çerçevesinde hem kamuyu hem özel sektörü nasıl harekete geçirebiliriz sorusuna cevap aramak araştırmamızın asıl amacını oluşturmaktadır. Bununla birlikte göç olgusunun sonuçlarından biri olan mekânsal ve kültürel değişimin, sosyal çevreye uyum ve iletişim üzerindeki etkisini ölçmek sosyal programların oluşturulması açısından öncül bir projeksiyon sağlayacağına ve katkı sunacağına inanmaktayız. Araştırmamızda nitel araştırma yöntemi kullanılarak, Mardin ilinin Ömerli ilçesine göç etmek zorunda kalan Suriyeli evli kadınların sosyoekonomik durumunu özellikle yoksulluk boyutuyla ele almaya çalıştık. Suriyeli göçmenlerin toplumsal entegrasyon noktasında birçok eşiği atladıkları halde ekonomik anlamda ciddi zorluklar çektikleri görülmektedir.
- «
- 1 (current)
- 2
- 3
- »
