Sessizliğe Davet: Wittgenstein’da Anlamın Sınırları ve Etik
Loading...
Date
2023
Authors
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Open Access Color
OpenAIRE Downloads
OpenAIRE Views
Abstract
Wittgenstein yorumcularının büyük bir bölümü, onun ilk dönem felsefesinin Frege ve Russell’ın teorilerinin bir devamı niteliğinde olduğunu, ayrıca Wittgenstein’ı Carnap ve Viyana Çevresiyle de ilişkiye sokarak Mantıkçı Pozitivist olduğunu bildirirler. Diğer bir kesim ise, onun erken dönem düşüncesinin mistik bir tarafı olduğunu dile getirmekte ve onun etik, estetik ve din hakkındaki fikirlerine büyük önem vermektedirler. Wittgenstein’ın ilk dönem düşünceleri dikkate alındığında, söz konusu ayrımın yapılmasının haklı gerekçeleri olduğunu söylemek mümkündür. Tractatus, söz konusu ayrım konusunda bize bazı ipuçları vermekle beraber, Wittgenstein’ın Trac- tatus hakkındaki ek açıklamaları ve mektupları bu ayrımı daha açık bir şekilde görmemizi sağlar. O, Ludwig von Ficker’e göndermiş olduğu bir mektubunda Tractatus’un bir etik kitabı olduğunu, en önemli olduğunu düşündüğü konuları, haklarında susarak kitabında ortaya koyduğunu dile getirir. Wittgenstein etiği; gerçekliği, olguları ve olgulardan oluşan dünyayı temsil etmeyen tümcelerden oluştuğu için dünyanın dışına gönderir. Etik, dünyanın ötesine etiğe bir bağımsızlık kazandırmak amacıyla mı gönderilmiştir? Wittgenstein etiği, bilimin aşırılıklarına karşı korumak amacıyla mı dünyanın dışına göndermiştir? Dil üzerine yapılan bir felsefe incelemesinden etik bir değer ya da etik alanında sonuçlar getireceğini ummak mümkün müdür? Bu çalışma, bu soruların ışığında, Wittgenstein’ın ilk dönem felsefesinde etiğin ne anlama geldiğini bulmaya çalışacaktır.