Temel İslam Bilimleri Bölümü
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/50
Browse
Browsing Temel İslam Bilimleri Bölümü by Author "Karakaş, Ali"
Now showing 1 - 3 of 3
- Results Per Page
- Sort Options
Article HADİS KÜLTÜRÜNDE ESTETİK(2017) Karakaş, AliTüm insanların barış, huzur, saadet ve mutluluğunu hedefleyen İslâm dininin iki temel kaynağı vardır. Bunlar, Allah'ın kelamı olan Kur'ân ve Hz. Muhammed'in sünnetidir. Hz. Muhammed'in söz, fiil ve takrirlerinden oluşan sünnet, Kur'ân'ın tefsir ve açıklaması durumundadır. Kur'ân ve sünnet, insanların hayatlarının her alanına hitap etmektedir. Sanat ve estetiğin de İslâm kültüründe önemli bir yeri vardır. Çeşitli sözlük ve ansiklopedilerde sanat ve estetik hakkında değişik tanımlar yapılmıştır. İslâm dininin ana kaynağı olan Kur'ân'da estetiği çağrıştıran pek çok kavramlardan bahsedilmektedir. Özellikle Hz. Muhammed'in (s.a.v.) söz, fiil ve takrirlerinde de estetiği dile getiren güzellik türü ifadelerin yer aldığını okumaktayız. Hz Muhammed (s.a.v.) hayatının her aşamasında estetik, zarafet, düzen, tertip ve disipline önem ver vermiş ve Müslümanların dikkatlerini bu noktalara çekerek bu çerçevede hayatlarını tanzim etmelerini istemiştir. Bu çalışmamızda, bu konuları, bilhassa estetik kavramı çerçevesi dâhilinde kabul edilecek ifadelerin hadis kültüründeki yeri üzerinde duracağız. Çünkü güzelliği, zarafeti ve ahengi ifade eden çeşitli şeyler, insan hayatında yer almaktadır. Bu gibi şeyler, insanın ruh ve zihin dünyasını beslemektedir. Bu nedenle estetik kavramı dâhilinde kabul edilen her türlü güzelliğin, fert ve toplum hayatında önemli bir yeri vardırArticle HADİS TENKİDİ VE TAYYİB OKİÇ(2019) Karakaş, Ali1902 yılında Bosna’da doğan Muhammed Tayyib Okiç, ilköğrenimini 1913, orta öğrenimini 1916 tarihinde tamamlamıştır. 1920 yılında Okruzna Medresesinden, 1925 yılında İslâm Hukuku ve İlahiyât mektebinden mezun olmuştur. Pek çok dil bilen Okiç, 1945 yılında Türkiye’ye iltica etmiştir. Çeşitli üniversitelerde ders vermiş, çok sayıda talebe yetiştirmiş, çeşitli eserler yazmış ve 1977 yılında vefat ederek Saraybosna’da defnedilmiştir. Kritik kelimesi, eleştirmek, tenkit etmek, kusurlu görmek ve benzeri anlamlar için kullanılmaktadır. Hadis ilminde, kritik kelimesinin karşılığı tenkittir. Tenkid kelimesi, herhangi bir şeyin iyisini kötüsünden ayırmak, ayıklamak için gözden geçirmek ve bir şeyin kusurunu tespit etmek için kullanılan bir isimdir. Hadis usulüne göre tenkid ise, herhangi bir hadisin sıhhat derecesini tespit etmek için senet ve metnini incelemeye tabi tutmaktır. Yani sahih hadisleri zayıf hadislerden ayırmak, ravilerin güvenilir veya güvenilmez oldukları kanaatine varmaktır. Bir hadisin senedi yoksa onun hadis olma ihtimalini araştırmaya gerek görülmemiştir. Bir hadisin senedi zayıf veya mevzu ise, o hadisin metni sahih olsa bile, sağlam olarak kabul edilmez. Bununla beraber sadece senedin