NÊRÎNEK GELEMPERÎ LI MÎREKTIYA HÎZANÊ: ÎLM Û EDEBIYAT
Date
2016
Authors
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Open Access Color
OpenAIRE Downloads
OpenAIRE Views
Abstract
Ev xebat ji destpêkekê û çar beşan pêk tê û lêkolîna rewşa zanyarî û edebiyata Kurdî ya serdema Mîrektiya Hizanê dike. Her wisa li ser wan şert û mercên sosyo- kultûrî hûr dibe ku bandor li van cewheran kirine. Di serdema klasîk de rola parastina edebiyatnasan a ji aliyê rêvebiran ve, diyarde ye ji bo çêbûn û geşedana edebiyatê. Digel vê yekê îstiqrara sîyasî, rewşa avadanî, dezgehên çandî jî hêmanên bi bandor in di peydabûn û belavbûna çand û edebiyata Kurdî ya di sedema mîrektiyan de.
Kurd piştî ku bûn musluman, xasma di dawiya serdema xelîfetiya Ebbasiyan de, hin xanedanên desthilatdar ji nav wan derketin. Van xanedanên Kurd li erdnîgariya xwe û li dervayê erdnîgariya xwe îqtidareke girîng bi dest xistin. Van rêvebiran gelek medrese saz kirin ku ev medrese saziyên perwerdehiyê yên sereke ne ji bo vê serdemê. Wihareng bingeha hêşînbûn û geşedana çand û edebiyata Kurdî ya klasîk çêbûye. Lê di pêvajoya çêbûna vê çand û edebiyata Kurdî de xanedan û bajarên Kurdan ketin bin pêlên êrîş û îstilaya Moxolan. Vê rewşê heta sedsalên çardeh û panzdehan berdewam kir. Piştî vê dîrokê li hin herêmên erdnîgariya Kurdan mîrektiyên Kurd ava bûn. Gund, navçe û bajarên di hakimiyeta van mîrektiyan de, bûn warê geşedana çand û edebiyata Kurdî ya nivîskî.
Emîr Suleyman di sedsala panzdehan de bi rêya sîyaseteke dîplomatîk nehîşt ku mîrektiya Hîzanê wek wan mîrektiyên Kurdan ên din bikeve destê Emîr Tîmûr Gurgan û Qara Yûsufê Turkmen û hilweşe. Ji vê dîrokê pê de li mîrektiya Hîzanê îstiqrar û aramî destpê dike. Bi îtifaqa dewleta Osmanî û Kurdan ya di serê sedsala XVIan de ev rewşa aram bêhtir bi pêş ket. Bi vî awayî li vê mîrektiyê dezgehên çanda nivîskî hatin avakirin. Xwendin û perwedehî zêde bû.
Bi xwedîderketina mîrên Hîzanê ya li edîb û zanayan, sîstema patronajê jî li vir saz bû. Wihareng zanyar, edîb û helbestvanên edebiyata Kurdî yên vê sedemê yên
III
wek Şêx Hesenê Hîzanî, Selîmiyê Hîzanî, Mela Xelîlê Sêrtî, Axaokê Bêdarî û Mela Emerê Gulpîkî û hwd. gihîştin. Asteke edebî û çandî ya ku karibe bi çanda Mîrektiyên Kurd ên din û bi yên gelên cînar re reqabeteke serkeftî bike, pêk hat. Ev asta çandî ya dewlemend a di serdema mîrektiyan de a li Hîzanê çawa ku mîraseke dîrokî ye, her wisa jî bûye binaxe ji bo vê serdema dawîn, ji peydabûn û gihîştina zana, edebiyatnas û alimên ji Hîzanê yên di dereceya alema Îslamê û dunyayê de.
