Browsing by Author "Eray, Saide Selin"
Now showing 1 - 6 of 6
- Results Per Page
- Sort Options
Article Anadolu’da Selçuklu ve Osmanlı Kent Yapısında Çarşının Konumu ve Mekânsal Kurgusu Üzerine Bir İrdeleme(Kent Akademisi (Online), 2021) Eray, Saide Selin; Kutlu, İzzettinBirçok kent merkezinde çarşı unsuru, kentin en önemli parçalarından biri olmaktadır ve kent ekonomisinin nabzının attığı kamusal bir mekân olarak bilinmektedir. Çarşı, sadece ticari faaliyetlerin yapıldığı bir alan olmayıp aynı zamanda üretim yapılan ve birçok farklı işlevdeki sosyal tesisi de içinde barındıran bir sistemdir. Bu sistem, genellikle şehir hayatının merkezini oluşturmaktadır. Dolayısı ile kent araştırmalarında çarşı unsuru önemli bir değer taşımaktadır. Bu çalışma, Anadolu kentlerindeki çarşı unsurunun, tarihsel sürecini inceleyerek kent dokusunda çarşının ortaya çıkışı ve geçtiği evreleri ele almaktadır. Anadolu topraklarında çarşı değişim ve gelişimini belirgin özellikleri ile yansıtmak amacıyla; Selçuklu ve Osmanlı dönemleri olmak üzere Anadolu’da önemli eserler inşa eden iki dönem karşılaştırılmıştır. Bu amaç doğrultusunda çalışmada, öncelikle Selçuklu kent sisteminde ticari merkezin oluşumuna ve çarşının bu merkezdeki önemine değinilmiştir. Selçuklu döneminin ardından, kentlerde ticari sistemin ve çarşı kültürünün Osmanlı devleti ile beraber uğradığı değişimler değerlendirilmiştir. Çarşı ve içinde bulundurduğu birimleri ve işlevlerini açıklamak adına üç örnek çarşı kısaca irdelenmiştir. İlk örnek, kuruluşunun temelleri Selçuklu dönemine dayanan, Konya kentinin merkezinde bulunan ve farklı dönemler içerisinde değişimlere uğramasına rağmen halen varlığını sürdüren Konya Kapalı çarşı ve bedestenidir. İkinci örnek, Bursa kentinde bulunan kapalı çarşıdır. Son örnek ise Osmanlı kent-merkez gelişimi bağlamında dünyanın en büyük çarşılarından biri olan İstanbul Kapalıçarşı’sıdır. Çalışmanın sonucunda, çarşı unsurunun Selçuklu kent morfolojisindeki yeri ve özellikleri ile birlikte Osmanlı döneminde geçirdiği sosyo-ekonomik evreler ortaya çıkarılmıştır. Dönem içerisinde değişimlerin karşılaştırıldığı çalışmada, geçiş süreçlerinde ticari merkez ve çarşı özelliklerinin nasıl etkilendiği tartışılmıştır.Conference Object Compact City As A Sustainable Urban Form Case Of Yazd City Iran(Güven Plus Grup A.Ş. Yayınları, 2021) Kutlu, İzzettin; Eray, Saide SelinUrban sprawl has become a noteworthy characteristic of urban development worldwide inthe last decades. Recently the "compact city" model has come to agenda as an antithesis for urban sprawlin order to reduce the economic, environmental and social disadvantages of urban sprawl. Although theconcept of compact city seems as a new issue in field of city planning, scrutinizing historical fabric ofsome cities reveals critical clues about the roots of this concept. Yazd city located in central part of Iranwith a rich historical and cultural background and an idiosyncratic architecture and city fabric is a significant example of compact city. The city has always been known for its unique compact urban fabric and adaptability of its architecture and city planning to the region`s hot and arid climate. The city, however, has gradually