sıhhatini ölçü alıp metni de buna dayanarak sahih kabul etmek doğru değildir. Çünkü senedin sahihliği, her zaman metnin sahihliğini gerektirmez. Hadis hem sened hem de metin açısından hadis kriterlerine uygunsa, o hadis sahih kabul edilir. Şayet hadisin metni hadis kriterlerine uygun değilse, o hadisin isnadı sahih olsa bile, zayıf kabul edilir ve delil olarak kullanılmaz. Okiç, hadis tenkidinin, hadis uydurma faaliyetlerine karşı gerekli bir tedbir olduğunu ileri sürerek, hadis kritiğinin gerekliliğini şöyle dile getirmiştir: “Hadislerin gerek itikadata gerekse muamelata taalluk etmelerinden dolayı bunların, yalnız sahihlerini seçebilmek maksadı ile ince tenkid usullerine başvurmak İslâmiyet’in genel menfaatleri hesabına son derece lüzumlu görülmüştür.” Ayrıca Okiç’e göre hadis kritiğinin başlangıcı, çok eskilere dayanmaktadır. Onun öne sürdüğüne göre, hadis tenkit disiplininin, şifahi dahi olsa sahabe döneminden başladığına dair pek çok bilgi vardır. Örneğin Hz. Ali hadis nakledenlerden, rivayetlerinde doğru söylediklerine dair yemin etmelerini istemiştir. Buna göre sahabiler, ilk hadis münekkitleri olarak kabul edilebilir.Article Molla Gürânî ve El-Kevserü’l-Cârî Adlı Eserinde Hadis Şerh Metodu(Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 2018) Karakaş, AliMolla Gürânî’nin tam adı, Şemsuddin Ahmed b. İsmail b. Osman b. Muhammed el-Gürânî’dir. (ö. 893/1488). Gürânî’nin kendisinden nakledildiğine göre o, Diyarbakır yakınlarında bulunan Hiler köyünde doğmuştur. Gürânî, İslâm âleminin çeşitli yerlerinde ilmi araştırmalarda bulunmuş ve o zaman için ulaşabildiği kadarıyla İslâm âleminin önde gelen pek çok âliminden ders almıştır. Daha sonra Anadolu’ya geçmiş, Fatih Sultan Mehmed’e (ö. 886/1481) hocalık yapmış, İstanbul’un fethinde etkin rol almış ve ardından İstanbul’da ilimle meşgul olmuştur. Bununla beraber o, çeşitli idari görevlerde de bulunmuştur. Gürânî, çeşitli ilim dallarında çok sayıda ilmi eser yazmıştır. O, İslâm dininin temel iki kaynağı olan Kur’ân-ı Kerim ile Hz. Muhammed’in (s.a.v.) sünnetine son derece önem vermiş ve onların üzerinde çalışmalarda bulunmuştur. O, önce “Ğâyetü’l-Emânî fî Tefsîri’l-Kelâmi’r-Rabbânî” adlı bir tefsir yazmıştır. Onun, daha sonra Buhârî’nin “el-Câmiu’s-Sahih” adlı hadis kitabı üzerine yazmış olduğu “el-Kevserü’l-Cârî ilâ Riyâdi Ehâdîsi’l-Buhârî” adlı eseri, hadis alanında önemli bir yere sahip bulunmaktadır. Gürânî, hadis icazetini İbn Hacer el-Askalânî’den (ö. 852/1448) almıştır. O, bu kitabında hocası İbn Hacer’i tenkit etmiştir. Gürânî’nin tenkit ettiği diğer bir hadisçi de Buhârî’nin diğer bir şarihi olan Kirmânî’dir (ö. 787/1384). O, bu eserinde el-Câmiu’s-Sahih’i çeşitli yönlerden şerh etmiştir. Biz bu makalemizde, onun şerh ettiği hadislerden bazı örnekler ele alarak incelemeye çalışacağız. Ele aldığımız bu hadis örneklerini, Buhârî’nin diğer şerhlerini de göz önünde bulundurarak yorumlamaya çalışacağız.