Büro Hizmetleri ve Sekreterlik Bölümü Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/156
Browse
Browsing Büro Hizmetleri ve Sekreterlik Bölümü Koleksiyonu by Author "Arslan, İbrahim"
Now showing 1 - 4 of 4
- Results Per Page
- Sort Options
Book Part DİJİTAL DÖNÜŞÜM BAĞLAMINDA BİLGİ VE İLETİŞİM TEKNOLOJİSİ İLE EĞİTİM VE BÜYÜME İLİŞKİSİ: TÜRKİYE ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME(Ekin Yayınevi, 2021) Bayar, İlyas; Arslan, İbrahim; Okumuş, NuhYapılan çalışmada, dijital dönüşümün bir göstergesi olarak üretilen/ihraç edilen bilgi ve teknoloji mallarının ekonomik büyüme üzerindeki etkisi eğitim faktörü ile irdelenmeye çalışılacaktır. Bu çalışmayla Türkiye için 2000-2018 dönemini kapsayan bilgi ve iletişim teknolojileri ihracatı, kamusal eğitim harcamaları ve ekonomik büyüme arasında nedensellik ilişkisi incelenmeye çalışılmıştır. Serilerin durağanlıkları Genişletilmiş Dickey- Fuller ve Phillips-Perron Test istatistiği ile test edildikten sonra söz konusu değişkenler arasındaki nedensellik ilişkisinde Hatemi-J (2012) Asimetrik Nedensellik testinden yararlanılmıştır. Elde edilen bulgular pozitif şoklar açısından değerlendirildiğinde, pozitif ekonomik büyümeden pozitif bilgi ve iletişim ihracatına tek taraflı, pozitif kamusal eğitim harcamalarından pozitif büyümeye tek taraflı nedensellik ilişkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Negatif şoklar açısından ele alındığında ise negatif bilgi ve iletişim teknolojileri ihracatından negatif ekonomik büyümeye doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Hem pozitif hem de negatif şoklar açısından kamusal eğitim harcamaları ile bilgi ve iletişim teknolojileri ihracatı arasında herhangi bir nedensellik ilişkisine ulaşılamamıştır. Bu ilişkiyi sağlayacak unsurun standartları yükseltilmiş bir eğitim yapısının beşeri sermayeye pozitif etkisi ve AR-GE harcama payının artması şeklinde olacağı dikkate alınmalıdır. Türkiye özelinde dijital dünyanın “tüketimden” “üretmeye” doğru yeni bir değerler dizisi değişikliğine ihtiyaç duyduğu açıktır.animation.listelement.badge GÖÇÜN İNSANİ BOYUTU: ÖMERLİ ÖRNEĞİ(Sosyal Bilimler Dergisi, 2018) Bayar, İlyas; Arslan, İbrahim; Kavak, OsmanOrtadoğu ve Arap Baharının tesiriyle başlayan Suriye iç savaşının yıkıcı yansımaları, sınır komşusu olmamız nedeniyle kaçınılmaz bir şekilde ülkemizin her noktasında hissedilmektedir. Yalnızca ekonomik, kültürel, sosyal boyutu ile değil en önemlisi yaşamsal nosyonlara dayanan “insani” boyutu ayrı ve öncelenmesi gereken bir biçimde önem taşımaktadır. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programının formüle ettiği ve literatüre eklediği insani yoksulluk endeksinin ne boyutta olduğunu belirlemek ve sosyal politika çerçevesinde hem kamuyu hem özel sektörü nasıl harekete geçirebiliriz sorusuna cevap aramak araştırmamızın asıl amacını oluşturmaktadır. Bununla birlikte göç olgusunun sonuçlarından biri olan mekânsal ve kültürel değişimin, sosyal çevreye uyum ve iletişim üzerindeki etkisini ölçmek sosyal programların oluşturulması açısından öncül bir projeksiyon sağlayacağına ve katkı sunacağına inanmaktayız. Araştırmamızda nitel araştırma yöntemi kullanılarak, Mardin ilinin Ömerli ilçesine göç etmek zorunda kalan Suriyeli evli kadınların sosyoekonomik durumunu özellikle yoksulluk boyutuyla ele almaya çalıştık. Suriyeli göçmenlerin toplumsal entegrasyon noktasında birçok eşiği atladıkları halde ekonomik anlamda ciddi zorluklar çektikleri görülmektedir.Conference Object İKİZ AÇIKLAR HİPOTEZİNİN GEÇERLİLİĞİ: TÜRKİYE ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA (1980-2018)(İktisadi Kalkınma ve Sosyal Araştırmalar Derneği, 2019) Bayar, İlyas; Arslan, İbrahimBütçe açığı ve cari açığın eşanlı olarak ortaya çıkması ikiz açık olarak ifade edilir. Gelişmekte olan ve de yükselen piyasalar