Browsing by Author "Aktaş, Mehmet"
Now showing 1 - 2 of 2
- Results Per Page
- Sort Options
Article Kelâmcılar Teorileri Neden Bağdaştırır?(2023) Aktaş, MehmetBu makale, kelâm ilminde farklı teoriler arasında yapılan bağdaştırmaların nedenlerini incelenmektedir. Düşünce tarihi boyunca sıkça rastlanan durumlardan biri herhangi bir düşünür veya gruba ait bir teorinin yabancı hissedilen başka bir teori veya inançla bağdaştırılmasıdır. Makalede yabancılık hissi; birincisi ‘uzak yabancılık’, ikincisi ‘orta yabancılık’, üçüncüsü ‘yakın yabancılık’ olmak üzere üç kısma ayrılmıştır. Bu yabancılık hissi diğer dinlere karşı hissedilen uzak, klasik felsefeye karşı hissedilen orta ve İslâm düşüncesinin birer mimarı olan akımlara karşı hissedilen yakın yabancılık olmak üzere üç gruba ayrılır. Herhangi bir düşüncenin farklı nedenlerle yabancı inançlarla bağdaştırılması sonucu 1- ithal, 2- itham, 3- meşruiyet arayışı ve 4- analiz olmak üzere dört bağdaştırma türünün ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Bunlardan ithal, yabancı olarak addedilen bir kültür ve düşünce sisteminde yer alan bir bağdaştırmayı aynıyla benimsemektir. İtham, rakip teoriyi değersizleştirmek için onu yabancı bir teori veya inanca dayandırmaktır. Meşruiyet arayışı, bir teoriyi kendi grubuna kabul ettirmek için kabul edilmiş başka bir teori veya inançla uyumlu göstermektir. Analiz, herhangi bir amaç güdülmeksizin iki teori arasında benzerlikler kurma girişimidir. Zikredilen kategorilerin her birisi için klasik kelâm eserlerden temsili yüksek örnekler sunulmuştur. Makalede ayrıca, kelâmcıların teori bağdaştırmalarının altında yatan sebepler tespit edilmeye çalışılmıştır. Her bağdaştırmaya aynı şekilde yaklaşım gösterilmemesi gerektiği sonucuna varılmıştır.Article Mîr Hüseyin Meybudî’nin Câm-i Gît-i Nümâ Adlı Eserinin Serüven ve Tahlili(Sirnak University, 2025) Aktaş, MehmetBu çalışma, Timur Devleti’nin sonu ile Akkoyunlular döneminin önde gelen âlim ve kadılarından Mîr Hüseyin Meybudî’nin Câm-i gît-i nümâ adlı Farsça eserini incelemektedir. Celâleddin ed-Devvânî’nin öğrencisi olan Meybudî, bu metninde kelâm ilmini İbn Sînâ felsefesi ve İşrâkî kozmolojiyle birleştirerek özgün bir teorik yapı ortaya koymuştur. Çalışma, metnin teorik çerçevesini, kozmolojik modelini ve tarihsel dolaşımını metin çözümlemesi ve tarihî veri yöntemiyle ele almayı amaçlamaktadır. Eser, bir giriş, otuz tematik bölüm ve bir sonuç kısmından oluşur. Vâcibü’l-vücûd ile mümkinü’l-vücûd ayrımıyla başlayan metin, cevher-araz, nefisler ve feleklerin tasnifi gibi konularla devam eder. Heyûlâ, sûret ve cevher gibi felsefî kavramları kullanmakla birlikte Kur’an merkezli bir kelâmî çerçeve önerir. Meybudî, gök cisimlerinin hareketleri, gezegen konumları, unsurlar teorisi ve meteorolojik olayları detaylı biçimde inceler. On akıl nazariyesini benimseyerek Batlamyusçu model ile İbn Sînâ’nın astronomik katkılarını birleştirir. Eserde gezegen yörüngeleri ve güneş tutulmaları geometrik diyagramlarla açıklanır. İnancın Kur’an ve hadisle temellendirilmesi gerektiğini savunan Meybudî, felsefe ve kelâmı vahyi destekleyen araçlar olarak konumlandırır. Eserin Arapça’ya çevrilmesi ve Mârûnî âlim İbrâhîm el-Hakıllânî tarafından Latince’ye tercüme edilerek 1641’te Paris’te basılması, metnin uluslararası dolaşımını göstermektedir. Avrupa baskısında Hz. Muhammed’e dair ifadeler, Kur’an âyetleri ve bilimsel diyagramlar sansüre uğramıştır. Çalışma ayrıca, eserin bilinen tek şerhi olan Çukurcalı Mollâ Ömer el-Çellî’nin açıklamalarını da ele almaktadır. Câm-i gît-i nümâ, kelâm, felsefe ve kozmoloji etkileşiminin zirve örneklerinden biri olup, bu çalışma söz konusu metni çeşitli açılardan inceleyerek İslâm düşüncesi tarihinde özgün bir katkı sunmayı hedeflemektedir.

