Browsing by Author "Fedai, Aysel"
Now showing 1 - 8 of 8
- Results Per Page
- Sort Options
Conference Object CUMHURİYET DÖNEMİ MARDİN BASININDAN BİR ÖRNEK: ULUS SESİ GAZETESİ(Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurum Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları, 2016) Fedai, AyselThe most common and the most effective ones among the social and local press communication tools are doubtlessly newspapers. In Turkey, lots of newspaper and magazine are published and through these newspapers and magazines the enlightenment of the people is provided. Besides the national newspapers published in nationwide and big city centers, in some places regional (local) newspapers also exist. These newspapers are quite a lot in our day in terms of ad-dressing to the province and the districts where they are present. These newspapers published with countless difficulties in various cit-ies, districts and towns of Anatolia and named as local press, fulfilled the duty of enlightening the society beginning from the period they are published and involved closely with the problems of the region where they are published in. At the same time, in these press works, it is also possible to see social, political, financial etc. characteristics of the region. In this respect, local press as well as the national press constituted an important source basis by social scientists. Local press organs are the mirrors of the region where they are present. While the press organs, that voice the problems of the re-gion where they are published in and are eye and ear of the people, constitute the agenda of the region, they also contribute to the public opinion creation. By this reason, local newspapers and other press organs take a very important place in the regions where they are present. In this context, particularly after the proclamation of the Republic, like it was in many parts of the Anatolia, in Mardin as well local press works began. Mardin brought a printing press for the first time in Turkish press history, and in 1927 the Mardin vilayet prin-ting house was established. The Ulus Sesi newspaper is one of the most important local newspapers that was born in Diyarbakir on 1 August 1927 and named after the People's Fellowship and started to appear in Mardin in the tenth year of 1936, day after day, in Şanlıurfa. In this study, analysis of “Mardin Ulus Sesi” newspaper that we consider as first hand source regarding the history of Mardin and its environment was carried out, the newspaper’s characteristics such as purpose, content, publishing policy, writer staff and publishing pe-riod etc. were examined and a local press example of the Republic period in Turkey was tried to be discussed.Doctoral Thesis Cumhuriyet Dönemi’nde Mardin (1923-1960)(Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023) Fedai, AyselTürkiye’de modern devletin ve modern toplumun yaratılmasına yönelik çalışmalar her ne kadar 1920’li yıllarda başlasa da asıl olarak 1930’ların başından itibaren yoğunlaşmaya başlamıştır. Cumhuriyet’in kuruluşundan 1930’lu yılların başına kadar Mardin’de kent yaşamının modernleşmesiyle ilgili büyük dönüşüm gerçekleşmemiştir. Modernleşme sürecinin yavaş ilerlemesine neden olan en önemli sorun bütçe yetersizliğiydi. Bu yıllarda öncelik verilen konuların başında sınırdaki kaçakçılık sorunu, bulaşıcı hastalıkların yaygınlığı ve susuzluk gelmekteydi. Mardin’e su tesisatlarının döşenmesi ancak 1950’lerin sonuna kadar aşamalı ve farklı tarihlerde mümkün olabilmişti. Mardin bölgesinde hayvan yetiştiriciliği ve üretimi çok fazla olması sebebiyle, bulaşıcı hastalıkların Türkiye’ye yayılması mümkündü. Hastalıklara anında müdahale edilmesi için 1926 yılında Mardin Serum Laboratuvarı kurulmuştu. Ayrıca Suriye ile yapılan anlaşmalara, bulaşıcı hastalıkların önlenmesi konusunda maddeler de eklenmişti. Böylece Türkiye geneline yayılması muhtemel olan salgınların önüne geçilmişti. Mardin şehri, sınır ve güvenlik merkezi olması sebebiyle, devlet otoritesinin ve kontrolünün yoğun biçimde