misplaced its consistency in its physical and social context because of the rapid population growth and uncontrolled urbanization which has led to urban sprawl and loss of compact urban form within several decades. The resulting urban sprawl has caused various problems that are still unsolved. This study aims to analyze the characteristic of the city`s historical fabric to extract successful urban design principles adopted based on deep knowledge about the climatic and natural features of theregion. The findings of this research reveal how traditional urban patterns can inspire planners to makecities more sustainableConference Object Geleneksel Midyat Yapıları ve Güncel Restorasyon Problemleri Üzerine Değerlendirme(CUKUROVA 7th INTERNATIONAL SCIENTIFIC RESEARCHES CONFERENCE, 2021) Kutlu, İzzettin; Eray, Saide SelinTarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Mardin şehri, Anadolu’nun en eski yerleşim yerlerinden biri olmuştur. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde bulunan Mardin’in, ikinci kalabalık nüfusa sahip ve merkeze 60 km uzaklıkta bulunan ilçesi Midyat bu çalışmanın içeriğini oluşturmaktadır. Midyat ilçesi Tur Abdin bölgesinin merkezinde bulunmaktadır ve tarihte birçok ticaret yolu kentin merkezinden geçmektedir. Bu sebeple Midyat, bölgedeki civar ilçelere oranla daha hızlı gelişmiş ve dolayısı ile daha fazla tarihi değerleri içinde barındırmıştır. Bu duruma paralel olarak sosyokültürel değerleri ve kültürel miras varlıkları bakımından ilçede çeşitlilik artmıştır. Tarihi yapı çeşitliliğinin fazla olması, Midyat’ın çok çeşitli bir kültüre sahip olması ve bu kültürlerin günümüze kadar bir arada gelmesi ile ilişkilendirilebilmektedir. Zaman içerisinde bölgede değişen yaşam koşulları ve teknolojik gelişmeler, pek çok kültürel varlık niteliğinde olan yapının özgün işlevinde kullanılamaması ve yapının terk edilerek işlevsiz kalması sonucunda harap duruma gelmesine neden olmuştur. Bu duruma engel olmak amacıyla zamanla tarihi yapıları koruma kavramı gündeme gelmiş ve özgün işlevlerini yitiren yapıların yeniden işlevlendirilmeleri koruma-restorasyon çalışmalarının en önemli konuları arasında yer almıştır. Günümüzde, doğru analizlerin ve müdahalelerin yapılamaması sonucunda tarihi değerlere uygulanan restorasyon teknikleri, özgün değerlerin nesiller arası aktarımında en büyük sorunlarından biri olabilmektedir. Bu çalışmada, 2021 yılına kadar olan süreçte Midyat’taki anıtsal ve sivil mimari yapılarında rastlanılan restorasyon problemlerine yer verilmektedir. Bu problemlerin zamanla geleneksel kent dokusunda ne tür sorunlar oluşturabileceğine değinmek ve kentin karşılaşabileceği sorunlara çözüm önerileri getirmek hedeflenmektedir. Belirlenen hedef doğrultusunda Midyat’ta anıtsal mimari yapı olarak Mor Gabirel Manastırı, Ortaçarşı Mahallesi’nde bulunan sivil mimari örneği ve kent dokusunu değerlendirmek amacıyla İzbırak Mahallesi ayrı ayrı incelenmiştir. Yapılan incelemeler kapsamında, yapı gruplarının özgün dokusu göz önünde bulundurularak yapılan müdahalelerde zarar, katkı ve uyum kriterleri doğrultusunda değerlendirilmiştir. Çalışmanın bulgularında, Geleneksel Midyat yapılarının özgün olan değerlerinin yanlış