Fakülteler
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12514/14
Browse
Browsing Fakülteler by Author "Acar, Ayşe"
Now showing 1 - 7 of 7
- Results Per Page
- Sort Options
Article Citation - WoS: 32Citation - Scopus: 31Ancient DNA from Mesopotamia suggests distinct Pre-Pottery and Pottery Neolithic migrations into Anatolia(Science, 2022) Acar, Ayşe; Lazaridis, Iosif; Alpaslan-Roodenberg, Songül; Açıkkol, Ayşen; Agelarakis, Anagnostis; Davtyan, Ruben; Aghikyan, Levon; Reich, DavidWe present the first ancient DNA data from the Pre-Pottery Neolithic of Mesopotamia (Southeastern Turkey and Northern Iraq), Cyprus, and the Northwestern Zagros, along with the first data from Neolithic Armenia. We show that these and neighboring populations were formed through admixture of pre-Neolithic sources related to Anatolian, Caucasus, and Levantine hunter-gatherers, forming a Neolithic continuum of ancestry mirroring the geography of West Asia. By analyzing Pre-Pottery and Pottery Neolithic populations of Anatolia, we show that the former were derived from admixture between Mesopotamian-related and local Epipaleolithic-related sources, but the latter experienced additional Levantine-related gene flow, thus documenting at least two pulses of migration from the Fertile Crescent heartland to the early farmers of Anatolia.Article Animal Remains From Çakırbeyli-Küçüktepe Höyük Excavations, Western Anatolia(ARMA Archaeologia Meandrica, 2023) Acar, Ayşe; Yaylalı, SerapÇakırbeyli Küçüktepe Höyük is a mound site in western Anatolia, located 1.5 km north of Çakırbeyli village, Koçarlı district of Aydın province, Türkiye. This paper presents the first zooarchaeological report of the animal remains unearthed from the 2014-2016 excavations at Çakırbeyli-Küçüktepe Höyük. The aim was to record, identify and find animal-based subsistence at the site. Faunal assemblages from Early Bronze Age to Byzantine occupations of the site represents a total of 875 specimens were examined. The remains were identified by classifying them according to their genus and species. At first observation, representing 8 animal families, a total of 13 different species of mammals, reptiles and birds were identified. It appeared that Çakırbeyli- Küçüktepe people were both hunters and herders for their common subsistence. Although there were red deer, horses and cattle, sheep and goats (Ovicaprid) were found to be the most consumed species, comprising 89.60% of total identified specimens. Based on a few equid specimens, it appeared that horses were used at the site for transportation. The distribution of skeletal parts suggests on-site butchering practice. Heavy burn marks, especially around the edge, on a large number of bones suggest open fire or direct heat food processing. Overall, the identified species illustrate a mosaic of ecology and habitat exploitation as well as multiple aspects of humananimal relationships at Çakırbeyli-Küçüktepe Höyük.Article Citation - WoS: 94Citation - Scopus: 116The genetic history of the Southern Arc: A bridge between West Asia and Europe(Science, 2022) Acar, Ayşe; Lazaridis, Iosif; Alpaslan-Roodenberg, Songül; Açıkko, Ayşen; Agelarakis, Anagnostis; Davtyan, Ruben; Aghikyan, Levon; Açıkkol, Ayşen; Reich, DavidMaterials and Methods The materials and methods described here are for the combined study of the population history of the Southern Arc and pertain to the present study (which describe the entire dataset and analytically focuses on the Chalcolithic and Bronze Age periods), and two studies on Neolithic populations and the more recent history of the Southern Arc which employ the same analysis dataset and methodsArticle Citation - WoS: 24Citation - Scopus: 28A genetic probe into the ancient and medieval history of Southern Europe and West Asia(Science, 2022) Acar, Ayşe; Lazaridis, Iosif; Alpaslan, Songül; Açıkkol, Ayşen; Agelarakis, Anagnostis; Aghikyan, Levon; Davtyan, Ruben; Acikko, Aysen; Alpaslan-Roodenberg, Songul; Reich, DavidLiterary and archaeological sources have preserved a rich history of Southern Europe and West Asia since the Bronze Age that can be complemented by genetics. Mycenaean period elites in Greece did not differ from the general population and included both people with some steppe ancestry and others, like the Griffin Warrior, without it. Similarly, people in the central area of the Urartian Kingdom around Lake Van lacked the steppe ancestry characteristic of the kingdom's northern provinces. Anatolia exhibited extraordinary continuity down to the Roman and Byzantine periods, with its people serving as the demographic core of much of the Roman Empire, including the city of Rome itself. During medieval