uygulandığı bir alandı. Valilerinin bir bölümü aynı zamanda belediye başkanlığı görevini üstlenmişti. Valiler, sınır güvenliğinin sağlanması ve kaçakçılığın önlenmesi konularında bir araya gelen Türkiye-Suriye ve Türkiye-Irak Komisyonlarında görev alma yetkisine sahiptiler. Valiler ayrıca halkın okur-yazarlık seviyesinin yükseltilmesi amacıyla Millet Mektepleri, Türk Ocakları, Halkevleri ve Türk Dilini Yayma Cemiyetleri’nin çalışmalarına destek vermekteydiler. Mardin’in üretim ve ihracat kapasitesinde en fazla etkili olan sektörler, tarım ve hayvancılık idi. Ülke ekonomisine önemli katkısı olan bu üretimlere devlet desteği verilmekte ve burada yapılan faaliyetler Ankara tarafından denetlenmekteydi. Dokumacılık, kuyumculuk, telkâri (gümüş işlemeciliği), taş oymacılığı vb. alanlarda da üretim yapılmaktaydı. Mardin şehrinde 1930’lu yıllarda başlayan modernleşme ve üretim hareketleri asıl olarak 1950’lerden itibaren etkili olabilmiştir.Conference Object Cumhuriyet Dönemi’nde Yerel Basın Örneği Demokrat Mardin Gazetesi(Türk Tarih Kurumu Yayınları, 2022) Fedai, AyselYerel basın, yayımlandığı yöredeki insanların çeşitli sorunlarını dile getirmek, yerel haberleri duyurmak ve diğer taraftan da kamuoyu oluşturmak konusunda, oldukça önemli bir rol oynamaktadır. Kitle iletişim araçları tarihin her döneminde toplumlar üzerinde büyük etkilerde bulunmuş, onları bir taraftan bilgilendirirken diğer taraftan da yönlendirmiştir. Toplumsal ve yerel basın iletişim araçları içinde, en yaygın ve en etkili olanlardan biri de gazetelerdir. Gazeteler, bulunduğu yörenin, kentin, bölgenin, hatta ülkenin sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasal tarihinin belleği olmuştur. Ülke düzeyinde ve büyük şehir merkezlerinde çıkarılan ulusal gazetelerin yanında, bazı yerlerde de, yerel gazeteler bulunmaktadır. Bu gazetelerin, bulunduğu il ve ilçelerindeki haberleri, kamuoyuna duyurulması bakımından köprü görevi üstlenmesi büyük önem arz etmektedir. Toplumsal gelişmeleri yöre halkına aktaran yerel basın, yöre toplumunun sosyal ve siyasal özelliklerini yansıtan bir ayna gibidir. Yerel bölgelerde yaşayan halkla, yerel yönetimlerin ilişkilerini yansıtacak olan kuruluşlar da, yerel basın organlarıdır. İşte bu sebeple, yerel gazeteler ve diğer başka yayın organları, bulundukları yörelerde oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Bu bağlamda, özellikle Cumhuriyet’in ilanından sonra Anadolu’nun birçok yerinde olduğu gibi Mardin’de de, yerel basın çalışmaları başlamıştır. Demokrat Parti’nin (DP) 1950 yılında iktidara gelişiyle birlikte, tek parti dönemi sona ermiş, çok partili sisteme geçilmiştir. Mardin yerel basın tarihinde, önemli bir kaynağa sahip olan “Demokrat Mardin” gazetesi ise, 20 Şubat 1954 tarihinde yayın hayatına başlamıştır. 1954’ten 1961 yılına kadar yayın hayatını sürdürmüştür. Gazete, daha çok dönemin iktidarı olan Demokrat Parti’nin faaliyetleri hakkında bilgi vermektedir. Bu çalışmada, Mardin ilinin yerel tarih bağlamında süreli yayınını teşkil eden “Demokrat Mardin” gazetesinin incelemesi yapılmış, gazetenin künyesi, içeriği, yayın politikası ve yayımlanan haberleri hakkında bilgi verilerek, Türkiye’de basın-siyaset etkileşimi, Cumhuriyet döneminde bir yerel basın örneği ile ele alınmaya çalışılmıştır.Master Thesis Fransa Hakimiyeti'nde Cezayir (1914-1954)(Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2008) Fedai, AyselTezimin giriş bölümünde; Cezayir adının anlamını ve kökenini, ilkçağlarda ve İslam hâkimiyeti döneminde Cezayir’de hangi devlet ve toplulukların hüküm sürdüğünü ve Kuzey Afrika’ya haçlı akınlarını inceledim. Tezimin birinci bölümünde; Cezayir’i Osmanlı hâkimiyeti döneminde inceledim ve XVI. yüzyıldan başlayarak XVIII. yüzyıla kadar gelişen olayları ele aldım. Tezimin ikinci bölümünde; Cezayir’in Fransa hâkimiyetine girmesiyle birlikte meydana gelen olaylar ve direniş hareketleri hakkında genel bilgi verdim. Tezimin üçüncü bölümünde; I. Dünya Savaşı’nda Fransa safında yer alan Cezayir halkının rolleri ve savaştan sonra bağımsızlık uğrunda mücadele