Browsing by Author "Canbaz, Hayri"
Now showing 1 - 2 of 2
- Results Per Page
- Sort Options
Article Analysis of Microorganisms Isolated from Tracheal Aspirate Cultures and Their Antibiotic Susceptibility Profiles: A Retrospective Study from 2018 to 2022(Frontiers Media SA, 2026) Sanmak, Erkan; Cil, Baris; Ayaydin, Zeynep; Canbaz, Hayri; Davarci, Ismail; Gokdemir, Gul Sahika; Guler, GokhanBackground: To determine the distribution of microorganisms isolated from tracheal aspirate (TA) cultures and their antimicrobial susceptibility patterns, and to assess resistance differences between intensive care unit (ICU) - and ward-derived isolates as well as temporal trends across years. Methods: Tracheal aspirate specimens obtained at a tertiary-care center between 2018 and 2022 were retrospectively reviewed. Only growth meeting laboratory acceptance criteria for causative pathogens was analyzed (semi-quantitative culture thresholds with cytologic quality control). Bacterial identification was performed using automated systems, and antimicrobial susceptibility testing was interpreted according to EUCAST standards. In addition to descriptive analyses, annual resistance trends and a joinpoint regression analysis (annual percent change) were conducted. Results: Of all causative isolates, 83.8% were Gram-negative. The most frequent pathogens were Klebsiella spp., Acinetobacter spp., and Pseudomonas spp. For Klebsiella spp., resistance to cephalosporins and fluoroquinolones was generally >90%, meropenem >80%, whereas imipenem showed comparatively higher susceptibility. In Acinetobacter spp., resistance was very high to most agents, with amikacin showing the lowest resistance. In Pseudomonas spp., resistance rates ranged from 40% to 55%, and amikacin emerged as the most active agent. Resistance was systematically higher in ICU-derived isolates than in ward isolates. Joinpoint analysis identified a single breakpoint around 2020; resistance trajectories during 2018-2020 were heterogeneous, with increases observed for some organism-antimicrobial combinations, followed by divergent patterns thereafter. Conclusion: The predominance of Gram-negative pathogens and the high resistance burden in our center support locally tailored Gram-negative coverage for empiric therapy alongside early de-escalation. Temporal patterns underscore the need to update empiric policies using annual local surveillance data and to reinforce infection control and antimicrobial stewardship, particularly in ICUs.Article Beyin-Omurilik Sıvısı Enfeksiyonlarında Koagülaz-Negatif Stafilokokların Baskınlığı Ve Gram-Negatif Direncin Artışı (2018-2024)(2025) Dıcle, Yalçın; Sanmak, Erkan; Canbaz, Hayri; Aydın, Elif; Ayaydin, ZeynepAmaç: Bu çalışmada, 2018-2024 yılları arasında üçüncü basamak bir hastanede beyin-omurilik sıvısı (BOS) örneklerinden izole edilen mikroorganizmaların dağılımı ve antibiyotik duyarlılık profillerinin değerlendirilmesi amaçlandı. Menenjite neden olan etkenlerin ve direnç paternlerinin belirlenmesi, ampirik tedavinin yönlendirilmesi ve etkili enfeksiyon kontrol stratejilerinin geliştirilmesi açısından kritik önem taşımaktadır. Yöntem: Toplam 54 BOS örneği retrospektif olarak incelendi. Hastaların %46.3’ü kadın, %53.7’si erkek olup olguların yaklaşık yarısı (%46.3) 18 yaşın altındaydı. İzole edilen mikroorganizmalar standart mikrobiyolojik yöntemlerle tanımlandı ve antibiyotik duyarlılık testleri rutin laboratuvar protokolleri doğrultusunda gerçekleştirildi. Elde edilen verilerde sık izole edilen patojenler ve antibiyotik direnç profilleri analiz edildi. Bulgular: En sık izole edilen patojenler koagülaz-negatif stafilokoklar (KNS), Acinetobacter baumannii ve Klebsiella pneumoniae oldu. KNS izolatlarının yaklaşık %90’ı metisiline dirençli bulundu. Gram-negatif izolatlarda karbapenem ve kolistin gibi son seçenek antibiyotiklere karşı belirgin direnç paternleri saptandı. Vankomisin, tüm stafilokok ve enterokok izolatlarına karşı etkinliğini korudu. Dikkat çekici bir bulgu, pediatrik olguların yüksek oranıydı; bu da çocukların merkezi sinir sistemi enfeksiyonları için özellikle savunmasız bir grup olduğunu düşündürmektedir. Sonuç: BOS örneklerinden izole edilen ilaca çok dirençli mikroorganizmaların yüksek oranlarda görülmesi, menenjit tedavisinde ampirik tedavi protokollerinin yerel direnç verilerine göre uyarlanmasının önemini vurgulamaktadır. Patojenlerin ve antibiyotik direnç profillerinin düzenli olarak izlenmesi, enfeksiyon kontrol önlemlerinin geliştirilmesine ve ampirik tedavi kılavuzlarının güncellenmesine önemli katkı sağlayacaktır.

