Browsing by Author "Burç, Safiye Ateş"
Now showing 1 - 3 of 3
- Results Per Page
- Sort Options
Article Aşiretsizleş(tir)me Çabalarından Yeniden Aşiretleşmeye: Kürt Aşiretlerindeki Yapısal Dönüşümü Tartışmada Çatışma ve Örgütlenme Modelleri(2024) Burç, Safiye Ateş; Durç, Safıye AtesAşiret kavramı Kürt toplumu için geçmişi uzun yıllar öncesine dayanan, kan bağı ve yer bağı aracılığıyla ortak kökeni imleyen, güçlü bir kolektif kimliğe denk düşen ve sosyo-politik açılımları olan bir kavramdır. Gelenekselliğe, yerelliğe ve hiyerarşiye vurgu yapan bu toplumsal örgütlenme, modernleşme hareketleriyle birlikte ortadan kalkması beklenen bir formdu. Ancak ne siyasal aktörler ne de modernite aşiretsizleş(tir)meyi gerçekleştiremedi. Aksine, aşiret; tüm süreç, yapı ve formasyonlarda kendini yeniden üretmeyi başarabildi. Peki bu uyumlanmayı mümkün kılan temel dinamikler nelerdir? Bu soruya yanıt bulmak üzere kaleme alınan bu makalede, aşiretli yapıyı ayakta tutan ve dolayısıyla aşiretsizleş(tir)meyi engelleyen esas dinamiklerin aşiretlere özgü örgütlenme modelleri ve özellikle dallanan soy sistemine uygun sürdürülen aşiretler arası çatışmalar olduğu iddia edilmektedir. Seçimler, kapitalist ilişkiler, sivil toplum kuruluşları gibi modern pratikler ise bu makalede, söz konusu dinamikleri canlı tutan aracılar olarak kabul edilmektedir. Antropoloji ve siyaset biliminin teorik bilgi kaynaklarının ve perspektiflerinin veri olarak kullanıldığı makalede, çatışma ve çatışmaları çözme gibi mikro-politik meselelerin birliktelik ruhunu güçlü kıldığı, eylem birliğini sağladığı ve böylece yeniden aşiretleşmeyi mümkün kıldığı sonuçlarına varılmıştır.Article Foucault’da İktidar Ve İktidar Teknolojilerinin Dönüşümü(2021) Burç, Safiye Ateş; Durç, Safıye AtesFransız düşünür Michel Foucault bilgi üretme yolculuğunda önce özneye odaklanmış, bu amaçla dışlanmışlıkları (deli, suçlu, öğrenci, eşcinsel vb.), bunları üreten ve yeniden üreten söylemi, söylemin ilişkide olduğu iktidarı, iktidarla içkin bir ilişkide olan bilgiyi ve yine iktidarın yarattığı hakikatı açıklamaya girişmiştir. Ancak bir süre sonra rotası özneden iktidara kaymıştır. Düşünür, iktidar nedir gibi bir soruya yanıt vermek yerine iktidarın, dahası iktidar ilişkilerinin nasıllığına yanıt arar. İktidarı gündelik toplumsal ilişkilerde somutlaştıran Foucault, kapatılmayı ve bu kapatılmayı sağlayan kurumlara odaklanarak iktidar ilişkilerinin dönüşümünü bize sunmaktadır. Egemenlikten disiplinci iktidara, yani gözetim toplumuna, oradan da düzenleyici iktidara (biyo-iktidar) nasıl geçildiğini tarihsel bir perspektif ve felsefi bir temelle ortaya koymaktadır. Kendi bilgisini de içeren iktidar, geliştirdiği söylemlerle bedene ve nüfusa yayılmakta ve neyin normal neyin anormal, neyin aynı neyin başka yada örneğin kimin namuslu kimin namussuz olduğuna karar verebilmektedir. İşte bu çalışmada düşünürün iktidar analizi; iktidarın ürettiği hakikat ve iktidarı derinleştiren, dilin desteklediği söylem ve bilgi yardımıyla açıklanmaya çalışılacaktır, ana eksen ise iktidar ilişkilerinin dönüşerek ilerlediği tezi olacaktır.Article Siyasal Düşüncede Söz’ün Gücü: İsa, Paulus Ve Augustinus'ta Hristiyan Logosunun Seyri(2024) Burç, Safiye Ateş; Durç, Safıye AtesDüzeni, düşünceyi ve yaratıcıyla insan arasındaki bağı kuran Tanrının Sözü (logos), Hristiyan siyasal düşüncesinin beslendiği en güçlü kaynaktır. Hatta bu düşünceyi özgünleştiren temel unsurdur. Hristiyan logosunun düzen kurucu ve yaratıcı söze denk düştüğü ve Hristiyan siyasal düşüncesini özgünleştirdiği tezini tartışmak üzere kaleme alınan bu makale, siyaset bilimi (siyaset felsefesi) ve din felsefesinin kuramsal perspektiflerini biraraya getirmektedir. Kitab-ı Mukaddes’in (Tevrat, Zebur, İncil ve Aziz Pavlus’un Mektupları) ve kilise babalarının orijinal eserlerinin veri olarak kullanıldığı makalede Hristiyan logosunun dolaşımı İsa, Paulus ve Augustinus’un düşünsel pratikleri çerçevesinde irdelenmiştir. Böylece hem Grek logosundan Hristiyan logosuna geçişe hem de Söz’ün Hristiyan düşüncesindeki seyrine dair eleştirel bir okuma denemesi yapılmıştır. Yunan felsefesi ve Yahudi tektanrıcılığı karşılaştırması da yöntemsel olarak, söz konusu siyasal düşünceyi derinleştirmek üzere kullanılmıştır.