müdahaleler ile gelecek nesillere aktarılma durumuyla karşı karşıya kaldıkları görülmüştür. Sonuç olarak yapılan çalışma ile ele alınan yapı gruplarının özgün değerleri arşiv belgeleri ve güncel fotoğraflar ile ortaya çıkarılmış, özgün olmayan müdahalelere yönelik farkındalığın arttırılmasına katkı sunulmuştur.Article Mardin İdadi Mektebi’nin Mekansal ve İşlevsel Değişimi Üzerine Bir Değerlendirme(2021) Kutlu, İzzettin; Eray, Saide SelinTarihi binalara yapılan ilavelerin ve müdahalelerin tasarım yaklaşımları; mimari koruma ve restorasyon alanında devam eden tartışmalar arasındadır. Bu çalışma tarihi bir eğitim yapısının özelliklerine göre yapılan eklemelerin sonucunda uğradığı mekânsal ve işlevsel değişimleri ortaya çıkarmayı hedeflemektedir. Çalışmada; Mardin kentinin ilk eğitim-öğretim yapısı olan idadi mektebin mekânsal dönüşümü çağdaş koruma ilkeleri dikkate alınarak değerlendirilmiştir. Çalışmanın yöntemi, tarihi idadi mektebinde yeni işlevler sonucunda, değişen kütle ve işlev ilişkilerini kronolojik olarak dönemler içerisinde tespit etmeye dayanmaktadır. Tarihi yapıya yapılan eklemeler incelenerek, önemli süreçler tespit edilmiş ve karşılaştırma yapılmıştır. Uygulanan yöntem, kültürel miras yapılarında etki değerlendirmesi ve etki sürecinin tespit edilmesi alanına bir katkı olarak değerlendirilebilir. Çalışma kapsamında incelenen tarihi idadi mektebi binasının, benzer ve uyumlu işlevler ile günümüze kadar özgün halini koruduğunu ve yapılan ek binanın ise mevcut tarihi yapının önüne geçmeyecek şekilde, farklı bir üslupta tasarlandığı tespit edilmiştir. Bu durumda, başarılı eklemeler ile İdadi mektebin korunması ve sürekli kullanım halinde olacak şekilde topluma kazandırılması; aidiyet duygusunu sonraki nesillere aktarmada katkıda bulunarak kentin eğitim-öğretim tarihi ile ilgili somut bir örnek olabilmektedir. Çalışmada; Mardin özelinden tarihi yapı geneline, kültür varlıklarına geri dönüşümü olmayan müdahaleler ile kütlesel ölçeğini değiştirerek yeniden işlevlendirmek yerine yapılan müdahalelerin özgün tarihi yapının tümüyle orantılı olması veya yeni bir ek yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.Article Mardin İdadi Mektebi’nin Mekansal Ve İşlevsel Değişimi Üzerine Bir Değerlendirme(SANAT TARIHI DERGISI-JOURNAL OF ART HISTORY, 2021) Kutlu, İzzettin; Eray, Saide SelinTarihi binalara yapılan ilavelerin ve müdahalelerin tasarım yaklaşımları; mimari koruma ve restorasyon alanında devam eden tartışmalar arasındadır. Bu çalışma tarihi bir eğitim yapısının özelliklerine göre yapılan eklemelerin sonucunda uğradığı mekânsal ve işlevsel değişimleri ortaya çıkarmayı hedeflemektedir. Çalışmada; Mardin kentinin ilk eğitim-öğretim yapısı olan idadi mektebin mekânsal dönüşümü çağdaş koruma ilkeleri dikkate alınarak değerlendirilmiştir. Çalışmanın yöntemi, tarihi idadi mektebinde yeni işlevler sonucunda, değişen kütle ve işlev ilişkilerini kronolojik olarak dönemler içerisinde tespit etmeye dayanmaktadır. Tarihi yapıya yapılan eklemeler incelenerek, önemli süreçler tespit edilmiş ve karşılaştırma yapılmıştır. Uygulanan yöntem, kültürel miras yapılarında etki değerlendirmesi ve etki sürecinin tespit edilmesi alanına bir katkı olarak