Muhammed Celâleddîn-i Rûmî’de Kaygı ve Umut Bağlamında Ölüm Mefhumu: Ontolojik Bir Eşik Olarak Ölüm

relationships.isProjectOf

relationships.isJournalIssueOf

Yükleniyor...

Abstract

Bu çalışma, Muhammed Celâleddîn-i Rûmî’nin ölüm mefhumunu, kaygı ve umut kavramsal ufku içinde ele alarak, onu ontolojik ve felsefî bir çerçeveye yerleştirmeyi amaçlamaktadır. Modern felsefî paradigmalar ölümü çoğunlukla yokluk, nihayet ve geri döndürülemez bir kayıp olarak kavramsallaştırmasına karşılık, Celâleddîn’de ölüm, varlığın yoğunlaştığı, öznenin dönüşüme uğradığı ve ilâhî hakikate yönelişin mümkün hâle geldiği ontolojik bir eşik olarak düşünülür. Celâleddîn ölümü, yaşamın hakikatini açığa çıkaran asli boyutu olarak konumlandırarak onu yok edici bir son değil, suretlerin, imgelerin ve geçici görünümlerin çözülerek asıl varlık alanına iade edilmesi olarak algılar. Bu nedenle yaşam ve ölüm, süreklilik arz eden bir asıl-tezahür diyalektiği içinde kavranır. Yaşam, bir denizin yüzeyindeki hareketli köpükler gibidir, anlamını ve dinamizmini, ardındaki derinlikten, yani ölümle simgelenen yokluk ufkundan alır. Bu bağlamda Celâleddîn açısından ölüm, yaşamı dışarıdan sona erdiren salt bir olay olmaktan ziyade, insan varoluşunun yapısını açığa çıkaran kurucu içsel bir boyut olarak belirir. Makale, Muhammed Celâleddîn’in düşünce evreninde ölümü felce uğratan bir kaygı düzeyi olmasından ziyade, umudu da anlamlı ve varoluşsal olarak etkin kılan bir imkân ufku şeklinde işlediğini de ileri sürmektedir. Bu doğrultuda yaşam ve ölüm, birbirini dışlayan ikili karşıtlıklar olarak değil, insan varoluşunun derinliğini, sonluluğunu ve aşkınlığa açıklığını görünür kılan ve süreklilik arz eden bir oluş sürecinin ayrılmaz gereklilikleri olarak kavranmaktadır.

Description

Institutional Author Profiles

Keywords

Political Science, Humanities, Philosophy, Psychology, Sociology

Fields of Science

Citation

WoS Q

Scopus Q

Volume

17

Issue

Ölüm Mefhumu

Start Page

98

End Page

118
Yükleniyor...
Yükleniyor...
Yükleniyor...