veren Milliyetçi liderleri inceleyerek, bu liderler üzerinde Atatürk’ün yeri ve önemi hakkında da bilgi verdim. Tezimin dördüncü bölümünde ise; II. Dünya Savaşı’na Cezayir halkının ikinci kez Fransız safında yer alması ve savaş sonrası çıkan Mayıs Setif ayaklanmasını inceledikten sonra, Cezayir’de Fransız yönetimini ele aldım. Sonuç, bibliyografya ve ekler kısmını koyarak tezimi tamamladım.Conference Object IRAK CEPHESİ’NDE TÜRK ORDUSU’NUN İAŞE VE İKMAL FAALİYETLERİ(Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurum Atatürk Araştırma Merkezi Yayınları, 2016) Fedai, AyselIraq Front, one of the fronts the Ottoman fought in the World War I, carried significant importance for the British in terms of the region’s oil security and the Indian Ocean land connection. Having failed to pass Çanakkale Front, the Allied Powers intended to reach Russia through Iran, Iraq and Basra Bay in order to dispatch aid. In the front launched in Iraq, in the region of Kut Al Amara, The Ottoman fought triumphant battles under the command of Halil Pasha against the British Forces. The Kut Al Amara Battle is a unique victory of the Ottoman in the World War I after Çanakkale Battle where they fought under harsh conditions and short supplies. In this victory, as well as the units which created the general prosperous structure of the military organization; logistics, the entire military units behind the fronts, civil institutions in contact and their constitutions and the impacts they brought into the war also played important roles. The toughest challenges the Turkish Army faced during the battles in that period in the Iraq Front were the matters of supplies and subsistence. The cont-ributions of army service area enabling the Turkish Army to stand ready before or during the war had a significant role in changing the course of the war. In this manner, the necessity of keeping the rear lines ready perpetually in order not to lose seized lands in the battles emerged. In this study, by examining the supply and subsistence operations of Turkish Army in The Iraq Front in general terms, the impacts of supply and subsistence in the war and the emphasis of supply and subsistence’s relatively changing the war in the region are intended to exhibit.Conference Object Midyat Halkevi ve Faaliyetleri(Mardin Artuklu Üniversitesi Yayınları, 2012) Fedai, Aysel1923 tarihinde Mustafa Kemal önderliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde, toplum hayatını kökten değiştirmeyi hedefleyen bir seri inkılâplar yapılmıştır. Mustafa Kemal tarafından hayata geçirilen bu yeniliklerin en önemlilerinden birisini, 19 Şubat 1932 tarihinde 14 vilayette açılan “Halkevleri” teşkil etmektedir. Halkın sosyal ve kültürel kalkınmasına yardımcı olmak üzere kurulan ve tek parti döneminin konjonktürel yapısı içinde Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir yan teşkilatı olarak meydana getirilen Halkevleri, Cumhuriyet’in getirdiği değerlerin geniş halk kitlelerine ulaşmasında son derece önemli bir işlevi yerine getirmiştir. 1932-1951 tarihleri arasında faaliyet göstermiş olan Halkevleri, yakın dönem Türkiye tarihine damgasını vurmuş önemli kuruluşlardandır. 1932 tarihinde halkevlerinin açılması, ülkede önemli bir sosyo-kültürel atılımın yaşanmasına ve gelişimine yol açtı. Ülke genelinde Halkevleri’nin açılışına hız verilmiş, 23 Şubat 1934’te açılan Mardin Halkevi’nin yanı sıra merkeze bağlı köy ve ilçelerde de Halkevi/Halkodası kurulması sağlanmıştır. Bu doğrultuda, Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren Mardin’e bağlı bir ilçe olan Midyat’ta da Halkevi 19 Şubat 1939 tarihinde açılmıştır. Toplamda altı şube kolu oluşturan Midyat Halkevi’nde, bölgenin kültürel özellikleri dikkate alınarak, muhtelif dillerin konuşulduğu bu bölgede, yalnızca bu şubelerden “Kütüphane (Kitapsaray) ve Yayın” ile “Halk Dershaneleri ve Kursları” kolu çalışmış ve yörede Türkçenin yaygınlaştırılması, okuma-yazma kursu açma gibi faaliyetler ile sınırlı kalmıştır. Bu çalışmada, Cumhuriyet rejimi ile tek parti döneminin