times, migrations associated with Slavic and Turkic speakers profoundly affected the region.Article Mardin Midyat Aktaş Mevkii İnsan İskeletlerinde Diş ve Çene Patolojileri(2018) Ayşe ACAR; Acar, AyşeMidyat Aktaş Mevkii iskeletleri, 2013 yılında Mardin ili Midyat ilçesi Aktaş Mevkii Mor Hobil-Mor Abrohom manastırının kuzeyinde yer alan ve Roma Dönemine tarihlendirilen dört adet oda mezardan ele geçirilmiştir. Çalışmanın amacı; Midyat, Aktaş Mevkii bireylerinin diş, üst ve alt çenelerine ait patolojilerini inceleyerek bireylerin yaşam biçimi, ağız sağlığı, beslenme alışkanlıkları ve demografik yapısını tahmin etmektir. Çalışmada, Midyat, Aktaş Mevkii oda mezarlardaki 319 adet üst ve alt çenelerden elde edilen veriler kullanılmıştır. Sonuç olarak, toplumda 319 adet birey olduğu (%11,28’i bebek, %15,67’si çocuk, %5,64’ü kadın, %14,42’si erkek, %50,78’i cinsiyeti bilinmeyen) saptanmıştır. Aktaş Mevkii bireylerinin diş ve çene patolojileri, %6,19’u çürük, %9,29’u apse, %42,95’i ölüm öncesi diş kayıplarından oluşmaktadır. Toplumun beslenme alışkanlıklarının hayvansal proteine yönelik olduğu söylenebilir.Article Mardin Şeyh Mahmud El Türkî Aile Kabristanındaki Mezar Taşlarının Sanat Tarihsel ve Antropolojik Açıdan Değerlendirilmesi(2021) Yeşilbaş, Evindar; Acar, AyşeMezar taşları ölen kişinin bu dünya ile bağının kurulduğu ve ahirete göçen şahsın anısını yaşatmak üzere kimlik bilgileri, mesleği, cinsiyeti, doğum ve ölüm tarihleri gibi bir takım bilgileri ihtiva eden somut kültür varlıklarıdır. Mezar taşları üzerinden kişinin öldüğü döneme ait mezar yapım gelenekleri de öğrenilmektedir. Çalışmanın yapıldığı Mardin’de mezarlık alanları içerisinde ayrı birer bölüm halinde aynı aileden bireylerin gömüldüğü aile kabristanı oluşturma geleneği hâkimdir. Çalışma materyalini, Şeyh Mahmud El Türkî aile kabristanındaki mezar taşları oluşturmaktadır. Bu kabristanda yer alan 20 adet mezar taşı, malzeme, teknik, süsleme, dil ve içerik açısından sanat tarihsel ve antropolojik olarak değerlendirilmiştir. Mezar taşlarından tarihi kimliğe sahip olduğu tespit edilen yalnızca 10 tane mezar taşı, sanat tarihsel açıdan incelenerek katologlanmıştır. Değerlendirme sonucunda, kalker taşı malzeme üzerine oyma tekniğinde bitkisel ve geometrik süslemeler ile sülüs karakterli kitabelerin işlendiği anlaşılmıştır. Bölgenin mimari yapılarında karşılaşılan süsleme dilinin bu mezar taşlarına da yansıdığı görülmüştür. İncelenen mezarlık alandaki mezar taşlarında, hem kültürel hem de sanatsal anlamda söz konusu ailenin sahip olduğu kültürel kodlar tespit edilmiştir.Article MİDYAT AKTAŞ MEVKİİ BİREYLERİNE AİT CALCANEUS KEMİĞİNDEN METRİK VE NONMETRİK DEĞERLENDİRME(2018) Ayşe ACAR; Acar, AyşeCalcaneus kemiğinin dayanıklı yapıda olması, kazı alanlarında daha sık ve sağlam durumda bulunmasını sağlamaktadır. Çalışmada calcaneus kemiği üzerinden metrik özelliklere dayanan cinsiyet ve boy tahmini, nonmetrik incelemelerle belirlenen facet tiplerinin sıklığı hesaplanmıştır. Bu çalışmanın amacı, demografik bilgileri bilinmeyen (Cinsiyet, Yaş, Boy vs.) Midyat Aktaş Mevkii bireylerine ait calcaneus kemiğinden metrik olarak cinsiyet ve boy tahmini yapmak ve non metrik incelemelerle articuler facet tiplerini sınıflamaktır. Çalışmada kullanılan 66 adet materyal 2013 yılında Mardin Müzesi başkanlığında yürütülen Midyat Aktaş Mevkii kazı alanından elde edilmiştir. Kalıntılar Mardin Artuklu Üniversitesi osteoloji laboratuvarına getirilerek temizlik çalışması yapılmıştır. Uzunluk ve genişlik ölçümleri için hem sağ hem de sol taraf kullanılmış, ölçümler dijital kumpas kullanılarak yapılmıştır. Nonmetrik sınıflandırma için Gupta ve arkadaşları ve Compos ve Pellico’nun geliştirmiş oldukları sınıflandırmalar ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonucunda, cinsiyeti tahmini için 54 adet maksimum calcaneus uzunluğunun aritmetik ortalaması kullanılmış ve 26 adet erkek, 28 adet kadın birey tahmin edilmiştir. Boy tahmini için Holland’ın geliştirmiş olduğu formül çalışmamıza uygulandığında erkeklerin boy ortalaması 174,14 +-5,03 cm, kadınların boy ortalaması 161,56+-3,6 cm olarak hesaplanmıştır. Nonmetrik bulgularda Compos ve Pellico’nun geliştirdiği sınıflandırma 65 adet calcaneus kemiğine uygulandığında en sık rastlanan tip B tipi, cinsiyetler arası değerlendirmede erkeklerde en sık görülen tip A3 ve B2 tipi, kadınlarda ise B tipi olduğu gözlenmiştir. Gupta ve arkadaşlarının geliştidiği sınıflandırma çalışmamıza uygulandığında en sık görülen tip 1 tipidir. Erkek ve kadınlar arasında en sık görülen tip 1 tipi olmuştur. Sonuç olarak, calcaneus kemiğinin metrik ve nonmetrik incelemelerinin kimliklendirme çalışmalarında önemli bir yere sahip olduğu tespit edilmiştir.