Bu çalışma bir giriş ve dört bölümden oluşmakta, Hizan Beyliği döneminde ortaya çıkan ilmi çalışmaları, Kürt edebiyatını ve buna etki eden sosyo-kültürel koşulları incelemektedir. Edebiyatın ortaya çıkışında ve gelişmesinde edebiyatçıları himaye eden yönetim erkinin rolü belirgindir. Beylikler dönemi Kürt kültür ve edebiyatının ortaya çıkışında ve serpilmesinde söz konusu himayenim açık etkisini görmek mümkündür. Kürtlerin Müslüman oluşundan sonra özellikle Abbasi Halifeliğinin son dönemlerinde kendi coğrafyalarında ve bu coğrafya dışında etkili olan önemli Kürt hanedanlıkları ortaya çıktı. Bu hanedanlıkların o dönemin başat eğitim kurumları olan medreseler inşa etmeleri ile klasik dönem Kürt kültür ve edebiyatının temeli atıldı. Ancak bu kültür ve edebiyatın oluşması sürecinde Kürt hanedanlıkları ve şehirleri Moğol saldırılarına ve akabinde de istilasına uğradı ve bu on dördüncü ve on beşinci yüzyıla kadar devam etti. Bu tarihten sonra Kürt coğrafyasının bazı bölgelerinde Kürt beylikleri kuruldu ve bu beyliklerin hakim olduğu şehir, köy ve kasabalar klasik Kürt kültür ve yazılı edebiyatının ortaya çıkış zemini haline geldi. Emir Suleyman XIV. yüzyılda siyaset ve diplomasi yoluyla Hizan beyliğinin diğer Kürt beylikleri gibi Emir Timur ve Türkmen Kara Yusuf’un eline geçmesine ve ortadan kaldırılmasına engel oldu. Bu tarihten itibaren Hizan Beyliğinde istikrar ve huzur iklimi hakim olmaya başladı. XVI. Yüzyılın başında Osmanlı devleti ile Kürtler arasında gerçekleşen ittifak antlaşması ile bu olumlu durum daha da ilerledi. Böylece Hizan Beyliğinde kültürel kurumlar oluşmaya başladı. Okuma ve eğitim faaliyeti arttı. Hizan beylerinin edip ve bilginlere sahip çıkıp onları himaye etmeleri ile patronaj kurumunun da bu bölgede oluşmasını sağladı. Bunun sonunda Şeyh Hasan-i V Hîzanî, Selim-i Hizanî, Molla Halil-i Siirdi, Axaok-i Bîdarî, Molla Ömer-i Gülpikî gibi bu dönem Kürt alim, edip ve yazarları yetişti. Diğer Kürt beyliklerinde ve diğer komşu milletlerde ortaya çıkmış olan kültür ve edebiyatla başarılı bir şekilde yarışabilecek bir kültür ve edebi düzey ortaya çıktı. Hizan beyliğindeki bu zengin kültürel seviye tarihten gelen bir miras olduğu gibi beylik sonrası dönemden ta günümüze kadar bu bölgeden yetişen İslam alemi ve dünya çapındaki edip, düşünür ve alimlerin de yetişmesinin altyapısını oluşturmuştur.
Bu çalışma bir giriş ve dört bölümden oluşmakta, Hizan Beyliği döneminde ortaya çıkan ilmi çalışmaları, Kürt edebiyatını ve buna etki eden sosyo-kültürel koşulları incelemektedir. Edebiyatın ortaya çıkışında ve gelişmesinde edebiyatçıları himaye eden yönetim erkinin rolü belirgindir. Beylikler dönemi Kürt kültür ve edebiyatının ortaya çıkışında ve serpilmesinde söz konusu himayenim açık etkisini görmek mümkündür. Kürtlerin Müslüman oluşundan sonra özellikle Abbasi Halifeliğinin son dönemlerinde kendi coğrafyalarında ve bu coğrafya dışında etkili olan önemli Kürt hanedanlıkları ortaya çıktı. Bu hanedanlıkların o dönemin başat eğitim kurumları olan medreseler inşa etmeleri ile klasik dönem Kürt kültür ve edebiyatının temeli atıldı. Ancak bu kültür ve edebiyatın oluşması sürecinde Kürt hanedanlıkları ve şehirleri Moğol saldırılarına ve akabinde de istilasına uğradı ve bu on dördüncü ve on beşinci yüzyıla kadar devam etti. Bu tarihten sonra Kürt coğrafyasının bazı bölgelerinde Kürt beylikleri kuruldu ve bu beyliklerin hakim olduğu şehir, köy ve kasabalar klasik Kürt kültür ve yazılı edebiyatının ortaya çıkış zemini haline geldi. Emir Suleyman XIV. yüzyılda siyaset ve diplomasi yoluyla Hizan beyliğinin diğer Kürt beylikleri gibi Emir Timur ve Türkmen Kara Yusuf’un eline geçmesine ve ortadan kaldırılmasına engel oldu. Bu tarihten itibaren Hizan Beyliğinde istikrar ve huzur iklimi hakim olmaya başladı. XVI. Yüzyılın başında Osmanlı devleti ile Kürtler arasında gerçekleşen ittifak antlaşması ile bu olumlu durum daha da ilerledi. Böylece Hizan Beyliğinde kültürel kurumlar oluşmaya başladı. Okuma ve eğitim faaliyeti arttı. Hizan beylerinin edip ve bilginlere sahip çıkıp onları himaye etmeleri ile patronaj kurumunun da bu bölgede oluşmasını sağladı. Bunun sonunda Şeyh Hasan-i V Hîzanî, Selim-i Hizanî, Molla Halil-i Siirdi, Axaok-i Bîdarî, Molla Ömer-i Gülpikî gibi bu dönem Kürt alim, edip ve yazarları yetişti. Diğer Kürt beyliklerinde ve diğer komşu milletlerde ortaya çıkmış olan kültür ve edebiyatla başarılı bir şekilde yarışabilecek bir kültür ve edebi düzey ortaya çıktı. Hizan beyliğindeki bu zengin kültürel seviye tarihten gelen bir miras olduğu gibi beylik sonrası dönemden ta günümüze kadar bu bölgeden yetişen İslam alemi ve dünya çapındaki edip, düşünür ve alimlerin de yetişmesinin altyapısını oluşturmuştur.
Description
Keywords
Îlm, Edebiyat, Mîrektiya Hîzanê, Dîrok, Edebiyata Kurdî, Çanda Kurdî,, İlim, Edebiyat, Hîzan Beyliği, Tarih, Kürt Edebiyatı, Kürt Kültürü