önemli bir kültürel organı olan Halkevleri/Halkodaları’nın kuruluşu hakkında genel bir bilgi verilerek ardından Midyat Halkevi ve faaliyetlerine değinilmiştir.Conference Object Samsun Halkevi ve Faaliyetleri (1932-1951)(Samsun Valiliği, 2012) Fedai, Aysel19 Şubat 1932 tarihinde kurulan Halkevleri, Cumhuriyet rejimini ve inkılaplarını halka benimsetmek amacıyla kurulmuş, 1932-1951 tarihleri arasındaki süreçte Cumhuriyet’in ortaya koymuş olduğu ilkeler doğrultusunda yetiştirme ve geliştirme yolunda önemli bir misyon üstlenmiştir. Cumhuriyet döneminde ülkenin sosyal ve kültürel kalkınmasında, Cumhuriyetin getirdiği değerlerin geniş halk kitlelerine ulaşmasında son derece önemli bir işlevi yerine getirerek, homojen bir toplum oluşturma gayesi gütmüştür. Cumhuriyet Halk Partisi’nin 1931 tarihinde gerçekleştirdiği III. Büyük Kurultayı’nda kurulma kararı alınan ve ilk olarak 19 Şubat 1932 tarihinde Samsun’da dâhil olmak üzere 14 il merkezinde açılan Halkevleri, kapandıkları 1951 tarihine kadar geçen süre zarfında Türkiye’nin dört bir tarafında faaliyet gösteren önemli kültür ve Halk Eğitim kurumlarını teşkil etmektedirler. Halkın külfetsizce toplandığı, eğlendiği, çeşitli etkinlikler içinde yer aldığı ya da izlediği halkevi ve halk odalarının en önemli özelliklerinden birisi; yaygın “halk okulu” hizmeti görmeleridir. Bu bağlamda, gerçekleştirdiği etkinliklerle halkı bir araya toplayarak milli bilincin oluşmasını sağlayan Samsun Halkevi, “Ulus Devlet” olma düşüncesinin halka benimsetilmesinde de önemli gayretler sarf etmiştir. Bu çalışmada, Cumhuriyet’in ilk yıllarında birer yaygın eğitim kurumu olan Halkevleri’nin kuruluşu, yapısı ve gelişimi hakkında genel bir bilgi verilerek, ardından Samsun Halkevi ve Faaliyetleri’ne (1932-1951) değinilmiştir.Article Toplumsal Hafızada Mardin Direnişi ve Onur Günü’ne Dönüşüm Süreci(Serkan Yazıcı, 2023) Fedai, AyselMardin direnişi, Millî Mücadele yıllarında İngiliz ve Fransız işgal kuvvetlerinin şehri ele geçirmek istemesi üzerine Mardin yerel eşrafı ile askerî kadronun, bölgeyi teslim etmemek için vermiş olduğu üstün gayreti ifade etmektedir. Bu direniş, Millî Mücadele içerisinde ve tarih yazımında özel bir yere sahiptir. Antep, Maraş ve Urfa şehirlerinde yaşanan işgal girişimleri ile Mardin direnişinde, işgallerin engellenmesine yönelik verilen çabalar, birbirinden farklı kategorilerde değerlendirilmesi gereken konulardır. 1919-1920 tarihleri arasında gerçekleşen Mardin direnişi, 1949 yılından itibaren törensel olarak kutlanmaya başlanmıştır. 1950’lerin ilk yıllarından itibaren, yerelde resmî bir nitelik elde eden 21 Kasım Kutlamaları, o dönemin yazın dünyasında, “Kurtuluş Günü”, “Kurtuluş Bayramı”, “Kurtuluş Düğünü”, “Mardin’in Kurtuluş Günü”, “Mardin’in Kurtuluş Yıldönümü”, “Mardin’in İşgal Teşebbüsünden Kurtuluş Yıldönümü”, “Mardin’in Şeref ve Kurtuluş Günü”, “Şeref Günü” gibi farklı şekillerde tanımlanmıştır. Bu tanımlamalar içerisinde “kurtuluş” kavramı yaygın bir şekilde kullanılmasına rağmen Antep, Maraş ve Urfa’nın “kurtuluş” günleri ile Mardin’de yaşananların benzerliğinden yola çıkarak tercih edildiği düşünülmemelidir. Çünkü “kurtuluş” kavramının başlık olarak tercih edildiği yazıların içeriği incelendiğinde, Mardin’deki direnişin, çevre illerde meydana gelen işgallerin sonuçlarından dersler çıkarılarak, işgallerin önlenme biçiminden övgüyle söz edildiği görülmektedir. 1950’ler kuşağının, içerik konusunda tarihsel bilgi ve bulgulara uygun olarak göstermiş olduğu bu özenli tavrın, uzun süre devam etmediği anlaşılmaktadır. Zamanla bu kutlamaların içeriği değişmiş ve “işgal teşebbüsünden kurtuluş” yerine sadece “kurtuluş yıldönümü” manasına gelen bir anlama dönüşmüştür. Bu çalışmada, Genelkurmay Askerî Tarih ve Stratejik Etüt (ATASE) Başkanlığı’ndaki arşiv belgelerinden, dönemin yerel/ulusal gazeteleri ile tetkik eserlerden faydalanılarak, Mardin direnişinin kendine özgü niteliği ve bu direnişin törensel tarafını ifade eden 21 Kasım Kutlamaları’nın, toplumsal hatırlanma biçimindeki içerik değişimleri ele alınıp incelenmiştir.