değerlendirilebilir. Çalışma kapsamında incelenen tarihi idadi mektebi binasının, benzer ve uyumlu işlevler ile günümüze kadar özgün halini koruduğunu ve yapılan ek binanın ise mevcut tarihi yapının önüne geçmeyecek şekilde, farklı bir üslupta tasarlandığı tespit edilmiştir. Bu durumda, başarılı eklemeler ile İdadi mektebin korunması ve sürekli kullanım halinde olacak şekilde topluma kazandırılması; aidiyet duygusunu sonraki nesillere aktarmada katkıda bulunarak kentin eğitim-öğretim tarihi ile ilgili somut bir örnek olabilmektedir. Çalışmada; Mardin özelinden tarihi yapı geneline, kültür varlıklarına geri dönüşümü olmayan müdahaleler ile kütlesel ölçeğini değiştirerek yeniden işlevlendirmek yerine yapılan müdahalelerin özgün tarihi yapının tümüyle orantılı olması veya yeni bir ek yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.Conference Object Mukarnasların İran İslam Sonrası Mimari Örnekleri Üzerinden İncelenmesi(IKSAD Publishing, 2021) Eray, Saide Selin; Kutlu, İzzettinMukarnas, erken dönem yapılarında kubbe şeklini oluşturmak için üst üste binen katmanların birbirini taşıyarak geometrik bir biçim yaratan mimari eleman olarak inşa edilmiştir. Zamanla, kullanım alanı değişerek ve biçimsel olarak gelişerek ağırlıklı olarak süs amaçlı kullanım kazanmaya başlamıştır. Böylelikle mimari yapılarda kullanılan en güzel sanat eserleri örneklerinin yansıdığı bir unsur haline gelmiştir. Bu anlamda mukarnas, kubbe veya yarım kubbelerde, revaklarda, taç kapılarında, minarelerin şerefe altlarında, mihraplarda ve diğer birçok yerde kullanılabilen hacimsel bir bezeme ve süsleme çeşidi olarak karşımıza çıkmaktadır. İran’ın İslam etkisi altına girmesinin ardından ilk güçlü İslam hükümeti Selçuklular olmuştur. Selçuklular dönemi İran sanatının ve mimarisinin en parlak dönemlerindendir. İslam öncesi erken dönem kullanımıyla İran mimarisinde var olan mukarnasların, en ihtişamlı örnekleri Selçuklu döneminde ortaya çıkmıştır. Erken dönemlerde mukarnaslar, kare bir planın üst örtüsünü katmanlar halinde bir kubbeye dönüştürmek amacıyla inşa edilmiştir. Farklı boyutlarda inşa edilen mukarnaslarda genellikle tuğla kullanılmış, ilerleyen dönemlerde çini sanatıyla dekore edilmişlerdir. Bu çalışma, mukarnas sanatının çeşitlerini ve yapısını tanıtarak mukarnas sanatını İran’da bulunan Selçuklu dönemi mimari örnekleriyle irdelemeyi hedeflemektedir. Örnek inceleme yöntemi ile İran’da Selçuklu dönemi mimari eserlerinden önemli yere sahip olan dört yapıdaki mukarnas örnekleri incelenmiştir. Bu yapılar İsfahan kentinde bulunan Sarban minaresi ve İsfahan Ulu Camisi, Tebriz’in Maraghe ilçesinde Mavi Kubbe ve Yazd ilinde yer alan Kümbet-i Ali (Gonbad-e Ali)’dir. İran mimari yapılarında bulunan mukarnaslar genellikle; ön mukarnaslar, yığılmış mukarnaslar, asma mukarnaslar ve petek mukarnaslar olmak üzere dört farklı biçimde yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda, bu sanat tekniğinin sürdürülebilirliğini ve mimarideki önemli yerini korumak için, çeşitli tarihsel dönemlerde inşa edilen mukarnasların günümüzdeki tarihi örneklerinin korunmasının yanı sıra, bu değerli eserlerin yapım tekniklerinin tanıtılması, kaydedilmesi ve öğretilmesi gerekliliği vurgulanmaktadır.