ekonomisi sınıflandırmasına dahil edilen Türkiye gibi ülkelerde hem bütçe açığı hem de cari açık kronik bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Söz konusu durumun varlığı ekonomik istikrarın oluşmasını sekteye uğratan faktörlerden bazılarını ifade etmektedir. Bu bağlamda iki açık arasındaki ilişkinin yönü ve etkileşim derecesi önem kazanmaktadır. İki ana akım yaklaşımdan biri olan Geleneksel görüş (Keynesyen) ikiz açık hipotezinin geçerli olduğunu savunurken, diğer yaklaşım olan Ricardo Denklik hipotezi ikiz açık hipotezinin geçersiz olduğu savını dile getirmektedir. Çalışmanın amacı ikiz açıklar hipotezinin geçerliliğini sınamak amacıyla 1980-2018 dönemi bütçe açığı ve cari açık arasındaki ilişkinin yönünü ve etkileşim derecesini test etmektir. Zaman serileri analizi yönteminin kullanıldığı çalışmada yıllık veriler esas alınarak değişkenler arasındaki ilişki için regresyon analizi, söz konusu dönemde veri değişken seti arasında nedensellik ilişkisinin belirlenmesi amacıyla da Granger nedensellik sınaması yapılmıştır. İki açık arasında herhangi bir nedensellik ilişkisine ulaşılmamış dolayısıyla da Ricardo Denklik Hipotezinin geçerli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Conference Object TÜRKİYE EKONOMİSİNDE DOĞRUDAN YABANCI YATIRIMLARIN EKONOMİK BÜYÜME VE İŞSİZLİĞE ETKİSİ: TODA-YAMAMOTO NEDENSELLİK YAKLAŞIMI(İktisadi Kalkınma ve Sosyal Araştırmalar Derneği, 2019) Bayar, İlyas; Arslan, İbrahimİktisat politikalarının temel amaçlarından biri konjonktürel dalgalanmaları kontrol ederek hem ekonomik büyümeyi sağlamak hem de istihdam yaratmaktır. Bu bağlamda makro ekonominin iki kötüsünden biri olarak kabul edilen işsizliği (diğeri enflasyon) azaltmak ve dolayısıyla milli geliri arttırmak suretiyle toplumsal refahın artmasına zemin hazırlamak hem politika yapıcıları tarafından arzu edilen hem de iktisadi yazında halen çalışılan/tartışılan konular arasında yer almaktadır. Küreselleşme ile birlikte sermaye ve emeğin mobilitesi ve gelişmekte olan ülkelerde tasarruf eksikliğinin yatırımları bir bütün olarak olumsuz olarak etkilemesinin gelişmiş ülkelerin sahip olduğu sermaye fazlası birlikte düşünüldüğünde söz konusu durumlar Doğrudan Yabancı Yatırımların (DYY) önemini arttırmıştır. Bazı dezavantajlarına rağmen doğrudan yabancı yatırımlarla katma değeri yüksek ve yoğun teknoloji eksenli üretim hatları, düşük maliyetli, kaliteli mal ve ürün üretilmesinin yanı sıra yeni üretim ve yönetim süreçlerinin yatırım yapılacak ülkelere transfer edilmesi başlıca avantajlardan bazıları olarak görülmektedir. Bu avantajlarla birlikte DYY’den beklenilen en önemli etki alanlarından biri de istihdam oluşturmasıdır. Doğal işsizlik oranı haricinde kırılgan ülkelerde işsizlik oranlarının devresel dalgalanmaları ve potansiyel büyüme oranlarında meydana gelen sapmalar ekonominin istikrarsız bir hal almasına sebebiyet vermektedir. Gelişmekte olan ülkelerde yatırımlara kaynak sağlayan portföy yatırımları ile birlikte doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının direkt olarak üretime sevk edilmesi ekonominin stabil bir hal almasına ve dolayısıyla iktisadi büyüme ve kalkınmanın gerçekleşmesine katkı sağlayacaktır. Yapılan çalışmada Türkiye’de ithal ikame ekonomik anlayıştan ihracata dayalı ekonomik anlayışa geçişin başlangıç dönemi olarak kabul edilen 1980’den günümüze doğrudan yabancı yatırımların ekonomik büyüme ve işsizlikle olan ilişkisi ele alınmaya çalışılmıştır. Türkiye için 1980-2018 dönemine ait yıllık verilerin esas alındığı ve Toda-Yamamoto nedensellik testinin kullanıldığı çalışmada doğrudan yabancı yatırımların işsizlikle ilgili herhangi bir nedensellik ilişkisine ulaşılmamıştır. Fakat aynı dönemde doğrudan yabancı yatırımlarla ekonomik büyüme ile pozitif ve anlamlı bir nedensellik ilişkisi olduğu bulgusuna ulaşılmıştır.